close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Âli İmrân Sûresi 18. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
şehida(A)llâhu ennehu lâ ilâhe illâ huve velmelâ-iketu veulû-l’ilmi kâ-imen bilkist(i)(c) lâ ilâhe illâ huve-l’azîzu-lhakîm(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Allah, kesin olarak bildirdi ki kendisinden başka yoktur tapacak. Meleklerle bilgi sahipleri de tam bir doğrulukla bunu bildiler, bildirdiler. O üstün Tanrıdan, o hüküm ve hikmet sahibinden başka yoktur tapacak.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Allah, (kâinat düzeninde, mahlûkat içerisinde ve Kur’an-ı Kerim’inde) adalet ve hakkaniyet ölçülerini ikame buyurarak (fıtrat ve tabiat nizamını ortaya koyup oturtarak), kesinlikle Kendisinden başka ilah olmadığına şahitlik etti; (mevcudiyetini, vahdaniyetini, kudret ve rahmet eserlerini gösterdi,) melekler ve ilim sahipleri de (bu gerçeği ikrar ve ilan etmişlerdir). Elbette O’ndan başka ilah yoktur, O Azîz ve Hakîm’dir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah, melekler, hak ve adaleti gözeten ilim sahipleri, O Allah'tan başka gerçek ilâh olmadığına şahittir. O'ndan başka gerçek ilâh yoktur. Her zaman üstün gelen ve herşeyi yerli yerince yapan da O'dur.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah, kâinattaki dengeyi, düzeni, mahlûkatın rızkını, hayatın devamını adaletle sağlayan, ebedî âlemde adâletle mükâfatlandırıp cezalandıran, hak ilâhın yalnızca kendisi olduğuna şehâdet etti. Melekler ve âdil, objektif düşünen ilim adamları, âlimler de şehâdet etti. Ondan başka ilâh yoktur. Kudretli, hikmet sahibi ve hükümrandır.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 3/59, 43/61, 71/17. “Kaimen bi’l-kıst” ibaresi, cümlenin ifade ettiği mâ-nâyı te’kit eden bir hal olarak da anlaşılabilir; ed-Dürrü’l-Masûn, 3/72-82.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah kendinden başka ilah olmadığına şahitlik etti; melekler ve ilim sahipleri de adalet üzere hareket ederek Allah'tan başka ilah olmadığına şahitlik ettiler. Yüce ve hikmet sahibi olan Allah'tan başka ilah yoktur.
Ali Bulaç
swap_vert close
Allah, gerçekten kendisinden başka ilah olmadığına şahitlik etti; melekler ve ilim sahipleri de O'ndan başka ilah olmadığına adaletle şahitlik ettiler. Aziz ve Hakim olan O'ndan başka ilah yoktur.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Allah, kendinden başka ibadete müstahak bir varlık olmadığını delillerle açıkladı. Meleklerle, ilim sahibleri de adâlet ve hak üzere durarak buna iman ettiler. O'ndan başka hiç bir ilâh yoktur. O, tevhîd getirmiyenlere gâliptir; hüküm ve hikmet sahibidir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah, kâinatta dengeyi kurarak, Melekler o dengeyi icra ederek, âlimler o dengeyi gözleyerek şahitlik ediyorlar ki; Allah’tan başka ilah yoktur. O, sonsuz güç ve hikmet sahibidir. (Gücü sonsuzdur, ortağa ihtiyacı yoktur. Hikmeti sonsuzdur, ortaklar edinmekle kâinatın birliğini bozmaz, kâinatı abes etmez.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah ile melekler, hak ve adaleti gözeten ilim sahipleri, O'ndan başka tanrı olmadığına şahittir. O'ndan başka tanrı yoktur, kudret ve hikmet sahibidir.
Besim Atalay
swap_vert close
Melekler Tanrıdan başka Allah bulunmadığına, Allah tanık, melekler tanık, iyilikten ayrılmayan bilgi sahipleri tanık; ondan özge Tanrı yoktur, o azizdir, o bilge
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Allah, melekler ve adaleti ayakta tutan ilim sahipleri de şahittir ki O'ndan başka ilâh yoktur. O çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir ve kendisinden başka ilah olmayandır.
Cemil Said
swap_vert close
Allâh’dan gayrı Allâh olmadığına Allâh te’âlâ, melekler ve âlim olan insânlar şâhiddir hepsi "Allâh’dan başka Allak yokdur" dirler. Allâh ’azîz ve hakîmdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah, melekler ve adaleti yerine getiren ilim sahibleri, O'ndan başka tanrı olmadığına şahidlik etmişlerdir. O'ndan başka tanrı yoktur, O güçlüdür, Hakim'dir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah, melekler ve ilim sahipleri, ondan başka ilâh olmadığına adaletle şâhitlik ettiler. O’ndan başka ilâh yoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah, hak ve adaleti ayakta tutarak, kendinden başka tanrı olmadığını bildirdi; melekler ve ilim sahipleri de bunu ikrar ettiler. (Evet) O’ndan başka tanrı yoktur; O mutlak güç ve hikmet sahibidir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah, adaleti ayakta tutarak (delilleriyle) şu hususu açıklamıştır ki, kendisinden başka ilâh yoktur. Melekler ve ilim sahipleri de (bunu ikrar etmişlerdir. Evet) mutlak güç ve hikmet sahibi Allah'tan başka ilâh yoktur.
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH, kendisinden başka tanrı olmadığına şehadet eder; melekler ve adaleti gözeten ilim sahipleri de... O'ndan başka tanrı yoktur. Üstündür, Bilgedir.
İslam'ın ilk şartı olarak bilinen "Şehadet", Allah'tan başka tanrı olmadığının itiraf edilmesidir. Kuran'da otuz kez geçen "la ilahe illa Allah" ifadesi hiçbir yerde bir başka isimle birlikte geçmez. Bu şehadetle yetinmeyip Allah'ın Tekliğini ilan ederken, Allah'i tekbaşına yeterli görmemek ve isminin yanında herhangi bir ismi anmayı gerekli görmek şirk hastalığının bir belirtisidir. Muhammed peygamberden seneler sonra, tüm ilahi dinlerin değişmez ortak sloganı olan şehadete Muhammed'in ismini ilave edenler bu davranışlarıyla Kuran'ın bir çok ilkesini çiğnemişlerdir. Camilerde Tanrı'nın isminin yanına, Muhammed ismine ek olarak EbuBekir, Ömer, Osman, Hali, Hasan ve Hüseyin gibi diğer putlaştırılmış isimler eklenmiştir. Şiiler ise farklı bir put kulleksiyonuna sahip olup camilerini onların isimleriyle süslerler. Muhammed'in isminin geçtiği dört ayet var; bu ayetleri camiye asmak yanlış mı diye itiraz edenler olabilir. Mescitlerin duvarlarina cennetteki hurilerden söz eden tüm ayetleri güzel hatlarla yazıp asmanın, yahut ta sadece cehennem ile ilgili ayetleri seçmenin bir zararı mı var? Sadece İsa veya Musa ile ilgili ayetleri seçmeye ne demeli? Münafıklarla ilgili ayetler niye olmasın? Mescitlerin duvarina tüm Kuran asılırsa bir sorun olmaz. Ama Kuran'dan bazı ayetler özellikle seçilince işte orada niyet önemli oluyor. Kuran'dan bazı ayetler seçilecekse, sadece Allah'tan sözeden ayetler asılabilir. Örneğin 39:44-45 veya 39:11-12 ayetleri.... Ayrıca, mescitlerin duvarına ayet asılacak diye bir kural da yok? Bak 2:285; 3:64; 39:45; 53:23; 72:18.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah şehadet eyledi şu gerçeğe ki, başka tanrı yok, ancak O vardır. Bütün melekler ve ilim uluları da dosdoğru olarak buna şahittir ki, başka tanrı yok, ancak O aziz, O hakîm vardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Şahadet eyledi Allah şu hakikate: «başka Tanrı yok ancak o», bütün Meleklerle İlim uluları da adl-ü hakkaniyyetle durarak şahid: başka Tanrı yok ancak o, azîz o hakîm o
Emrah Demiryent
swap_vert close
Allah (kâinatta, kendi varlığına ve vahdaniyetine delâlet edecek şeyleri yaratmakla ve peygamberleri vasıtasıyla) kendisinden başka hiçbir ilâh olmadığını (kullarına) bildirdi, melekler ve adaleti gözeten ilim sahipleri de (îmân etmek sûretiyle) bunu ikrar/tasdik ettiler. O’ndan başka ilâh yoktur, O her işinde mutlak galip olan, hüküm ve hikmet sahibidir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kendisinden başka ilah olmadığına Allah tanıktır. Melekler ve hakkaniyeti gözeten ilim sahipleri¹ de tanıktırlar ki: O'ndan başka ilah yoktur. O, Mutlak Üstün Olan ve En Doğru Hüküm Veren'dir.
1- Gerçeği idrak etmiş olanlar. Gerçeğin vahiy olduğuna inananlar. Kur'an'da yer alan ilim ve âlim sözcükleri; Allah'ın, nasıl bir Allah olduğunu; yüceliğini, üstünlüğünü ve gücünü idrak etmek, ayırdına varmak; kesin, doğru ve gerçek bilgi kaynağının vahiy olduğuna inanmak, tevhidi bilince sahip olmak; gerçeği görmenin, bilmenin ve kavramanın bilincinde olmak demektir. Bu nedenle, Kur'an'da yer alan her âlim sözcüğüne “bilgin”, ilim sözcüğüne de “bilgi” anlamı vermek kesinlikle doğru değildir. (Onlar: “Korkma! Biz, sana âlim bir oğul müjdeliyoruz.” dediler. 15:53)  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Allah, şu hakıykatı: Kendinden başka hiç bir Tanrı olmadığını, adaleti ayakda tutarak (delilleriyle, âyetleriyle) açıkladı. Melekler (bunu ikrar etdi, hakıykî) ilim saahibleri (nebiler, âlimler) de (böylece inandı). Ondan başka hiç bir Tanrı yokdur. (O), mutlak gaalibdir, yegâne hüküm ve hikmet saahibidîr.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Allah, adâleti kaim kılarak kendisinden başka ilâh olmadığına şâhidlik etti; melekler ve ilim sâhibleri de (adâletle kaim olarak buna şâhidlik ettiler). O'ndan başka ilâh yoktur;(3)(O,) Azîz (kudreti dâimâ galib gelen)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır.
(3)“Müteaddid (birçok) eller müstebidâne (baskı ile) bir işe karışsalar, karıştırırlar. Bir memlekette iki pâdişah, hattâ bir nâhiyede iki müdür bulunsa, intizam bozulur ve idâre herc ü merc (darma dağınık) olur. Hâlbuki sinek kanadından tâ semâvât kandillerine (yıldızlara) kadar ve hüceyrât-ı bedeniyeden (beden hücreciklerinden) tâ seyyârâtın (yıldızların) burçlarına kadar öyle bir intizam var ki, zerre kadar şirkin müdâhalesi olamaz. Hem hâkimiyet bir makām-ı izzettir (üstünlük ve kudret makāmıdır); rakīb kabûl etmek, o hâkimiyetin izzetini kırar.” (Şuâ‘lar, 7. Şuâ‘, 140)Kâinâtta şirke aslâ yer olmadığı hakkında bakınız; (Sözler, 32. Söz, 261-272; Şuâ‘lar, 7. Şuâ‘, 138-141; Şuâ‘lar, 2. Şuâ‘, 14-33) Ayrıca bakınız; (sahîfe 85, hâşiye 3; sahîfe 96, hâşiye 1)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Allah, adaleti ayakta tutarak (delilleriyle) şu hususu açıklamıştır ki, kendisinden başka ilâh yoktur. Melekler ve (gerçek) ilim sahipleri de (bunu ikrar etmişlerdir.) Ondan başka ilâh yoktur. (O) mutlak galiptir, doğru hüküm verendir. (*)
(*) Allah’ın şehadeti; açıklaması, bildirmesi ve ilan etmesidir. Aşağıdaki tefsir metinlerine de bakılabilir. (قوله تعالى : شهد الله أي بين وأعلم (تفسير القرطبي ); قوله ( شهد الله ) أي بين الله لأن الشهادة تبين ، وقال مجاهد : حكم الله [ وقيل : علم الله ] وقيل : أعلم الله أنه لا إله إلا هو .( تفسير البغوي ) الوجه الثاني : أن نجعل الشهادة عبارة عن الإظهار والبيان ، ثم نقول : إنه تعالى أظهر ذلك وبينه بأن خلق ما يدل على ذلك ، أما الملائكة وأولو العلم فقد أظهروا ذلك ، وبينوه بتقرير الدلائل والبراهين (التفسير الكبير)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah, melekler ve adaleti ayakta tutan ilim sahipleri de, O’ndan başka ilah olmadığına şahitlik etmiştir. O çok güçlü, her şeyin hükmünü veren ve kendisinden başka ilah olmayandır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Allah, melekler, doğrulukta direnen bilgi uluları da tanıklık ederler ki erkli olan, doğruyu bildiren Allah’tan başka tanrı yoktur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah şahit, melekler şahit, ilim sahipleri şahit ki O/ndan başka tapacak yoktur [¹], O, [²] her an hakkaniyet ile kaimdir [³], O/ndan başka tapacak yoktur, O, galib-i yektadır, hakimdir.
[1] Yâni Allah delâil izhar buyurdu, melekler birliğini ikrar ettiler, ilim sahipleri de ilâhiyet ve rübubiyetini tasdik eylediler.[2] Veya hakkaniyet ile kaim olan Allah veya ilim sahipleri şahittir.[3] İşleri istikamet ile yürütendir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah muhakkak ki, kendisinden başka tanrı olmadığına şahittir. Melekler ve adaleti ayakta tutan ilim sahipleri de şahittir ki O’ndan başka tanrı yoktur. O, Azîz’dir, Hakîm’dir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Allah'tan başka ilâh olmadığına ve işlerinin adalet üzere olduğuna Allah'ın kendisi, melekler ve ilim sahipleri şahitlik etmişlerdir. (Evet, gerçekten de) O'ndan başka ilâh yoktur. O üstün güç sahibidir, hikmet sahibidir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bizzat Allah, kendisinden başka tanrı olmadığına şâhittir; bütün melekler ve adâlet ölçüsünü gözeten ilim adamları da bu gerçeğe şâhitlik ederler: O’ndan başka ilâh yoktur! Gerçek anlamda kudret ve hikmet sahibi, ancak O’dur!Peki, bir olan Allah; her biri diğeriyle çelişen, mensupları arasında bitmez tükenmez kavgalar yaşanan Yahudilik, Hıristiyanlık, Müslümanlık gibi farklı dinler göndermiş olabilir mi?
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah şehadet etti ki; O’ndan başka ilah yoktur. Kıst’ı (Tam Adalet”i / Kesin Gerçek Bilgi’yi) gözetmek üzere İlim sahipleri de, Melekler de (şehadet etti) ki; O Hakîm Azîz’den başka ilah yoktur.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kendisinden başka tanrı olmadığını Allah da bilir melekler de, gerçek peşinde olan bilim adamları da. Evet, muhteşem gücü ile her şeye hakim olan Allah'tan başka tanrı yoktur.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah, melekler ve ilim sahipleri; Allah’tan başka ilah olmadığına, ilah olarak insanlar üzerinde yasama, yürütme, yargılama, cezalandırma yetkileri olduğuna, Allah’tan başka bu yetkilere sahip varlık olmadığına adaletle şâhitlik ettiler. Bilin ki; Allah’tan başka insanlar üzerinde hükümran yoktur. Allah’tan başka yasalarıyla insanları yönetebilecek, yargılayabilecek, cezalandırabilecek hiç kimse yoktur. Kim bu yetkilerin kendilerinde var olduğunu iddia ederse yalancıdır. Kim bu yetkilere be de sahibim diyerek insanlara hükmetmeye, yönetmeye ve insanları cezalandırmaya cüret ederse kalkarsa zalimlerden olur. Allah mutlak güç sahibidir. Hüküm ve hikmet sahibidir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Allah, melekleri ve adaleti gözeten ilim sahipleri şahittir ki O’ndan başka ilah yoktur. (Evet) O’ndan başka ilah yoktur. Güçlüdür, doğru hüküm verendir.
Mehmet Türk
swap_vert close
Allah’ın tek ilâhın kendisi olduğuna şâhitlik ettiği¹ gibi melekler ve adaletten ayrılmayan tüm ilim erbabı da tek ilâhın, O çok güçlü, hüküm (ve hikmet) sahibi (Allah) olduğuna, görmüşçesine îman² ederler.³
1 Bu şahadet, Allah’ın kendisinin kendisine şâhitliğidir ki, gerçek şâhitlik budur. (Yani hakk’al-yakin şâhitlik.)2 Buradaki şâhitlik, gözle görerek, beş duyuyla müşahede ederek yapılan şâhitlik değildir. Zîrâ meleklerin ve insanların, “Allah’ı kendisinin kendisine şâhitliği” gibi müşâhade etmeleri mümkün değildir. Bu şâhitlik, ancak ilm’el-yakin şâhitlik olabilir. O da; ihsan seviyesi olan, “Allah’a Onu görüyormuşçasına” yapılan îmandır. Bunun ilerisini iddiâ etmek ise, zındıklıktır.3 Şam’lı Hıristiyan âlimlerinden iki kişi, Medine’ye gelince biri, diğerine: “bu şehir, ahir zamanda gelecek olan o Peygamberin şehrine ne kadar da benziyor.” dedi. Peygamberimizin huzuruna girip ondaki özellikleri görünce: “Sen Muhammed misin?” dediler. O da: “evet” dedi. Bunun üzerine onlar: “Biz, sana bir şey soracağız, eğer haber verirsen sana îman edeceğiz.” dediler. Peygamberimiz de: “Sorun.” dedi. Onlar: “Bize Allah’ın kitabındaki en büyük şahadeti haber ver.” dediler ve bu esnada bu âyet nâzil oldu. Bunun üzerine ikisi de Müslüman oldular ve Peygamberimizi tasdik ettiler. (Vâhidî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
ALLAH, [bizâtihî Kendisi] ile melekler ve hak ve adaleti gözeten ilim sahipleri O’ndan başka tanrı olmadığına şahittir: ¹¹ O’ndan başka tanrı yoktur, Kudret ve Hikmet Sahibi(dir).
11 Lafzen, “şahitlik yapar” -yani, bilinçli bir planlayıcı, düzenleyici güç tarafından var edildiğini açık şekilde gösteren yaratılmışlar dünyası aracılığıyla.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah şahittir ki, ondan başka ilah yoktur. Melekler ve adaleti ayakta tutan ilim sahipleri de şahittir ki, O’ndan başka ilah yoktur. O, mutlak üstün ve yüce olan, her hükmünde doğru karar verendir. 2/255, 4/166
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Allah şahittir ki O’ndan başka ilâh yoktur; melekler de, adâleti şiar edinen ilim adamları da (şahittirler ki) O’ndan başka ilâh yoktur; O her işinde mükemmel olandır, her hükmünde tam isabet edendir.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Allah kendisinden başka bir ilah olmadığına -adaleti ayakta tutarak- şehadet etmiştir. Melekler ve ilim sahipleri de (şahadet ederler ki) O'ndan başka ilah yoktur, herşeye gücü yetendir, hüküm ve hikmet sahibidir O!
(Allah'ın şahitliğinin manası bir hakikati bildirmek, beyân edip açıklamaktır veya birtakım deliller ile onu ispattır. Bu bize gösteriyor ki, her hususta yakîn'in (kesin bilginin) temeli ve başlangıç noktası, Hak Teala’nın kendine ve birliğine olan bilgisi ve şehadetidir. Her ilm-i yakîn, Hakk'ın kendine uygunluğudur ve bu uygunluğun bildirilip açıklanması ile mümkün olur, ilm-i yakîn, ayn-i yakîne, ayn-i yakîn de hakk-ı yakîne dayanmaktadır. Aslında hak olan herhangi bir şeyin bizzat veya dolaylı olarak kendisini göstermesidir. Kuşkusuz gerçek şahit ancak Allah Teala'dır. Mesela, güneş vardır diyen bir şahit, kendisiyle şahitlik ettiği güneş arasında Hakk'ın koyduğu ölçüye uymaktan başka bir şey yapmış olmaz! Şu kadar ki, bu uymak, açık veya zımmen veya farkına varılmadan olabilir. Hak Teala'dan başka hiçbir alim ne kendine, ne de başka varlıklara tamamen şahit değildir. Ben, benim diyebilen insanın bile kendi özüne uygunluğu, bütün yönleriyle tam ve mutlak hakka'l-yakîn değildir. Onun kendi bedenî ve ruhî varlığında daha bilmediği ve şehadet edemediği izafetlerle dolu nice yönler bulunmaktadır. İnsanın gerek kendinde, gerek diğer varlıklarda gerçekten bilebildiği şeyler, Hakk’ın şehadetini doğrudan doğruya veya dolaylı olarak sezebildiği yönlerdir. Bu bakımdan insanda mutlak anlamda bir yakîn bilgisi varsa, o da Allah’ın varlığı ve birliğine ait olan bilgisidir. Zira bu bilgi, gerek kendisine ve gerek eşyaya olan ilimlerin hepsinin en başta gelen temel öğesidir. Bundan başka herhangi bir bilgide bağlayıcı bir kesinlik ve zaruret yoktur. İlim ehlinin dereceleri de bu şahitliğe yakınlığı ve uzaklığı ile orantılıdır. Kendi içlerinde Hak Teala'nın bu şahitliğini sezemeyenler gerçek alimlerden olamazlar. Bunlar bilgiyi inkar eden sofistlerden ve şüpheciliği savunan inkarcılardandır. Gerek kendi özüne, gerek dış varlıklara ait olan bilginin hakikatine ve değerine inanıp da Hak Teala’yı inkar edenler ise ancak inatçı kafirlerdir.)  
Osman Fırat
swap_vert close
Allâh, kendisinden başka ilah olmadığına şâhiddir. Melekler ve ilim sahipleri ki bir ölçüyle de şâhittirler ki O’ndan başka ilah yoktur. O, azizdir, hakimdir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Allah Teâlâ, kendisinden başka bir ilâh bulunmadığına adâletle kâim olarak şehâdet etmiştir. Melekler de, ilim sahipleri de (şehâdette bulunmuşlardır). O hakîmden başka asla bir ilâh yoktur.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah'tan başka tanrı bulunmadığına şahid bizzat Allah'tır. Bütün melekler, hak ve adaletten ayrılmayan ilim adamları da bu gerçeğe, aziz ve hakîm (mutlak galip, tam hüküm ve hikmet sahibi) Allah'tan başka tanrı olmadığına şahittirler.
Gerçek şahit, Allah’tır. O’ndan başka hiçbir âlim, ne kendisine, ne de başka varlıklara tamamen şahit değildir. İnsan bilgisinde varlıkların kendilerine uygunlukları izafî, eksik ve sadece muayyen bir yöndendir. İnsanın gerek kendisinde, gerek diğer varlıklarda gerçekten bilebildiği şeyler, Hakk’ın şahitliğini, doğrudan doğruya veya dolaylı olarak sezebildiği yönlerdir. Mesela: “Güneş vardır.” diyen bir şahit bile, aslında, kendisi ile şahitlik ettiği güneş arasında Hak Teâlânın koyduğu ölçüye uymaktan başka bir şey yapmış değildir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah, kendisinden başka tanrı olmadığına şahiddir. Melekler ve ilim sahipleri de adaletle şahiddir (ki O'ndan başka tanrı yoktur. O), azizdir, hakimdir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh Te'âlâ ve melâike ve 'ilim sâhibleri şehâdet iderler ki: Allâh'dan gayrı ilâh yokdur. 'Adâletle kaimdir (her bir husûsda 'adâlet üzeredir) kavî ve kâdir ve muktezâ-yı hikmeti ihmâl itmez. Ondan başka ilâh yokdur.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah’tan başka ilah olmadığına Allah, melekler ve doğruluktan şaşmayan bilgi sahipleri şahittir.[*] Evet, O’ndan başka ilah yoktur. Daima üstün olan, bütün kararları doğru olan O’dur.
[*] Allah'ın varlığı ve birliği konusunda kimsenin şüphesi yoktur.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah şahittir ki kendisinden başka bir ilah yoktur. Melekler ve adaleti ayakta tutan ilim sahipleri de (buna şahittir.) O'ndan başka ilah yoktur. O, azizdir, hakimdir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ondan başka tanrı olmadığına, bizzat Allah şahitlik etmiştir. Melekler ile, adaletten ayrılmayan ilim sahipleri de buna şahittir. Ondan başka tanrı yoktur; O herşeyin mutlak galibi ve sonsuz hikmet sahibidir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah, kendisinden başka tanrı olmadığına tanıktır. Meleklerle ilim sahipleri de adalet ölçüsüne sarılarak tanıklık etmişlerdir ki, o Azîz ve Hakîm olandan başka hiçbir ilah yoktur.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
danuķlıķ virdi Tañrı Tañrı illā ol daħı firişteler daħı 'ilm isleri dururıcı-y- iken adlı Tañrı. yoķdur Tañrı illā ol beñdeşsüz dürüst işlü.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ṭanuḳluḳ virür Tañrı Ta‘ālā, kendüden özge tañrı yoḳdur. Feriştehler daḫıṭanuḳluḳ virür, ‘ilm issileri ṭanuḳluḳ virür, ḥaḳ üstine dururlar ‘adl bile.Allāhdan özge tañrı yoḳdur ; ‘azīzdür, ḥikmet issidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Allah Özündən başqa heç bir tanrı olmadığına şahiddir. Mələklər və elm sahibləri də haqqa-ədalətlə boyun qoyaraq (haqqa tapınaraq) o qüvvət, hikmət sahibindən başqa ibadətə layiq heç bir varlıq olmadığına şəhadət verdilər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Allah (Himself) is witness that there is no God save Him. And the angels and the men of learning (too are witness). Maintaining His creation in justice, there is no God save Him, the Almighty, the Wise.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
There is no god but He: That is the witness of Allah, His angels, and those endued with knowledge, standing firm(358)on justice. There is no god but He, the Exalted in Power, the Wise.
358 Allah Himself speaks to us through His revelations (through angels) and through His Creation, for all Nature glorifies Allah. No thinking mind, if it only judges the matter fairly, can fail to find the same witness in his own heart and conscience. All this points to the Unity of Allah. His exalted nature, and His wisdom.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
شَهِدَ
şahidlik etti
اللّٰهُ
Allah
اَنَّهُ
şu şüp- hesiz ki
لَٓا اِلٰهَ
İlâh yoktur
اِلَّا
ancak
هُوَۙ
O
وَالْمَلٰٓئِكَةُ
ve melekler
وَاُو۬لُوا
ve sahipleri
الْعِلْمِ
ilim
قَٓائِماً
kaim kılan olarak
بِالْقِسْطِۜ
adaleti
لَٓا اِلٰهَ
İlâh yoktur
اِلَّا
ancak
هُوَ
O
الْعَز۪يزُ
Azîz'dir
الْحَك۪يمُۜ
Hakîm'dir
Allah şahiddir ki kesinlikle O'ndan başka İlâh yoktur. Melekler ve adaletle hüküm veren ilim sahipleri de (şahiddir ki) O'ndan başka İlâh yoktur. (O) Azîz'dir, Hakîm'dir (bütün şerefin ve kudretin kendisine ait olduğu, her işinde hikmet ve hayır olan tek zattır).
شَهِدَ
Fiil-I
ش ه د
Şahidlik etti, erişti
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اِلٰه
İsim
ا ل ه
İlâh, Mabud edinilen
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
مَلَك
İsim
م ل ك
Melek
اُولِى
İsim
ا و ل
Sahip
عِلْم
İsim
ع ل م
İlim, bilgi
قَٓائِم
Etken fiil
ق و م
Kâim (Allah'ın ismi, esmasıdır. Kıyamda tutan demektir), kaim, ayakta olan, kıyamda duran, dosdoğru yapan
قِسْط
İsim
ق س ط
Adalet
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اِلٰه
İsim
ا ل ه
İlâh, Mabud edinilen
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
عَزِيز
İsim
ع ز ز
Azîz (Allah'ın ismi, esmasıdır. Bütün şeref ve kudretin sahibi olan demektir), üstün, aziz, güçlü, şerefli, izzet sahibi, meşakkatli
حَكِيم
İsim
ح ك م
Hakîm (Allah'ın esması, ismidir. Her işinde hikmet ve hayr olan demektir), hikmet dolu, hikmetli