6,7. (Resulüm! Bundan böyle) biz sana (insanlar için bir hidayet rehberi olan Kur’an’ı) okutacağız (sana öğreteceğiz). Artık (zatım olan) Allah aksini dilemedikçe (öğrendiklerinden) hiçbirini unutmayacaksın. Şüphesiz ki O, açığı da bilir, gizliyi de bilir. *
(*) Not: İbn Abbas’a dayandırılan rivayete göre; ‘’Hz. Peygamber ilk dönemlerde kendisine gelen Kur’an vahyini ezberleme konusunda oldukça aceleci davranıyor, bir kelime veya harfi kaçırma korkusuyla Cebrâil vahyi henüz tamamlamadan tekrar etmeye çalışıyordu. Bu sebeple Resûlullah’a Kur’an okurken acele etmemesini emreden ve onu unutmayacağı konusunda güvence veren, “Sana Kur’an’ı okutacağız ve Allah aksini dilemedikçe unutmayacaksın” meâlindeki bu sûrenin 6. âyeti inmiştir! Oysa İbn Abbas’a dayandırılan böyle bir rivayetin olması şu gerekçelerden dolayı mümkün değildir. 1. İbni Abbas, Hz. Peygamberin vahiy aldığında dilini kımıldatarak acele ettiği olaya sanki şahit olup bizzat gözleriyle görmüş gibi aktarmaktadır. Yani bunu Hz. Peygamberden veya başka birinden aktarmıyor. 2. Konumuzla ilgili Ta-ha sûresi, Kıyamet sûresi ve A’la sûresi Mekki olup bu sûreler indiği zaman İbni Abbas dünyaya bile gelmemişti. 3. Bu nedenle onun böyle bir olaya şahit olması mümkün değildir. 4. Hz. Peygamber vefat ettiğinde de İbn Abbas henüz bir çocuk idi. 5. Basit bir konuda bile bir çocuğun şahitiği kabul edilmediği hâlde, İslam ümmeti için çok önemli olan, Hz. Peygamberin vahiy hususundaki böyle bir davranışı çocuk yaşta olan birinden öğrenmek doğru mu? 6. Çok önemli bir olay dedim, çünkü İbn Abbas’a dayandırılan bu rivayet yüzünden Taha suresi-114, Kıyamet suresi-16-19 ve Â’la suresi- 6-7. ayetlerin tefsirleri de hep yanlış yapılmaktadır. 7. İbn Abbas’a dayandırılan rivayetten farklı başka rivayetler de vardır, peki hangisi doğru? 8. Resulullahın böyle bir davranışı olsaydı, yüce Allah birkaç ayetle değil, sadece bir ayetle onun bu davranışını hemen düzeltebilirdi. İşte bu sebeplerden dolayı, İbn Abbas’a dayandırılan yukarıdaki rivayetin sahih olmadığını, bilakis ona uydurulduğunu göstermektedir. Özetle, 6. âyette de Hz. Peygambere öğretilen vahyin kendisinin unutmayacağına ve vahyin mutlaka korunacağına dair bilgi ve güvence verilmektedir. Yoksa bunun, dilini kımıldatarak acele ile Kur’an’ı okumakla bir alakası yoktur. (الله اعلم)
: {سنقرئك فلا تنسى} قال مقاتل: سنعلِّمك القرآن، ونجمعه في قلبك فلا تنساه أبداً.( زاد المسير في علم التفسير) {سَنُقْرِئُكَ} سنعلمك يا محمد القرآن ويقال سيقرأ عليك جبريل القرآن) بشرى عظيمة من الله تعالى لك يا محمد أنه سيشرح صدرَك، ويقوّي ذاكرتَك فتتلقى القرآنَ وتحفظه فلا تنساه.( تيسير التفسير - القطان)