Evlatlıkları, öz babalarının ismiyle çağırın. Bu, Allah katında daha doğrudur.(*) Eğer babalarını bilmiyorsanız, onlar din kardeşleriniz ve dostlarınızdırlar. Geçmişte yaptığınız hatalarda size bir günah yoktur. Fakat bilerek bunu yaparsanız, onda günah vardır. Ve Allah, Gafur ve Rahimdir.
(*) Burada, evlatlık alıp yetiştirmek kınanmamaktadır. Asıl kınanan şey, cahil Arapların zürriyet ve nesilde yama yapmalarıdır. Adam, bir menfaat veya siyasi bir eğilim için, kendisini öz ailesinden koparıp başka üstün bir aileye yamardı… Nitekim İslam’dan sonra dahi, bu adet devam etmiş ki; Muaviye, Ziyad’ı, kendi babası Ebu Süfyan’ın öz oğlu olarak kabul etmiş ve onu Hz. Ali’ye karşı kullanmıştır.
İşte kınanan durum budur. Yoksa Peygamber (s.a.s.)’in de evlatlığı vardı. Fakat bu evlatlıklar, mirasta ve diğer kan bağlarında öz evlat gibi sayılmaz. Çünkü evlatlığın ölçüsü yoktur. İslam yasaları ise, ölçüsü olmayan bir şeyi, hükme merci kabul etmez.