close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Ahzâb Sûresi 38. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Mâ kâne ‘alâ-nnebiyyi min haracin fîmâ ferada(A)llâhu leh(u)(s) sunneta(A)llâhi fî-lleżîne ḣalev min kablu vekâne emru(A)llâhi kaderan makdûrâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Allah'ın, ona farzettiğini yapmasında hiçbir vebal yok Peygambere; daha önce gelip geçenler hakkında da Allah'ın koyduğu yol yoradam buydu ve Allah'ın emri, takdir edilmiş ve yerine gelmiştir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Allah’ın kendisine farz kıldığı (ve helâl saydığı) bir şey(i yerine getirme)de Peygamber üzerine hiçbir (vebal) sıkıntı ve sorumluluk yoktur (ve bundan dolayı kınanması çirkindir ve cehalettir.) Daha önce gelip geçen (ümmet)lerde Allah’ın sünneti (uyguladığı prensibi de) budur. Allah’ın emri; (bütün işleri ve hükümleri, ölçüyle tanzim ve) takdir edilmiş bir kaderdir. (Bunun değiştirilmesi ve geciktirilmesi mümkün değildir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O halde, Allah'ın kendisi için farz kılıp, takdir ettiği şeyi yapmasından dolayı, peygambere hiçbir suç isnat edilemez. Gerçekten bu sizden önce gelip geçenler içinde, Allah'ın bir uygulamasıydı ve şunu da unutma ki, Allah'ın iradesi mutlaka gerçekleşir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah'ın, kendisine meşrûiyet tanıdığı hususlarda, peygambere herhangi bir vebal, bir güçlük yoktur. Evvelce vazifelerini ifa ederek geçip giden bütün peygamberler hakkında Allah'ın sünneti, koyduğu kurallar böyledir. Allah'ın planı ise, mutlaka gerçekleşecek, başa gelecek, kaçınılamayan bir kaderdir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah'ın kendine takdir ettiği şeyde Peygamberin üzerine hiçbir güçlük yoktur. Bundan önce geçenler hakkında da Allah'ın kanunu böyleydi. Allah'ın emri, yerine getirilen bir kaderdir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Allah'ın kendisine farz kıldığı bir şey(i yerine getirme)de peygamber üzerine hiç bir güçlük yoktur. (Bu,) Daha önce gelip geçen (ümmet)lerde Allah'ın bir sünnetidir. Allah'ın emri takdir edilmiş bir kaderdir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Allah'ın Peygamber için taksim ve takdir ettiği şeyde (Zeyneb'i kendisine halâl kılmakta) Peygambere hiç bir vebal yoktur. Bundan önce geçen peygamberler hakkında da Allah'ın sünneti (kanunu) böyledir (Allah'ın peygamberlere mubah kıldığı şeyde, peygamberlere hiç bir vebal olamaz.) Allah'ın emri gerçekleşmiş bir hüküm bulunuyor.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah’ın farz ettiği bir işi Peygamber’in uygulamasında, ona bir sakınca olmaz. Bu, önceki peygamberlerde de geçerli olan Allah’ın bir yasasıdır.(*) Allah’ın emrettikleri kesindirler. (Onlardan vazgeçilemez.)
(*) Bütün peygamberler, ümmetlerine öğretmen ve örnek olsunlar diye, yemişler, uyumuşlar, evlenmişler, toplum hayatı içinde düşüp kalmışlardır. İşte Allah’ın yasasından maksat, budur.  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah'ın emrettiği bir şeyde peygamberine hiçbir sıkıntı yoktur. Bu, Allah'ın daha önce gelip geçmişlere uyguladığı bir yasasıdır. Allah'ın emri, mutlaka yerini bulur.
Besim Atalay
swap_vert close
Allahın buyurmuş olduğu işte, peygambere zorluk olmaz, önce geçenlere de Allahın türesi budur, Allahın buyrumu ölçülüp biçilmiştir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Nebi üzerinde, Allah'ın onun için takdir edip gerekli kıldığı şeyde bir vebal ve sakınca yoktur. Daha önce gelip geçen (nebi)ler hakkında da Allah'ın kanunu böyledir. Allah'ın emri, kesinleşmiş bir hükümdür.
Cemil Said
swap_vert close
Allâh’ın ihsân itdiğini kabûl itmek rasûl içün bir cürüm değildir. Senden evvel gelmiş olanlara Allâh böyle müsâ’adâtda bulunmuşdı, Allâh’ın emirleri mukadderdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah'ın Peygamber'e farz kıldığı şeylerde ona bir güçlük yoktur. Bu, Allah'ın öteden beri, gelmiş geçmişlere uyguladığı yasasıdır. Allah'ın emri şüphesiz gereği gibi yerine gelecektir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah’ın, kendisine farz kıldığı şeyleri yerine getirmesi konusunda peygambere bir darlık yoktur. Daha önce gelip geçen peygamberler hakkında da Allah’ın kanunu böyledir. Allah’ın emri, kesinleşmiş bir hükümdür.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
38-39. Allah’ın, kendisi için takdir ve emrettiği bir şeyi yerine getirme hususunda peygamber için bir sıkıntı ve sakınca olamaz. Allah’ın hükmü değişmez kaderdir. Daha önce gelip geçen, Allah’ın vahyini insanlara ulaştıran, O’ndan çekinen, Allah’tan başka hiçbir kimseden çekinmeyen peygamberler hakkında da Allah’ın kanunu böyledir. Hesap sorucu olarak Allah kâfidir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah'ın, kendisine helâl kıldığı şeyde Peygamber'e herhangi bir vebâl yoktur. Önce gelip geçenler arasında da Allah'ın âdeti böyle idi. Allah'ın emri mutlaka yerine gelecek, yazılmış bir kaderdir.
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH'ın kendisine yasallaştırdığı bir konuda peygambere herhangi bir engel yoktur. Bu, öteden beri, gelmiş geçmişlere uygulanan ALLAH'ın sünneti (yasası) dır. ALLAH'ın emri, belirlenmiş ve kesinleşmiştir.
Kuran, "hadis" (söz) kelimesini Tanrı'nın sözlerinden farklı sözler için kullandığında genellikle kötü bir anlamda kullanır (12:111; 31:6; 33:53; 45:6; 52:34; 66:3). Peygambere yakıştırılan yalanların "hadis ve sünnet" adıyla anılacağını önceden bilen Tanrı "sünnet" (yasa) kelimesini de sürekli "Tanrı'nın sünneti" olarak kullanmıştır (33:38,62; 35:43; 40:85; 48:23). Tanrı'nın sünnetine karşı putlaştırdıkları Muhammed'in sünnetini uyduranlar, 35:43'te sözü edilen sünnete mahkum olacaklardır. İşin daha da ilginci, Hadis ve Sünnet'in yanında uydurulan üçüncü öğreti olan İcma (toplu karar) kelimesi de Allah hariç kimin için kullanılmışsa olumsuz bir anlamla mahkum edilir (20:60; 70:18; 104:2; 3:173; 3:157; 10:58; 43:32; 26:38; 12:15; 10:71; 20:64; 17:88; 22:73; 54:45; 28:78; 7:48; 26:39; 26:56; 54:44...). Tüm bunlar bir rastlantı mı? Bak 39:18; 66:3.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Peygambere Allah'ın takdir ettiği, mübah kıldığı şeyde bir darlık yoktur. Bundan önce geçen bütün peygamberler hakkında Allah'ın sünneti böyledir. Allah'ın emri ise biçilmiş bir kaderdir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Peygambere Allahın takdir ettiği, mubah kıldığı şeyde bir darlık yoktur, bundan evvel geçen bütün Peygamberler hakkında Allahın sünneti böyle ve Allahın emri biçilmiş bir kader bulunuyor
Emrah Demiryent
swap_vert close
Allah’ın, kendisi için takdir ettiği bir şeyi yapmasında (n dolayı), peygambere hiçbir sorumluluk yoktur. Daha önce gelip geçen (peygamber) ler hakkında da Allah’ın kanunu (sünneti) budur. (Hiç şüphesiz ki) Allah’ın emri (olmasını takdir ettiği bir şey) gereği gibi yerine gelecektir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Nebi, Allah'ın emri gereği bir şeyi yapmasından dolayı suçlanamaz. Bu, daha önceki toplumlarda da geçerli olan Allah'ın yasasıdır. Allah'ın emri, kesinleşmiş bir yazgıdır.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Peygamberlerin üstüne Allahın, farz etdiği herhangi bir şey (i ifâ etmesin) de hiçbir vebal olmaz. (Nitekim) daha evvel geçmiş (peygamber) lerde de Allah bu aadeti (bir kanun yapmışdır). Allahın emri, behemehal yerini bulan bir kaderdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Allah'ın, kendisi için takdîr ettiği bir şey(i yerine getirmek)te Peygambere herhangi bir zorluk yoktur. Bundan önce gelip geçen (peygamber)ler içinde Allah'ın kanûnu (böyle)dir. Allah'ın emri ise, mutlaka yerini bulan bir kaderdir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Allah’ın, kendisine açıklamış olduğu şeylerde (hükümlerde) peygambere bir güçlük yoktur. (Allah’ın açıklamış olduğu hükümlerde bir güçlüğün olmaması aynı zamanda) Allah’ın önceden geçmişler (geçmiş elçiler) hakkındaki sünnetidir. Zaten Allah’ın emri planlanmış belli bir ölçü (düzen) üzeredir. *
(*) Ayette geçen (فرض)’’ferada’’, açıklamak, belirlemek anlamındaki aşağıdaki tefsir metinlerine bkz: Ayrıca ayette geçen ‘’sünnet,’’yasa, kural, kanun, adet vs. anlamındadır. Yani onlar hakkındaki Allah’ın yasası… {فَرَضَ ٱللَّهُ}، أي: بين الله؛ كقوله: { سُورَةٌ أَنزَلْنَاهَا وَفَرَضْنَاهَا } [النور: 1]، أي: بيناها (تأويلات أهل السنة) عن ابن عبـاس، فـي قوله:{ وَفَرَضْناها} يقول: بـيناها. ( جامع البيان في تفسير القرآن) {وَفَرَضْنَـٰهَا } إشارة إلى الأحكام التي بينها أولاً(مفاتيح الغيب) {وَفَرَضْنَـٰهَا}. قال مجاهد وقتادة: أي: بينا الحلال والحرام، والأمر والنهي والحدود (تفسير القرآن العظيم)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah’ın verdiği hükümlerde, peygambere zorluk yoktur. Bu, Allah’ın geçmiş toplumlardaki değişmez uygulaması (sünneti) dir. Allah’ın emri planlanıp kesinleşmiş bir emirdir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Allah’ın boynuna borç kıldığı bir işi yaptığın için peygambere söz gelmez. Nasıl ki önce gelip geçen peygamberler için de yol bu idi. Allah ne türlü yasada ise öyle olur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah/ın peygamber hakkında takdir ve helâl ettiği şeylerden dolayı peygambere hiçbir vebal teveccüh etmez. Daha evvel gelip geçen Enbiya hakkında Allah/ın âdeti böyle idi [⁵]. Allah/ın işi, olup bitmiş bir ölçüdür [⁶].
[5] Enbiya-yı sâlifenin de müteaddit zevceleri vardı.[6] Ondan başka türlü olamaz. Bir kimseye helâl olan şeyde vebal yoktur.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah’ın kendisine farz kıldığı şeylerde Peygamber’e bir güçlük yoktur. Bu daha önce gelip geçmiş olanlar hakkında da uygulanan Allah’ın kanunudur [sunnetullah]. Allah’ın işi takdir edilmiş bir kaderdir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Allah'ın, peygambere farz kıldığı şeylerde ona bir güçlük yoktur. Bu, Allah'ın önceden geçmişler hakkındaki sünnetidir. Allah'ın emri belli bir ölçü üzeredir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Allah’ın kendisine emrettiği şeyleri yapmasından dolayı Peygambere hiçbir sorumluluk yoktur ve asla bundan dolayı suçlanamaz. Tam tersine, asıl bunu yapmadığı zaman günah işlemiş olur. Bu, Allah’ın daha önceki Peygamberler arasında da geçerli kıldığı değişmez bir yasasıdır. Zaten Allah’ın emri, bir hikmete göre plânlanmış ve tâ ezelden takdir edilip hükme bağlanmıştır. O hâlde Allah, Peygamberine bir şey emrettiği zaman bütün dünya ona karşı çıksa bile, Peygamber bu emri yerine getirmelidir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Önceden geçmişlerde Allah’ın sünneti / yasası olarak Allah’ın farz kıldığı / uygun gördüğü şeylerde Nebiyy’e hiçbir harec / sıkıntı yoktur. Allah’ın emri takdir edilmiş bir kader oldu.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resul, Allah'ın yapmasını emrettiği bir şeyi, yapmış olmaktan dolayı suçlanamaz. Bu, Allah'ın hiç değişmeyen bir kanunudur. Allah'ın fermanı ezelde böyle yazılmıştır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah’ın farz kıldığı şeyleri yerine getirmesi konusunda Nebi’ye bir sıkıntı bir zorluk yoktur. Daha önce gelip geçen Nebi’ler hakkındaki Allah’ın kanunu da böyledir. Daha önceki Nebi’lerde evlatlıklarının karıları boşandığında karşılıklı istekleri olursa evlenebiliyorlardı. Bu geçmişten beri Allah’ın emri olarak kesinleşmiş bir hükümdür. Onların evlatlıklarını kan bağı olan kendi çocukları gibi görmeleri insanların zannıdır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Allah’ın, kendisine farz kıldığı (bu) şeyde Peygamber’e herhangi bir vebal yoktur. Daha önce geçenler arasında da Allah’ın kanunu (buydu). Allah’ın emri belirlenmiş bir ölçüdür.
Mehmet Türk
swap_vert close
Allah’ın kendisine farz kıldığı¹ bir şeyden dolayı Peygamberi kınayamazsınız.² (Zira bu,) Allah’ın daha önce geçenlerde de olan bir sünnetidir ve Allah’ın emri takdir edilmiş bir kaderdir, (mutlaka yerine gelir).
1 Yani, Peygamberin Zeynep’le evlenmesi…2 Âyetin bu bölümü “Peygambere herhangi bir güçlük yoktur.” diye de tercüme edilebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[O halde,] Allah’ın kendisi için takdir ettiği şeyi ⁴⁸ [yapmasından dolayı] Peygamber’e hiçbir suç isnad edilemez. [Gerçekte, bu] sizden önce gelip geçenler için de Allah’ın bir uygulamasıydı; ⁴⁹ ve [şunu unutma ki] Allah’ın iradesi mutlaka tecelli eder.
48 Yani, Zeyneb ile evlenmesini; bu da yürürlükteki hukukun bakış açısını ortaya koymayı ve Hz. Peygamber’in kişisel ahlakî sorumluluğu olarak gördüğü konuda o’nu tatmin etmeyi amaçlıyordu.49 Yani, Muhammed (s)’den önceki bütün peygamberlerde, Muhammed (s)’de olduğu gibi, bütün şahsî istekler, Allah’a teslim olma kararlılığına uygun düşen isteklerdi: bu da, Allah’ın seçiciliğini karakterize eden ve -daha sonraki yan cümleciğin ifade ettiği gibi- onların “kaçınılmaz/mutlak kader”lerini (kaderen makdûren) oluşturan, doğuştan edinilmiş uyumlu bir ruh halidir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah’ın kendisine emrettiği bir hususu uygulamasından dolayı Nebi’ye hiçbir suç isnat edilemez. Zira Allah’ın bu sünneti/yasası daha önce gelip geçen nebiler için de böyle uygulandı. Çünkü Allah’ın emri ölçülüp biçilmiş bir karardır. 48/23
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Allah’ın kendisini mecbur tuttuğu bir husustan dolayı Nebî’ye hiçbir suç isnat edilemez. Allah’ın bu sünneti, daha önce gelip geçmiş olan (nebîler) için de geçerliydi:[³⁷⁶⁰] sonuçta Allah’ın emri ölçülüp biçildiği gibi gerçekleşmiş oldu.
[3760] Yani: Allah Rasûlü de kendisinden önceki rasullerin tâbi tutulduğu yasaya tâbi idi.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Allah’ın kendisine helal kıldığı şeyde Peygamber'e herhangi bir sakınca yoktur. Bu hüküm, daha önce gelip geçen peygamberler hakkında da uygulanan Allah’ın sünnetidir. Allah’ın emri, mutlaka gerçekleşecek bir kaderdir.
Osman Fırat
swap_vert close
Allah’ın, kendisine farz kıldığı şeyleri yerine getirmesi konusunda Nebiye bir zorluk yoktur. Daha önce gelip geçen hakkında da Allah’ın kanunu böyledir. Allah’ın emri, bir ölçüyle ölçülendirilmiştir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Allah'ın kendisi için mukadder kıldığı bir şeyde peygamber üzerine bir güçlük yoktur. Evvelce gelip geçmiş olanların haklarındaki sünnet-i ilâhiye gibi . Ve Allah'ın emri yerine getirilmiş bir kader bulunmaktadır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah'ın, kendisine takdir edip helâl kıldığı bir hususu yerine getirmekte Peygambere herhangi bir güçlük yoktur. Sizden önce gelip geçen peygamberler hakkında da Allah'ın kanunu böyle cari olmuştur. Allah'ın emri, mutlaka yerini bulan bir kaderdir.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah'ın kendisine takdir ettiği bir şeyi yerine getirmekte, Peygambere herhangi bir güçlük yoktur. Sizden önce geçenler arasında da Allah'ın yasası böyle idi. Allah'ın emri, olup bitmiş bir şeydir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh'ın, onun içün farz buyurdığı şeyde Nebî üzerine vebâl yokdur. Bu, evvelce geçenlerde de Allâh'ın sünneti idi. Ve Allâh'ın emri takdîr olunmuş bir hüküm oldı.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah'ın, Nebîsi için farz kıldıklarında sıkıntı doğuracak bir şey yoktur. Bu, Allah'ın bundan öncekilere de uyguladığı yasasıdır. Allah'ın emri ölçülü biçilidir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah'ın kendisine uygun gördüğü şeyde peygambere bir günah yoktur. Daha önce geçenler için Allah'ın kanunu budur. Allah'ın emri yerine gelecek bir hükümdür.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah'ın kendisi için takdir ettiği birşeyi yerine getirmesinde bir peygamber için vebal yoktur. Bu, Allah'ın, daha önceki peygamberler hakkında da geçerli olan bir yasasıdır. Allah'ın emri ise, mutlaka gerçekleşmek üzere yazılmış bir kaderdir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah'ın kendisine farz kıldığı şeyde peygambere hiçbir vebal yoktur. Daha önce gelip geçmişlerde de Allah'ın yolu-yöntemi buydu. Allah'ın emri, belirlenmiş bir kaderdir/ölçüdür.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
olmadı peyġamber’e hįç ŧarlıķ anuñ içinde kim ḥelāl eyledi Tañrı aña. Tañrı sünneti anlarda kim geçdiler ilerü ya'nį peyġamberler daħı oldı Tañrı işi endāze eylemek endāze olınmış.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yoḳdur peyġamber üstine hīç günāh Tañrı Ta‘ālā farż eyledügi nesnede.Tañrı Ta‘ālā sünneti oldur geçen nebīler dīninde. Daḫı Tañrı buyruġı evveldenmuḳadder olupdur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Allahın Peyğəmbərə vacib (halal) buyurduğu bir şeydə (Zeynəblə evlənməkdə) ona heç bir günah yoxdur. Daha öncə gəlib-getmiş (Davud, Süleyman və başqaları kimi) peyğəmbərlər barəsində də Allahın qayda-qanunu (sünnəsi) belədir. Allahın əmri əzəli hökmdür! (O, mütləq yerinə yetməlidir!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
There is no reproach for the Prophet in that which Allah maketh his due. That was Allah's way with those who passed away of old and the commandment of Allah is certain destiny.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
There can be no difficulty to the Prophet in what Allah has indicated to him(3727) as a duty. It was the practice (approved) of Allah amongst those of old that have passed away,(3728) And the command of Allah is a decree determined.(3729)
3727 See n. 3724 above. 3728 The next clause is parenthetical. Those words then connect on with verse 39. Among the people of the Book there was no taboo about adopted sons, as there was in Pagan Arabia. 3729 Allah's ordering of the world is always full of wisdom. Even our unhappiness and misery may actually have a great meaning for ourselves or others or both. If our first Plan seems to fail, we must not murmur and repine, but retrieve the position by adopting a course which appears to be the best position in the light of our duties as indicated by Allah. For Allah's Plan is framed on universal principles that cannot be altered by human action.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
مَا كَانَ
olmadı
عَلَى النَّبِيِّ
nebîye
مِنْ حَرَجٍ
herhangi bir güçlük
ف۪يمَا
o şey- de ki
فَرَضَ
farz kıldı
اللّٰهُ
Allah
لَهُۜ
ona
سُنَّةَ
kanunudur
اللّٰهِ
Allah'ın
فِي الَّذ۪ينَ
o kimseler hakkında ki
خَلَوْا
gelip geçtiler
مِنْ قَبْلُۜ
önceden
وَكَانَ
ve olandır
اَمْرُ
emri
اللّٰهِ
Allah'ın
قَدَراً
bir kader
مَقْدُوراًۙ
takdir edilmiş
Allah'ın, kendisine farz kıldığı bir şey(i yerine getirmesin)de nebîye herhangi bir güçlük (ve vebal) yoktur. Daha önce gelip geçen (nebi)ler hakkında da Allah'ın kanunu (böyle)dir ve Allah'ın emri, takdir edilmiş bir kaderdir.
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
نَبِىّ
İsim
ن ب ا
Nebî
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
حَرَج
İsim
ح ر ج
Sıkıntı, güçlük, zorluk
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
فَرَضَ
Fiil-I
ف ر ض
Farz kıldı, tayin etti, takdir etti
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
سُنَّة
İsim
س ن ن
Sünnet, yol, kanun
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
خَلَا
Fiil-I
خ ل و
Baş başa kaldı, gelip geçti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
اَمْر
İsim
ا م ر
Emir, iş, tedbir, izni ile
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
قَدَر
İsim
ق د ر
Miktar, ölçü, takdir, kader
مَقْدُور
Edilgen fiil
ق د ر
Takdir edilmiş