close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Âli İmrân Sûresi 122. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İż hemmet tâ-ifetâni minkum en tefşelâ va(A)llâhu veliyyuhumâ(k) ve’ala(A)llâhi felyetevekkeli-lmu/minûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Hani içinizden iki bölük, korkup geri dönmek üzereydi, halbuki Allah, onların yardımcısıydı ve ancak Allah'a dayanmalı inananlar.
Uhud savaşı. Bu iki bölük, askerin iki kanadını meydana getiren Selme ile Harise oğullarıdır.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Uhud gününde) O zaman sizden (mü’minlerden) iki grup, (düşmanın çok üstün gücünden ürkerek) neredeyse ’çözülüp geri çekilmeye (ve savaşa girmemeye)’ yönelmişti. Oysa (endişeleri yersizdi, çünkü) Allah onların (velisi) destekçisiydi. Artık mü’minler, yalnızca Allah’a tevekkül etmelidir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İçinizden iki gurubun paniğe kapıldığını da Allah bilmekteydi. Halbuki Allah onlara yakındı. Mü'minler sadece Allah'a güvensinler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
O zaman, Uhud'da içinizden iki grup (Hazrec'den Selemeoğulları'yla Evs'ten Hâriseoğulları) da, bozguna uğramak üzere idi. Halbuki velileri, koruyucuları, emrinde oldukları otorite Allah'tı. Mü'minler sadece ve sadece Allah'a dayanıp güvensinler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Hani, Allah kendilerinin dostu olduğu halde sizden iki grup geri çekilmeyi düşünmüştü. Mü'minler yalnız Allah'a güvensinler.
122.Yukarıdaki rivayete göre Abdurrahman bin Avf (r.a.) ayeti kerimenin Uhud savaşı esnasında kâfirlerden "emân" isteyen bir grup Müslüman hakkında indirildiğini söylemiştir.Buhari ve Müslim`in Cabir bin Abdullah (r.a.)`tan rivayet ettiklerine göre bu ayeti kerime Seleme oğulları ile Harise oğulları hakkında indirilmiştir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
O zaman sizden iki grup, neredeyse 'çözülüp geri çekilmek' istemişti. Oysa Allah onların (velisi) yardımcısıydı. Artık mü'minler, yalnızca Allah'a tevekkül etmelidir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O zaman (Uhud savaşında ordunun sağ ve sol kanadını teşkil eden Seleme Oğulları ile Harise Oğullarından ibaret) içinizden iki birlik savaş korkusundan (münafık Ubeyy'in kaçışına bakarak) geri dönmeğe niyyetlenmişti. Halbuki onların yardımcısı Allah idi. Müminler yalnız Allah'a güvenip dayanmalıdır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O zaman sizden iki zümre dağılmak istediler. Hâlbuki Allah onların yardımcısı idi. İnananlar, yalnız Allah’a tevekkül etmelidirler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İçinizden iki grubun paniğe kapıldığını da hatırla. Halbuki Allah onlara yakındı. Müminler yalnız Allah'a güven duymalıdır.
Besim Atalay
swap_vert close
Hani, sizden iki bölük korkarak çekilmek istemişti, Allahsa onların yardımcısıydı, Allaha dayanın inanı bulunanlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
O zaman (Uhud Gazvesinde) içinizden iki bölük çözülmeye yüz tutmuştu. Oysa Allah onların destekçisi ve yardımcısı idi. Artık, mü'minler (üzerlerine düşeni yaptıktan sonra) Allah'a dayanıp güvensinler (Çünkü O, kendi uğrunda mücadele verenleri desteksiz bırakmayacaktır).
Uhud savaşında ordunun sağ ve sol kanadını teşkil eden Hazrec kabilesinden Selemeoğulları ile Evs kabilesinden Hariseoğulları, münafık Abdullah b. Ubeyy’in kaçışına bakarak geri dönmeye niyetlenmişlerdi. Bu âyette; inananların en büyük yardımcısının Allah olduğu ve müminlerin bütün hazırlıklarını yaptıktan ve savaşın gereklerini yerine getirdikten sonra sadece O’na dayanıp güvenmeleri gerektiği, Seleme ve Hariseoğullarının da aynı iman ve duygu ile cephedeki yerlerini korumaları gerektiği uyarısı anlatılmaktadır.  
Cemil Said
swap_vert close
Tahattur it o güni ki ordundan iki tâife firâr idecekler idi. [1] Allâh’a tevekkül iylemelidirler.
[1] Ya’ni bilâhare Cenâb-ı Hak sebât ihsân buyurdı.  
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sizden iki takım bozulup geri çekilmek üzere idi; oysa Allah onların dostu idi, inananlar yalnız Allah'a güvensinler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hani sizden iki takım (paniğe kapılarak) çözülmeye yüz tutmuştu. Hâlbuki Allah onların yardımcısı idi. Mü’minler, yalnız Allah’a tevekkül etsinler.[99]
Uhud savaşında, sağ ve sol kanatlara yerleştirilen Hazrec kabilesinden Seleme Oğulları ile Evs kabilesinden Harise Oğulları, Hz. Peygamber’in savaş taktiğine uymamış, savaş esnasında düşmana karşı korkaklık ve za’f göstermişlerdi.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
O zaman sizden iki bölük, Allah onların velîsi olduğu halde bozulup çekilmeye yüz tutmuştu; müminler yalnız Allah’a güvensinler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
O zaman içinizden iki bölük bozulmaya yüz tutmuştu. Halbuki Allah onların yardımcısı idi. Müminler, yalnız Allah'a dayanıp güvensinler.  
 Uhud savaşında, Hz. Peygamber’in sağ ve sol kanatlara yerleştirdiği, Hazrec kabilesinden Seleme oğulları ile Evs kabilesinden Hârise oğulları düşmana karşı direnmekte korkaklık ve zaaf göstermişlerdi. Nitekim, bunlardan, 300 kişiye kumandanlık eden İbn Übey: «Kendimizi ve çocuklarımızı ne diye tehlikeye sokalım!» diyerek geri çekilmişti.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Sizden iki grup nerede ise bozguna uğradı. Oysa ALLAH onların Sahibiydi. İnananlar ALLAH'a güvensin.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O zaman içinizden iki takım bozulmaya yüz tutmuştu. Halbuki Allah onların yardımcısı idi. İnananlar, yalnız Allah'a dayanıp güvensinler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
o dem ki içinizde iki taife yılmak istemişlerdi Allah zahîrleri iken, ve ancak Allaha demek dayanmalı mü'minler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Hani, (Uhud gazvesinde) sizden (Evs ve Hazreç kabilelerinden) iki grup korkuya (paniğe) kapılarak (ordunun iki kanadından) geri çekilmeye niyetlenmişti. Hâlbuki (sabru sebat etselerdi) Allah onların yardımcısı idi. Mü’minler (yalnız) Allah’a tevekkül etsinler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Hani! İçinizden iki grup korkuya kapılıp, geri çekilmeye yeltenmişti. Hâlbuki Allah, onların velisiydi
1. Korucusuydu. 2. Allah'a güvensinler, O'na dayansınlar; her türlü hazırlığı yaptıktan sonra sonucu Allah'a bıraksınlar.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O zaman içinizden iki zümre za'f göster (mek iste) mişdi. Halbuki onların yardımcısı Allahdı. Mü'minler ancak Allaha güvenib dayanmalıdır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
O vakit içinizden iki tâife bozulmaya yüz tutmuştu; hâlbuki onların yardımcısı Allah'dır! O hâlde mü'minler artık, ancak Allah'a tevekkül etsinler!(1)
(1)Bakınız; (sahîfe 70, hâşiye 2; sahîfe 71, hâşiye 3)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
O zaman sizden iki grup, neredeyse, çözülüp geri çekilmek istemişti. Oysa Allah onların velisiydi (koruyucu ve yardımcısıydı). Artık mü’minler, yalnızca Allah’a tevekkül etsinler (dayanıp güvensinler).
(*) Uhud savaşında ordunun sağ ve sol kanadını teşkil eden Hazrec kabilesinden Selemeoğulları ile Evs kabilesinden Hariseoğulları, münafık Abdullah b. Ubeyy’in kaçışına bakarak geri dönmeye niyetlenmişlerdi. Bu âyette; inananların en büyük yardımcısının Allah olduğu ve iman edenlerin bütün hazırlıklarını yaptıktan ve savaşın gereklerini yerine getirdikten sonra sadece O’na dayanıp güvenmeleri gerektiği, Seleme ve Hariseoğullarının da aynı iman ve duygu ile cephedeki yerlerini korumaları gerektiği uyarısı anlatılmaktadır. (C. Külünkoğlu Meal Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah o iki gurubun da yardımcısı (velisi) olduğu halde, Allah’a inanarak, güvenip dayanmaları gerekirken, içinizden iki grup (Uhud savaşında) gevşeyerek/ bozularak, savaşmayı bırakmışlardı.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O gün içinizden iki bölük, Allah kendilerinin yardımcısı iken, yine de yılgınlık göstermişti. İnananlar yalnız Allah’a dayanmalıdırlar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Hani sizlerden iki fırka korkup kaçmak istedilerdi. Allah onların yârlarıdır, neye kaçsınlar. Mü/minler Allah/a mütevekkil olsunlar.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Hani (Uhut’ta) sizden iki grup [tâ’ifetân] paniğe kapılarak geri çekilmek istemişlerdi.³⁰ Hâlbuki Allah onların yardımcısı/dostuydu [veliy]. İnananlar yalnız Allah’a güvenip dayanmalıdır [yetevekkel].
30 Münafıkların reisi Abdullah bin Ubeyy’in öncülüğünde üç yüz kadar kişi savaş başlamadan firar etmişti. Hz. Peygamber’in kuvvetleri arasında yer alan Evs kabilesinden Benû Seleme, Hazreç kabilesinden Benû Hârise oymakları da, kalabalık düşmana karşı cesaretlerini yitirip, savaş başlamadan firarîlere katılmak istediler. Son anda vazgeçip savaşa iştirak ettiler. Bu ayet bu olaya açıklık getiriyor. Uhut’ta müşrik Mekkeliler iki bini ücretli olmak kaydıyla toplam üç bin kişiyken, Hz. Peygamber’in ordusu sadece yedi yüz kişi civarındaydı.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Hani sizden iki takım çözülüp dağılmaya yüz tutmuş idi; oysa Allah onların velisi idi. İman edenler yalnız Allah'a tevekkül etsinler.
(Bu iki grup, münafıkların lideri Abdullah İbn-i Ubeyy 300 adamıyla ayrıldığında tereddüde düşen Beni Seleme ve Beni Harise kabileleriydi.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hani sizden iki grup, yani Seleme oğulları ile Harise oğulları, münâfık Abdullah bin Übeyy’in propagandasına aldanarak az kalsın paniğe kapılıp geri döneceklerdi. Hâlbuki onların velisi, yardımcısı, dostu ve koruyucusu yalnızca Allah idi. Öyleyse, inananlar Allah’a dayansınlar ve ancak O’na güvensinler.Çünkü O, kendi uğrunda mücâdele edenleri kesinlikle yardımsız bırakmayacaktır. Nitekim:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sizden iki grup az kalsın bozulmaya yüz tuttu. Hâlbuki onların veliyysi Allah’tır. Müminler artık Allah’a dayansın!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Hattâ koruyucuları Allah olduğu halde içinizde iki kabile neredeyse pes etmek üzereydi. Aslında inananların, Allah'a güvenmesi gerekirdi.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hani sizden iki takım paniğe kapılarak çözülmeye yüz tutmuştu. Hâlbuki Allah onların yardımcısıydı. Desteğimizle onları panikten kurtarmıştık. Şüphesiz Müminler her zaman Allah’a tevekkül ederek kazanırlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hani Allah onların yardımcısıyken içinizden iki grup bozulmaya yüz tutmuştu. [*]Müminler, yalnızca Allah’a güvensinler!
Ayetteki “iki grub”un Ensâr’dan iki kabile olan Haz­rec’den Seleme oğulları ile Evs’ten Hârise oğulları olduğu iddia edilmektedir. Savaşın kızışan döneminde bu iki grup Abdullah b. Übeyy’e inanmak üzereyken, Yüce Allah’ın onların velisi yani dostu olduğu ifadesi gereği kaçmamış ve ordudan ayrılmamışlardı. Ancak durumun fecaati onların paniklemesine neden olmuş, dağılmanın eşiğine gelmişlerdi. Sonuç olarak Yüce Allah’ın dostluğunun hatırlatılmasıyla bu iki grup da Hz. Muhammed’in yanında kalmıştı.  
Mehmet Türk
swap_vert close
İşte o zaman sizden iki topluluk,¹ kendilerinin yardımcıları Allah olduğu halde, korkarak geri çekilmeye yeltenmişlerdi. Öyleyse îman edenler sadece Allah’a tevekkül² etsinler.
1 Bu iki topluluk, Abdullah b. Übey’in tarafına katılmaya hazırlanan Hazrec’den Seleme oğulları ve Evs’ten Haris oğullarıdır. (Kurtubî) Bk. (Nisâ: 88, 89)2 Tevekkül: Lügatte âcizliğini ortaya koymak ve başkasına güvenmek anlamına gelir. Dini terim olarak ise Tevekkül; kulun sebepleri yerine getirdikten sonra, Allah’a karşı âcizliğini ortaya koyup, sadece Ona güvenmesidir. Tariften de anlaşıldığı gibi tevekkül; Müslümanın yapacağı işlerde tüm sebeplere sarılması, alınması gereken tedbirleri alması, çalışıp çabalaması, ama gönlünü bunlara bağlamayıp sadece Allah’a dayanmasıdır. Tevekkül, hiç bir zaman, çalışmayı ve sebebe sarılmayı terk edip, “Allah’ın dediği olur” diyerek kenara çekilmek değildir. Nitekim Peygamber (s.a.v), devesini salıvererek Allah’a tevekkül ettiğini söyleyen bir bedeviye “Onu bağla da öyle tevekkül et” (Tirmizî). "Eğer siz Allah’a hakkıyla tevekkül derseniz, o sizi kuşu rızıklandırdığı gibi rızıklandırır" (İbnu Mâce) buyurmuştur. İslâm inancına göre; yaratıkların bütün fiilleri, halleri ve sözleri, yüce Allah’ın kaza ve takdîri ile meydana gelir. Hz. Ömer, Medine’de boşta gezen bir gruba: “Siz necisiniz?” diye sordu. Onlar da: “Biz mütevekkilleriz”, dediler. Bunun üzerine o: “Hayır, siz mütevekkil değil, müteekkil (yiyici)lersiniz. Siz yalancısınız, tohumumu yere atıp sonra tevekkül edene mütevekkil denir” dedi. Tevekkül, Müslümanların kadere olan inançlarının bir sonucudur. Tevekkül eden kimse, Allah’a kayıtsız şartsız teslim olmuş, kaderine razı kimsedir. Tevekkül de tembellik ve miskinliği gerektirmez. Gerçek mütevekkil çalışmadan kazanamayacağını, ekmeden biçilemeyeceğini, amelsiz Cennet’e girilemeyeceğini, ihlasla ibadet ve taatta bulunmadan Allah’ın rızasına kavuşulamayacağını bilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
içinizden iki grubun ⁹¹ paniğe kapıldığını [da]; halbuki Allah onlara yakındı ve müminler yalnız Allah’a güven duymalıydılar:
91 Yani neredeyse Abdullah b. Ubeyy’in öncülüğünde firarilere katılmaya hazırlanan Benû Seleme ve Benû Hârise oymaklarının (bkz. bir önceki not).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İçinizden iki grup, paniğe kapılmış ve dağılmanın eşiğine gelmişti. Oysa onların yar ve yardımcısı Allah idi, müminler sadece Allah’a güvenmeliydiler. 3/159-160, 5/11
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
içinizdeki iki grubun -Allah onların velisi olduğu hâlde- paniğe kapıldığını da (biliyordu).[⁶⁵³] Oysa mü’minler yalnız Allah’a güvenmeliydi.
[653] İki ordu arasındaki güçler dengesizliğini görüp cesaretlerini yitirenler kastediliyor. Taberî’ye göre âyetin ilk cümlesi önceki âyetin devamıdır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Savaş başlayınca, içinizden iki bölük bozulmaya yüz tutmuştu, oysa Allah onların yardımcısı idi. Müminler (düşmandan korkmasınlar) Sadece Allah'a güvenip dayansınlar!
Osman Fırat
swap_vert close
Sizden iki takım, (korkup) gevşemeye yüz tutmuştu. Hâlbuki Allâh, kendilerinin dostu idi. İman edenler, Allah’a dayansınlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
O vakit ki, sizden iki zümre dağılmaya kastetmişti. Halbuki onların muhafızı Cenâb-ı Allah'tır. Ve mü'minler ancak Allah Teâlâ'ya tevekkül etmelidirler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ve hani sizden iki bölük, Allah da kendilerinin yardımcıları olduğu halde, korkarak geri çekilmeye yeltenmişlerdi. Halbuki müminlere düşen, yalnız Allah'a dayanıp güvenmeleridir.
Bunlar Beni Seleme ile Beni Hârise olup münafıkların başkanı İbn Übey 300 adamı ile ayrıldığında onlar da tereddüde düşmüşlerdi. İbn Übey, istişare sırasında Medine dışına çıkmamayı önermişti. Hz. Peygamber’in de şahsî görüşü bu şekilde idi. Onun için, gönülsüz olarak Uhud’a çıkmıştı.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sizden iki takım, korkup bozulmaya yüz tutmuştu. Halbuki Allah, kendilerinin dostu idi. İnananlar, Allah'a dayansınlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sizden iki tâife (düşmanın çokluğundan korkarak ve yâhud başka bir sebeble) bozgunluk ve ric'at âsârı gösterdiler. Onların velîsi (dostları ve yardımcıları) Allâh Te'âlâ'dır. Mü'minler Allâh'a tevekkül itsünler (Tevekkül iderlerse Allâh nusret virir).
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah müminlerin en yakını olduğu halde içinizden iki bölük korkudan dağılmaya yüz tutmuştu. Müminler yalnız Allah'a dayansınlar.
Şaban Piriş
swap_vert close
İçinizden iki grup, Allah yardımcıları olmasına rağmen, az kalsın yılgınlık gösteriyorlardı. Müminler, Allah'a bağlansınlar!
Ümit Şimşek
swap_vert close
O vakit içinizden iki birlik yılmış, geri çekilmeye niyetlenmişti. Oysa Allah onların dostu ve yardımcısıydı. Mü'minler de ancak Allah'a tevekkül etmeliydiler.(23)
(23) Uhud Savaşı öncesinde istişare yapılırken, Peygamberimiz gördüğü bir rüyayı yorumlayarak, düşmanı şehirde karşılamak yönünde reyini bildirdi. Münafıkların başı Abdullah ibni Übeyy de aynı görüşteydi. Fakat istişarede, şehir dışına çıkarak savaşma fikri hakim oldu; Peygamberimiz de bu görüşe uydu. Savaş için yola çıkıldığında, Abdullah ibni Übeyy adamlarını alarak geri dönünce, sayıca zaten az olan Müslümanlar, daha da zayıf düştüler. Bunun üzerine Müslümanlardan iki kabile yılgınlığa düşüp, henüz savaş başlamadan geri çekilmek üzereydi. Ancak onlar da son anda bundan vazgeçerek yerlerinde kaldılar.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sizden iki takım, korku ile bozulmak üzereydi. Halbuki Allah onların Velî'siydi. Müminler yalnız Allah'a güvenip dayansınlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ol vaķt kim ķaśd eyledi iki bölük sizden kim yüreksüz olalar; daħı Tañrı arķa viricisidür ol ikinüñ. daħı Tañrı’ya tevekkül eylesün mü’minler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol vaḳtda ḳaṣd eyledi iki ṭā’ife sizden ḳaçmaġa ḳorḳu‐y‐ıla, daḫı TañrıTa‘ālā anlaruñ nāṣırı, daḫı Tañrı Ta‘ālā üstine tevekkül eylesün mü’minler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(O müharibədə) sizin içərinizdən (Sələmə və Harisə oğullarından ibarət) iki dəstə məğlubiyyətdən (uğursuzluqdan) qorxaraq geri çəkilmək fikrinə düşmüşdü. Halbuki, Allah onların yardımçısı idi. Gərək mö’minlər (hər işdə) Allaha təvəkkül etsinlər!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
When two parties of you almost fell away, and Allah was their Protecting Friend. In Allah do believers put their trust.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Remember two of your parties(443) Meditated cowardice; but Allah was their protector, and in Allah should the faithful (Ever) put their trust.
443 The two parties wavering in their minds were probably Banu Salamah of the Khazraj and Banu Harithah, but they rallied under the Prophet's inspiration. That incident shows that man may be weak, but if he allows his weak will, to be governed by the example of men of God, he may yet remedy his weakness. (Eds.).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِذْ
o za- man
هَمَّتْ
yüz tuttu
طَٓائِفَتَانِ
iki bölük
مِنْكُمْ
sizden
اَنْ تَفْشَلَاۙ
ikisi bozulup (geri çekilmeyi)
وَاللّٰهُ
hâlbuki Allah idi
وَلِيُّهُمَاۜ
o ikisinin velisi
وَعَلَى اللّٰهِ
o hâlde Allah'a
فَلْيَتَوَكَّلِ
artık tevek- kül etsin
الْمُؤْمِنُونَ
mü'minler
O zaman içinizden iki bölük (korkuya kapılarak) bozulmaya yüz tutmuştu. Hâlbuki Allah onların velisi (dostu ve yardımcısı) idi. O hâlde mü'minler, ancak Allah'a (güvenip) tevekkül etsinler.
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
هَمَّ
Fiil-I
ه م م
Yüz tuttu, azmetti, yeltendi, meyletti
طَٓائِفَة
İsim
ط و ف
Grup, bölük, kısım, taife, topluluk, zümre
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
فَشِلَ
Fiil-I
ف ش ل
Bozulup (geri çekildi), korkuya kapıldı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
وَلِىّ
İsim
و ل ي
Veliyy (Allah'ın ismi, esmasıdır. Gerçek ve hakiki dost olan demektir), dost, veli
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
تَوَكَّلَ
Fiil-V
و ك ل
Tevekkül etti
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan