close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Alak Sûresi 4. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Elleżî ‘alleme bil-kalem(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Öyle bir Rab ki kalemle öğretmiştir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ki O, kalemle (yazmayı ve ilmi kayıt altına almayı ve yazılan kitapları okuyup anlamayı) öğretip (talim buyurandır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Kalemle yazmayı, çizmeyi ve kalem kullanmayı öğretendir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kalem ile yazmayı ve bilgiyi öğretendir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ki O kalemle (yazmayı) öğretti.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ki O, kalemle (yazmayı) öğretendir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ki O, kalem ile (yazıyı) öğretti,
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Kalem ile (okuma yazma kabiliyetini vererek) öğretendir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
O, insana kalemi kullanmayı öğretendir.
Besim Atalay
swap_vert close
3,4,5. Oku ! İnsana kalemle öğreten, bilmediğini bildiren, kerim olan Tanrının adını
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
O, insana (bilgiyi) kalemle öğretti.
Cemil Said
swap_vert close
Kalem isti’mâlini o öğretdi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
3,4,5. Oku! Kalemle öğreten, insana bilmediğini bildiren Rabbin, en büyük kerem sahibidir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
4,5. O, kalemle yazmayı öğretendir, insana bilmediğini öğretendir.[588]
Bu ilk beş âyet, Hz. Peygamber Hira mağarasında iken Cebrail’in ilk getirdiği âyetlerdir. Bu âyetlerin inmesinden sonra vahiy bir süre kesilmişti ki bu süreye “fetret dönemi” denir. Daha sonra Müddessir sûresinin inmesiyle fetret dönemi sona ermiştir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
3-5. Oku! Kalemle (yazmayı) öğreten, (böylece) insana bilmediğini bildiren rabbin sonsuz kerem sahibidir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
3, 4, 5. Oku! İnsana bilmediklerini belleten, kalemle (yazmayı) öğreten Rabbin, en büyük kerem sahibidir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Kalem yoluyla öğretir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O Rab ki kalemle yazmayı öğretti.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Kalem ile öreten de
Emrah Demiryent
swap_vert close
4-5. O (Allah ki) insana kalemle yazmayı ve bilmediği şeyleri öğretti.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kalemle öğretendir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ki O, kalemle (yazı yazmayı) öğretendir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
O, kalemle öğretendir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ki O, (Rabbin) kalemle (yazmayı, ilmi kayıt altına almayı ve bilgiyi) öğretti. *
(*) Kalem; bilgi, eğitim ve öğretimin sembolüdür. Daha ilk âyetlerde vahyin, bilginin zamanla unutulma ve tahrif edilme riskine karşı yazılarak muhafazası öğretilmiştir. Kurân’ın, canlılar arasında insanın farklı ve üstün yerini onun öğrenme özelliği ile tanımlaması son derece anlamlıdır. (Kurandan Hayata)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kalem ile öğretendir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Kalemle yazmayı öğretti.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
3, 5. Oku. Kalemle öğreten, insana bilmediği şeyleri öğreten Rabbin, keremde erişilmeyecek bir mertebededir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
O, kalemle (yazmayı) öğretti.
Kadri Çelik
swap_vert close
O, kalemle (insana yazmayı) öğretendir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
O Allah ki, kalem ve benzeri araçlar ile gerek vahiy ve hikmeti, gerekse ona dayanan bilgileri yazıp muhafaza ederek sonraki nesillere yani şimdiki zamanın ötesine ve bu mekanın dışına aktarma ve böylece, Allah’a kul olma yolunda ilerlemeyi öğretendir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
O ki Kalem ile öğretti.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Nitekim insana kalemle yazmayı öğretti.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Rabbin sana sözle, yazıyla kendini ifade etme yeteneği verdi. Rabbinin bu nimeti olmasaydı kendini ifade edemezdin.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kalemle (yazmayı) öğreten O’dur.
Mehmet Türk
swap_vert close
3,4. Oku!¹ O, cömertliğinin sonu olmayan Rabbin, kalemle (yazmayı da)² öğretendir.
1 “Oku” emrinin tekrarı te’kid için düşünülürse; “tekrar tekrar oku”, yeni bir emir olarak düşünülürse; “başkalarına tebliğ veya öğretmek için oku” anlamına gelebilir. 2 Yani Peygamberine kalemsiz öğrettiği gibi, başkalarına kalemle öğreten de odur. Buradan ayrıca Peygamberler dışındakilerin, ancak kalemle yani “vasıtayla” öğreneceklerine, bir ihtar vardır. Tüm sahabe ilmi, vasıtalı öğrenmiş ve onlara ilim vehbî olarak verilmemiştir. Ama her ne hikmetse birçok sufi ekollerinde ve meşreplerde okumadan, yazmadan âlim olanlar türemiş ve bunların uydurduklarına Müslümanlar genellikle cahilliklerinden dolayı itimat etmişlerdir. Böylece Allah’ın indirdiği gerçek din olan İslam dinine paralel dinler icat etmişlerdir. Müslümanların bu proje dinleri bırakıp Allah’ın vasıta olarak gönderdiği Kitabına ve Peygamberinin sünnetine tabi olmaları elzemdir. Ayrıca (الْقَلَم) kelimesinin ma’rife (belirli) olmasından da; bilhassa din ilimlerinin olur-olmaz kalemlerden değil, bizzat o dini Allah’tan alıp insanlara öğreten peygamberden ve o peygamberden öğrenenlerden öğrenilmesi gerektiğine bir işaret olabilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[insana] kalemi kullanmayı öğretendir,
Mustafa Çavdar
swap_vert close
O insana kalemle yazma yeteneği vermiş. 52/1…3, 68/1
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
O insana (bilgiyi) kalemle (kaydetmeyi) öğretti,[⁵⁸⁰⁴]
[5804] Kalem bir semboldür. Hem bilginin kayıt altına alınmasını, hem de öğrenme araçlarını simgeler. Daha ilk inen vahiyle “sözlü kültürden yazılı kültüre geç” işaretini alan Nebi, mesajı aldığını vahyi yazdırarak ortaya koyacaktır. Kalem yazıyı temsil eder. Yazı ise bilgiyi kayda alıp, bu kayda kalemi, kâğıdı, eli, zamanı, mekânı, okuyan ve okuyacak her insanı şahit tutmaktır. Söz uçucu yazı kalıcıdır. Onun için demişlerdir ki; ilim avlamak, yazı ise avı bağlamaktır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
O, kalemle yazmayı öğretti.
Osman Fırat
swap_vert close
O ki kalemle öğretti.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ki O, kalem ile öğretmiştir,
Suat Yıldırım
swap_vert close
Kalemle yazmayı öğretendir.
Süleyman Ateş
swap_vert close
O ki kalemle (yazmayı) öğretti.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Kalemle yazmağı öğretdi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
O, kalemle öğretmiştir
Şaban Piriş
swap_vert close
Kalemle öğreten..
Ümit Şimşek
swap_vert close
Kalemle yazmayı öğreten Odur.(2)
(2) Yazı, “beyan” konusunun bir başka boyutunu teşkil etmekte ve başlı başına bir mucizeler topluluğu olan konuşma ve anlama yeteneğine daha da olağanüstülük kazandırmaktadır. Bu âyetin çağrıştırdıklarını, 55:4’ün açıklamalarıyla karşılaştırabilirsiniz.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O'dur kalemle öğreten!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
4-5. ol kim ögretti ķalem-ile ögretti ādemiye aña kim bilmedi.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
ögretdi ḳalem bile.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O Rəbbin ki, qələmlə (yazmağı) öyrətdi.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Who teacheth by the pen,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
He Who taught (the use of) the Pen,-(6206)
6206 The symbol of a permanent revelation is the mystic Pen and the mystic Record. See n. 5593 to 68:1. The Arabic words for "teach" and "knowledge" are from the same root. It is impossible to produce in a Translation the complete orchestral harmony of the words for "read", "teach", "pen" (which implies reading, writing, books, study, research), "knowledge" (including science, self knowledge, spiritual understanding), and "proclaim", an alternative meaning of the word for "to read". This proclaiming or reading implies not only the duty of blazoning forth Allah's message, as going with the prophetic office, but also the duty of promulgation and wide dissemination of fhe Truth by all who read and understand it. The comprehensive meaning of qara' refers not only to a particular person and occasion but also gives a universal direction. And this kind of comprehensive meaning, as we have seen, runs throughout the Qur'an—for those who will understand.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَلَّذ۪ي
O ki
عَلَّمَ
öğretti
بِالْقَلَمِۙ
kalemle
O ki (kulluğu, insanın fıtratına kudret) kalem(iy)le (yazıp) öğretti (ve talim ettirdi).
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
عَلَّمَ
Fiil-II
ع ل م
Öğretti, talim etti
قَلَم
İsim
ق ل م
Kalem