Hep birden Allah'ın ipine sımsıkı sarılın, bölük bölük olmayın ve anın Allah'ın size verdiği nimeti, anın o zamanı ki düşmandınız birbirinize, kalplerinizi uzlaştırdı, nimetiyle kardeş oldunuz. İçinde ateş dolu bir çukurun tam kenarındaydınız, sizi kurtardı oradan. Allah, doğru yolu bulursunuz diye delillerini böyle açıklar işte.
Allah ipi, Ebû-Said-i-Hûdri, Abdullah ve Katâde'ye göre Kur’ân'dır. İbn-i Abbas ve Ebû-Zeyd'e göre Müslümanlıktır. İmam Ca'fer-üs-Sâdık (a.s)'ın, biz, Tanrının Allah ipine yapışın diye emrettiği kişileriz, Allah ipiyiz dediği rivâyet edilir. Hz. Muhammed (s.a.a)'in, "Ben, sizin aranızda iki halife bırakıyorum; gökle yer arasında, uzatılmış bir ip olan Allah kitabı ve soyum, Ehl-i Beyt'im; ikisi, havuz kıyısında bana ulaşıncaya dek birbirinden ayrılmaz" dediğini Ahmed-ibn-i Hanbel, "Müsned"inde, Tabarâni, "Kebir" inde rivâyet ederler (al-Câmi'üs-Sagıyr, 1. s.87). Bu hadis, daha başka tarzlarla ve eklentilerle Tirmizi, Hâkim, Zehebi tarafından da tahric edilmiştir (Seyyid Abd-ül Huseyn Şerefüddin: al-Murâcaât, Bağdat, Miktebet-ül-Câmia, 1946 -1365. s. 20-21). Aynı meâlde bir hadis, Ebû-Hureyre'den tahric edilir (al-Cami, 2, s. 4).