close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Âli İmrân Sûresi 118. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû lâ tetteḣiżû bitâneten min dûnikum lâ ye/lûnekum ḣabâlen veddû mâ ‘anittum kad bedeti-lbaġdâu min efvâhihim vemâ tuḣfî sudûruhum ekber(u)(c) kad beyyennâ lekumu al-âyât(i)(s) in kuntum ta’kilûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ey inananlar, birbirinizi bırakıp da başkalarını dost edinmeye kalkışmayın. Onlar, size zarar vermekten, kötülükte bulunmaktan geri kalmazlar, sizin zahmete düşmenizi dilerler. Düşmanlıkları, ağızlarından dökülen sözlerden açıkça belli olur, yüreklerinde gizledikleri düşmanlıksa daha da büyüktür. İşte, aklınızı başınıza almanız için size bu delilleri açıkladık.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ey iman edenler! Sizden olmayanları (Yahudi ve Hristiyanların hain takımını ve işbirlikçi münafıkları) sırdaş (müttefik) edinmeyin. (Çünkü) Onlar size (her fırsatta) kötülüğe ve zarar vermeye uğraşırlar, size zorlu bir sıkıntı verecek şeylerden de hoşlanırlar. Onların buğz (ve düşmanlıkları) ağızlarından dışa vurmuştur, göğüslerinde (gönüllerinde) gizli tuttukları (nefret ve hıyanetleri) ise, daha büyüktür. (Böylece) Size ayetlerimizi (imanın ve inkârın alâmetlerini) kesinlikle açıkladık; belki akıl erdirip (Haçlı Siyonistlerden ve işbirlikçi hainlerden uzak kalırsınız diye, size bu gerçekler tebliğ ve tavsiye edilmektedir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey iman edenler! Sizden olmayan kişileri dost veya sırdaş edinmeyin. Onlar sizi yoldan çıkarmak ve size kötülük etmekten asla geri durmazlar ve sizi sıkıntıda görmekten hoşlanırlar. Şiddetli öfkeleri ağızlarından dökülmektedir. Kalplerinde sakladıkları ise daha da kötüdür. Biz bunlarla ilgili bu işaretleri sizin için böylesine açık ve anlaşılır kıldık, eğer aklınızı kullanırsanız.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ey iman nimetine kavuşanlar, kendi dışınızdakilerden müsteşar, danışman, sırlarınıza vâkıf olacak çalışma arkadaşı edinmeyin. Onlar, size fenalık etmekten, ortalık bulandırmaktan, bozgunculuk etmekten geri kalmazlar. Hep sıkıntıya düşmenizi isterler. Kin ve düşmanlıkları ağızlarından taşmaktadır. Kalplerinde gizledikleri düşmanlıkları ise, daha fazladır. Aklınızı kullanırsanız eğer, size karşı azılı düşman olduklarının delillerini açıkladığımızı anlayacaksınız.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ey iman edenler! Kendinizden olmayanı sırdaş edinmeyin. Onlar aranızda fesat çıkarmaktan geri durmazlar. Size sıkıntı verecek şeylerden hoşlanırlar. Kinleri ağızlarından taşmaktadır. Kalplerinin gizlediğiyse daha büyüktür. Eğer akıl ediyorsanız size ayetleri açıkladık.
118.İbnu Cerir ve İbnu İshak`ın Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiklerine göre Müslümanlardan bazıları cahiliye dönemindeki dostlukları ve komşulukları dolayısıyla yahudilerden bazı kimselerle içli dışlı oluyorlardı. Bunun üzerine Yüce Allah bu âyeti kerimeyi indirdi.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Ey iman edenler, sizden olmayanları sırdaş edinmeyin. Onlar size kötülük ve zarar vermeye çalışırlar, size zorlu bir sıkıntı verecek şeyden hoşlanırlar. Buğz (ve düşmanlıkları) ağızlarından dışa vurmuştur, sinelerinin gizli tuttukları ise, daha büyüktür. Size ayetlerimizi açıkladık; belki akıl erdirirsiniz.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey müminler! Din kardeşlerinizden başkasını (kâfir ve münafıkları) dost edinmeyin: Onlar size fenalık yapmakta, fesad çıkarmakta kusur etmezler ve sıkıntaya girmenizi arzu ederler. Onların size karşı olan kin ve düşmanlıkları ağızlarından meydana dökülmüştür. Kalblerinde gizledikleri düşmanlık ise daha büyüktür. Onların düşmanlıklarına dâir âyetleri açıkladık, eğer düşünür ve anlarsanız...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ey Müminler! Mümin olmayan kişileri kendinize sırdaş edinmeyin. Onlar, size zarar vermekten geri kalmazlar. Sizin sıkıntıya düşmenizi istediler. Kin ve buğzlarını ağızlarıyla ifade ettiler. İçlerindeki kin ise daha büyüktür. Artık ayetleri (iman ile küfür arasındaki ayırımı) size açıkladık. Eğer düşünürseniz (bunu güzel anlarsınız.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ey iman edenler! Sizden olmayan kişileri sırdaş edinmeyiniz. Onlar sizi yoldan çıkarmak için ellerinden gelen hiçbir çabayı esirgemezler ve sizi sıkıntıda görmekten hoşlanırlar. Şiddetli öfke ağızlarından taşmaktadır; kalplerinde sakladıkları ise daha da kötüdür. Aklınızı kullanırsanız, size âyetleri açıkladık.
Besim Atalay
swap_vert close
Ey inanmış olanlar! Sizden ayrı olanları sırdaş edinmeyin, size kötülükten geri kalmazlar, isterler ki bunalınız, onların hınçları sözlerinden bellidir, içlerinde saklı olan daha büyük şeyler var, eğer siz anlarsanız, âyetleri belirttik size
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ey İnananlar! Sizinle aynı düşünmeyeni/inanmayanı dost/sırdaş edinmeyin. Onlar sizi yoldan çıkarmak için ellerinden geleni ardına koymazlar. Daima sizin sıkıntıya düşmenizi isterler. Size olan öfkeleri zaten ağızlarından taşmaktadır. Kalplerinin gizlediği düşmanlık ise daha fazladır. Eğer düşünürseniz size âyetlerimizi iyice açıkladık.
Bkz. 2/120, 3/28 ve dipnotu, 3/100, 149  
Cemil Said
swap_vert close
Ey mü’minler münâsebât-ı samîmiyeyi ancak beyninizde te’sîs idiniz, kâfirler sizi dalâlete sevk iderler. Sizin mahvınızı isterler, kin ve ’adâvetleri sözlerinden anlaşılır, lâkin kalblerindeki daha fenâdır. Eğer anlayabildiniz ise bunların ’alenî delîllerini size gösterdik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ey İnananlar! Sizden olmayanı sırdaş edinmeyin, onlar sizi şaşırtmaktan geri durmazlar, sıkıntıya düşmenizi isterler. Onların öfkesi ağızlarından taşmaktadır, kalblerinin gizlediği ise daha büyüktür. Eğer aklediyorsanız, şüphesiz size ayetleri açıkladık.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ey iman edenler! Sizden olmayanlardan hiçbir sırdaş edinmeyin. Onlar size fenalık etmekten asla geri kalmazlar. Hep sıkıntıya düşmenizi isterler. Onların kinleri konuşmalarından apaçık ortaya çıkmıştır. Kalplerinde gizledikleri ise daha büyüktür. Eğer düşünürseniz size âyetleri açıkladık.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ey iman edenler! Sizden olmayanları sırdaş edinmeyin, onlar size kötülük yapmaktan geri durmazlar, sıkıntıya düşmenizi isterler. Onların ağızlarından nefret taşmaktadır; kalplerinin gizlediği ise daha büyüktür. Gerçekten size delilleri açıklamışızdır, eğer düşünüyorsanız!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ey iman edenler! Kendi dışınızdakileri sırdaş edinmeyin. Çünkü onlar size fenalık etmekten asla geri durmazlar, hep sıkıntıya düşmenizi isterler. Gerçekten, kin ve düşmanlıkları ağızlarından (dökülen sözlerinden) belli olmaktadır. Kalplerinde sakladıkları (düşmanlıkları) ise daha büyüktür. Eğer düşünüp anlıyorsanız, âyetlerimizi size açıklamış bulunuyoruz.
Edip Yüksel
swap_vert close
İnananlar, size kötülük etmekten geri durmayan, sizin sıkıntıya düşmenizi isteyen kimseleri sırdaş edinmeyin. Ağızlarından kin ve nefret taşmaktadır. Göğüslerinde gizledikleri ise daha büyük. Size ayetleri açıkladık; düşünürseniz,
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ey iman edenler! Kendi dışınızdakilerden sırdaş edinmeyin. Çünkü onlar size fenalık etmekten asla geri kalmazlar, hep sıkıntıya düşmenizi isterler. Kin ve düşmanlıkları ağızlarından taşmaktadır. Kalplerinde gizledikleri ise daha büyüktür. Düşünürseniz, biz size âyetleri açıkladık.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ey o bütün iyman edenler! Ağyarınızdan yar tutmayın, sizi şaşırtmakta kusur etmezler, sarpa sarmanızı arzu ederler, görmüyor musunuz buğzları ağızlarından taşmakta, sinelerinin gizlediği ise daha büyüktür, işte size âyetleri sarih bildirdik aklederseniz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ey îmân edenler! Kendi (din kardeş) lerinizden başkasını dost edinmeyin. (Sizler zahirdeki söylemlerine bakarak, bazı kimseleri mü’min zannetmektesiniz. Oysaki onlar munâfıktırlar.) Onlar size fenalık etmekten asla geri durmazlar, sizin hep sıkıntıya düşmenizi isterler. Onların ağızlarından öfke (nefret) taşmaktadır. Kalplerinde sakladıkları (düşmanlıkları) ise daha büyüktür. Düşünesiniz (dostunuzu düşmanınızı ayırt edesiniz) diye size âyetlerimizi açıkladık.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ey iman edenler! Kendinizden başkasını, kendinize sırdaş edinmeyin. Onlar, size zarar vermekten geri durmazlar, sizin sıkıntıya düşmenizi isterler. Gerçi, kinlerini ağızları ile dışa vuruyorlar, ancak kalplerinde gizledikleri kin daha büyüktür. Eğer aklınızı kullanırsanız, âyetlerimizi size açık açık bildirdik.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ey îman edenler, kendi (din kardeş) lerinizden başkasını (dost ve) sırdaş edinmeyin. (Çünkü) onlar size şer ve fesâd yapmakda hiç kusur etmezler, size sıkıntı verecek şey (ler) i arzu ederler. Hakikat, onların (kîn ve) buğzları ağızlarından (taşıb) meydana vurmuşdur. Göğüslerinde gizlemekde oldukları (düşmanlık) ise daha büyükdür. Size âyetlerimizi (kat'î suretde) açıkladık, eğer düşünürseniz.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ey îmân edenler! Kendinizden başkasını sırdaş edinmeyin; onlar size fesad çıkarmakta kusûr etmezler. (Her zaman) sıkıntıya düşmenizi istediler. Doğrusu kinleri ağızlarından taşmıştır (hep aleyhinizde konuşurlar). Sînelerinin gizlediği (kin ve düşmanlık)ise daha büyüktür. Eğer akıl erdirirseniz, doğrusu âyetlerimizi size iyice açıkladık.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ey inanmış olanlar, sizden olmayanları (o sinsice aleyhinize çalışan diğer inanç mensupları) sırdaş edinmeyin (sırlarınızı onlara açıklamayın). Onlar size kötülük ve zarar vermeye çalışıyor; size zorlu bir sıkıntı verecek şeyden hoşlanırlar. Kin (ve düşmanlıkları) ağızlarından dışa vurmuştur, gönüllerinin gizledikleri (İslama ve müslümanlara karşı kin, nefret ve düşmanlıkları) ise daha büyüktür. Eğer akılınızı kullanıyorsanız, şüphesiz size ayetleri açıkladık. *
(*) Bu ayet, islam ve Müslümanlar aleyhinde çalışan gayri Müslimleri veli, yönetici, temsilci ve sırdaş edinmeyi yasaklıyor, yoksa bu durumda olmayan gayri Müslimlerle dost, arkadaş vs. olmayı yasaklamıyor…// Ayrıca bunları sırdaş edinme yasağı, onlarla iyi geçinmemek anlamına gelmez. Toplum ve İslam devletin emniyet ve selâmeti bakımından devlet sırlarını onlara verecek derecede kendileriyle samimi olmak veya devletin sırlarını ya da menfaatlerini alakadar eden önemli görevleri onlara teslim etmek sakıncalı olmakla birlikte, onlarla beşerî münasebetlerin iyi yürütülmesinde bir sakınca yoktur. Kur’an müslümanlara karşı düşmanca tavır almayan gayri müslimlerle beşerî ilişkilerin iyi yürütülmesini, gerektiğinde onlara iyilik edilmesini, haklarında adaletli davranılmasını tavsiye etmekte ve böyle yapanları yüce Allah’ın sevdiğini bildirmektedir (Mümtehine 60/8). Samimi dost edinilmeleri yasaklananlar ancak İslâm’a ve müslümanlara karşı düşmanca tavır alanlar, onlarla savaşmak ve onları yurtlarından çıkarmak için birbirlerine destek verenlerdir. İslâm, dinin temel ilke ve amaçlarına ters düşmeyecek ölçüler içinde gayri Müslimlerle her konuda olduğu gibi ilim, teknik ve sanat alışverişinde de bulunmayı yasaklamaz. Çünkü ilmin vatanı ve milliyeti yoktur. Bir rivayette de buyurulduğu gibi (Tirmizî, “İlim”, 19) yararlı bilgi ve fikir müslümanın yitiğidir, onu nerede bulursa alır. Bu konularda müslümanlar din ayırımı yapmaksızın herkesten istifade edebilirler ve kendi birikimlerinden başkalarını yararlandırırlar. Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 1 Sayfa: 659-661)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ey İman edenler! Kendinizden (birbirinizden) başkasını yakın arkadaş edinmeyin, onlar sizin iyiliğinizi (nimetlenmenizi) istemezler ve sizi sıkıntıda görmek ve yanlış şeyler yapmanızı isterler. Size olan kinleri (öfkeleri) ağızlarından dökülmektedir, kalplerinde gizledikleri kin ise, daha büyüktür. Siz akledesiniz (dostunuzu düşmanınızı ayırt edesiniz) diye ayetleri böyle açıklıyoruz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ey inananlar ! Kendinizden başkalarını sırdaş edinmeyin. Onlar size karşı kötülük etmekten geri durmazlar, sizin sıkıntıya düşmenizi isterler. Düşmanlık onların ağızlarından fışkırıyor. İçlerinde gizledikleri düşmanlık ise daha büyüktür. Doğrusu Biz size ayetlerimizi açıkça bildirmiştik. Buna aklınız bir yatsaydı.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ey iman edenler! Kendinizden başkalarını sırdaş etmeyin. Bunlar sizi ifsat hususunda kusur etmezler, sizin zahmet ve meşakkate duçar olmanızı temenni edenler. Size olan şiddetli buğz ve adavetleri dillerinden dökülüyor. Halbuki sinelerinde sakladıkları buğz ve adavet daha büyüktür. Biz, size âyetleri beyan ettik. Aklınız erse bunları sırdaş etmezdiniz.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ey inananlar! Sizden olmayanları kendinize sırdaş [bıtâne]²⁸ edinmeyiniz. Onlar sizi zihnen bozmaktan [habâl] geri kalmazlar. Size sıkıntı verecek şeyleri arzularlar. Onların düşmanlıkları/öfkeleri ağızlarından taşmaktadır. İçlerinde/kalplerinde [sudûr] sakladıkları (kin) çok daha büyüktür. Biz elbette ayetleri sizin için açık ve anlaşılır kıldık, eğer aklınızı kullanırsanız.
28 Bıtâne: kökü “b-t-n”dır. “Karın, iç, içyüzü” anlamına gelir. “içini göstermek” demektir (Ragıp). Burada kastedilen, iç dünyanı bilecek ve iç işlerine vakıf olacak kadar yakın, kısaca sırdaş demektir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ey iman edenler! Sizden olmayanı sırdaş edinmeyin. Onlar hakkınızda bozgunculuk etmekten geri kalmazlar ve sıkıntıya düşmenizi isterler. Onların öfkesi ağızlarından taşmaktadır, kalplerinin gizlediği ise daha büyüktür. Eğer akıl ediyorsanız, şüphesiz size ayetleri açıkladık.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey iman edenler! Sizden olmayan ve sizinle aynı inancı, aynı hedefleri paylaşmayan gerek kâfir, gerek münâfık olsun, hiç kimseyi kendinize yakın bir sırdaş, bir müttefik ve samîmî bir dost edinmeyin! Çünkü onlar, size fenâlık etmekten asla geri durmazlar; hep sıkıntıya düşmenizi isterler. Size karşı kin ve düşmanlıkları, ağızlarından taşmaktadır. Baksanıza, sürekli aleyhinizde propaganda yapıyorlar. Kalplerinde gizledikleri nefret ise, açığa vurduklarından çok daha büyüktür! Eğer aklınızı kullanıyorsanız, işte zâlimleri tanıyıp onlardan korunmanızı sağlayacak ayetlerimizi size açıkça bildirdik!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ey iman edenler! Sizden başka sırdaş edinmeyin! Sizin kafanızı karıştırmaktan geri durmazlar. Çetin sıkıntıya düştüğünüz şeyleri arzu ettiler. Gerçekten ağızlarından Buğz / Kin aktı. Göğüslerinin gizledikleri şeyler en büyüktür. Eğer aklediyorduysanız, sizin için Âyetler’i açıkça beyan ettik.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sevgili müminler! Sizden olmayanlara sırlarınızı açmayın. Çünkü ehlikitap sizi yokuşa sürüp, sıkıntıya sokmaktan pek hoşlanırlar. Artık nefretleri, yüzlerinden okunuyor. İçlerinde gizledikleri ise daha da büyük. Dikkat ettiyseniz, size bütün ipuçlarını verdik.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ey iman edenler! Müslüman olmayanları kendinize sırdaş edinmeyin! Onlar size fenalık etmekten geri durmazlar. Sürekli sıkıntı yaşamanızı isterler. Onların kinleri konuşmalarından anlaşılır. Yeter ki konuşmalarını dikkatli dinleyin! Onların konuşmalarına yansıttıkları kin, kalplerinde gizledikleri kinin yanında hiçtir. Onlar sizi kandırmak için kalplerindeki kini gizler, size hoş görünmek isterler. Düşünmeniz için Allah size gerçekleri açıklar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ey iman edenler! Kendi dışınızdakileri sırdaş edinmeyin! [*] Onlar size kötülük etmekten asla geri durmaz, hep sıkıntıya düşmenizi isterler. Kin ve düşmanlıkları ağızlarından (sözlerinden) elbette belli olmaktadır. Kalplerinde sakladıkları (düşmanlıkları) ise daha büyüktür. Akıl ediyorsanız, ayetlerimizi elbette size açıkladık.
Benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:28; Nisâ 4:144; Mâide 5:51, 57; Mücâdele 58:22; Mümtehine 60:1.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ey îman edenler! Kendi dışınızdakilerden¹ sakın sırdaş² edinmeyin. Çünkü onlar; size fenalık etmekten asla geri durmazlar ve size sıkıntı veren şeylerden memnun olurlar. Gerçi onların kinleri, ağızlarından dökülen (sözlerin)den belli olmaktadır ama esas gönüllerinde saklı tuttukları kinleri ise, çok daha büyüktür. İşte Biz, belki aklınızı kullanırsınız diye âyetleri sizin için böyle, anlaşılır kıldık.
1 Yani Müslüman olmayanlardan…2 Bıtâne: Elbisenin astarı demektir. Mecâzen bir kimsenin “tüm sırlarına vakıf olan yakın dostu ve sırdaşı” anlamında kullanılır. Mü’minler, gerek kâfirleri ve gerekse münafıkları tüm sırlarına vakıf olacak şekilde dost edinmekten nehy olunmuşlardır. Bu nehyin özel hayata şümulü bulunmakla beraber âyet daha ziyade ammeye ait işlere de işaret etmektedir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
SİZ EY imana ermiş olanlar! Sizden olmayan kişileri ⁸⁷ dost edinmeyin. Onlar sizi yoldan çıkarmak için ellerinden gelen hiçbir çabayı esirgemezler ve sizi sıkıntıda görmekten hoşlanırlar. ⁸⁸ Şiddetli öfke ağızlarından taşmaktadır; kalplerinde sakladıkları ise daha da kötüdür. Biz [bununla ilgili] işaretleri sizin için [işte böylesine] açık ve anlaşılır kıldık, eğer aklınızı kullanırsanız.
87 Lafzen, “sizin dışınızdakileri”. Bazı müfessirler, bu ifadenin bütün gayrimüslimleri kapsadığı görüşüne yakınlık duyarlar. Ama bu görüş, müminlerin kendilerine ve inançlarına düşmanlık beslemeyen inançsızlar ile dostluk kurmalarına açıkça izin veren 60:8-9 ile çelişmektedir. Dahası, ayetin siyâkı ve sibâkı, “sizden olmayan kişiler” ile sadece, sözleri ve davranışlarıyla İslam’a ve Müslümanlara karşı düşmanlıklarını belli eden kişilerin kasdedildiğini göstermektedir (Taberî). Benim tercih ettiğim “sizden olmayan kişiler” çevirisi şunu ifade eder: Onların hayat görüşü, Müslümanlarınkine öylesine temelden karşıdır ki aralarında gerçek bir dostluk sözkonusu olamaz.88 Lafzen, “sizi sıkıntıya sokan her şeyden hoşlanırlar”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ey iman edenler, sizinle dindaş olmayanı dost ve sırdaş edinmeyin. Zira onlar, size ellerinden gelen her türlü kötülüğü yaparlar. Sizin sıkıntıya düşmenizi arzu ederler. Kinleri ve öfkeleri ağızlarından taşmaktadır. İçlerinde gizledikleri kin ve nefret ise daha da büyüktür. Eğer aklınızı kullanıyorsanız, işte size ayetleri açıkladık. 3/111, 64/11
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
SİZ ey iman edenler! Sizden olmayanları sırdaş edinip içinize almayınız.[⁶⁵⁰] Onlar size zarar vermek için hiçbir çabadan geri durmazlar; dahası sizi zora sokan her şey hoşlarına gider. Kinleri ağızlarından taşmaktadır; kalplerinde sakladıkları ise daha beter. Biz (buna ilişkin) delilleri sizin için (işte böyle) açık ve anlaşılır kıldık; tabii ki eğer aklınızı kullanırsanız.
[650] Batn, “içini göstermek” (Râğıb). Yani sırrınızı vermeyin. Mümtehane 8-9, düşman olmayan inançsızlarla insanî ilişkiye girileceğini ifade eder. Burada yasaklanan can dost, müttefik ve sırdaş edinmektir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ey iman edenler, sizden başkalarını (münafıkları ve gayrı müslimleri) dost edinmeyin, onlar sizi şaşırtmaktan geri durmazlar, sıkıntıya düşmenizi isterler. Kin ve düşmanlıkları ağızlarından taşmaktadır; (aleyhinize ne varsa uydurup söylerler) kalblerinde gizledikleri kin ve düşmanlık ise daha büyüktür, düşünüp tedbir alasınız diye ayetlerimizi açıklıyoruz.
Osman Fırat
swap_vert close
Ey iman edenler! Sizden olmayanlardan hiçbir sırdaş edinmeyin. Onlar size fenalık etmekten asla geri kalmazlar. Hep sıkıntıya düşmenizi isterler. Onların kinleri konuşmalarından apaçık ortaya çıkmıştır. Onların göğüslerinde gizledikleri ise daha büyüktür. Eğer düşünürseniz size âyetleri açıkladık.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ey imân edenler! Sizden başka olanları dost ittihaz etmeyiniz. Size fesat eriştirmekte asla kusur etmezler. Size meşakkat verecek şeyi temenni ederler. Muhakkak buğzları ağızlarından zahir olmuştur. Sinelerinin gizlediği şey ise daha büyüktür. Şüpheyok size âyetleri apaçık beyan ettik, eğer teakkul eder oldunuz ise!
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ey iman edenler! Siz Müslümanlardan başkasını sırdaş edinmeyin. Çünkü onlar size şer ve fesat çıkarmada ellerinden geleni bırakmazlar. Dâima sizin sıkıntıya düşmenizi isterler. Size olan düşmanlıkları, zaten ağızlarından taşıp meydana çıkmıştır. Kalplerinin gizlediği düşmanlık ise daha fazladır. Âyetlerimizi size iyice açıkladık. (Eğer akıllarınızı kullanırsanız, onlardan yararlanırsınız).
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ey inananlar, kendinizden başkasını kendinize dost edinmeyin; onlar sizi bozmaktan geri durmazlar. Size sıkıntı verecek şeyleri isterler. Onların ağızlarından öfke taşmaktadır. Göğüslerinde gizledikleri (kin) ise daha büyüktür. Düşünürseniz, size ayetleri açıkladık.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ey Mü'minler! Kendinizden olanlardan gayrı (mü'minlerden başka) küffârı ve münâfıkları dost ve sırdaş ittihâz itmeyiniz. Onlar size şer ve fesâd îrâs iden husûsâtda cehd ve gayretden kusur itmezler ve size zarar ve keder virecek şeyler hâsıl olmasını isterler. Onların (mü'minlere) buğz ve 'adâvetleri kendi ağızlarından meydâna çıkdı. (Ketm idemeyüb ağızlarından kaçırdılar) Hakbuki sînelerinde (kalblerinde) gizledikleri 'adâvet, âşikâr iylediklerinden daha büyükdür. Biz, sizin (mü'minler) içün âyâtımızı beyân iyedik bunı te'akkul ider ve anlar iseniz (mütenebbih olub küffârı dost ve sırdaş ittihâz itmezsiniz) [²]
[2] Ba'zı müslümânlar karâbetleri ve sıhriyetleri cihetiyle ba'zı yahûdîler ve müşrikler ile dostluk ider ve onlara sırlarını söylerlerdi. Bu sırada İslâm'a 'âid ba'zı esrâr da fâş idiliyordı. Cenâb-ı Hak onların mü'minlere hayır-hâh olmadıklarını beyân ile dost ve sırdaş ittihâz olunmalarından men' buyurmuşdur.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ey inanıp güvenenler! Sizden olmayanları sırdaş edinmeyin, sizi bozmak için yapmadıklarını bırakmazlar. Hep işlerinizi çıkmaza sokacak şeyler isterler. Nefretleri sözlerinden belli olur. İçlerindeki nefret ise daha büyüktür. Eğer aklınızı kullanırsanız onların göstergelerini size tam olarak açıkladık.
Şaban Piriş
swap_vert close
- Ey iman edenler, sizden olmayanı sırdaş edinmeyin. Zira onlar size ellerinden gelen her türlü kötülüğü yaparlar, size sıkıntı verecek şeyleri arzu ederler. Kinleri / öfkeleri ağızlarından taşmaktadır. İçlerinde gizledikleri (nefret) ise daha da büyüktür. Eğer aklınızı kullanıyorsanız işte size ayetleri açıkladık.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ey iman edenler! Sizden olmayanları içli dışlı dost edinmeyin. Onlar size zarar vermekte kusur etmezler, sizin sıkıntıya düşmenizi isterler. Düşmanlıkları ağızlarından taşmaktadır; gönüllerinde sakladıkları ise daha da büyüktür. Size âyetlerimizi böylece açıklamış bulunuyoruz—eğer aklınızı kullanacaksanız.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ey iman sahipleri! Kendi dışınızdakilerden/seviyenizin altındakilerden bir kimseyi sırdaş edinmeyin. Sizi sarpa sardırıp perişan etmekten çekinmezler. Size sıkıntı verecek şeyi pek severler. Ağızlarından nefret ve öfke taşmaktadır. Göğüslerinin saklamakta olduğu ise daha büyüktür. Eğer aklınızı işletirseniz Allah size ayetlerini açık-seçik göstermiştir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
iy anlar kim įmān getürdiler! ŧutman ħaśeki, sizden ayruķ ya'nį müsülmānlarden ayruķ. ŧaķśįrlik eylemeyeler size, azġunlıķdan yaña ya'nį ŧaķśįrlik eylemeyeler işüñüz azdurmaġa; ol ḥalde kim sevdiler kim zaḥmet düşedüñüz. [33a] bayıķ belürdi düşmānlıķ aġızlarından daħı ol kim gizler gögüzleri anlaruñ uluraķdur. bayıķ bellü eyledük size āyetleri eger olasız añalarsız.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İy īmān getüren kişiler, idinmeñüz sırdaşlar sizden özge ḳavmlerden. Sizedostluḳ itmezler illā ayaḳlaruñuz dolaşdurmaġ‐ıçun ḥaḳ yolından, Tañrıdanisterler size ziyān degmegi. Āşikāre oldı düşmanlıḳ dillerinden, daḫıyürekleri gizledügi nesne uluraḳdur. Taḥḳīḳ size bellü eyledük āyetlerieger sizüñ ‘aḳluñuz var‐ısa.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ey iman gətirənlər! Özündən başqasını özünüzə sirdaş (dost) tutmayın. Onlar sizin barənizdə fitnə-fəsad törətməkdən əl çəkməzlər, sizin (zərərə və) əziyyətə düşməyinizi istəyirlər. Həqiqətən, onların sizə qarşı olan ədavəti ağızlarından çıxan sözlərdən aşkar olur. Amma ürəklərində gizlətdikləri (düşmənçilik) isə daha böyükdür. Əgər düşünüb dərk edirsinizsə, (onların sizə bəslədikləri ədavət barəsindəki) ayələri artıq sizə izah etdik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
O ye who believe! Take not for intimates others than your own folk, who would spare no pains to ruin you; they love to hamper you. Hatred is revealed by (the utterance of) their mouths, but that which their breasts hide is greater. We have made plain for you the revelations if ye will understand.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
O ye who believe! Take not into your intimacy those outside your ranks: They will not fail to corrupt you. They only desire your ruin: Rank hatred has already appeared from their mouths: What their hearts conceal is far worse. We have made plain to you the Signs, if ye have wisdom.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَٓا اَيُّهَا
ey
الَّذ۪ينَ
o kimseler ki
اٰمَنُوا
iman ettiler
لَا تَتَّخِذُوا
edinmeyin
بِطَانَةً
sırdaş
مِنْ دُونِكُمْ
kendinizden başkasını
لَا يَاْلُونَكُمْ
onlar size geri durmazlar
خَبَالاًۜ
fenalık etmekte
وَدُّوا
istediler
مَا
o şe- yi ki
عَنِتُّمْۚ
sıkıntıya düştünüz
قَدْ
doğ- rusu
بَدَتِ
taştı
الْبَغْضَٓاءُ
kinleri
مِنْ اَفْوَاهِهِمْۚ
onların ağızlarından
وَمَا
ve o şey ki
تُخْف۪ي
saklıyor
صُدُورُهُمْ
göğüsleri
اَكْـبَرُۜ
daha bü- yüktür
قَدْ
ger- çekten
بَيَّنَّا
açıkla- dık
لَكُمُ
size
الْاٰيَاتِ
âyetleri
اِنْ
eğer
كُنْتُمْ
iseniz
تَعْقِلُونَ
aklınızı kullanıyorsunuz
Ey iman (ettiğini iddia) edenler! Kendinizden başkalarını sırdaş edinmeyin! Çünkü onlar size fenalık etmekten asla geri durmazlar, hep zahmet ve meşakkat çekmenizi isterler. Doğrusu onların (size olan) kin (ve düşmanlık)ları (sizin aleyhinize söyledikleri sözlerle) ağızlarından taşmaktadır. Göğüslerinde sakladıkları (kin ve düşmanlıkları) ise daha büyüktür. Eğer aklınızı kullanan kimseler iseniz, doğrusu Biz size âyetlerimizi iyice açıkladık.
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
اَيُّهَا
Edat
اَيُّهَا
Ey! (Bir hitap biçimidir)
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اِتَّخَذَ
Fiil-VIII
ا خ ذ
Edindi, aldı, vesile saydı, tuttu
بِطَانَة
İsim
ب ط ن
Sırdaş, astar
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
دُون
İsim
د و ن
Başka, başkası, arka, hariç, önce, dışında
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَلَا
Fiil-I
ا ل و
Geri durdu
خَبَال
İsim
خ ب ل
Fenalık, bozgunculuk
وَدَّ
Fiil-I
و د د
Arzu etti, istedi, sevgi besledi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
عَنِتَ
Fiil-I
ع ن ت
Sıkıntıya düştü
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
بَدَا
Fiil-I
ب د و
Taştı, açıkladı, zuhur etti, ortaya çıktı, karşılarına çıktı, belirdi
بَغْضَٓاء
İsim
ب غ ض
Kin, nefret
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَفْوَاه
İsim
ف و ه
Ağızlar
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اُخْفِىَ
Fiil-IV
خ ف ي
Gizledi, sakladı
صَدْر
İsim
ص د ر
Göğüs, sine
اَكْبَر
İsim
ك ب ر
Daha büyük, ekber
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
بَيَّنَ
Fiil-II
ب ي ن
Açıkladı, beyan etti, gösterdi
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَقَلَ
Fiil-I
ع ق ل
Aklını kullandı, akletti, akıl erdirdi