close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Ahzâb Sûresi 6. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ennebiyyu evlâ bilmu/minîne min enfusihim(s) veezvâcuhu ummehâtuhum(k) veulû-l-erhâmi ba’duhum evlâ biba’din fî kitâbi(A)llâhi mine-lmu/minîne velmuhâcirîne illâ en tef’alû ilâ evliyâ-ikum ma’rûfâ(en)(c) kâneżâlike fî-lkitâbi mestûrâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Peygamber, inananlar üzerinde, kendilerinden ziyade tasarruf ve vilayet sahibidir ve onun eşleri de inananların analarıdır ve akrabalar da, Allah'ın kitabında, diğer inananlardan ve yurtlarından göçenlerden fazla birbirlerine yakındır miras dolayısıyla, ancak dostlarınıza herhangi bir suretle iyilikte bulunabilirsiniz; bu hüküm, kitapta yazılmıştır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Hz.) Peygamber (AS gerçek ve samimi) mü’minlere kendi nefislerinden daha evladır (değerli ve önceliklidir), ve Onun zevceleri de onların (bütün Müslümanların) anneleridir. Rahim sahipleri (yakın akrabalar) da, Allah’ın Kitabında birbirlerine öteki mü’minlerden ve muhacirlerden daha yakındır. (Akrabalık hakkına uyulmalıdır.) Ancak (sadık) dostlarınıza (dava arkadaşlarınıza) ma’ruf üzere (örfe uygun) yapacağınız (yardımlar) başkadır (bu izin verilen ve takdir edilen bir davranıştır); bunlar Kitap’ta yazılmış (Kur’an’da açıklanmış) bulunmaktadır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Peygamber mü'minlere kendi canlarından her konuda tercih edilmeye ve sözü dinlenmeye daha yakın ve daha layık olandır. Peygamberin eşleri de, mü'minlerin anneleridir. Aralarında hısım akrabalık bağı bulunanlar, Allah'ın kitabında belirlenen miras konusunda, diğer mü'minlerden ve hicret edenlerden, birbirlerine daha yakın ve daha layıktırlar. Ancak öteki yakın dostlarınıza da herhangi bir şekilde, iyilikte bulunabilirsiniz. Bütün bu miras hükümleri, yüce kitapta yazılmıştır. Ne değiştirilebilir, ne de bozulabilir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Peygamber, mü'minlere kendi öz nefislerinden, canlarından, birbirlerinden daha yakındır, daha ileridir. Eşleri mü'minlerin anneleridir. Akraba olanlar, Allah'ın kitabına göre, veraset açısından, birbirlerine, diğer mü'minlerden ve Allah yolunda özgürce Allah'a kulluk ve ibadet etmek, güç ve gönül birliği yapmak için hicret eden muhacirlerden daha yakındırlar. Ancak dostlarınıza, Kur'ân ve sünnetin hükümlerine, İslâmî kurallarla örtüşen örfe uygun bir vasiyet yapabilirsiniz. Bunlar kitapta yazılmış bulunuyor.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 4/65; 8/72.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Peygamber mü'minler için kendilerinden daha önceliklidir. Onun eşleri de onların anneleridir. Allah'ın kitabına göre akrabalar birbirlerine (diğer) mü'minlerden ve muhacirlerden, daha yakındırlar. Ancak dostlarınıza bir iyilik yapmanız müstesna. Bunlar, Kitap'ta yazılı bulunmaktadır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Peygamber, mü'minler için kendi nefislerinden daha evladır ve onun zevceleri de onların anneleridir. Rahim sahipleri (akrabalar) de, Allah'ın Kitabında birbirlerine öteki mü'minlerden ve muhacirlerden daha yakındır. Ancak dostlarınıza maruf üzere yapacaklarınız başka; bunlar Kitapta yazılmış bulunmaktadır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Peygamber, müminlere (her hususta) nefislerinden evlâdır. Peygamberin zevceleri, müminlerin anneleri hükmündedir. Neseben yakın olanlar da, Allah'ın kitabında, birbirlerine (varis olmakta) diğer müminlerden, (din kardeşlerinden) ve muhacirlerden daha evlâdır. (Bu ayet-i kerime nazil olmadan önce birbirlerini kardeş edinen müminlerle hicrete çıkan müminler birbirlerine mirasçı oluyorlardı. Ayet-i kerimenin nüzulü ile bu muamele de son bulmuştur.) Ancak dostlarınıza bir vasiyyet yapabilirsiniz, bu Kitab'da yazılıdır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Peygamber, müminlere kendi canlarından daha yakındır. Onun hanımları da müminlerin analarıdır.(*) Fakat akraba olanlar, Allah yasasında, (diğer) müminlerden (Ensar) ve Muhacirinden birbirine daha yakındırlar. Meğer (o Ensar ve Muhacirinden olan) din dostlarınıza bir iyilik yaparsanız, o müstesna.. Akrabaların birbirine daha yakın olduğu hükmü, Kitabta yazılıdır.
(*) Evet, peygamber manen ümmetinin babasıdır. Fakat maddeten onların babası değil ki, onlardan kız alması caiz olmasın veya kızlarını onlarla evlendirmesin.  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Peygamber, müminlere kendilerinden daha yakındır. Peygamber'in eşleri müminlerin anneleridir. Akraba olanlar, Allah'ın kitabına göre, birbirlerine diğer müminlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar. Ancak, dostlarınıza uygun bir vasiyet yapmanız istisnadır. Bunlar kitapta yazılı bulunmaktadır.
Besim Atalay
swap_vert close
Peygamber inanlı kimselerçin kendi özlerinden daha sevgili; peygamberlerin kadınları, onların analarıdır, Allahın kitabında miras işinde hısım olanlar, inanlı olanlardan, göçmenlerden birbirine daha yakındır, eğer dostlarınıza görenekçe iyilik ederseniz, o başkadır, bu kitapta yazılmıştır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Nebi, mü'minlere kendi canlarından daha önce gelir. Onun eşleri de müminlerin analarıdır. Akraba olanlar miras hususunda Allah'ın kitabına göre birbirlerine muhacirlerden ve Ensar'dan daha yakındır. Dostlarınıza yapacağınız uygun bir vasiyet bunun dışındadır. Bunlar kitapta yazılmıştır.
Bu ayet inmeden önce birbirlerini kardeş edinen Ensar ile Muhacirler yani Mekke’den hicret eden Müslümanlarla Medine’de onlara yardımcı olan ve birçok şeylerini onlarla paylaşan mü’minler birbirlerine mirasçı oluyorlardı. Bu ayetin gelmesiyle bu uygulamaya son verilmiş, mirasın sadece kan bağı olanların birbirleri arasında olması gerektiğini ortaya koymuştur.  
Cemil Said
swap_vert close
Peygamber; mü’minlere kendi nefislerinden daha yakındır zevceleri mü’minlerin vâlideleridir. Kitâbu(A)llah’a nazaran beynlerinde kan karâbeti olanlar biri birilerine diğer mü’minlerden ve muhâcirlerden daha yakındırlar. Dostlarınıza ideceğiniz cüz-î bir iyilik bile kitâba yazılur.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Müminlerin, Peygamberi kendi nefislerinden çok sevmeleri gerekir; onun eşleri onların anneleridir; akraba olanlar, miras hususunda, Allah'ın Kitap'ında birbirlerine müminler ve muhacirlerden daha yakındırlar. Dostlarınıza yapacağınız uygun bir vasiyet bunun dışındadır. Bu Kitap'ta yazılı bulunmaktadır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Peygamber, mü’minlere kendi canlarından daha önce gelir. Onun eşleri de mü’minlerin analarıdır. Aralarında akrabalık bağı olanlar, Allah’ın Kitab’ına göre, (miras konusunda) birbirleri için (diğer) mü’minlerden ve muhacirlerden daha önceliklidirler.[436] Ancak dostlarınıza bir iyilik yapmanız başka. Bu (hüküm) Kitap’ta yazılıdır.
Hicretten sonra müslümanlar din kardeşleri olarak birbirlerine varis oluyorlardı. Bu âyette, veraset sebebinin akrabalık olduğu, din kardeşliğinin miras sebebi olmaktan çıkarıldığı ifade edilmektedir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Peygamber müminlere kendilerinden daha yakındır, eşleri de onların anneleridir. Aralarında kan bağı bulunanlar Allah’ın kitabında (mirasçılık bakımından) birbirlerine, diğer müminlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar; dostlarınıza lutufta bulunmanız başkadır. Bu hüküm kitapta kayıt altına alınmıştır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Peygamber, müminlere kendi canlarından daha yakındır. Eşleri, onların analarıdır. Akraba olanlar, Allah'ın Kitabına göre, (mirasçılık bakımından) birbirlerine diğer müminlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar; ancak, dostlarınıza uygun bir vasiyet yapmanız müstesnadır. Bunlar Kitap'ta yazılı bulunmaktadır.  
 Önceleri, müminler, bir aile gibi birbirlerine mirasçı olurlarken; bu âyetle, mirasçılıkta akrabalığa öncelik verilmiştir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Peygamber, inananlara, kendilerinden daha yakındır ve hanımları ise anneleridir. ALLAH'ın kitabına göre, inananlar, göçedenlerden kendilerine akraba olanlara daha öncelikli davranmalıdır. Ancak dostlarınıza iyilik yapmanız hariç. Bunlar, bu kitapta yasallaşmıştır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Peygamber, müminlere kendi nefislerinden önce gelir. O'nun hanımları da onların analarıdır. Akraba da Allah'ın kitabında birbirlerine, diğer müminlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar. Ancak dostlarınıza bir maruf (uygun bir vasiyet) yapmanız müstesnâdır. Bu, kitapta yazılıdır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Peygamber, mü'minlere nefislerinden daha evlâdır, zevceleri de analarınızdır, ülülerham (akriba) da Allahın kitabında birbirlerine diğer mü'minlerden ve muhacirlerden daha evlâdırlar. Ancak dostlarınıza bir ma'ruf (bir vasıyyet) yapmanız müstesnâ, kitabda o yazılı bulunuyor
Emrah Demiryent
swap_vert close
Peygamber, mü’minlere kendi nefislerinden daha yakın, daha öncelikli ve daha değerlidir. Onun zevceleri de onların (bütün müslümanların, kendilerine hürmet gösterilmesi ve evlenmelerinin harâm kılınması hususunda) anneleri (hükmünde) dir. (Peygamberin dâr-ı bekâya irtihalinden sonra bile peygamberin zevceleri ile evlenmek harâmdır.) Allah’ın Kitabı’na (hükmüne) göre, akrabalar, birbirlerine (miras hususunda), diğer mü’minlerden ve hatta (Allah için yurtlarını terk eden) muhâcirlerden daha yakındırlar. (Miras hukuku, âdetlerinize göre değil, Allah’ın hükümlerine göre belirlenmelidir.) Ancak dostlarınıza bir iyilik yapmak istemeniz müstesna. (Aranızda kan bağı olmayan kimselere, malınızdan üçte birini geçmemek şartıyla, vasiyet edebilirsiniz.) Bunlar Kitap’ta yazılmış (Kur’ân’da açıklanmış) tır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Nebi, inananlar için kendi canlarından daha yakındır. O'nun eşleri onların anneleridir. Aralarında aile bağı olanlar; Allah'ın Kitap'ına göre birbirlerine, diğer mü'minlerden¹ ve muhacirlerden² daha yakındırlar³. Ancak velilerinize⁴ yapacağınızı iyilik hariç. İşte bunlar Kitap'ta5 kayıtlıdır.
1-Medineli Mü'minlerden. 2- Hicret ederek Medine'ye gelmiş olanlardan. 3- Önceliklidirler. 5- Koruyucular, yardımcılar, gözeticiler, destekleyiciler, yandaşlar. Kur'an'da yer alan, “veli” ve velinin çoğulu olan “evliya” sözcüğü; dost, dostlar olarak çeviriye konu edilmektedir. Oysaki bu sözcükler, etik anlamda dostluğu değil; siyasi bağlamda, yönetmeyi, korumayı, gözetilmeyi ifade etmektedirler. Velilerinize iyilik yapmanız, vasiyette bulunmanız. 5- Yasa gereğidir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O peygamber, mü'minlere öz nefislerinden evlâdır. Zevceleri (mü'minlerin) analarıdır. Akrabaa da Allahın kitabında birbirine diğer mü'minlerden ve Muhacirlerden daha yakındırlar. Şu kadar ki dostlarınız için her hangi bir iyilikde bulunmanız müstesna. Bu, kitabda yazılıdır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Peygamber, mü'minlere kendi nefislerinden daha evlâdır; zevceleri de onların analarıdır. Akrabâlar ise, Allah'ın Kitâbı'nda birbirlerine (mîras husûsunda, diğer)mü'minlerden ve Muhâcirlerden daha lâyıktırlar; ancak dostlarınıza bir iyilik (vasiyet)yapmanız müstesnâ. Bunlar kitabda yazılmıştır.(3)
(3)Daha evvelce Müslümanlar bir âilenin ferdleri gibi birbirlerine mîrascı olurlarken; bu âyetin indirilmesiyle mîrascılıkta akrabâlığa hak verilmiş ve başlangıçtaki tatbîkātın hükmü kaldırılmıştır. Resûlüllah Aleyhissalâtü Vesselâm’ın eşleri olan annelerimizin bir başkasıyla nikâhlanmaları da, yine bu âyetle kat‘î sûrette yasaklanmıştır. (Nesefî, c. 3, 429)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Peygamber, inanan kimselere kendi öz canlarından daha yakındır (her konuda onların maddi ve manevi sorunları ile herkesten önce kendisi ilgilenmelidir). Onun eşleri de iman edenlerin (manevi) analarıdır. Aralarında akrabalık bağı bulunanlar ise, Allah’ın Kitab’ına (Kur’an’a) göre, (miras konusunda) birbirleri için (diğer) mü’minlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar (önceliklidirler). Ancak velilerinize yapacağınız iyilik (vasiyet) hariç. İşte bunlar (bu hükümler), bu kitapta yazılmıştır.*
(*) Şu Hadisi Şerif, ayetin başında bulunan cümlenin açıklaması mesabesindedir. Çünkü Hz Peygamber şöyle buyurmuştur: “Ben mü’minlere dünyada da, âhirette de insanların en yakınıyım. Hangi mü’min (inanan veya güven veren biri öldüğünde) bir mal bırakacak olursa, onun akrabası ona vâris olsun. Kim de arkasında bir borç veya bakıma muhtaç birisini (ailesini) bırakırsa, o da bana gelsin; çünkü ben onun velisiyim.(Buhârî, Tefsir 33:1;Müslim, Ferâiz: 15.) Yani onun borcunu ödemek, ailesinin ve çocuklarının maddi-manevi ihtiyaçlarını karşılamak ve onların sosyal güvencelerini sağlamak bana, yani devlete aittir… İşte buradan Allah Resulü, İslamın devlet başkanı sıfatıyla mü’minlerin (veya gayrimüslim olup güven veren ve vatandaşlık görevini yerine getirenlerin) sorunlarıyla ilgilenmek, maddi ve manevi ihtiyaçlarını karşılamak ve sosyal güvencelerini sağlamak hususunda onlara kendi öz canlarından daha yakın olduğu hükmü çıkmaktadır. Çünkü Mü’mi’nin anlamı hem inanan hem de güven veren demektir. Bu nedenle gayrimüslim vatandaşlar da bu hükmün altına girereler. (الله اعلم) Peygaberin eşleri veya peygamberin kendisi kendi çocukları dışında kimsenin babası veya annesi değillerdir. Onun için Allah’ın annelerinizdir demesi arapcada mecazen saygı duyulması için söylendiği sözdür. Ayrıca ayette bulunan ‘’evliya’’ kelimesi, koruyucular, yardımcılar, gözeticiler, destekleyiciler, yandaşlar demektir. Kur’an’da yer alan, “veli” ve velinin çoğulu olan “evliya” sözcüğü; dost, dostlar olarak çeviriye konu edilmektedir. Oysaki bu sözcükler, etik anlamda dostluğu değil; siyasi bağlamda, yönetmeyi, korumayı, gözetilmeyi ifade etmektedirler… (E. Aktaş Meali Açıklaması.) Hicretten sonra da müslümanlar din kardeşleri olarak birbirlerine varis oluyorlardı. Bu âyette, veraset sebebinin akrabalık olduğu, din kardeşliğinin miras sebebi olmaktan çıkarıldığı ifade edilmektedir. (D. İş. Meal Açıklaması) الرابع: أنه أولى بهم في قضاء ديونهم وإسعافهم في نوائبهم ... قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: "مَا مِن مُؤمنٍ إِلاَّ أَنَا أَولَى النَّاس بِهِ فِي الدُّنيَا وَالآخِرَةِ اقْرَأُوا إِن شِئْتُم {النَّبِيُّ أَوْلَى بِالمُؤْمِنِينَ مِنْ أَنفُسِهِمْ} فَأَيُّمَا مُؤْمِنٍ تَرَكَ مَالاً فَلْتَرِثْهُ عُصْبَتُهُ مَن كَانُوا، وَإِن تَرَكَ دَيناً أَوْ ضِيَاعاً فَلْيَأْتِنِي فَأَنَا مَوْلاَهُ" (النكت والعيون – للامام الماوردي  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Peygamber, inananların kendi nefislerinden daha öncelikli olmalıdır. O’nun eşleri de inananların anneleri hükmündedirler. Yakın akrabalara yakın akrabaların bir kısmı Allah’ın kitabına göre, inananlardan ve muhacirlerden daha yakın ve önceliklidir. Ancak örflerinize uygun olarak aranızda veli tayin ettiğiniz kişilere yaptığınız anlaşmalara göre davranabilirsiniz. Allah’ın kitabında yazılmış olan budur.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Peygamber inananlara kendilerinden daha yakındır. Onun karıları, inananların analarıdır. Aralarında kan yakınlığı bulunanlar da Allah’ı Kitap’ına göre biribirlerine öbür inanırlarla göçmenlerden daha yakındırlar. Ancak, sevdiğiniz insanlara töre uyarınca yapacağınız iyilik başka. Bu Kitap’ta yazılı bulunmaktadır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Peygamber bütün hususatta mü/minlerin yanında kendilerinden daha sevgilidir, onun zevceleri nikâhın haram olması hususunda da mü/minlerin analarıdır. Aralarında hısımlık bulunanlar Allah/ın Kitabında [⁵] olduğu gibi miras hususunda birbirlerine mü/minlerden, muhacirlerden daha lâyık ve yakındır. Şu kadar ki hısım olmayan dostlarınıza vasiyet ile iyilik edebilirsiniz. Bu hüküm Kitapta yazılıdır.
[5] Levh-i Mahfuz'da veya indirdiği âyetlerde.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Peygamber, mü’minlere kendi canlarından daha önce gelir ve eşleri de onların anneleridir. Aralarında akrabalık bağı bulunanlar, Allah’ın kitabına göre, birbirlerine diğer mü’minlerden ve muhacirlerden (mirasta) daha önceliklidirler.³ Ancak dostlarınıza [evliyâ’ikum] örfe uygun davranmanız hariçtir. Bu (husus) Kitap’ta yazılıdır.
3 Muhacir ve Ensar Hicret’ten sonra birbirleriyle kardeşlik antlaşması yapmış ve birbirlerine mirasçı da olmuşlardı. Bu ayetle bu uygulama da kalkmıştır. Ayrıca Bkz. Enfâl, 8/75  
Kadri Çelik
swap_vert close
Peygamber, müminler için kendi nefislerinden daha evladır ve onun zevceleri de onların anneleridir. Rahim sahipleri (akrabalar) ise, Allah'ın kitabında birbirlerine (miras bakımından) öteki müminlerden ve muhacirlerden daha yakındır. Ancak dostlarınıza bir maruf (uygun bir vasiyet) yapmanız müstesnadır. İşte bu, kitapta yazılıdır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Peygamber, müminlere kendi öz canlarından daha yakındır. Bir müminin ailesi, eşi ve çocukları ona zarar verebilir, ona bencilce davranabilir, onu yanıltabilir, onun günah işlemesine sebep olabilir, hattâ onu cehenneme sürükleyebilir. Fakat Peygamber, onları sadece ebedî saâdete götürecek davranışlarda bulunur. Öyleyse, müminler onu dünyadaki herkesten ve her şeyden daha çok sevmeli, onun verdiği kararları kendi tercihlerinden üstün tutmalı ve her emrine boyun eğmelidirler. Bu bakımdan Peygamber, müminlerin babası durumunda olup, onun eşleri de müminlerin anneleri hükmündedir. Bu yüzden, Peygamberin ölümünden sonra bile onlarla evlenmek haramdır. Ancak bu hüküm, müminlerle onlar arasında miras hukukunu gerekli kılmaz. İslâm inancı bütün müminleri birbirine kardeş yapmıştır; ancak bu kardeşlik bağı, onları birbirlerine mirasçı kılamaz. Çünkü Allah’ın kitabına göre yakın akrabalar, birbirlerine mirasçı olmaya, diğer müminlerden ve hattâ, Allah için yurtlarını terk eden muhacirlerden daha uygundurlar. Bu yüzden, miras hukukunu gelenek ve göreneklere göre değil, Allah’ın kitabına göre belirlemeli ve yalnızca hak sahiplerine pay vermelisiniz. Ancak dostlarınızamalınızdan vasiyet ederek onlara bir iyilik yapmak isterseniz, o zaman başka. Çünkü aranızda hiçbir kan bağı olmayanlara da, malınızdan —üçte birini geçmemek şartıyla— vasiyet edebilirsiniz. Mirasın nasıl pay edileceğine dâir bu hükümler, Kitapta (4. Nisa: 7-14 ve 176. ayetlerde) ayrıntılı olarak belirtilmiştir.O hâlde, ey şanlı Elçi! kâfirlerin ve münâfıkların itirazlarından, yıkıcı propagandalarından çekinip de Allah’ın hükümlerini yerine getirmekte tereddüde düşmemeli, karşına çıkabilecek tüm engellere rağmen, Allah’a verdiğin söze bağlı kalmalısın.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Nebiyy, Müminler’e kendi nefislerinden daha yakındır / önceliklidir. Onun eşleri onların anneleridir. Allah’ın kitabında, Müminler’den ve Muhacirler’den Erham / Akrabalık sahipleri, örfe uygun olarak yapmanız dışında, birbirine evlâdır (en önceliklidir / en yakındır). Bu, Kitap’ta satır satır yazılmıştır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resul, müminlere kendilerinden de yakındır. Hanımları ise, müminlerin anası sayılır. Mirasta ise, Allah'ın Kitab'ına göre, Kan bağı olanlar, kendi yakınlarına , diğer mümin ve muhacirlerden daha önceliklidir. Ama, dostlarınıza da bir şeyler ayırabilirsiniz. Bu konu, Kuran’da ayrıntılı ele alınmıştır...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Nebi; Müminlere kendi canlarından daha önce gelir. Nebi’nin eşleri Müminlerin anneleridir. Aralarında akrabalık bağı olanlar, yasamıza göre miras konusunda diğer Müminlerden ve muhacirlerden daha önceliklidirler. Ancak dostlarınıza bir iyilik yapmak için vasiyet ederseniz o başka! Vasiyetler miras hakkı değildir. Vasiyetler mirasçıların haklarına saldırmadan mirasçı olmayanlara yapılan iyiliktir. Mirasçıların haklarına saldırarak vasiyet etmeniz doğru değildir. Bu hüküm Kitabımızda yazılıdır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Peygamber, müminlere kendi canlarından daha yakındır; eşleri de onların (ümmetin) anneleridir. [*] Allah’ın kitabına göre yakınlık sahibi olanlar, (vârislik bakımından) birbirlerine (diğer) müminler ve muhacirlerden daha uygundurlar. Ancak, dostlarınıza uygun bir (vasiyet) yapmanız hariçtir. Bu (uygulamamız), Kitapta yazılı bir (hükmümüz)dür.
Hz. Muhammed’in eşleri ümmetin annesi sayıldığı için, Ahzâb 33:53’te belirtildiği üzere Hz. Muhammed’den sonra onun eşleriyle evlenilmesi kesinlikle yasaklanmıştır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Peygamber mü’minlere kendilerinden daha yakındır. (Dolayısıyla) onun eşleri, onların anneleridir.¹ Akrabalar da Allah’ın Kitabında (belirtildiği gibi) birbirlerine öteki Müslümanlardan ve muhâcirlerden daha yakındır. Ancak diğer dostlarınıza da güzel davranmanız gerekir. İşte bütün bunlar, bu kitapta yazılmıştır.
1 Yani erkek Müslümanların onları nikâhlamaları haram, hürmet etmeleri ise farzdır. Hz. Aişe (r.a)’ya kadının birisi, “Ey anneciğim” diye hitap edince, Hz. Aişe; “Ben sizin değil, erkeklerinizin annesiyim.” diye cevap vermiştir. (Kurtubî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Peygamber, müminler üzerinde, onlar[ın kendileri üzerinde sahip olduğun]dan daha büyük hak sahibidir, ve [o’nu bir baba gibi gördüklerinden] Peygamber’in eşleri onların anneleridir: ⁸ [bu şekilde] yakın olanlar, Allah’ın buyruğu gereğince, birbirleri üzerinde [Yesrib’deki] müminlerden ve [Allah rızası için oraya] göç etmiş olanlardan daha fazla hak sahibidirler. ⁹ Ancak [öteki] yakın dostlarınıza karşı da ¹⁰ en güzel şekilde davranmalısınız: bu [da] Allah’ın buyruğu gereğidir.
8 Bu ayet, daha önce iradî ve tercihe dayalı ilişkilerin (kan bağına dayalı yakınlıklardan farklı şekilde) anılması ile bağlantılı olarak, tercihe dayalı manevî ilişkinin en üst tezahürüne işaret etmektedir: yani, Allah’tan vahiy alan Peygamber ile onun izinden gitmeyi özgürce kabul eden kişi arasındaki ilişkiye. Bu konuda Hz. Peygamber’den şu Hadis rivayet edilir: “Beni kendinize babanızdan, çocuklarınızdan ve bütün insanlıktan daha yakın görmedikçe hiç biriniz gerçek mümin olamazsınız.” (Enes’den naklen Buhârî ve Müslim ve benzer rivayetlerle öteki Hadis külliyatı.) Bütün Sahâbe, Hz. Peygamber’i toplumun manevî babası olarak görürdü. Bir kısmı -mesela İbni Mes‘ûd (Zemahşerî’den naklen) yahut Ubey b. Ka‘b, İbni ‘Abbâs ve Mu‘âviye (İbni Kesîr’den naklen)- yukarıdaki ayeti, “o’nu babaları [olarak] gördüklerinden” açıklayıcı ifadesini eklemeden okumazdı. Tâbi‘în’in büyük kısmı da -Mücâhid, Katâde, ‘İkrime ve Hasan Basrî de dahil olmak üzere (karş. Taberî ve İbni Kesîr)- aynı şeyi yapardı: bu açıklamayı parantez içinde eklememin sebebi budur. (Yine bu surenin 40. ayetine ve buna ait 50. nota bkz.) Hz. Peygamber’in eşlerinin “müminlerin anneleri” olma konumlarına gelince, bu, Allah’ın Elçisi’nin hayatının en mahrem tarafını paylaşmış olmalarından kaynaklanır. Bunun sonucu olarak onlar, Hz. Peygamber’in ölümünden sonra yeniden evlenemezlerdi (bkz. aşağıdaki 53. ayet), çünkü bütün müminler onların manevî “evlatlar”ı idi.9 Bkz. 8:75’in son cümlesine ait not 86. O notta açıklandığı gibi, bu iki ayete (8:75 ve 33:6) miras kanunları açısından bakıldığında tatmin edici bir açıklama getirilemez: sözkonusu ayetleri bu açıdan yorumlama çabaları, Kur’an söyleminin mantıkî yapısını ve iç tutarlılığını zedelemekten başka bir anlam ifade etmez. Diğer taraftan, her iki ayetin temelde benzer (yani, manevî) bir anlama sahip oldukları açıktır. Tek fark, Enfâl suresinin son cümlesinin bütün müminlerin genel anlamdaki kardeşliğini vurgulamasına karşılık, bu ayetin, her mümin ile Allah’ın Rasûlü arasındaki derin ve özel ilişkiyi öne çıkarmasıdır.10 Yani, Kur’an’da çok sık vurgulandığı gibi (özellikle de 8:75’de), bütün öteki inananlara karşı (bkz. önceki not): Başka bir deyişle, bir müminin Hz. Peygamber’e karşı beslediği yüce sevgi, “bütün müminler kardeştir” (49:10) gerçeğini gözardı etmesine yol açmamalıdır. Son derece kompleks bir terim olan ve bu bağlamda “en güzel şekilde” diye çevirdiğim ma‘rûf terimi, “güzelliği herkesin kavrayacağı ölçüde bariz olan herhangi bir hareket” olarak tanımlanabilir (Râğıb).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Nebi, müminlere kendi öz canlarından daha yakın ve daha değerlidir. Bu yüzden nebinin eşleri de anneleri hükmündedir. Allah’ın yasasında akraba olan müminler birbirlerine mirasçı olma hususunda hicret edenlerden daha önceliklidir. Bununla birlikte dostlarınıza iyilik yapmaya devam etmelisiniz zaten bu İlahi yasada kayıtlıdır. 33/53, 8/75, 16/90
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Nebî inananlara kendi öz varlıklarından daha öncelikli gelir;[³⁷²¹] (o onlara baba gibi olduğundan) eşleri[³⁷²²] de onların anneleridir. Böyle olduğu halde, Allah’ın yasasında yer aldığına göre akraba olanların birbirleri üzerindeki hakları mü’minlerden ve muhacirlerden daha önceliklidir;[³⁷²³] ancak, geri kalan dostlarınıza da iyi davranmak durumundasınız: zaten bu da yasada kayıtlıdır.[³⁷²⁴]
[3721] Yani: Onun mü’minler üzerindeki hakkı, mü’minlerin kendileri üzerindeki hakkından önceliklidir. Rasulullah şöyle buyurur: “sizden biri beni kendisine öz varlığından, malından, evladından ve herkesten daha çok sevmedikçe gerçek imana ulaşamaz” (Buhârî). [3722] İbn Mesud, Übey b. Ka’b ve İbn Abbas bu âyeti hep ve huve ebun lehum tefsîrî ibâresiyle birlikte okurlardı. Parantez içi açıklamamızın gerekçesi budur. Hasan, Katâde ve İkrime de bu açıklamayla birlikte okumuşlardır (Taberî). Bu âyet, “Dahası, sizin ne Allah Rasûlü’nü üzmeniz, ne de ölümünden sonra onun eşleriyle evlenmeniz ebedîyen helâl değildir” (53) âyetiyle birlikte anlaşılmalıdır. [3723] Veya minin beyaniyye vurgusuyla: “birbirine akraba olan mü’minler ve muhacirler (kâfir akrabalardan ve hicret etmeyip Mekke’de kalmış mü’min akrabalardan) daha önceliklidirler” (Krş: 8:72-75; bkz: İbn Âşûr). [3724] Bu âyet miras ve vasiyetle sınırlanırsa, “kayıtlı yasa” ile 4:7-13 ve 33. âyetlerde yer alan hükümler anlaşılır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Peygamber müminlere, kendi canlarından daha yakındır. (Peygamberin) Eşleri, (hürmet göstermede) onların analarıdır. Akraba olanlar da (birbirlerine) Allah’ın kitabında (miras açısından) diğer müminlerden ve göç edenlerden daha yakındırlar. Ancak, dostlarınıza uygun bir vasiyet yapmanız başkadır, bunlar Kitap'ta yazdı bulunmaktadır.
Osman Fırat
swap_vert close
Nebi as’, mü’minlere kendi canlarından öncedir. Onun eşleri de Mü’minlerin onların anneleridir. Rahim sahipleri de Allâh’ın Kitabında birbirlerine öteki mü’minlerden ve Muhâcirlerden daha yakındırlar. Ancak dostlarınıza bir iyilik yapmanız (bir vasiyyet etmeniz) hariçtir. Bunlar Kitapta yazılmıştır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Peygamber, mü'minlere kendi nefslerinden daha mukaddemdir. Ve onun refikaları da mü'minlerin valideleridir. Karabet sahipleri de Allah'ın kitabında birbirlerine diğer mü'minlerden ve muhacirlerden daha yakındır. Ancak dostlarınıza bir iyilik yapacak olmanız müstesna. Bu, kitapta yazılmış bulunmaktadır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Peygamberin müminler üzerinde haiz olduğu hak, onların bizzat kendileri hakkında haiz oldukları haktan daha fazladır. (O, bir baba konumunda olduğundan) onun eşleri de müminlerin anneleridir. Akrabalar miras bakımından Allah'ın kitabında, birbirlerine diğer müminlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar. Ancak dostlarınıza bir iyilik yapmanız müstesna, yani dostunuza vasiyetle bir mal bırakabilirsiniz. Bunlar kitapta yazılıdır. [4, 65; 8, 72]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Peygamber, mü'minlere canlarından ileridir. Onun eşleri de onların anneleridir. Rahim sahipleri (anne tarafından akrabalar) da Allah'ın Kitabında birbirlerine öteki mü'minlerden ve Muhacirlerden daha yakındırlar. Ancak dostlarınıza bir iyilik yapmanız (bir vasiyyet etmeniz) hariç (yaptığınız o vasiyyet yerine getirilir). Bunlar Kitapta yazılmıştır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Nebî mü'minlere kendi nefislerinden daha evlâdır. [²] Ve nebînin zevceleri vâlidelerinizdirler. Allâh'ın kitâbında, akrabâ, sâir mü'minlerden ve muhâcirlerden (tevarüs husûsunda) evlâdır. Meğer ki mü'minlerden ve muhâcirlerden dostlarınıza bir eyilik (vasiyet) itmiş olasınız. (O zamân vasiyet hükmi icrâ olunur.) Bunlar kitâbda yazılı oldı.
[2] Rasûlullah Tebük gazâsına gitmek sırasında nâsa "Haydi berâber gelin" didikde ba'zılar "Baba ve anamızdan izin alalım" dimeleriyle bu âyet nâzil oldı.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bu Nebi, müminler için kendi canlarından önce gelir; eşleri de onların anneleridir. Allahın kitabında akrabalar birbirlerine, mü'minlerden ve muhacirlerden[1] daha yakındırlar. (Allah'ın Kitabında[2] (mirasta) öncelik,birbirine akraba olmaktan dolayıdır; mümin veya muhacir olmaktan dolayı değildir.) Dostlarınıza bir iyilik yapmanız bunun dışındadır. Bu da zaten bu Kitapta yazılıdır.[3]"
[1] Bkz. Nisa 4/11. âyet. [3] Bkz. Nisa 4/8. ayet. Bu ayete genellikle şöyle anlam verilir: "... Soy hısımları miras hususunda, Allah'ın Kitap'ında birbirlerine müminler ve muhacirlerden daha yakındırlar. Dostlarınıza yapacağınız uygun bir vasiyet bunun dışındadır. Bu Kitap'ta yazılı bulunmaktadır." Bize göre bu anlam yanlıştır. Çünkü Nisa 4/11,Nisa 4/12 ve Nisa 4/176. ayette soy hısımlarının öncelik sırası hükme bağlanmış, Nisa 4/9. ayette de miras paylaşılırken hazır bulunan yakınlar, yetimler ve çaresizlere de bir şeyler verilmesi emredilmiştir. Bunlar dışında bu ayetle ilgili olabilecek bir ayet yoktur. Bu sebeple meali farklı verme gereği duyduk. Vasiyet konusunda da Bakara 2/180. ayetin dipnotuna bakılabilir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Peygamber, müminlere kendi nefislerinden daha üstündürler. Onun eşleri de, anneleridir. Allah'ın kitabında, akraba olanlar, birbirlerine diğer müminlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar. Ancak, dostlarınıza kitapta yazılı olduğu gibi, iyilik yapmanız mümkündür.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Peygamber mü'minlere kendi canlarından daha yakındır;(3) onun eşleri de mü'minlerin anneleridir.(4) Akrabalar ise, birbirlerine, diğer mü'minlerden ve muhacirlerden(5) daha yakındırlar—ancak dostlarınıza bir iyilik yapacak olursanız müstesna. Bunlar, kitapta böylece yazılmış bulunmaktadır.
(3) Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: “Ben mü’minlere dünyada da, âhirette de insanların en yakınıyım. Hangi mü’min bir mal bırakacak olursa, onun akrabası ona vâris olsun. Kim de arkasında bir borç veya bakıma muhtaç birisini bırakırsa, o da bana gelsin; çünkü ben onun velisiyim.” (Buhârî, Tefsir 33:1; Müslim, Ferâiz: 15.) Peygamberimizin bir başka hadisi de şöyledir: “Üç özellik vardır ki, bunlar kimde bulunursa o kimse imanın tadını bulur: (1) Allah ve Resulü, kendisi için başka herkesten daha sevgili olmak; (2) sevdiğini Allah için sevmek; (3) Allah onu inkârdan kurtarmışken tekrar inkâra dönmeyi, ateşe atılmak gibi kötü görmek.” (Buhârî, İman: 9; Müslim, İman: 67.)(4) Saygı ve sevgi yönüyle; yoksa nesep yönüyle değil.(5) Allah yolunda hicret edenler.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O peygamber, müminlere öz benliklerinden daha dost, daha yakındır. Onun eşleri de o müminlerin anneleridir. Anne tarafından akraba olanlar da Allah'ın Kitabı'nda, birbirlerine diğer müminlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar. Ancak yakın dostlarınız için örfe uygun bir vasiyette bulunmanız müstesnadır. Bu, Kitap'ta satırlara geçirilmiştir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
peyġamber yigrekdür mü’minlere gendüzilerinden daħı 'avratları añalarıdur anlaruñ. daħı ħıśımlar isleri bir nicesi anlaruñ yigrekdür bir niceye Tañrı kitābında mü’minlerden daħı muḥācırlardan illā kim eyleyesiz hem 'ahdlaruñuza eylük ya'nį vaśi(y)yet. oldı şol lavḥ içinde yazılmış.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Peyġamber evlādur mü’minlere öz nefslerinden. Nebīnüñ ‘avratları daḫıanlaruñ analarıdur. Her ḳarāyibler daḫı biri birine evlādur mīrāẟda, TañrıTa‘ālānuñ kitābında mü’minlerden muhācirlerden daḫı, illā eger iḥsān işle‐señüz ḳarāyiblerüñüze. Ol kitābda yazılmışdur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Peyğəmbər mö’minlərə onların özlərindən daha yaxındır. (Mö’minlər peyğəmbəri özlərindən çox sevməli, onun hər bir əmrini sözsüz yerinə yetirməlidirlər). Onun övrətləri (mö’minlərin) analarıdır (heç kəs onlarla evlənə bilməz). Qohumlar (bir-birinə vərəsə olmaq baxımından) Allahın Kitabında mö’minlərdən və mühacirlərdən daha yaxındırlar. Amma (qohum olmayan) dostlarınıza (vəsiyyətlə) bir yaxşılıq edə (bir irs qoya) bilərsiniz. Bu (hökm) kitabda (lövhi-məhfuzda) yazılmışdır. (İslamın ilk dövrlərində sizə qardaş olanların, birlikdə Mədinəyə hicrət edənlərin bir-birinə vərəsə olmaq ixtiyarı var idi. Sonralar bu hökm ləğv edilib varislər məsələsində üstünlük qohumlara verildi. Qohum olmayan mö’minlərin bir-birinə vərəsə olması isə yalnız vəsiyyət yolu ilə mümkün hesab edildi).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
The Prophet is closer to the believers than their selves, and his wives are (as) their mothers. And the owners of kinship are closer one to another in the ordinance of Allah than (other) believers and the fugitives (who fled from Mecca) except that ye should do kindness to your friends. This is written in the Book (of nature).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
The Prophet is closer to the Believers than their own selves,(3674) and his wives are(3675) their mothers. Blood-relations among each other have closer personal ties, in the Decree of Allah. Than (the Brotherhood of) Believers and Muhajirs:(3676) nevertheless do ye what is just to your closest friends: such is the writing in the Decree (of Allah..
3674 In spiritual relationships the Prophet is entitled to more respect and consideration than blood-relations. The Believers should follow him rather than their fathers or mothers or brothers, where there is conflict of duties. He is even nearer-closer to our real interests-thari our own selves. In some Qiraahs, like that of Ubayy ibn Ka'ab, occur also the words "and he is a father of them", which imply his spiritual relationship and connection with the words "and his wives are their mothers". Thus his spiritual fatherhood would be contrasted pointedly with the repudiation of the vulgar superstition of calling any one like Zayd ibn Harthah by the appellation Zayd ibn Muhammad (33:40): such an application is really disrespectful of the Prophet. 3675 See last note. This Surah establishes the dignity and position of the Prophet's wives, who had a special mission and responsibility as Mothers of the Believers. They were not to be like ordinary women: they had to instruct women in spiritual matters, visit and minister to those who were ill or in distress, and do other kindly offices in aid of the Prophet's mission. 3676 No man should deprive his blood-relations of such rights of maintenance and property as they might have. The community of Believers, inhabitants of Madinah and those who had migrated to Madinah from Makkah, also had their mutual rights, but they were not to be put forward as an excuse to defeat the prior rights of natural relationships. In the early MadTnah days, Ansar were allowed to inherit from Muhajirs whose natural relations had not emigrated, but this practice was discontinued when normal relations were re-established between Makkah and MadTnah.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَلنَّبِيُّ
nebî
اَوْلٰى
evlâdır
بِالْمُؤْمِن۪ينَ
mü'minlere
مِنْ اَنْفُسِهِمْ
kendi canlarından
وَاَزْوَاجُهُٓ
ve eşleri
اُمَّهَاتُهُمْۜ
onların anneleridir
وَاُو۬لُوا
ve sahipleri
الْاَرْحَامِ
akrabalık
بَعْضُهُمْ
onların bazıları
اَوْلٰى
evlâdır
بِبَعْضٍ
bazısına
ف۪ي كِتَابِ
Kitâb'ında
اللّٰهِ
Allah'ın
مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ
mü'minlerden
وَالْمُهَاجِر۪ينَ
ve muhacirlerden
اِلَّٓا
ancak
اَنْ تَفْعَلُٓوا
yapmanız
اِلٰٓى اَوْلِيَٓائِكُمْ
dostlarınıza
مَعْرُوفاًۜ
bir iyilik
كَانَ
olandır
ذٰلِكَ
bunlar
فِي الْكِتَابِ
Kitâb'ta
مَسْطُوراً
yazılmış
Nebî(miz olan Muhammed), mü'minlere kendi canlarından daha evlâdır (daha önemli ve yakındır). Onun eşleri de mü'minlerin anneleridir. Akraba olanlar Allah'ın Kitâb'ına göre birbirlerine (diğer) mü'minlerden ve muhacirlerden (vâris olmaya) daha uygundurlar. Ancak (vasiyetinizde) dostlarınıza bir iyilik yapmanız başkadır (bunu yapabilirsiniz). Zaten bunlar (da bu) Kitâb'ta yazılmıştır.
نَبِىّ
İsim
ن ب ا
Nebî
اَوْلٰى
İsim
و ل ي
En yakın, daha yakın, daha müstehak, daha layık, evlâ
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
زَوْج
İsim
ز و ج
Eş, koca, zevce, çift
اُمّ
İsim
ا م م
Anne, esas, merkez
اُولِى
İsim
ا و ل
Sahip
اَرْحَام
İsim
ر ح م
Rahim, akrabalık
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
اَوْلٰى
İsim
و ل ي
En yakın, daha yakın, daha müstehak, daha layık, evlâ
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan
مُهَاجِر
Etken fiil-III
ه ج ر
Hicret edenler, muhacirler
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
فَعَلَ
Fiil-I
ف ع ل
Yaptı, muamele etti
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
وَلِىّ
İsim
و ل ي
Veliyy (Allah'ın ismi, esmasıdır. Gerçek ve hakiki dost olan demektir), dost, veli
مَعْرُوف
Edilgen fiil
ع ر ف
Örfe uygun, iyilikle, münasip, güzel, meşru
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
مَسْطُور
Edilgen fiil
س ط ر
Yazılmış, satır satır yazılmış