close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Alak Sûresi 6. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kellâ inne-l-insâne leyatġâ
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İş öyle değil, şüphe yok ki insan, azar elbette.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ama hayır; gerçekten insan, (eline imkân ve fırsat geçince, maalesef rütbesine ve servetine güvenerek şımarıp) azgınlaşmakta ve haddini aşmaktadır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Okumamaktan sakın. Gerçek şu ki insan muhakkak azıtıp sapıtır,
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ne kadar pervâsız davranıyor! İnsan isyanda ve haksızlıkta çok ileri gidiyor!
Ahmet Varol
swap_vert close
Hayır. İnsan gerçekten azar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Hayır; gerçekten insan, azar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Doğrusu (kâfir) insan azgınlık eder,
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Fakat insan mutlaka azıyor.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Gerçek şu ki, insan azar.
Besim Atalay
swap_vert close
6,7. Öyle değil, insan kendisini zengin görünce azar!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
6-7. Gerçek şu ki, insan ne zaman kendisini yeterli görse (kimseye muhtaç olmadığına kanaat getirse) fütursuzca azar (kendini tanrılaştırır).
İnsan, elindeki emanet varlıklar çoğaldıkça onların gerçek sahibinin kendisi olduğunu, onları kendi kudretiyle elde ettiğini ve Hümeze 104/3. ayetinde buyrulduğu gibi “malının kendisini ebedi kılacağını” sanır. Böylece bu varlıkları imtihan için kendisine emanet eden Allah’ı unutur. İşinde çalıştırdığı insanların rızkını kendisinin verdiğini sanır ve onları birer kul olarak görmeye başlar. Kendisinin, rızıkların taksiminde sadece bir aracı olduğunu ve fakat görev dağılımında farklı yerde istihdam edildiğini ve elindeki fani varlıkların her an bir başkasına devredilebileceğini düşünmez. Bu şımarıklıkla kendini firavunlar gibi tanrılaştırır.  
Cemil Said
swap_vert close
6,7. Fakat insân zengin olunca ’âsî oluyor.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
6,7. Ama, insanoğlu kendini müstağni sayarak azgınlık eder.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
6,7. Hayır, insan kendini yeterli gördüğü için mutlaka azgınlık eder.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
6-7. Hayır! Gerçek şu ki insan, kendini kendine yeterli gördüğü için çizgiyi aşar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
6, 7, 8. Gerçek şu ki, insan kendini kendine yeterli görerek azar. Kuşkusuz dönüş Rabbinedir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Doğrusu, insan azar;
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hayır! Doğrusu (kâfir) insan azgınlık eder.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sakın okumamak etme, çünkü insan muhakkak tuğyan eder
Emrah Demiryent
swap_vert close
6-7. Gerçek şu ki (gâfil) insan kimseye muhtaç olmadığı zannıyla (sahip olduğu bilgi, güç ve servetle şımararak) azar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Bu gerçeğe rağmen insan yine de tuğyan¹ eder.
1- Haddi aşma, zulüm, azgınlık, sapkınlık, isyan, küfür.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Okumamakdan) sakın! Çünkü insan muhakkak azar,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
6,7. Hayır! Şübhesiz insan, kendisini ihtiyaçtan kurtulmuş görmesinden dolayı gerçekten (isyân ederek) haddini aşar!(4)
(4)“Hastalık, hayât-ı ictimâiye-i insâniyede (insanların cem‘iyet hayâtında) en mühim ve gāyet güzel olan hürmet ve merhameti telkīn eder. Çünki insanı vahşete ve merhametsizliğe sevk eden istiğnâdan (kendini hiçbir şeye muhtaç görmeme hâlinden) kurtarır. Çünki اِنَّ الْأِنْساَ لَيَطْغٰي۞اَنْ رَاهُ اسْتَغْنٰي [Şübhesiz insan, kendisini ihtiyaçtan kurtulmuş görmesinden dolayı gerçekten haddini aşar!] âyetinin sırrıyla, sıhhat ve âfiyetten gelen istiğnâda bulunan bir nefs-i emmâre (kötülüğü emredici nefis), şâyân-ı hürmet çok uhuvvetlere (hürmete lâyık çok kardeşliklere) karşı hürmeti hissetmez. Ve şâyân-ı merhamet ve şefkat olan musîbetzedelere ve hastalıklılara merhameti duymaz. Ne vakit hasta olsa, o hastalıkta aczini ve fakrını anlar, lâyık-ı hürmet olan kardeşlerine karşı hürmeti hisseder.” (Lem‘alar, 25. Lem‘a, 221)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
6,7. Hayır (iş sanıldığı gibi değil)! Doğrusu, insan ne zaman kendisini (servet sahibi, zengin ve) yeterli görse (kimseye muhtaç olmadığını zannetse) azgınlık eder. *
(*) Bu âyetlerin nüzûlüne böyle bir olay sebep olsa da, burada ifade edilen evrensel gerçek, hangi devirde olursa olsun insanın hayat mücadelesinde yalnız kendine güvenmesi, her durumda kendisini yeterli görüp Allah’ın yardım ve tevfikinden kendisini müstağni saymasıdır. Kur’an’ı kerim, Câhiliye putperestleri örneğinde, Allah’a karşı bu olumsuz tavrı çeşitli vesilelerle eleştirmektedir… kellâ kelimesi olumsuzluk edatı olup kendisinden sonra anlatılanların aslında olmaması gerektiğini ifade eder. Bu bağlamda, zenginliğine güvenerek şımaran ve kendini yeterli görerek nankörlük eden, azgınlaşıp hakka sırt çeviren insanın böyle yapmaması gerektiğini vurgular. Zira gerçekte insan zayıf ve muhtaç bir varlıktır; sağlık, huzur, sükûn ve emniyet içerisinde hayatını devam ettirebilmesi için öncelikle Allah’a ve kendisinin de üyesi bulunduğu toplumun diğer fertlerine ihtiyacı vardır. İnsanların ellerinde bulunan bütün imkânların gerçek sahibi ise kendileri değil, onu yaratan ve istediği anda ellerinden alma gücüne sahip olan Allah Teâlâ’dır...Tefsir (Kur’an Yolu)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Hayır, İnsan gerçekten azmıştır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ancak, insan bu, ne de olsa azar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
6, 7. Evet evet [⁷], insan kendini zengin gördüğü için azar,
[7] Veya haberiniz olsun ki.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Şunu iyi bil ki [kellâ!], insan gerçekten azdıkça azıyor,
Kadri Çelik
swap_vert close
Hayır! Gerçekten insan azıtır!
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hayır; doğrusu, Allah’ın adı ile okumayan insan, sahip olduğu bilgi, güç ve servetle şımararak azgınlık eder!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Hayır! İnsan, elbette azgınlaşıyor;
Mehmet Çakır
swap_vert close
6,7. Yoo. İnsan kendini yeterli gördü mü azar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ancak insanın yaratılış özellikleri içinde nankörlükte vardır. Bu nedenle insan nankörlük yaparak Rabbine karşı azar. Yaratılmış olduğunu unutur.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
6,7. Hayır! Şüphesiz ki insan, kendini zengin (ihtiyaçsız) gördüğü için azar. [*]
Burada kendini yeterli, ihtiyaçsız ve sorumsuz görenlerin elbette azgınlaşacağı uyarısına değinilmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
6,7,8. Hayır! Doğrusu insan (ne zaman) kendisini kendisine yeterli görse, mutlaka azgınlık eder. Hâlbuki dönüş, mutlaka Rabbinedir.
Muhammed Esed
swap_vert close
Gerçek şu ki insan fütursuzca azar,
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bütün bunlara rağmen insan yine de azar. 25/43, 80/1...23
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
EVET, evet;[⁵⁸⁰⁶] insan mutlaka azar,
[5806] Kellâ: Muhtemelen edatın ilk geçtiği yer. Dilciler farklı mânalara geldiğini söylemişlerdir. Basralılara göre “Yoo, hayır, asla” veya paragraf başı; Kisai’ye göre “gerçekten de, hakikat şu ki”, Sa’leb’e göre “değil mi ki”, Ferrâ’ya göre “evet, kesinlikle” mânasına gelir. Bizce edat bağlamına göre bu işlev ve anlamlardan bir veya birkaçını kazanır. Tercüme boyunca tercihimiz de budur. Bir ara cümle gibi öncesini de sonrasını da görür.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Hayır, (kâfir olan) insan azgınlık eder,
Osman Fırat
swap_vert close
Hayır, İnsan mutlaka azgınlık eder.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Sakın. Şüphe yok ki, insan elbette azar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
6, 7. Hayır! Rabbinin bunca nimetlerine rağmen kâfir insan kendisini ihtiyaçsız zannetti diye azar.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Hayır, (Rabbinin bu kadar iyiliğine rağmen yine) insan azar;
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Muhakkakdır ki insân tuğyân ider.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yok, yok… İnsan kesinlikle azar;
Şaban Piriş
swap_vert close
-Hayır!Şüphesiz insan azgınlık ediyor.
Ümit Şimşek
swap_vert close
6,7. Heyhat! İnsan kendisini ihtiyaçtan uzak görünce azgınlaşıverir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İş, sanıldığı gibi değil! İnsan gerçekten azar:
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
6-7. ḥaķķaa yā degül eyle. bayıķ ādemį ya'nį ebū cehl ḥaddan geçer kim gördi gendüzini ḥācetsüz oldı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anuñ gibi degül, ādem oġlanı azar her nesnede,
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Xeyr, insan azğınlıq edər,
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Nay, but verily man is rebellious
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Day, but man doth transgress all bounds,(6208)
6208 All our knowledge and capacities come as gifts from Allah. But man, in his inordinate vanity and insolence, mistakes Allah's gifts for his own achievements. The gifts may be strength or beauty, wealth, position, or power, or the more subtle gifts of knowledge or talents in individuals-or Science, or Art, or Government, or Organisation for mankind in general.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
كَلَّٓا
hayır
اِنَّ
muhak-kak ki
الْاِنْسَانَ
insan
لَيَطْغٰىۙ
gerçekten azar
(6-7) Hayır (sizin zannettiğiniz gibi değil)! Muhakkak ki insan, kendini müstağni (kendi kendine yeterli ve Allah'a karşı ihtiyaçsız) gördüğü için gerçekten (haddini aşarak) azar.
كَلَّا
Ünlem
كَلَّا
Hayır
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اِنْسَان
İsim
ا ن س
İnsanlar, insanlardan olan, kabile
طَغٰى
Fiil-I
ط غ ي
Haddi aştı, azdı, aşırı gitti, azgınlık etti