close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Âli İmrân Sûresi 139. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velâ tehinû velâ tahzenû veentumu-l-a’levne in kuntum mu/minîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve gevşeklik etmeyin, mahzun olmayın, inanmışsanız mutlaka üstünsünüz siz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Kâfirlere ve zalim düzenlere karşı) Sakın gevşeklik göstermeyin, üzüntüye girmeyin (ümitsizliğe düşmeyin). Eğer gerçek mü’minlerden olursanız zaten en üstün sizsiniz. (Ve galip geleceksiniz.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Öyleyse cesaretinizi yitirmeyin ve üzülmeyin. Eğer gerçekten inanıyorsanız, mutlaka üstün gelecek olan sizsiniz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Düşmana karşı zaaf göstermeyin, gevşemeyin, mağlup olduk diye mahzun da olmayın. Eğer siz samimi mü'minler haline gelirseniz, devamlı galip gelecek ve her zaman, her yerde hakim olacaksınız.
bk. Tefsîru Ebüssuûd, 2/88; et-Tefsîru’l-Kebir, 9/13-14.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer iman etmiş iseniz en üstün sizsiniz.
Ali Bulaç
swap_vert close
Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer (gerçekten) iman etmişseniz en üstün olan sizlersiniz.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey müminler, savaştan gevşemeyin ve Uhud bozgununa üzülmeyin. Hâliniz onlardan netice itibariyle çok yüksektir; eğer gerçekten (vâdimize) inanıyorsanız.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
(Uhud’daki mağlubiyetten dolayı) gevşemeyin ve üzülmeyin; eğer inanıyorsanız, üstünsünüz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Gevşeklik göstermeyiniz; üzüntüye kapılmayınız. Eğer gerçekten inanıyorsanız, mutlaka siz en üstün olursunuz.
Besim Atalay
swap_vert close
Gevşemeyin, kaygılanmayın, eğer siz inanmışsanız, onlardan çok üstünsünüz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Ey inananlar zalimlere, yeryüzünde fesat çıkaranlara karşı) gevşemeyin, (yaptıklarından dolayı da) üzülmeyin! Eğer (gerçekten) mü'minseniz mutlaka onlara galip geleceksiniz (ve inandığınız sürece de galip gelmeye/üstün olmaya devam edeceksiniz).
Allah; üstün olmayı iman etmeye değil, mü’min olmaya bağlıyor. Eğer “mü’minseniz üstünsünüz” diyor. Çünkü inanmakla mü’min olmak aynı şey değildir. Allah’ın inanılmasını emrettiği esaslara iman etmek, Kur’an’ın tanımına göre mü’min olmak için yeterli değildir. Kişi imanın gereklerini icra ederek Allah’ın istediği şekilde hayat nizamı oluşturursa gerçek manada mü’min olur.   
Cemil Said
swap_vert close
Korkmayınız ve mahzûn olmayınız, mü’min iseniz galebe idersiniz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Gevşemeyin, üzülmeyin, inanmışsanız, mutlaka siz en üstünsünüzdür.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Gevşemeyin, hüzünlenmeyin. Eğer (gerçekten) iman etmiş kimseler iseniz üstün olan sizlersiniz.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Gevşeklik göstermeyin, üzülmeyin; eğer inanmışsanız şüphesiz en üstün olan sizsiniz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Gevşeklik göstermeyin, üzüntüye kapılmayın. Eğer inanmışsanız, üstün gelecek olan sizsiniz.  
 Bu âyet, müslümanların, Uhud savaşında uğradıkları geçici başarısızlıktan dolayı ümitsizliğe kapılmamaları gerektiğini onlara ihtar etmekte ve müslümanlara, güçlü bir imana sahip olmanın verdiği azim ve kararlılık sayesinde nice zaferlere ulaşmanın mümkün olduğunu müjdelemektedir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Gevşemeyin, üzülmeyin; inanıyorsanız üstün sizsiniz!
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Gevşemeyin, üzülmeyin, eğer hakikaten inanıyorsanız, muhakkak üstün olan sizsinizdir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Fütur getirmeyin ve mahzun olmayın daha yükselecekken sizler, gerçek mü'minlersiniz
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Ey mü’minler! Cihat hususunda) gevşemeyin (cesaretinizi kaybetmeyin), ve (Uhud’da yaşadıklarınıza) üzülmeyin. (Allah rızası için yapmış olduğunuz cihatta, sonuç ne olursa olsun) Eğer (gerçekten) îmân etmiş kimseler iseniz (hakikatte) üstün olan sizlersiniz. (Zira siz hak üzeresiniz)
Erhan Aktaş
swap_vert close
Gevşemeyin, üzülmeyin! Eğer, gerçekten inanmışsanız, üstün olan sizsiniz.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Ey mü'minler), gevşemeyin, mahzun olmayın, Siz eğer (gerçekden) mü'min iseniz (düşmanlarınıza gaalib ve onlardan) çok üstünsünüzdür.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
O hâlde gevşemeyin ve üzülmeyin! Eğer (gerçekten) mü'min kimseler iseniz, en üstün olanlar sizsiniz!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Öyleyse, (sizi öz yurdunuzdan çıkarıp göçe zorlayan ve her fırsatta iltica ettiğiniz Medine’ye saldırılar düzenleyen o saldırgan müşriklere karşı) gevşemeyin ve üzülmeyin: Eğer (gerçekten) inanıyorsanız mutlaka üstün olan sizlersiniz. *
(*) Bu âyet, müslümanların, Uhud savaşında uğradıkları geçici başarısızlıktan dolayı ümitsizliğe kapılmamaları gerektiğini onlara ihtar etmekte ve müslümanlara, güçlü bir imana sahip olmanın verdiği azim ve kararlılık sayesinde nice zaferlere ulaşmanın mümkün olduğunu müjdelemektedir. (Diy. Vakfı Meali 139. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Gevşemeyin (cesaretinizi kaybetmeyin), üzülmeyin, eğer Allah’a inanıyorsanız üstünsünüz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sakın gevşeklik göstermeyin, kaygılanmayın. Eğer inanıyorsanız, onlardan üstünsünüzdür.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Gevşeklik göstermeyin, endişe de etmeyin. Allah/ın vaadine inanıyorsanız mutlaka üstsünüz [³].
[3] Veya daha yükseksiniz.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Müslümanlar!) gevşemeyiniz, üzülmeyiniz eğer gerçekten inananlardan iseniz mutlaka üstünsünüz.³⁴
34 Uhut Savaşı’ndan sonra Müslümanları teselli için gelmiştir. Burada yapılan vurgu imanadır. Eğer gerçekten inanıyorsak üstünüz. Üstün değilsek herhalde imanda bir problem var demektir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Gevşemeyin ve üzülmeyin; eğer gerçekten müminler iseniz mutlaka en üstün olan sizlersiniz.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Öyleyse şu öğüdü iyi dinleyin: Zorluklar karşısında yılgınlığa düşmeyin, bu uğurda başınıza gelebilecek acı olaylardan ötürü üzüntüye de kapılmayın. Zira eğer gerçekten inanıyorsanız, eninde sonunda üstün gelecek olan, sizlersiniz.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Mümin iseniz, siz en yüksek / üstün iken gevşemeyin, üzülmeyin!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Savaşta kendinizi salıp hemen panik olmayın. Eğer yürekten inanıyorsanız, en büyük sizsiniz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Gevşemeyin, hüzünlenmeyin! Eğer gerçekten iman etmişseniz mutlaka üstün gelecek sizlersiniz!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Gevşemeyin; hüzünlenmeyin! İnanıyorsanız üstünsünüz. [*]
Benzer mesajlar: Mâide 5:56; Kasas 28:35; Sâffât 37:173; Mücâdele 58:21. Yüce Allah Medine’deki müslümanlara seslenmekte ve Uhud’da yaşadıkları geçici mağlubiyet nedeniyle gevşememeleri ve hüzünlenmemeleri gerektiğine dikkat çekmek istemekte, inanıyor oldukları için sonunda galip gelecek olanların müslümanlar olduğunu müjdelemektedir. Eğer gerçek anlamda Yüce Allah’a inanılıp güvenilir ve O’nun buyrukları doğrultusunda hareket edilirse, Bedir’de olduğu gibi başka savaşlarda da başka zamanlarda da müslümanlar üstün olacaklar, üstünlüklerini sürdüreceklerdir. Bu yüzden, geçici sıkıntıları genele yaygınlaştırmayıp görev ve sorumluluklarımızı bilerek gevşemeyecek, hüzünlenmeyecek ve gerçekten inanıyorsak üstün olacağımızı unutmayacağız.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey îman edenler!) Sakın gevşemeyin, karamsarlığa kapılmayın. Eğer gerçekten inanıyorsanız, en üstün olan daima sizsiniz.
Muhammed Esed
swap_vert close
Öyleyse, cesaretinizi yitirmeyin ve üzülmeyin: ⁹⁹ Eğer [gerçekten] inanıyorsanız mutlaka (insanların) en üstünü olursunuz.
99 Uhud’daki felakete ve Müslümanların uğradıkları ağır can kaybına (takriben yetmiş kişi) bir atıf.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Üzülmeyin, yılgınlığa kapılıp gevşemeyin, eğer gerçekten inanıyorsanız siz üstünsünüz. 9/50...52, 24/55
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Öyleyse ne yılgınlığa kapılın ne de üzülün: eğer inanmış biriyseniz, insanların en üstünü mutlaka siz olursunuz.[⁶⁶⁵]
[665] Şu âyetler ışığında anlaşılmalıdır: “Artık gevşeklik göstermeyin, ama siz üstün durumdaysanız barışa davet edin! Çünkü Allah sizinle beraberdir.” (47:35 ve bkz. İlgili not). “Elbet Ben galip geleceğim: Ben ve elçilerim!” (58:21 ve krş: 5:56). Yetmiş Uhud şehidinin ardından indiği hatırlandığında zımnen: Kurban vermek kaybetmek değil, kazanmaktır. Zira şehadet ölmek değil, yaşamaktır. Bu âyetin sonu zımnen şunu söyler: Eğer üstün değilseniz, imanınızda bir problem var demektir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey iman edenler) eğer siz gerçekten inanmış iseniz (savaşlarda) gevşeklik göstermeyin, (şayet kuvvetli bir düşman ile karşılaşacak olursanız) endişeye kapılmayın, muhakkak üstün gelecek olan sizsiniz,
(Bu ayet, Uhud'da uğranılan geçici başarısızlıktan dolayı müminleri teselli ve takviye için inmiştir.)  
Osman Fırat
swap_vert close
Gevşemeyin, üzülmeyin, eğer iman ediyorsanız, mutlaka siz üstün geleceksiniz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve fütur getirmeyiniz ve mahzun olmayınız ve siz mü'minler iseniz çok yükselmiş olanlar ancak sizlersiniz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sakın yılmayın, üzüntüye kapılmayın, eğer iman ediyorsanız mutlaka üstün gelirsiniz!
Muhtemel başka mânalar: “Eğer mümin iseniz, yılmayınız, üzüntüye kapılmayınız! Çünkü siz hep üstünsünüz.” Şu mâna da mümkündür: “Siz, konum bakımından daha üstün iken yılmayın, üzüntüye kapılmayın! Zira siz, Allah rızası gibi yüce bir gaye ile, O’nun dinini yüceltmek için savaşıyorsunuz. Onlar ise şeytan yolunda savaşıyorlar. Hem sizden olanlar cennette, onlardan olanlar cehennemdedirler.” (Nesefî).  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Gevşemeyin, üzülmeyin, eğer inanıyorsanız, mutlaka siz üstün geleceksiniz.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Uhud güni mağlûbiyetinden dolayı) kendinize korku ve za'af getirmeyiniz ve (o gün şehîd olan kardaşlarınız içün de) mahzûn olmayınız. Siz her halde onlardan üstünsünüz (hak üzerinde bulundığınız ve şehîdlerinizi cennetde oldukları cihetle ve yâhud nihâyet galebe ve zafer ihrâzıyla onların üzerlerinde olursunuz)
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer inanıp güveniyorsanız en üstün olan, sizlersiniz.
Şaban Piriş
swap_vert close
Eğer gerçekten mümin olduysanız, siz, daha üstün olmanıza rağmen gevşemeyin, üzüntüye düşmeyin.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Gevşemeyin ve üzülmeyin; eğer inanmış kimselerseniz, üstün olan sizsiniz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Gevşemeyin, tasalanmayın. Eğer inanıyorsanız üstün olan sizsiniz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ża'if olmañ; daħı ķayurmañ. daħı siz yüksegireklersiz eger olursañuz mü’minler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Kāhil, ẕelīl olmañuz, daḫı ḳayġu yimeñüz, siz barça ḫalḳdan yücesiz eger siz mü’minler‐iseñüz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ühüd müharibəsində baş vermiş bə’zi hadisələrə görə) ruhdan düşməyin və qəmgin olmayın. Halbuki, əgər mö’minsinizsə, siz (Allah yanında inanmayanlardan) çox yüksəkdə durursunuz!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Faint not nor grieve, for ye will overcome them if ye are (indeed) believers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
So lose not heart, nor fall into despair: For ye must gain mastery if ye are true in Faith.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَا تَهِنُوا
öyleyse gevşeklik göstermeyin
وَلَا تَحْزَنُوا
ve üzüntüye kapılmayın
وَاَنْتُمُ
ve sizlersiniz
الْاَعْلَوْنَ
en üstün gelecekler
اِنْ
eğer
كُنْتُمْ
iseniz
مُؤْمِن۪ينَ
iman etmiş kimseler
Öyleyse (ey iman ettiğini iddia edenler!) gevşeklik göstermeyin ve üzüntüye kapılmayın! Eğer (Allah'a ve O'nun resulüne gerçekten) iman etmiş kimseler iseniz üstün gelecek olan (mutlaka) sizlersiniz.
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
وَهَنَ
Fiil-I
و ه ن
Gevşeklik gösterdi, gevşedi
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
حَزِنَ
Fiil-I
ح ز ن
Mahzun oldu, üzüntüye kapıldı, üzüldü, hüzünlendi
اَنْتُمْ
Zamir
اَنْتُمْ
Siz
اَعْلَوْن
İsim
ع ل و
Üstün gelenler, üstünler
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan