(Ey Peygamber!) Hani sen, Allah’ın kendisine nimet verdiği/lütufta bulunduğu ve senin de kendisine iyilik ettiğin/azat ettiğin kimseye; “Eşini (nikâhında) tut/boşama, Allah’a karşı sorumluluk bilincinde ol” diyor, Allah’ın açığa çıkaracağı şeyi insanlardan çekinerek [tahşâ] içine atıyordun. Oysa kendisinden çekinmene daha layık olan Allah’tır.¹⁴ Zeyd eşiyle ilişiği kestiğinde onu seninle evlendirdik ki, himayenizdekilerin [ed’iyâ’ikum] ilişkilerini kestikleri eşlerini nikâhlama hususunda inananlara bir zorluk/hukuki bir engel olmasın. Allah’ın emri böylece yerine geldi.¹⁵
14 Kur’an’ı Hz. Peygamber’in kendisinin yazmadığı veya kendisine gelen ayetlerin bir kısmını gizlemediğinin en açık örneği bu ayettir. Nitekim Hz. Ayşe, “Allah’ın elçisi, kendisine vahyedilenlerden birini gizlemek isteseydi, muhakkak ki bu ayeti gizlerdi” demiştir (Buhari, Tevhid, 22; Müslim, Tefsîr, 33/9-16).
15 Zeyd bin Hârise, aslen Yemenli olan ve daha sonra Kuzey Arabistan’a yerleşen kabilelerden Benu Kelp kabilesindendir. Çocukken esir alınmış ve Mekke’de satılmıştır. Hz. Hatice’nin amcasının oğlu Hakem b. Hızam onu satın alıp kendisine hediye etmiştir. O da onu çarşı pazar ve diğer hizmetlerde kullanmıştır. Daha sonra Hz. Peygamber’le evlenince, artık kemal yaşına gelmiş olan Zeyd’i Hz. Peygamber’e hediye etmiştir. Peygamber de onu azat etmiş, daha sonra da onu himayesi/koruması altına almıştır. Bu himaye (ed’iyâ) maalesef meâllerde ve tefsirlerde, semantik analiz yapılmadığı için, “evlatlık” diye tercüme edilmiştir. Arapçada asıl evlatlık “tebenni” veya “ittihazu veled” tabirleriyle ifade edilir. “Evlatlık” şeklinde yapılan bu yanlış tercüme, tarih boyunca İslam’ın zayıf karnı olmuştur. Bugün ateistler ve deistler bile, bu yanlış tercümeyi, dillerine dolayıp “Muhammed geliniyle evlendi” diye İslam aleyhine propaganda yapıyorlar. O, Kur’an’a göre, “en güzel örnek”tir. Gayr-i ahlaki bir davranışta bulunması mümkün değildir. Gerçi Hz. Peygamber, kendisinden sadece beş yaş küçük olan Zeyd’i evladı gibi seviyor, onu hiç akrabası olmayan Mekke, Medine toplumunda yalnız bırakmıyor, onu tabiri caizse bir emir eri gibi yanından ayırmıyordu. Onu himaye ediyor, koruyor, ihtiyaçlarıyla yakından ilgileniyordu. Azat edilse bile kölelerin horlandığı bir toplumda ona sahip çıkıyor ve diğer sahabeleriyle eşit tutuyordu. Ama bildiğimiz anlamda bir evlatlık söz konusu değildi. Zaten metinde kullanılan “Ed’iyâ” kelimesi, “çağırma, davet etme” kökünden gelir. Korumaya, himayeye alınan kişiler içindir. Onlar yakın ve her çağrılışta hazır olan kişiler için kullanılır. “Evlatlık” tabiri yakıştırmadır ve galat-ı meşhur bir kelime olmuştur. Zeyd, İslam’ı ilk kabul edenlerdendir. Hz. Peygamber onu önce azatlı câriyesi Ümmü Eymen ile evlendirmiştir. Daha sonra halasının kızı Zeyneb binti Cahş ile nikâhlamıştır. Hz. Peygamber, bir Cahiliye adeti olan hür ile hürün, azatlı da olsa köle ile kölenin evlenmesine bir son vermek istemişti. Köle de olsalar onlar da insandı. Aristokrat/ soylu bir aileden gelen ve hür bir kadın olarak kendisini üstün gören Zeynep, geçmişinde kölelik bulunan Zeyd’le evlenmek istememiş ve sadece Hz. Peygamber’in hatırı için evlenmiştir. Nikâhlarını da Hz. Peygamber kıymıştır. Zeynep kocasını ta başından beri hor görüyor, geçinmek istemiyordu. Zeyd birkaç kere Peygamber’e gelerek Zeynep’ten şikâyetçi oldu ve boşanmak istediğini beyan etti. Peygamber de halkın dedikodusundan çekinerek geçinmeye devam etmesini istedi. Ancak bu evlilik boşanmayla son buldu. Cenab-ı Hak ayette geçtiği şekliyle Peygamber’in Zeyneb’le nikâhlanmasını istedi. Hz. Peygamber de Zeyneb’in ve ailesinin kırılan onurunu onarmak, mutsuzluğunu telafi etmek amacıyla onunla evlenmeye razı oldu. Böylece bir cahiliye âdeti daha yıkılmış oldu. Câhiliye Arapları azatlı da olsa mazisinde kölelik olan birinin boşadıkları eşlerini, gurur ve kibirlerinden dolayı hor gördükleri için almazlardı. Bu evlilik İslam düşmanları tarafından çok istismar edilen ve saptırılan olaylardan biridir. Denildiği gibi Hz. Peygamber, Zeyneb’in güzelliğine hayran olarak onu boşattırıp da onunla evlenmiş değildir. Öyle olsaydı, onu baştan Zeyd’e nikâhlamazdı. Hz. Peygamber’in Zeynep’le evliliğini isteyen, ayetten de anlaşılacağı gibi Cenab-ı Hak’tır. Nitekim Zeynep, Hz. Peygamber’in diğer hanımlarına: “Sizi Peygamber efendimizle aileleriniz evlendirdi ama beni ise Allah Teâlâ evlendirdi” demiştir. (Buhari, Tefsir, 33/36). Hz. Ayşe, “Eğer Allah’ın elçisi Kur’an’dan bir şey gizleyecek olsaydı, bu ayeti gizlerdi” demiştir.