close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Âli İmrân Sûresi 16. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Elleżîne yekûlûne rabbenâ innenâ âmennâ faġfir lenâ żunûbenâ vekinâ ‘ażâbe-nnâr(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlar öyle kişilerdir ki Rabbimiz derler, inandık, suçlarımızı yarlıga ve bizi koru ateşin azabından.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onlar: "Rabbimiz; şüphesiz biz (Senin bütün hüküm ve haberlerine) iman ettik, artık bizim günahlarımızı bağışla ve bizi ateşin azabından koru!" diyenlerdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O; yolunu Allah'ın kitabı ile bulanlar: “Ey Rabbimiz! Sana inanıyoruz, bizi affet günahlarımızı bağışla ve bizi azabından koru” derler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah'ın kulları: “Ey Rabbimiz, biz iman ettik. Bizim günahlarımızı bağışla. Bizi Cehennem azabından koru.” diyenlerdir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Bunlar: "Ey Rabbimiz! Biz iman ettik. Bizim günahlarımızı bağışla ve bizi ateşin azabından koru" diyenlerdir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlar: 'Rabbimiz şüphesiz biz iman ettik, artık bizim günahlarımızı bağışla ve bizi ateşin azabından koru' diyenler;
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O takva sahipleri yalvararak: “- Ey Rabbimiz, biz iman ve itaat ettik, bizim günahlarımızı bağışla ve bizi cehennem azabından koru derler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Öyle muttakiler ki: “Ey Rabbimiz! Biz kesin olarak inanmışız. Sen günah ve kusurlarımızı affet, bizi ateş azabından koru!” derler. (Ve ona göre yaşarlar.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
16,17. Allah, “Ey Rabbimiz! Sana inanıyoruz, bizi affet, günahlarımızı bağışla ve bizi ateşin azabından koru” diyenlerin, zorluklara sabredenlerin ve sözlerini tutanların, Rablerine yürekten bağlı olanların, servetlerini Allah yolunda harcayanların ve seherlerde bütün kalpleriyle af dileyenlerin kalplerindeki her şeyi görür.
Besim Atalay
swap_vert close
Bunlar derler ki: «Tanrımız! inandık sana, bağışla bizim günahlarımızı, cehennem azabından sen koru bizi»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
O (Allah'ın emrine uygun yaşamaya ve günah işlemekten sakınmaya kararlı ola)nlar şöyle derler: “Rabbimiz! Şüphesiz biz (sana ve bütün gönderdiklerine) iman ettik, artık bizim günahlarımızı bağışla ve bizi ateşin azabından koru!”
Cemil Said
swap_vert close
"Yâ rabbi îmân itdik, günâhlarımızı afv it, bizi ateş azâbından halâs iyle" diyenlerin ’âkıbeti böyle olacakdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
16,17. Onlar ki, "Rabbimiz! Biz şüphesiz inandık, bunun için günahlarımızı bize bağışla ve bizi ateşin azabından koru" diyen, sabreden, doğru olan, gönülden kulluk eden, hayra sarfeden ve seher vakitlerinde bağışlanma dileyenlerdir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
16,17. (Bunlar), “Rabbimiz, biz iman ettik. Bizim günahlarımızı bağışla. Bizi ateş azabından koru” diyenler, sabredenler, doğru olanlar, huzurunda gönülden boyun büküp divan duranlar, Allah yolunda harcayanlar ve seherlerde (Allah’tan) bağışlanma dileyenlerdir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
16-17. (Bu nimetler) “Ey rabbimiz! Biz gerçekten iman ettik, günahlarımızı bağışla, bizi ateş azabından koru” diyenler, sabredenler, doğruluktan şaşmayanlar, huzurda boyun bükenler, hayır yolunda harcama yapanlar ve seher vakitlerinde Allah’tan bağışlanma dileyenler (içindir).
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Bu nimetler) «Ey Rabbimiz! İman ettik; bizim günahlarımızı bağışla, bizi ateş azabından koru!» diyen;
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlar ki: "Rabbimiz, biz inandık, günahlarımızı bağışla ve bizi cehennem azabından koru," derler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlar ki, "Ey Rabbimiz! Biz inandık, iman getirdik, artık bizim suçlarımızı bağışla ve bizi ateş azabından koru!" derler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
onları ki ya rabbena derler: inandık iyman getirdik artık bizim suçlarımızı bağışla ve o ateş azabından koru bizleri
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onlar (o takva sahipleri) ki, “Ey Rabbimiz, gerçekten biz sana îmân ettik, bizim günahlarımızı bağışla ve bizi cehennem azabından koru!” derler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Bu kimseler: “Rabb'imiz! Biz, Sana iman ettik. Suçlarımızı bağışla, ateşin azabından bizi koru.” derler;
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
16,17. (O takvaaya erenler): «Ey Rabbimiz, biz îman etdik. Artık bizim günâhlarımızı yarlığa ve bizi o ateşin azabından koru» diyenler, sabredenler, (imanlarında) gerçek olanlar, (Allaha) itaatle boyun eğenler, infaak edenler, seharlarda Allahdan mağfiret isteyenlerdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Onlar ki: “Rabbimiz! Muhakkak ki biz îmân ettik; artık günahlarımızı bize bağışla ve bizi o ateşin azâbından muhâfaza eyle!” derler.(1)
(1)Başta Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, umum peygamberler ve ehl-i hakīkat, her vakit en ziyâde Cehennem ateşinden muhâfaza için duâ etmelerinin hikmeti hakkında bakınız; (sahîfe 74, hâşiye 2)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlar ki: Ey Rabbimiz; biz gerçekten iman ettik, artık günahlarımızı bize bağışla ve ateş azabından bizleri koru diyenlerdir.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
(Cennette olanlar dünyada iken) “Ey Rabbimiz! Şüphesiz biz sana inandık, bize günahlarımızı bağışla, bizi ateşin azabından koru” diyenlerdi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O sakınanlar ki: « Ey çalabımız! Biz sana inandık. Artık Sen de bizim günahlarımızı yarlıga, bizi ateşin azabından koru» derler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
16, 17. O sakınanlar; «Ey Rabbimiz! Biz iman getirdik. Sen de günahlarımızı yarlığa, bizi ateş azabından sakla» diyenler, Sabredenler, gerçek diyenler, buyruğa boyun eğenler, harcedenler, seher vaktinde yarlıganmak dileyenlerdir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar, “Rabbimiz! Biz elbette inandık, bizim günahlarımızı bağışla ve bizi ateşin azabından koru” diyenlerdir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar (takva sahipleri), “Rabbimiz! Biz şüphesiz inandık, o halde günahlarımızı bize bağışla ve bizi ateşin azabından koru” derler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Ey Rabb’imiz, bizSana ve gönderdiğin ayetlere iman ettik, günahlarımızı bağışla ve bizi cehennem azâbından koru!” diye yalvaran kullarını...
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Rabbimiz! Biz, inandık; günahlarımızı bağışla, bizi Ateş’in azabından koru!” diyenleri;
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ayrıca: " Ya Rab ! biz sana inanıyoruz, n'olur günahlarımızı bağışla, Cehennem ateşine atma bizi " deyip yalvaranlar,
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bu nimetler; “Ey Rabbimiz! İman ettik; günahlarımızı bağışla, bizi ateş azabından koru!” diyen;
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar (duyarlı olanlar) “Rabbimiz! Şüphesiz ki biz iman ettik; bizim için günahlarımızı bağışla, bizi ateş azabından koru!” derler.
Mehmet Türk
swap_vert close
16,17. Onlar: “Ey Rabbimiz! Biz, kesinlikle inandık, bizim günâhlarımızı bağışla ve bizi cehennem azabından koru!” diyen, sabırlı, doğruluktan şaşmayan, (Allah’a) itaat eden, mallarını Allah yolunda harcayan ve seher vakitlerinde Allah’a yalvaran kimselerdir.
Muhammed Esed
swap_vert close
“Ey Rabbimiz! [Sana] inanıyoruz, bizi affet, günahlarımızı bağışla ve bizi ateşin azabından emin kıl” diyenlerin:
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlar ki şöyle derler, “Rabbimiz, biz kesin olarak iman ettik. Bizim günahlarımızı bağışla ve bizi ateşin azabından koru.” 3/193, 28/52...55
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
“Rabbimiz! Kuşkusuz biz iman ettik: Bağışla bizden yana günahlarımızı! Ve bizi ateşin azabından koru!” diyenleri;
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlar; "Ey Rabbimiz, biz iman ettik, bizim suçlarımızı bağışla ve bizi cehennem azabından koru" diye niyazda bulunan,
Osman Fırat
swap_vert close
Rabbimiz, kesinlikle iman ettik, bizim günâhlarımızı bağışla, bizi ateş azabından koru! Diyenler..
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onlar ki, «Ey Rabbimiz! Biz muhakkak imân ettik, artık bizim günahları mağfiret buyur ve bizleri o ateş azabından koru,» derler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
O müttakiler: “Ey bizim kerim Rabbimiz, biz iman ettik, günahlarımızı bağışla ve bizi cehennem azabından koru! ” diye yalvarırlar.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Rabbimiz, biz inandık, bizim günahlarımızı bağışla, bizi ateş azabından koru! diyenleri,
Süleyman Tevfik
swap_vert close
O ümmetler ki: Yâ Rabbî! Biz sana ve rasûlüne îmân itdik, günâhlarımızı bağışla ve bizi cehennem 'azâbından sakla dirler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlar şöyle derler: "Sahibimiz! Biz inanıp güvendik, günahlarımızı bağışla, o ateşin azabından bizi koru!"
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlar:-Rabbimiz, biz, kesin olarak iman ettik. Bizim günahlarımızı bağışla ve bizi ateşin azabından koru, diyenlerdir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
O takvâ sahipleri, “Ey Rabbimiz,” derler. “Biz kuşkusuz bir şekilde iman ettik. Sen de bizim günahlarımızı bağışla, bizi ateş azabından koru.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kullar ki, şöyle derler: "Ey Rabbimiz, kuşkusuz olarak sana inandık. Bağışla günahlarımızı, ateş azabından koru bizi!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
anlar kim eydürler: “iy çalabumuz! bayıķ biz inanduķ, pes yarlıġā bize yazuķlarumuz; daħı śaķla bizi od 'aźābından.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol kişiler kim eydürler: İy Çalabumuz, biz saña īmān getürdük, pesyazuḳlarumuz baġışla, daḫı ḳurtar bizi ṭamu odından ‘aẕābından.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O bəndələr ki: “Ey Rəbbimiz, biz həqiqətən (Sənə) iman gətirmişik, günahlarımızı bağışlayıb bizi cəhənnəm əzabından qoru!” – deyirlər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Those who say: Our Lord! Lo! we believe. So forgive us our sins and guard us from the punishment of Fire;
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
(Namely), those who say: "Our Lord! we have indeed believed: forgive us, then, our sins, and save us from the agony of the Fire;"-
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَلَّذ۪ينَ
onlar ki
يَقُولُونَ
derler
رَبَّنَٓا
Rabb- imiz
اِنَّـنَٓا
muhak- kak biz
اٰمَنَّا
iman ettik
فَاغْفِرْ
artık mağfiret et
لَنَا
bizim için
ذُنُوبَنَا
günahla- rımızı
وَقِنَا
ve bizi koru
عَذَابَ
azabından
النَّارِۚ
ateş
(Bu nimetler) "Rabbimiz! Muhakkak ki biz (Sana ve resulüne) iman ettik, bizim günahlarımızı mağfiret et ve bizi (cehennemdeki) ateş azabından koru!" diyenler,
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
غَفَرَ
Fiil-I
غ ف ر
Mağfiret etti, bağışladı
لَنَا
Zamir
لَنَا
Bizim için, bize, bizim
ذَنْب
İsim
ذ ن ب
Günah, suç
وَقٰى
Fiil-I
و ق ي
Korudu
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
نَار
İsim
ن و ر
Ateş