Allah yolunda öldürülenleri sakın (bildiğin) ölülerden¹ sanma!² Aksine onlar, bizzat Rab’leri tarafından rızıklandırılan diridirler.³
1 İbnu Abbas (r.a)’dan, Rasulullah (s.a.v): “Allahu Teâlâ Uhud’da şehit olan kardeşlerinizin ruhlarını Cennet’in ırmaklarından sular içmeleri, meyvelerinden yemeleri için yeşil kuşların kanatları arasına koydu. Onlar, orada Arşın gölgesinde asılı altın kandillerin altına gittiler ve orada istirahat ediyorlar. Yiyecek ve içeceklerinin hoşluğunu ve istirahat ettikleri yerlerin güzelliğini tadınca: ‘N’olaydı Allah’ın bize neler ikram ettiğini kardeşlerimiz bilselerdi de cihaddan çekinmeyip, harpten gocunmasalardı” dediler. Allahu Teâlâ da onlara: ‘Ben onlara bunu sizin adınıza tebliğ ederim’ buyurdu ve bu âyetleri indirdi.” buyurmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müslim, Ebû Davûd, Tirmizî, İbnu Mâce) Cabir b. Abdillah (r.a): Rasulullah (s.a.v) bana rastladı ve: “Ey Cabir! Seni üzgün görüyorum niçin üzülüyorsun?” dedi. Ben de: “Ey Allah’ın Rasulü! Babam şehid oldu, bakıma muhtaç çoluk-çocuk ve borç bıraktı” dedim. Rasulullah (s.a.v): “Allah’ın babanı nasıl kabul buyurduğunu sana müjdeleyeyim mi?” deyince ben: “Evet, Ey Allah’ın Rasulü!” dedim. Rasulullah: “Allah hiç kimseyle perde gerisinden başka bir yolla konuşmadı. Babanı ise ihya etti de ona perdesiz olarak: ‘Ey kulum! Dile benden sana vereyim’ buyurdu. Baban da: ‘Ya Rabbi! Bana hayat versen de senin yolunda ikinci defa şehit olsam!’ dedi. Allahu Teâlâ: ‘Benden onlar dünyaya bir daha dönmeyecekler sözü sadır olmuştur’ deyince o: ‘Ya Rabbi! Öyleyse bunu arkamdan tebliğ et’ dedi, Allah da bu âyeti indirdi.” buyurdular. (Tirmizî)2 Yukarıdaki tercüme, (قُتِلَ) fiilinden sonra (أَمْوَاتاً) kelimesi kullanıldığı için bu şekilde yapılmıştır. Bundan dolayı “şehitler”, bizim anladığımız anlamda ölü olmakla birlikte, bizim bilmediğimiz bir şekilde diridirler. Bk. (Bakara: 154)3 Hanefi, Şafii ve Malikilere göre Allah yolunda savaşarak şehit olanlar, “Allah’ın katında diri olmaları” sebebiyle yıkanmadan defnedilirler. Zîrâ Peygamberimiz (s.a.v), Uhud Şehitleri hakkında: “Onları kanlarıyla ve elbiseleriyle defnedin.” buyurmuştur. (Ebû Davut, Buhârî) Ancak şehitler üzerine cenaze namazı kılmanın sakıncası yoktur.