close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Âli İmrân Sûresi 116. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnne-lleżîne keferû len tuġniye ‘anhum emvâluhum velâ evlâduhum mina(A)llâhi şey-â(en)(s) veulâ-ike ashâbu-nnâr(i)(c) hum fîhâ ḣâlidûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Gerçekten de o kafirlerin ne malları Allah azabından onları koruyabilir, ne evlatları ve onlardır ateş ehli olanlar, orada ebedi kalırlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Şu da bir gerçektir ki, o inkâr edenlerin ne malları, ne çocukları, onlara Allah’tan yana (O’nun azabından kurtulma adına) hiçbir şeyle (ve hiçbir şekilde fayda) eriştirmeyecektir. İşte onlar ateşin ehlidir, (cehenneme girecek ve) onda temelli olarak kalacak (kimselerdir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler yok mu? Onların ne dünyadaki malları, ne de evlatları, Allah'a karşı hiçbir fayda sağlamayacaktır. İşte onlar ateşin halkıdırlar, orada temelli olarak kalacaklardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah'ı, peygamberlerini, Allah'a imanın gerektirdiği esasları inkârda ısrar edenlerin, kâfirlerin, ne malları-servetleri, ne evlâtları, Allah'tan gelecek bir şeyi, hiçbir cezayı asla engelleyemeyecektir. Onlar cehennemliktirler. Orada ebedî kalırlar.
Ahmet Varol
swap_vert close
İnkar edenlerin malları ve çocukları Allah katında onlara bir şey kazandırmayacaktır. Onlar ateşe atılacak olanlardırlar. Orada sonsuza kadar kalacaklardır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Gerçekten inkâr edenlerin ise, ne malları, ne çocukları, onlara Allah'tan yana bir şey sağlayamaz. İşte onlar, ateşin halkıdırlar, onda temelli kalacaklardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Kâfir olanlar (var ya!) onların ne malları, ne evlâdları kendilerini Allah'ın azâbından asla kurtaracak değildir. Onlar cehennemliktir ve orada ebedî olarak kalıcıdırlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O azgın kâfirlere gelince, ne malları ne de evlatları kendilerine Allah’tan yana bir fayda vermeyecektir. Onlar ateşin arkadaşlarıdırlar. İçinde ebedî kalacaklardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İnkâr edenlere gelince, onların malları da evlatları da Allah'ın azabından korunmak için kendilerine hiçbir fayda sağlamayacaktır. İşte onlar cehennemliklerdir; onlar orada uzun süreli kalacaklardır.
Besim Atalay
swap_vert close
Kâfirlerin ne malları, ne dahi oğulları Allaha karşı bir fayda eder, işte bunlar cehennemlik, orda sonsuz kalırlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İnkârcılara gelince; onları ne (kalıcı olduklarını düşündükleri) dünya malları ne de (iftihar edip durdukları) evlatları Allah'(ın azabın)a karşı koruyabilir. İşte onlar, içinde yaşayıp kalacakları ateşe mahkûm olacaklardır.
İnsan ne kadar varlıklı ve çocuklu olursa olsun, hatta çocukları dünyanın en etkili makamlarında da bulunsa dünyada ölümden âhirette azaptan kurtulamaz. Hal böyle iken insanların bir kısmı hayatı sadece dünyadan ibaret görüp âhireti bütünüyle yok saymaktadır. Dünyalık nimetleri elde etmek uğruna her şeyi kendilerine mubah gören bu tip kişilerin isteklerine gem vurmak imkânsızdır. Âyetteki mesaj inkârcılara hitaben verilmiş olsa da inandığı halde hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamlarını sadece dünya ile sınırlı tutan Müslüman kimliğiyle yaşayanlar da buradan kendilerine düşen mesajı almalıdır. Âhireti kazanmak için yalnız Allah’a inanmak yetmiyor, Allah’la yaşamak, O’nun direktiflerine göre bir hayat tarzı oluşturmak, mücadele vermek, ilahi öğretileri çağın vitrinine taşımak, insanların irşadına sunmak, Hakkı bulmakta zorlananların vicdanını harekete geçirmek, varlığın hikmetini ortaya koyarak iyilik ve doğruluk için, adalet ve ehliyet için, barış ve huzur için, Hakkın ve haklının yanında yer almak için çalışmak icap ediyor.  
Cemil Said
swap_vert close
Kâfirlere gelince ânların servetleri ve çocukları Allâh’ın huzûrunda kendilerine fâide virmeyecekdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İnkar eden kimselerin malları ve çocukları, Allah'tan yana, onlara bir fayda vermeyecektir. İşte onlar cehennemliklerdir, onlar orada temellidirler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İnkâr edenlerin ne malları ne evlatları, onlara Allah’a karşı bir yarar sağlar. İşte onlar cehennemliktirler. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İnkâr edenlerin malları da çocukları da Allah’a karşı kendilerine hiçbir fayda sağlamayacaktır. İşte onlar cehennemliklerdir; onlar orada ebedî kalacaklardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İnkâr edenler var ya, onların malları da evlâtları da Allah'a karşı kendilerine hiçbir fayda sağlamayacaktır. İşte onlar, cehennemliklerdir; onlar orada ebedî kalacaklardır.
Edip Yüksel
swap_vert close
İnkar edenlerin ne paraları ne de çocukları ALLAH'a karşı kendilerine hiç bir yarar sağlamıyacaktır. Onlar ateşin halkıdır ve orada sürekli kalıcıdırlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O inkâr edenler (var ya), onların ne malları, ne de evlatları, onlara Allah'a karşı hiçbir fayda sağlamayacaktır. Onlar, ateş halkıdır; orada ebedi kalacaklardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Küfredenler, her halde onların ne malları ne evlâdları kendilerini Allahdan kurtaracak değildir, onlar eshabı nardır hep onda kalacaklardır
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz ki (hakkı) inkâr eden kimselerin ne malları ne de evlatları, Allah (‘ın azabın) a karşı kendilerine bir fayda sağlayacaktır. İşte onlar, ateş ehlidir. Onlar, orada ebedî kalacaklardır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Gerçeği yalanlayarak nankörlük edenlere gelince, onların ne malları ne de evlatları Allah'a karşı kendilerine hiçbir yarar sağlamayacaktır. İşte onlar, ateş ehlidir. Onlar, orada sürekli kalacaklardır.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hakıykat, o küfredenler (yok mu?) onların ne malları, ne evlâdları kendilerinden, Allah'ın azabından hiçbir şey'i, kaabil değil, gideremezler. Onlar cehennemin yâr-ü hemdemidirler. Onlar orada ebedî kalıcıdırlar.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Şübhesiz ki inkâr edenlerin ne malları ne de evlâdları, Allah'(ın azâbın)a karşı kendilerine hiçbir şeyle fayda vermeyecektir! Ve işte onlar ateş ehlidirler. Onlar orada ebedî olarak kalıcıdırlar.(1)
(1)“Kâfir ve münâfıkların Cehennemde yanmalarını ve azab ve cihad gibi hâdiseleri kendi şefkatine sığıştırmamak ve te’vîle sapmak (başka tarafa çekmek), Kur’ânın ve edyân-ı semâviyenin (semâvî dinlerin) bir kısm-ı azîmini (büyük bir kısmını) inkâr ve tekzib (yalanlama) olduğu gibi, bir zulm-i azîm (büyük bir zulüm) ve gāyet derecede bir merhametsizliktir. Çünki ma‘sum hayvanları parçalayan canavarlara himâyetkârâne(koruyarak) şefkat etmek, o bîçâre hayvanlara şedid bir gadir (şiddetli bir zulüm) ve vahşî bir vicdansızlıktır. Ve binler Müslümanların hayât-ı ebediyelerini mahveden ve yüzer ehl-i îmânın sû’-i âkıbete (îmansız ölmesine)ve müdhiş günahlara sevk eden adamlara şefkatkârâne tarafdâr olmak ve merhametkârâne cezâdan kurtulmalarına duâ etmek, elbette o mazlum ehl-i îmâna dehşetli bir merhametsizlik ve şenî‘ (çirkin) bir gadirdir.” (Kastamonu Lâhikası, 130)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Gerçekten (Hakkı reddedip) inkâr etmiş olanlar (inkâr ve nankörlüğe saplanmış olanlar) ise, ne malları ne evlatları, onlara Allah’tan yana bir şey sağlayamaz. İşte onlar ateş ehlidirler. Onlar orada (Allah’ın dilediği vakte kadar) kalırlar. *
(*) Burada, mal ve evlâtlarının çokluğu sebebiyle şımarmış olan dolayısıyla kendilerine azap edilmeyeceğini iddia eden (bk. Sebe’ 34/35), asıl iman edilmesi gerekenleri inkâr ederek dinden uzaklaşan herkes uyarılmakta; mal ve evlât çokluğu gibi maddî ve geçici güçlerin insanları Allah’a yaklaştırıcı ve onun katında değerli kılıcı sebepler olmadığı, bu tür zenginliklerin Allah’tan gelecek olan cezaları önleyemeyeceği bildirilmektedir. Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 1 Sayfa: 656) Not: Kur’an da geçen (خالدون)’’halidün’’ kelimesi, ebedi anlamında değildir. Bunun anlamı: (Cezaları bitene kadar ya da Allah’ın dilediği vakte kadar) devam etmek, ((خَلَدَ دام وبَقِيَ veya süresi belli olmayan uzun bir süre kalmak gibi anlamlara gelir. Bkz: ((خَلَدَ بِالْمَكَانِ : أَقَامَ فِيهِ وَدَامَ وَاسْتَقَرَّ طَوِيلا (تعريف و معنى خلد في معجم المعاني الجامع - معجم عربي عربي Öyleyse ‘’Onlar orada ebedi, temelli veya sürekli kalacaklar şeklindeki mealler hatalıdır.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Gerçekleri inkâr edenler için Allah’ın yanında, ne malları, ne de evlatları hiçbir şekilde onlara fayda sağlamayacak. Onlar ateşe girecek olanlar olup, sürekli kalacaklardır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten o kimseler ki tanımazlar, ne malları, ne de çocukları onları Allah’a karşı biraz olsun koruyamazlar. İşte ateşlik olanlar bunlardır. Onlar hep orada kalacaklardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kâfir olanlar, yok mu, onların ne malları ne oğulları hiçbir şeye yaramaz [¹]. Onlar ateşliktir, orada dâim kalacaklardır.
[1] Yahut Allah'ın azabından onları kurtaramaz.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
İnkâr edenlere gelince, onların malları da evlatları da Allah’a karşı kendilerine hiçbir yarar sağlamaz. İşte onlar ateş ehlidirler orada ebedi kalıcıdırlar.
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz küfre sapan kimselerin ne malları ve ne de çocukları, Allah'tan yana, onlara bir şey sağlayamaz. İşte onlar ateş ehlidir, onlar onda temelli kalıcılardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Fakat nankörce davranarak Allah’ın ayetlerini inkâr edenlere gelince; onların ekonomik, askerî, siyasal, toplumsal güçleri, yani malları ve çocukları, onları Allah’ın gazâbından kurtaramayacaktır!İşte onlar, cehennem halkıdırlar ve sonsuza dek orada kalacaklardır.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İnkâr etmiş olanlara gelince; onların malları da, evlatları da Allah’tan bir şeye yaramayacaktır. İşte onlar Ateş arkadaşlarıdır; içinde sürekli kalacaklardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
İnkarcıların, ne malları ne çocukları kendilerini yarın kıyamet gününde Allah'ın elinden asla kurtaramayacaktır. Bunlar, ateş mahkumları olarak sonsuza kadar cehennemde kalacaklardır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnkâr edenlerin malları evlatları hesap günü Allah’ın huzurunda yarar sağlamaz. İşte onlar cehennemliktirler. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki kâfir olanların malları da çocukları da Allah’a karşı onlara hiçbir şeyde asla yarar sağlamayacaktır. İşte onlar ateş halkıdır; onlar orada [ebedî] kalıcıdır.
Mehmet Türk
swap_vert close
O kâfirlerin malları da çocukları da kendilerini, Allah’ın azabından asla kurtaramayacaktır. İşte cehennemlikler, bunlardır ve onlar, orada sonsuz kalacaklardır.
Muhammed Esed
swap_vert close
Hakikati inkara şartlanmış olanlara gelince; onları ne dünya malları ne de evlatları Allah’a karşı koruyabilir. İşte onlar içinde yaşayıp kalacakları ateşe mahkum edilmişlerdir.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Gerçekleri örtbas eden kâfirlere gelince, onların ne malları ne de evlatları, Allah’ın huzurunda hiçbir fayda vermeyecektir. Onlar, ateşi boylayacaklar ve orada kalıcıdırlar. 3/10, 31/33
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Küfre saplananlara gelince: ne malları ne de çocukları, onlara Allah’tan gelecek bir azap karşısında hiçbir yarar sağlamaz: işte onlar ateş ashabıdır, onlar orada daimi kalıcıdır.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Kafirlere (müşrikler ile münafıklara) gelince, -Allah'ın azabına karşı- ne malları ne de çocukları onlara bir yarar sağlayabilecektir, onlar cehennemliktirler, orada sonsuza dek kalacaklardır.
Osman Fırat
swap_vert close
İnkâr edenlerin ne malları ne evlatları, onlara Allah’a karşı bir yarar sağlamayacaktır. İşte onlar cehennemliktirler. Onlar orada sürekli kalacaklardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Muhakkak o kimseler ki, kâfir oldular, onları ne malları ve ne de evlatları Allah Teâlâ'nın azabından kurtaramaz. Ve onlar cehennem ehlidirler. Onlar orada ebedî kalacak kimselerdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Kâfir olanların ne malları ne de evlatları, kendilerini Allah'ın cezasından asla kurtaramaz. Onlar cehennemlik olup orada ebediyyen kalacaklardır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Nankörlere gelince, ne malları, ne de evladları onlara, Allah'a karşı hiçbir yarar sağlamayacaktır. Onlar ateş halkıdır; onlar orada sürekli kalacaklardır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Malları ve evlâdları (ne kadar çok ve ne kadar kuvvetli olsa) kâfirlerden Allâh'ın 'azâbını biraz olsun def'a yaramaz. Onlar cehennemlik olub orada dâimâ ve ebedî kalırlar [²]
[2] Yahûdîlerin: Bizim evlâdımız ve emvâlimiz İslâmların evlâd ve emvâlinden ziyâdedir. Bu, bizim Allâh 'indinde daha ziyâde makbûl oldığımıza delâlet ider dimelerini redden bu âyet-i kerîme nâzil oldı.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Kâfirlerin[*] malları da çocukları da Allah’a karşı bir fayda sağlamaz. Onlar cehennem ahalisidir, orada ölümsüz olarak kalacaklardır..
[*] Âyetleri görmezlikten gelenlerin.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Kafir olanlar ise onlara malları da evlatları da Allah'tan gelen bir şeye/azaba karşı bir fayda vermeyecektir. Onlar, cehennem ashabıdır, orada ebedidirler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İnkâr edenlere gelince, Allah'ın azabından kurtulmak için onlar ne mallarından bir yarar görürler, ne evlâtlarından. Onlar ateş ehlidir; orada sürekli kalacaklardır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Küfre sapanlara gelince, onların malları da çocukları da kendilerine Allah'a karşı bir yarar asla sağlamayacaktır. Ateşin dostlarıdır onlar. Sürekli kalacaklardır onun içinde.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ anlar kim kāfir oldılar, hergiz aśśı eylemeye anlara malları ne daħı oġlanları, Tañrı’dan nesene. daħı şunlar od isleridür anlar anuñ içinde ebed ķalıcılardur.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ ol kişiler kim kāfir oldılar aṣṣı eylemez anlardan mālları, oġlanlarıdaḫı Tañrı Ta‘ālā ‘aẕābından, hīç nesne daḫı. Anlar cehennem ehlidür, anlaranuñ içinde ebedī ḳalurlar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Əlbəttə, kafir olan şəxslərin nə malları, nə də övladları onları Allahdan (Allahın əzabından) əsla qurtara bilməyəcək. Onlar cəhənnəmlikdirlər və orada əbədi qalacaqlar.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! the riches and the progeny of those who disbelieve will not avail them aught against Allah; and such are rightful owners of the Fire. They will abide therein.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Those who reject Faith,- neither their possessions nor their (numerous) progeny will avail them aught against Allah. They will be companions of the Fire,- dwelling therein (forever).(438)
438 Cf. 3:10 .  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّ
şüp- hesiz
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
كَفَرُوا
inkâr ettiler
لَنْ تُغْنِيَ
asla fayda sağlamayacaktır
عَنْهُمْ
kendilerine
اَمْوَالُهُمْ
malları
وَلَٓا اَوْلَادُهُمْ
ve ne evlatları
مِنَ اللّٰهِ
Allah'tan
شَيْـٔاًۜ
hiçbir şeye
وَاُو۬لٰٓئِكَ
ve işte onlar
اَصْحَابُ
ehlidirler
النَّارِۚ
ateş
هُمْ
onlar
ف۪يهَا
orada
خَالِدُونَ
ebedi kalı- cıdırlar
İnkâr edenlere gelince, (hesap günü) onların ne malları ne de evlatları Allah'a karşı kendilerine hiçbir fayda sağlamayacaktır. İşte onlar, ateş ehlidirler ve onlar orada ebedi olarak kalırlar.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
لَن
Harf-i nefi
لَن
Asla, kesinlikle, hiç
اَغْنَى
Fiil-IV
غ ن ي
Fayda sağladı, müstağni kıldı, zengin etti, kazandırdı, savdı
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
مَال
İsim
م و ل
Mal, sermaye
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
وَلَد
İsim
و ل د
Çocuk , evlat
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
اَصْحٰب
İsim
ص ح ب
Ehil, halk, arkadaşlar, Ashâb, sahipler
نَار
İsim
ن و ر
Ateş
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
خَالِدٌ
Etken fiil
خ ل د
Ebedi kalıcı, devamlı kalıcı, ölümsüz