3,4. Oku!¹ O, cömertliğinin sonu olmayan Rabbin, kalemle (yazmayı da)² öğretendir.
1 “Oku” emrinin tekrarı te’kid için düşünülürse; “tekrar tekrar oku”, yeni bir emir olarak düşünülürse; “başkalarına tebliğ veya öğretmek için oku” anlamına gelebilir. 2 Yani Peygamberine kalemsiz öğrettiği gibi, başkalarına kalemle öğreten de odur. Buradan ayrıca Peygamberler dışındakilerin, ancak kalemle yani “vasıtayla” öğreneceklerine, bir ihtar vardır. Tüm sahabe ilmi, vasıtalı öğrenmiş ve onlara ilim vehbî olarak verilmemiştir. Ama her ne hikmetse birçok sufi ekollerinde ve meşreplerde okumadan, yazmadan âlim olanlar türemiş ve bunların uydurduklarına Müslümanlar genellikle cahilliklerinden dolayı itimat etmişlerdir. Böylece Allah’ın indirdiği gerçek din olan İslam dinine paralel dinler icat etmişlerdir. Müslümanların bu proje dinleri bırakıp Allah’ın vasıta olarak gönderdiği Kitabına ve Peygamberinin sünnetine tabi olmaları elzemdir. Ayrıca (الْقَلَم) kelimesinin ma’rife (belirli) olmasından da; bilhassa din ilimlerinin olur-olmaz kalemlerden değil, bizzat o dini Allah’tan alıp insanlara öğreten peygamberden ve o peygamberden öğrenenlerden öğrenilmesi gerektiğine bir işaret olabilir.