close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Ahzâb Sûresi 7. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-iż eḣażnâ mine-nnebiyyîne mîśâkahum veminke vemin nûhin ve-ibrâhîme vemûsâ ve’îsâ-bni meryem(e)(s) veeḣażnâ minhum mîśâkan ġalîzâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
An o zamanı ki biz, peygamberlerden kesin söz almıştık ve senden ve Nuh'tan ve İbrahim'den ve Musa'dan ve Meryemoğlu İsa'dan da ve biz, onlardan pek sağlam ve kesin söz almıştık.
Bu âyette anılan ve şeriat sahibi olan beş peygambere "Ülül-Azm" derler. Bunların, bütün yeryüzündeki insanlara peygamber olduğunu söyleyenler vardır.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Hani o vakit Biz peygamberlerden (tebliğ görevini yapmak üzere misak ahitlerini) kesin sözlerini almıştık; (ki özellikle) Senden, Nuh’tan, İbrahim’den, Musa’dan ve Meryem oğlu İsa’dan; (evet) Biz onların (hepsinden) sapasağlam bir söz almıştık.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve bir zaman biz peygamberlerden, verdiğimiz elçilik görevini yapmak ve hak dine davet hususunda, kesin söz almıştık. Senden, Nuh'tan, İbrahim'den, Musa'dan ve Meryem oğlu İsa'dan, evet onlardan sapasağlam söz almıştık.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bizim peygamberlerden, menfaat beklemeden, korkusuzca, vahyedilen kitabı ve dini tebliğ edeceklerine dair kesin sözler taahhütler aldığımızı insanlara hatırlat; senden, Nuh'tan, İbrâhim'den, Mûsâ'dan, Meryem'in oğlu Îsâ'dan. Evet, biz onlardan pek ağır sorumluluk gerektiren sözler aldık.
Ahmet Varol
swap_vert close
Hani biz peygamberlerden kesin söz almıştık; senden de, Nuh'tan da, İbrahim'den de, Musa'dan da, Meryem oğlu İsa'dan da. Onlardan sağlam bir söz almıştık.
Ali Bulaç
swap_vert close
Hani biz peygamberlerden kesin sözlerini almıştık; senden, Nuh'tan, İbrahim'den, Musa'dan ve Meryem oğlu İsa'dan. Biz onlardan sapasağlam bir söz almıştık.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey Rasûlüm), hatırla ki bir vakit peygamberlerden (elçiliklerini tebliğe ve hak dine davet edeceklerine dair) söz almıştık; senden de, Nûh'dan da, İbrahîm'den de, Mûsa'dan da, Meryem oğlu İsa'dan da... Onlardan sağlam, (yeminli) bir söz aldık.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Hatırla ki; Biz, bütün peygamberler(in ümmetlerin)den: Senin, Nuh’un, İbrahim, Musa ve Meryemoğlu İsa’nın (ümmetinden) söz aldık. Evet, onlardan çok ağır bir söz aldık.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Bütün peygamberlerden, senden, Nûh'tan, İbrâhim'den, Mûsâ'dan, Meryem oğlu İsâ'dan söz aldığımızı hatırla! Biz onların hepsinden sağlam bir söz aldık.
Besim Atalay
swap_vert close
Hani peygamberlerden, senden, Nuh'tan, İbrahim'den, Musa'dan, Meryem oğlu İsa'dan sağlam söz almıştık
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
7-8. Hani Biz (verdiğimiz elçilik görevini yapmak hususunda) bir zamanlar nebilerden söz almıştık. Senden, Nuh'tan, İbrahim'den, Musa'dan ve Meryem oğlu İsa'dan. Evet, biz, onlardan sapa sağlam bir söz aldık ki vakti gelince (Allah), hepsine bu görevlerini sadakatle yerine getirip getirmediklerini sorsun! Gerçekleri örtbas eden inkârcılara ise korkunç bir azap hazırlanmıştır.
Cemil Said
swap_vert close
Hâtırına gelsün ki biz enbiyâ ile ve seninle mîsâk ’akd itdik. Nûh, İbrâhîm, Mûsâ ve Meryem’in oğlı ’Îsâ ile kuvvetli bir ittihâd teşkîl iyledik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Peygamberlerden söz almıştık. Senden, Nuh'dan, İbrahim'den, Musa'dan, Meryem oğlu İsa'dan sağlam bir söz almışızdır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hani biz peygamberlerden sağlam söz almıştık. Senden, Nûh’tan, İbrahim, Mûsâ ve Meryem oğlu İsa’dan da. Evet biz, onlardan sapa sağlam bir söz almıştık.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Hani bütün peygamberlerden; senden, Nûh’tan, İbrâhim’den, Mûsâ’dan, Meryem oğlu Îsâ’dan sadâkat sözü almıştık, onlardan ağır sorumluluk taşıyan bir söz ¬almıştık.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Hani biz peygamberlerden söz almıştık; senden, Nuh'tan, İbrahim'den, Musa'dan ve Meryem oğlu İsa'dan da. (Evet) biz onlardan pek sağlam bir söz aldık.
Edip Yüksel
swap_vert close
Nebilerden (peygamberlerden) misak (söz) almıştık. Senden, Nuh'dan, İbrahim'den, Musa'dan ve Meryem oğlu İsa'dan... Onlardan sapasağlam bir söz almıştık.
Bak 3:81.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Unutma o peygamberlerden mîsaklarını (kesin sözlerini) aldığımız vakti! Hele senden, Nuh, İbrahim, Musa ve Meryemoğlu İsa'dan ki onlardan ağır bir mîsak (sağlam bir söz) aldık.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve unutma o Peygamberlerden mîsaklarını aldığımız vakti: hele senden ve Nûh ve İbrahim ve Musâ ve Isâ ibni Meryemden ki onlardan ağır bir mîsak aldık
Emrah Demiryent
swap_vert close
Biz, (tebliğ vazifelerini yerine getireceklerine dair) peygamberlerden söz aldık. Senden, Nûh’tan, İbrâhîm’den, Mûsâ’dan ve Meryem oğlu Îsâ’dan. Evet, hepsinden sapasağlam bir söz almıştık.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Hani Biz, nebilerden kesin söz almıştık. Ve senden, Nûh'tan, İbrâhîm'den, Mûsâ'dan ve Meryem oğlu Îsâ'dan, hepsinden sağlam söz aldık.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hatırla o zamanı ki biz peygamberlerden mîsaklarını almışdık. Senden de, Nuuhdan da, İbrâhîmden de, Musa ile Meryemin oğlu İsâdan da. (Evet) biz onlardan (öyle) sapasağlam bir mîsaak aldık.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hani (tebliğ vazîfelerini yerine getirmeleri için) o peygamberlerden de sağlam sözlerini almıştık; senden de ve Nûh, İbrâhîm, Mûsâ ve Meryemoğlu Îsâ'dan da. Ve onlardan pek sağlam bir söz aldık.(1)
(1)Burada peygamberlerden yalnızca beşinin anılmasından maksad; bunların herbirinin hem kitab, hem de şeriat sâhibi büyük peygamberler olmaları dolayısıyladır. (Beyzâvî, c. 2, 240)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve biz vaktiyle peygamberlerden (hem tebliğ vazîfelerini yerine getirmeleri hem de birbirlerini tasdik etmeleri için) misak (söz) almıştık. Senden de ve Nuh, İbrahim, Musa ve Meryem oğlu İsa’dan da. (Evet) onların hepsinden sağlam bir söz almıştık.*
(*) Buradaki misakın, peygamberlerin hem tebliğ görevini yerine getirmeleri hem de birbirlerini tasdik etmeleriyle alakalıdır. (وَأَخَذْنَا مِنْهُمْ مِّيثَاقاً غَلِيظاً} أي عهداً وثيقاً عظيماً على الوفاء بما التزموا من تبليغ الرسالة، وأن يصدق بعضهم بعضا (الجامع لاحكام القرآن  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Biz peygamberlerden sözleşmelerini almıştık. Senden, Nuh’dan, İbrahim den, Musa’dan ve Meryem’in oğlu İsa’dan, onlardan daha güçlü söz almışdık ki,
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
gün Biz peygamberlerden söz almıştık, senden, Nuh’tan, İbrahim’den, Musa’dan, Meryem oğlu İsa’dan da. Hem de bunlardan sapasağlam bir söz almıştık.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Hani biz, peygamberlerden, hususan senden, Nuh, İbrahim, Musa ve Meryem oğlu İsa/dan misak almıştık. Onlardan misak [¹] almada ağır davrandık.
[1] Bu misak evvelki misaktan ibarettir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Hani Biz bir zamanlar peygamberlerden teminat [mîsâk] almıştık; Senden, Nûh’tan, İbrahim, Musa ve Meryem oğlu İsa’dan da. Evet, Biz onlardan sağlam/ağır [ğalîz] bir teminat almıştık.
Kadri Çelik
swap_vert close
Hani biz peygamberlerden kesin sözlerini almıştık; senden, Nuh'tan, İbrahim'den, Musa'dan ve Meryem oğlu İsa'dan. Biz onlardan sapasağlam bir söz almıştık.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Nitekim Biz, buyruklarımıza harfiyen uyacaklarına dâir senden önceki Peygamberlerden söz aldığımız gibi, senden de aynı sözü aldık. Tıpkı Nûh’tan, İbrahim’den, Mûsâ’dan ve Meryem oğlu İsa’dan sapasağlam söz aldığımız gibi.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Hani, Nebiyyler’den mîsâkını (açık ve kesin bağlılık sözlerini) aldık. Senden, Nûh’tan, İbrahim’den, Musa’dan ve Meryem’in oğlu İsa’dan; evet, onlardan sıkı bir mîsâk (açık ve kesin söz) aldık.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Biz tüm Tanrı elçilerinden ezelde söz aldık. Senden de aldık. Nûh, İbrahim, Musa ve Meryemoğlu İsa'dan da. Hem de çok sağlam sözler aldık.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Nebi’lerden sağlam söz aldık. Senden, Nuh’tan, İbrahim, Mûsâ ve Meryem oğlu İsa’dan da söz aldık. Bizim aldığımız sözün geri dönüşü yoktur.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hani biz, peygamberlerden söz almıştık; senden de, Nuh’tan, İbrahim’den, Musa’dan ve Meryem oğlu İsa’dan da. Onlardan sağlam bir söz almıştık. [*]
Burada “peygamberler” denmesine rağmen daha sonra beş peygamberin isminin ayrı olarak belirtilmesinin sebebi onların o dönemde yaşayanlar tarafından bilinmesidir. Peygamberlerden alınan sözün, surenin başında yer alan “Allah’a karşı [muttakî] oluş”, “kâfirlere ve münafıklara itaat etmeme”, “kendilerine Rablerinden vahyedilen mesajlara tâbi olma” ve “sadece Yüce Allah’a güvenme, O’na [tevekkül] edip güven kaynağı olarak Allah’ın yeteceği” şeklindeki esaslar olduğunu söyleyebiliriz. Zira bu esasların hepsi bütün peygamberler için söz konusu edilmiştir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
7,8. Biz bir zamanlar senden, Nûh’tan, İbrahim’den, Mûsa’dan, Meryem’in oğlu İsa’dan ve tüm Peygamberlerden kesin sözlerini almıştık.¹ İşte Biz (Peygamberlerden) o çok ağır sözü, doğrulardan doğruluklarını sormak² ve kâfirlere de acıklı bir azap hazırlamak için aldık.
1 Elçiliği kabul ile dine davet, Allah’ın dinini tebliğ ve uygulamaya dâir sözlerini. 2 Allah’ın o doğrulara doğruluklarından sorması, onların sadakatlerini açıklamak içindir. (Elmalılı) Buradaki doğrular, Müslümanlardır ve bunlardan doğruluklarının sorulması ise, bir öğretmenin başarılı öğrencisine, davetlilerin huzurunda soru sorup onun başarısını ispatlayacak cevap alması gibidir. Bu soru, o doğru kulları onurlandırma, başarılarını duyurma ve onları övme amacına yönelik bir sorudur. (Özetle-Seyyid Kutub, Fî Zılâl’il-Kur’an)  
Muhammed Esed
swap_vert close
VE BİR ZAMAN Biz bütün peygamberlerden sağlam taahhütler almıştık: ¹¹ Senden, [ey Muhammed,] ve Nûh’dan, İbrahim’den, Musa’dan ve Meryem oğlu İsa’dan: Onların [hepsinden] güçlü, sağlam bir taahhüt aldık,
11 Bu ara pasaj, yukarıdaki 1-3. ayetlerle ilgili olup bütün peygamberlerin Allah’ın mesajını insanlara tebliğ etme ve bu suretle “bir müjdeci ve uyarıcı” olarak görev yapma “taahhüdü”nü -yani, kutsal görevini- konu almaktadır. (İz kelimesinin bu bağlamda “ve bir zaman” olarak çevrilmesi konusunda bkz. sure 2, not 21.)  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hatırla ki biz bütün nebilerden mesajları eksiksiz ileteceklerine dair misak/kesin söz almıştık; tıpkı senden aldığımız gibi. Nuh’tan, İbrahim’den, Musa’dan ve Meryem oğlu İsa’dan; evet biz hepsinden bu hususta sağlam bir misak/kesin söz almıştık. 3/81- 82
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
HANİ bir zaman da tüm nebîlerden söz almıştık;[³⁷²⁵] senden, Nûh’tan, İbrahim’den, Musa’dan ve Meryem oğlu İsa’dan… İşte bütün bunlardan sapasağlam bir söz aldık;
[3725] Bu âyet, “Sen ey peygamberler ailesinin ferdi” diye başlayan 1. âyete atıftır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Bir vakit biz, peygamberlerden (ayetlerimizi ümmetlerine bildirip, onları uyaracaklarına dair) söz almıştık. (Ey Muhammed) Senden, Nuh'tan, İbrahim'den, Musa'dan ve İsa'dan da sağlam bir söz almıştık.
Osman Fırat
swap_vert close
Hani biz Nebilerden sağlam söz almıştık. Senden, Nûh’tan, İbrahim, Mûsâ ve Meryem oğlu İsa’dan da. Evet biz, onlardan sapa sağlam bir söz almıştık.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve yâd et ki, Biz peygamberlerden misâklarını almıştık ve senden ve Nûh'tan ve İbrahim'den ve Mûsa ile Meryem'in oğlu İsâ'dan da (misâk almıştık) ve onlardan pek mühim bir misâk (ahd ü peyman) almış olduk.
Suat Yıldırım
swap_vert close
7, 8. Bir vakit, Biz peygamberlerden, kuvvetli bir söz almıştık: Senden, Nuh'tan, İbrâhim'den, Mûsâ'dan ve Meryem'in oğlu Îsa'dan. Evet onlardan pek sağlam söz almıştık ki vakti gelince O, sadıklara sözlerine bağlılıklarını sorsun. Kâfirlere ise gayet acı bir azap hazırladı. [3, 81; 42, 13; 5, 109; 7, 6]
Bu söz, elçilik görevini yerine getirmek, dinî tebliğ ve öbür peygamberleri tasdik etmek konusundadır. Allah risaletlerini tebliğ ve ifa etme konusunda sözlerine gösterdikleri bağlılığı, ümmetleri önünde açıklayacaktır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Biz peygamberlerden, (verdiğimiz elçilik görevini yapmak ve hak dine da'vet etmek hususunda) kuvvetle ahidlerini almıştık, senden, Nuh'dan, İbrahim'den, Musa'dan ve Meryem oğlu Îsa'dan, (evet) onlardan sapasağlam söz almıştık.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Zikr it şunı ki biz, enbiyâdan (teblîğ-i risâlet hakkında) mîsâk aldık. (Yâ Muhammed) Senden, Nûh'dan ve İbrâhîm'den ve Mûsâ'dan ve 'Îsâ ibni Meryem'den de mîsâk aldık ve onlardan kuvvetli ve müekked ahz-u 'ahd itdik.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Unutma ki, bütün nebilerden söz aldık. Senden, Nuh'dan, İbrahim'den, Musa'dan, Meryem oğlu İsa'dan... Her bir nebiden sağlam söz aldık.
Şaban Piriş
swap_vert close
Peygamberlerden söz almıştık. Senden, Nuh'tan, İbrahim'den, Musa'dan ve Meryemoğlu İsa'dan.. Onlardan büyük bir söz almıştık.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz vaktiyle peygamberlerden söz almıştık—senden, Nuh'tan, İbrahim'den, Musa'dan, Meryem oğlu İsa'dan. Onların hepsinden sağlam bir söz aldık.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Biz, peygamberlerden mîsaklarını almıştık. Senden de mîsak aldık. Nûh'tan, İbrahim'den, Mûsa'dan, Meryem oğlu İsa'dan, bunların hepsinden kuvvetli bir sözleşmeyle mîsak aldık;
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ol vaķt kim alduķ [223a] peyġamberlerden 'ahdlarını daħı senden daħı nūḥ’dan daħı ibrāhįm’den daħı mūsā’dan daħı įsa'dan meryem oġlı daħı alduķ anlardan ķatı 'ahd.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ẕikr eyle yā Muḥammed ol vaḳtı ki biz alduḳ nebīlerden ‘ahdlerini, sendendaḫı, Nūḥdan daḫı, İbrāhīmden daḫı, Mūsādan daḫı, Meryem oġlı ‘Īsādandaḫı. Daḫı alduḳ anlardan ulu ‘ahd and‐ıla.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) Xatırla ki, Biz bir zaman peyğəmbərlərdən əhd almışdıq: səndən də, Nuhdan da, İbrahimdən də, Musadan da, Məryəm oğlu İsadan da! Biz onlardan möhkəm bir əhd almışdıq ki,
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And when We exacted a covenant from the Prophets, and from thee (O Muhammad) and from Noah and Abraham and Moses and Jesus son of Mary. We took from them a solemn covenant;
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And remember We took from the prophets their Covenant:(3677) As (We did) from thee: from Noah, Abraham, Moses, and Jesus the son of Mary: We took from them a solemn covenant:
3677 Cf. 3:81. There is an implied covenant on all created things to follow Allah's Law, which is the law of their being: see 5:1. But there is a special implied covenant with all Prophets, strict and solemn, that they shall carry out their mission, proclaim Allah's Truth without fear or favour, and be ever ready in His service in all circumstances. That gives them their position and dignity as explained in the last verse, and their tremendous responsibilities in respect of the people whom they come to instruct and lead to the right Path.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِذْ
ve o zaman ki
اَخَذْنَا
almıştık
مِنَ النَّبِيّ۪نَ
nebîlerden
م۪يثَاقَهُمْ
sağlam sözlerini
وَمِنْكَ
ve senden
وَمِنْ نُوحٍ
ve Nûh'tan
وَاِبْرٰه۪يمَ
ve İbrâhîm'den
وَمُوسٰى
ve Mûsâ'dan
وَع۪يسَى
ve Îsâ'dan
ابْنِ
oğlu
مَرْيَمَۖ
Meryem'in
وَاَخَذْنَا
ve aldık
مِنْهُمْ
onlardan
م۪يثَاقاً
sağlam bir söz
غَل۪يظاًۙ
pek sağlam (ağır)
Hani Biz nebîlerden, senden, Nûh'tan, İbrâhîm'den, Mûsâ'dan ve Meryem oğlu Îsâ'dan (resul olmalarının gereğini yerine getireceklerine, insanları Allah'a imana ve âbd olmaya davet edeceklerine dair) sağlam bir söz almıştık. (Evet) Biz onlardan pek sağlam bir söz aldık.
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
اَخَذَ
Fiil-I
ا خ ذ
Aldı, yakaladı, tuttu, alıkoydu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
نَبِىّ
İsim
ن ب ا
Nebî
م۪يثَاق
İsim
و ث ق
Sağlam söz, antlaşma
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
نُوح
Özel isim
نُوح
Hz. Nuh (a.s.)
اِبْرٰه۪يم
Özel isim
اِبْرٰه۪يم
Hz. İbrâhîm (a.s.)
مُوسٰى
Özel isim
مُوسٰى
Hz. Musa (a.s.)
ع۪يسَى
Özel isim
ع۪يسَى
Hz. Îsa (a.s.)
اِبْن
İsim
ب ن ي
Oğlu, (Çoğulu اَبْنَٓاءَ: oğulları, çocukları)
مَرْيَم
Özel isim
مَرْيَم
Hz. Meryem (r.a.)
اَخَذَ
Fiil-I
ا خ ذ
Aldı, yakaladı, tuttu, alıkoydu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
م۪يثَاق
İsim
و ث ق
Sağlam söz, antlaşma
غَلِيظ
İsim
غ ل ظ
Sağlam, ağır, sert, katı