close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Ahzâb Sûresi 33. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vekarne fî buyûtikunne velâ teberracne teberruce-lcâhiliyyeti-l-ûlâ(s) ve akimne-ssalâte ve âtîne-zzekâte ve ati’na(A)llâhe ve rasûleh(u)(c) innemâ yurîdu(A)llâhu liyużhibe ‘ankumu-rricse ehle-lbeyti veyutahhirakum tathîrâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve evlerinizde oturun ve ilk cahiliyet devrinde olduğu gibi sokaklara çıkmayın ve namaz kılın ve zekat verin ve itaat edin Allah'a ve Peygamberine. Ancak ve ancak Allah, ey Ehli Beyt, sizden her çeşit pisliği, suçu gidermek ve sizi tam bir temizlikle tertemiz bir hale getirmek diler.
Cübeyr oğlu Said'in İbn-i Abbas'tan rivâyetine göre Ehl-i Beyt, Hz. Muhammed (s.a.a)'in zevceleridir. İkreme ve Mukaatil de bu kavli kabul eder. Ebu-Said-il-Kudri, Mâlikoğlu Enes, Vâile, Hz. Peygamberin zevceleri Ayişe ve Ümmü Seleme'nin rivâyetlerine göreyse Ehl-i-Beyt, Hz. Muhammed (s.a.a),Hz. Ali, Hz. Fâtıma, Hz. Hasen ve Hz. Huseyn'dir. Hz. Muhammed (s.a.a)'in kızı Fâtıma, bir gün babasının yanına gelmiş, Hz. Muhammed (s.a.a) onu siyah abasının altına almış, sonra gelen Hz. Ali, Hz. Hasen ve Hz. Huseyn'i de abasının altına alarak Allah'ın, bunlar Ehl-i-Beytim'dir, soyumdur, sen onlardan pisliği gider, onları arıt, tertemiz et buyurmuştur. Ümmü Seleme, ya ben ya Rasulallah dedim, sen de hayra karşısın buyurdu demiştir. Arkam oğlu Zeyd'e göre Ehl-i-Beyt, zekat ve sadaka almaları haram olan Al-i Muhammed'dir ve Al-i Muhammed de Ukayl, Ca'fer, Abbas, Ali ile bunların soylarıdır.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Hem vakarınızla (ağır başlı ve saygılı biçimde) evlerinize bağlı kalın (zaruri ihtiyaçlar, çalışma durumları, alışveriş ve öğretim konuları dışında, kendi hanenizde kalıp, yuvalarınızı eğitim ve üretim merkezlerine çevirmeye çalışın). Evvelki cahiliye (devri kadınları) gibi süslenip saçılarak, (teşhircilik yapmak; güzel ve çekici yerlerinizi ve cilvelerinizi gösterip erkekleri kendinize baktırmak için) kırıtarak sokağa çıkmayın; namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin, Allah’a ve Elçisine itaatli (dikkatli ve erdemli) davranın. Ey Ehl-i Beyt (Resulüllah’ın ailesi)! Gerçekten Allah, sizden kiri (günah ve çirkinliği) giderip arındırmayı ve sizi tertemiz kılmayı arzulamaktadır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Evlerinizde ağırbaşlı bir şekilde oturun. Eski cahiliye dönemindeki gibi kırıtarak, her türlü cazibenizi sergilemek üzere, sokaklara dökülmeyin. Namazlarınıza dikkatli ve devamlı olun, zekatınızı verin, Allah'a ve elçisine itaat edin. Ey peygamberin ev halkı! Allah sizin üzerinizden her türlü çirkinliği ve kirliliği gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Vakarınızla evlerinizde oturun. Meşru ihtiyaçlarınızın dışında, İslâm dışı, ilkel cahiliyye âdetlerine benzer şekilde açılıp saçılarak, süslenip püslenerek piyasa yapmayın. Namazı erkanına, şartlarına, vaktine riayet ederek âşikâre kılın. Vicdanınızı, servetinizi, sosyal bünyenizi arındıran, berekete vesile olan zekâtı verin. Allah'a ve Rasulüne itaat edin. Kur'ân'ı ve sünneti uygulayın. Ey Ehl-i Beyt! Allah sizden, haramı, günahı, çirkin amelleri, basitliği uzaklaştırmak ve sizi tertemiz yapmak istiyor.
Ahmet Varol
swap_vert close
Evlerinizde onurla oturun ve ilk cahiliye dönemindeki açılıp saçılma gibi açılıp saçılmayın. [2] Namazı kılın, zekatı verin, Allah'a ve Peygamberine itaat edin. Ey ehli beyt! [3] Allah sizden kiri gidermek ve sizi tertemiz etmek istiyor.
2.Veya: "İlk cahiliye dönemi kadınlarının süslerini açığa vurarak kırıta kırıta yürüdükleri gibi süslerinizi açığa vurarak kırıta kırıta yürümeyin."3."Peygamberin ev halkı."  
Ali Bulaç
swap_vert close
Evlerinizde vakarla-oturun (evlerinizi karargah edinin), ilk cahiliye (kadınları)nın süslerini açığa vurması gibi, siz de süslerinizi açığa vurmayın; namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, Allah'a ve elçisine itaat edin. Ey Ehl-i Beyt, gerçekten Allah, sizden kiri (günah ve çirkinliği) gidermek ve sizi tertemiz kılmak ister.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Hem evlerinizde oturun ve evvelki cahiliyyet (zamanında süslenerek, ince elbiseler giyerek, açılıb saçılarak sokağa çıkan kadınların) çıkışı gibi çıkmayın. Namazı gereği üzre kılın, zekâtı verin, Allah'a ve Rasûlüne itaat edin. Ey Ehl-i Beyt= Peygamber ailesi! Allah sizden sırf günahı gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve evlerinizde oturun. Eski cahiliyyet çağının süs ve edasıyla süslenip kendinizi göstermeyin. Namazı doğruca kılın, zekâtı verin, Allah’a ve elçisine itaat edin. Allah ancak, siz ehl-i beytten manevi pisliği gidermek ve sizi temizlemek istiyor.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Evlerinizde oturunuz, eski Câhiliye adetinde olduğu gibi açılıp saçılmayınız. Namazı kılınız, zekâtı veriniz; Allah'a ve Peygamberine itaat ediniz. Ey Ehli beyt! Allah, sizden sadece günahı gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.
Besim Atalay
swap_vert close
Dinleniniz evinizde, eski bilgisizlik çağında gibi çok kırıtmayın, namaz kılın, zekât verin, hem Allaha, hem de peygamberine başeğiniz, ey evde bulunanlar! Allah diler sizden günah gidermek, sizi temiz eylemek 6
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Evlerinizde vakarınızı (ağırbaşlılığınızı) koruyun! Önceki cahiliye döneminde olduğu gibi açılıp saçılmayın! Namazı ikame edin, zekâtı verin, Allah'a ve Resulüne itaat edin! Ey (Peygamber'in) ev halkı, Allah sizden yalnızca kiri (günahı) gidermek ve sizi (günahlardan) temizlemek istiyor.
Yani “ihtiyaç için dışarı çıkmanız gerektiğinde İslâm öncesi Cahiliye dönemi kadınlarının yaptığı gibi açılıp saçılarak, süslerinizi ve ziynetlerinizi göstererek kırıta kırıta etrafta dolaşmayın!”  
Cemil Said
swap_vert close
Hânelerinizde sâkin oturınız. Evvelki câhiliyet devrinin debdebesine kapılmayınız, namâz kılınız, zekât viriniz, Allâh’a ve rasûlüne itâ’at idiniz. Allâh ehl-i beytin günâhını izâle itmek ve sizi külliyen tathîr itmek istiyor.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Evlerinizde oturun; eski Cahiliyye'de olduğu gibi açılıp saçılmayın; namazı kılın; zekatı verin; Allah'a ve Peygamberine itaat edin. Ey Peygamberin ev halkı! (ehl-i beyt) Şüphesiz Allah sizden kusuru giderip sizi tertemiz yapmak ister.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Evlerinizde oturun. Önceki cahiliye dönemi kadınlarının açılıp saçıldığı gibi siz de açılıp saçılmayın. Namazı kılın, zekâtı verin. Allah’a ve Resûlüne itaat edin. Ey Peygamberin ev halkı! Allah, sizden ancak günah kirini gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Evlerinizde oturun ve daha önce Câhiliye döneminde olduğu gibi açılıp saçılmayın, namazı güzelce kılın, zekâtı verin, Allah’a ve resulüne itaat edin. Ey peygamber ailesi! Allah sizi sadece günah kirlerinden arındırmak ve sizi tertemiz yapmak istiyor.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Evlerinizde oturun, eski cahiliye âdetinde olduğu gibi açılıp saçılmayın. Namazı kılın, zekâtı verin, Allah'a ve Resûlüne itaat edin. Ey Ehl-i Beyt! Allah sizden, sadece günahı gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.  
 Âyette hitabedilen Ehl-i Beyt, Resûlullah’ın ev halkıdır. Ehl-i Beyt hususunda en uygun görüş şudur: Allah Resûlü’nün evlâtları, eşleri, torunları olan Hasan ve Hüseyin ve damadı Hz. Ali, Ehl-i Beyt’i teşkil ederler.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Evlerinizde oturun ve eski cahiliyye dönemindeki gibi halkla fazla içiçe olmayın. Namazı gözetin, zekatı verin ve ALLAH ve elçisine uyun. Ey Kabe'nin çevresinde oturanlar, ALLAH sizden günahları gidermek ve sizi tamamıyla arındırmak istiyor.
Peygamber hanımlarının kendilerine ait gelirleri ve ayrı servetleri olduğu anlaşılıyor.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hem vakarınızla evlerinizde durun da önceki cahiliyet devrinde olduğu gibi süslenip çıkmayın. Namazı kılın, zekatı verin. Allah ve Resulü'ne itaat edin. Ey ehli beyt! Allah sizden kiri gidermek ve sizi tertemiz, pampak yapmak istiyor.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hem vekalarınızla evleriniz de durun da evvelki cahiliyyet çıkışı gibi süslenib çıkmayın, namaz kılın, zekât verin, Allah ve Resulüne itaat edin, Allah sâde şunu istiyor: sizden kiri uzaklaştırsın da ey ehli beyt sizi tertemiz, pampâk etsin!
Emrah Demiryent
swap_vert close
Vakarınızla evlerinizde oturun ve asla, ilk câhiliye (devrindeki kadınların süslerini açığa vurması) gibi, siz de süslerinizi açığa vurmayın; namazı kılın, zekâtı verin, Allah’a ve Resûlü’ne itaat edin. Ey ehl-i beyt! Şüphesiz Allah, sizden kiri (kusuru) uzak tutmak ve sizi tertemiz kılmayı diler.
Bu âyet-i celîle, Peygamber Efendimizin [sallallahu aleyhi vesellem] bütün zevcelerinin ehl-i beyt kapsamında olduğuna delildir.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Evlerinizde vakarlı olun.¹ Cahiliye dönemindeki gösteriş gibi gösteriş yapmayın. Salâtı² ikame edin, zekatı² verin. Allah'a ve Resûl'üne itaat edin.³ Ey Nebi'nin ailesi! Allah sizden her türlü kirliliği giderip sizi tertemiz kılmak istiyor.
1- Yaşam biçiminize özen gösterin. Çevirilerde, “Vakarlı olma” (vekarna) buyruğuna, çoğunlukla “evinizde oturun” diye anlam verilmektedir. Oysaki ayette oturmaktan söz eden herhangi bir ibare bulunmamaktadır. Ayet, evde oturmaktan değil, vakarlı olmaktan söz etmektedir. 2- “Salatı ikame etmek, Zekâtı vermek” terkibi, ibadete layık yegâne ilah olarak Allah'a inanmak; kulluğu, Allah'a yönelmeyi, dua ve ibadeti şirkten arındırılmış bir bilinçle ve arınmış, temizlenmiş arı duru hale gelmiş bir benlikle yapmak; yardımlaşmayı, destek olmayı canlı ve diri tutmak demektir. Zekât sözcüğü birçok ayette daha temiz, daha iyi, arınmak, temizlenmek, aklanmak, yüceltmek anlamında kullanılmıştır. (Örneğin 2:151; 3:77; 4:49; 9:103; 19:13; 20:76; 24:21; 35:18; 53:32; 62:2; 80:3; 91:9 ) Zekatın mali yardım anlamında olmadığı bu âyette de açıkça görülmektedir. 3 – 3:32. ayet dipnotu.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Vakaar ile) evlerinizde oturun. Evvelki câhiliyyet (devri kadınlarının kırıla döküle, süslerini göstere göstere) yürüyüşü gibi yürümeyin. Namazı dosdoğru kılın. Zekâtı verin. Allaha ve Resulüne itaat edin. Ey ehl-i Beyt, Allah sizden ancak kiri gidermek ve sizi tertemiz yapmak diler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hem evlerinizde (vakarınızla) oturun ve evvelki câhiliye devri (kadınlarının) açılıp saçılması gibi, ziynetlerinizi ızhâr etmeyin;(1) namazı hakkıyla edâ edin; zekâtı verin; Allah'a ve Resûlüne itâat edin! Ey Ehl-i Beyt!(2) Allah (bu emirleriyle), sizden ancak kiri (günâhı)gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.
(1)“Kur’ân ise merhameten, kadınların hürmetini muhâfaza için, hayâ perdesini takmasını emir eder. Tâ hevesât-ı rezîlenin (rezil heveslerin) ayağı altında o şefkat ma‘denleri zillet çekmesinler. Âlet-i hevesât, ehemmiyetsiz bir metâ‘ (eşyâ) hükmüne geçmesinler.” (Zülfikār, 25. Söz, 39)(2)“Ehl-i Beyt”, lügat ma‘nâsıyla “ev halkı” demektir. Bu ifâdeyle, Resûl-i Ekrem (asm)’ın kendileriyle birlikte, hanımları bulunan muhterem vâlidelerimiz ve çocukları; kezâ Hz. Fâtıma (ra), Hz. Ali Efendimiz (ra) ve iki oğlu olan Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin Efendilerimiz (ra) kasdedilmektedir. (Râzî, c. 13/25, 210)“(Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm) fermân etmiş ki: ‘Size iki şey bırakıyorum. Onlara temessük etseniz(sıkıca yapışsanız), necât bulursunuz (kurtulursunuz). Biri: Kitâbullahdır, diğeri: Âl-i Beytimdir.’ Çünki, Sünnet-i Seniyenin menbaı (kaynağı) ve muhâfızı (koruyucusu) ve her cihetle iltizâm etmekle (uymakla) mükellef olanı Âl-i Beyttir. İşte bu sırra binâendir ki, Kitab ve Sünnete ittibâ‘ edilmesi (tâbi‘ olunması) bu hakīkat-i hadîsiye ile bildirilmiştir. Demek Âl-i Beyt’ten, vazîfe-i risâletçe (peygamberlik vazîfesince) murâdı (kasdı) Sünnet-i Seniyedir. Sünnet-i Seniyeye ittibâ‘ı terk eden, hakīkī Âl-i Beyt’ten olmadığı gibi, Âl-i Beyt’e de hakīkī dost olamaz.” (Lem‘alar, 4. Lem‘a, 17)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Evlerinizde de vakarlı olun, (dışarı çıktığınızda da) ilk cahiliye dönemi kadınlarının açılıp saçılması gibi açılıp saçılmayın. Namaz kılın, zekât verin, Allah’a ve elçisine uyun. Ey ehl- i beyt (elçinin ev halkı), şüphesiz Allah sizden çirkinlikleri giderip sizi tertemiz yapmak ister.*
(*) Yaşam biçiminize özen gösterin. Çevirilerde, “Vakarlı olma’’ buyruğuna, çoğunlukla “evlerinizde oturun” diye anlam verilmektedir. Oysaki ayette oturmaktan söz eden herhangi bir ibare bulunmamaktadır. Ayet, evde oturmaktan değil, vakarlı olmaktan söz etmektedir. (E. Aktaş Meal Açıklaması) Çünkü ayette geçen (وقر)’’vakr’’, vekar’dan gelir, yani ağırbaşlı. Bu nedenle birçok meallerde ‘’evlerinizde oturun’’şeklindeki çeviri yanlıştır. Ayrıca bu ayette peygamberin eşlerine hitaben zekâtı verin şeklindeki emirden de anlaşılıyorki kadınlar da aynen erkekler gibi çalışarak servet ve sermaya sahibi olabilirler. Zira insan çalışıp kazanmadan, mülk ve servet sahibi olmadan verebilecek zekâtı da olmaz. ((*) Yaşam biçiminize özen gösterin. Çevirilerde, “Vakarlı olma’’ buyruğuna, çoğunlukla “evlerinizde oturun” diye anlam verilmektedir. Oysaki ayette oturmaktan söz eden herhangi bir ibare bulunmamaktadır. Ayet, evde oturmaktan değil, vakarlı olmaktan söz etmektedir. (E. Aktaş Meal Açıklaması) Çünkü ayette geçen (وقر)’’vakr’’, vekar’dan gelir, yani ağırbaşlı. Bu nedenle birçok meallerde ‘’evlerinizde oturun’’şeklindeki çeviri yanlıştır. Ayrıca bu ayette peygamberin eşlerine hitaben zekâtı verin şeklindeki emirden de anlaşılıyorki kadınlar da aynen erkekler gibi çalışarak servet ve sermaya sahibi olabilirler. Zira insan çalışıp kazanmadan, mülk ve servet sahibi olmadan verebilecek zekâtı da olmaz. (كلَّما كبِر هذا الرَّجل وقَر- إِذَا سَمِعْتُمُ الإِقَامَةَ فامْشُوا إِلَى الصَّلاةِ وَعَلَيْكُمْ بِالسَّكِينَةِ والوَقَارِ) [الحديث] الأصح - أنه أمر من الوقار أي : كن أهل وقار وسكون (تفسير البغوي)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Evlerinizde ağırbaşlı olun. Daha önceki cahiliye zamanında ki süslü yerleri açmak gibi, çekici süs yerlerinizi açmayın. Namazı kılın, zekâtı verin, Allah’a ve onun elçisine itaat edin. Ancak Allah sizden ve peygamberin ev halkından pislikleri gidermek ve ter temiz yapmak istiyor.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Evlerinizde eğleşin. Eski toyluk çağının kadınları gibi kırıta kırıta yürümeyin. Yalvarıya durun. Zekat verin. Allah’ın elçisine boyun eğin. Ey peygamber ailesi! Allah sizin çirkinliklerinizi gidermek, sizi arı sili kılmak ister.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Evlerinizde karar kılın, eski cahiliyet [²] zamanındaki kadınların kırıta kırıta yürüdükleri gibi yürümeyin, namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin, Allah/a ve peygamberine itaat edin. Ey hane halkı! Allah sizden yalnız çirkin şeyi gidermek, sizi tertemiz yapmak ister.
[2] Eski cahiliyet küfür cahiliyeti zamanı, sonraki cahiliyet de fısık cahiliyetidir veya eski cahiliyet, Hazret-i İbrahim'in zaman-ı velâdetleri vaktindeki, sonraki cahiliyet, Hazreti İsa ile Peygamberimiz Aleyhimüsselâm aralarında, fetret zamanındaki cahiliyet.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Evlerinizde vakarla/ağırbaşlılıkla oturunuz¹². Önceki cahiliye dönemi kadınlarının açılıp saçıldığı [teberruc] gibi, açılıp saçılmayın. Namazlarınızı dosdoğru kılınız, zekâtlarınızı veriniz. Allah’a ve elçisine itaat ediniz. Peygamber’in ev halkı olduğunuzdan Allah sizden pisliği/ belâyı [rics]¹³ gidermek/uzaklaştırmak ve sizi tertemiz tutmak istiyor.
12 Ayette geçen “karne” kelimesini, bazı kıraat imamları “kırne” şeklinde okumuşlardır. Tercümeyi bu kıraatı esas alarak yaptık. Ev ortamında ve Arabistan’da iklim gereği evde daha rahat bir kıyafet giyilebileceğinden ve evleri de Mescid-i Nebevî’ye bitişik olduğundan, peygamber hanımlarının giyim-kuşam ve davranışlarında daha vakarlı ve dikkatli olmaları istenmiştir. Ayrıca bu ayetle Peygamber hanımlarının ortalıkta dolaşarak sataşılmalarının, taciz ve suistimale maruz kalmalarının da önüne geçilmektedir. Hz. Peygamber’in gizli düşmanları çoktu, intikam için eşlerine zarar verebilirlerdi. Onun için evlerinde daha fazla kalmaları öğütlenmektedir. Bu ayet Peygamber hanımlarına tahsis edilmiş bir ayettir. Çünkü onlar mü’minlerin anneleridir. Yoksa mü’min kadınların bu ayeti örnek göstererek, çalışmayıp devamlı evde kalmalarının yolunu açmaz. Ayetlerin başında kendilerine özel hitaplar vardır ve onlara hitaben “Sizler kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz” (Ahzâb 33/32’de) diyerek onları ayrı bir kategoriye koymaktadır. 13 Burada rics’den kasıt, belâ, saldırı, suikast, dedikodu, günahlardan uzak tutmak vb.dir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Evlerinizde oturun, cahiliyet devrinde olduğu gibi süslenip çıkmayın. Dosdoğru namazı kılın, zekâtı verin, Allah'a ve resulüne itaat edin. Ey Ehl-i Beyt! Şüphesiz Allah, (tekvini iradeyle) sadece sizden her türlü pisliği gidermek ve sizi tertemiz kılmak ister.
(Ümmü Seleme anlatıyor: “Ben, Resûlullah’ın (s.a.a) evinin kapısında iken şu ayet nazil oldu. Evde “Resûlullah (s.a.a), Ali, Fatıma, Hasan ve Hüseyin vardı. Onlara bir örtü bürüdü ve “Allahım! İşte bunlar benim Ehl-i Beyt’imdir, bunlardan günahı gider ve bunları kirlerden tertemiz kıl!” buyurdu. Ben atılıp, “Ey Allah’ın Resûlü! Ben Ehl-i Beyt’ten değil miyim?” dedim. Bana, “Sen hayır üzeresin, sen Resûlullah’ın zevcesisin (ama Ehl-i Beyt’ten değilsin)!” diye cevap verdi.” (Tirmizi, Menakıb, (3870)Enes anlatıyor: “Mezkur ayet indiğinde Resûlullah (a.s) sabah namazına giderken, altı aya yakın bir müddet, Hz. Fatıma’nın kapısına uğrayıp, “Namaza (kalkın) ey Ehl-i Beyt! Allah günahlarınızı giderip sizi tertemiz yapmak istiyor!” buyurdu.” (Tirmizi, Tefsir, Ahzab, (3204)Aişe anlatıyor: ““Resûlullah (s.a.a), üzerinde siyah (yünden) nakışlı bir kumaş olduğu halde sabahleyin (evden) çıktı. O sırada Hasan geldi, onu örtünün altına aldı. Sonra Hüseyin geldi, onu da örtünün altına aldı. Sonra Fatıma geldi, onu da örtünün altına aldı. Sonra Ali geldi onu da örtünün altına aldı. Sonra da şöyle buyurdu: “Ey Ehl-i Beyt! Şüphesiz Allah, (tekvini iradeyle) sadece sizden her türlü pisliği gidermek ve sizi tertemiz kılmak ister.” (Müslim, Fezailu’s-Sahabe 61, 2424)Yezid İbn-u Hayyan, Zeyd İbn-i Erkam’dan naklen Resûlullah’ın (s.a.a) şöyle buyurduğunu bildiriyor: “Haberiniz olsun! Ben size iki ağırlık (değerli şey) bırakıyorum. Bunlardan biri Allah-u Teâla’nın Kitabı’dır. O, Allah’ın (yerle gök arasına uzanmış) ipi olup, kim ona tutunursa hidayet üzere olur, kim de onu terk ederse dalâlete düşer. İkincisi itretim, Ehl-i Beyt’imdir.” Zeyd İbn-i Erkam’a, “Kadınları da Ehl-i Beyt’inden midir?” diye sorulunca da o, “Hayır!” dedi. “Allah’a yemin olsun ki kadın bir müddet erkekle beraber olur, sonra (kocası) onu boşar, o da babasına ve kavmine döner. Resûlullah’ın Ehl-i Beyt’i aslı ve kendinden sonra sadaka haram olan akrabasıdır.” (Müslim, Fezailu’s-Sahabe 37, 2408)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
İffet ve edebinizle, vakar içinde evlerinizde oturun. Çünkü kadının asıl faaliyet alanı evidir. Bununla birlikte, bir ihtiyaç için dışarı çıkmanız gerektiğinde, İslâm öncesi o eski câhiliye kadınlarının yaptığı gibi süslenip püslenerek sokağa çıkmayın! Namazı güzelce kılın, zekâtı verin, Allah’a ve Elçisine gönülden itaat edin! Ey Peygamber hanımları, ey Fatıma, ey Ali, ey Hasan, ey Hüseyin! Kısacası, ey Peygamberin ev halkı; Allah size bunları emretmekle, ancak, şan ve şerefinizi kirletme ihtimali bulunan günah ve kirlerden sizi arındırıp tertemiz kılmak istiyor.O hâlde, ey Peygamber ailesi!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Evlerinizde vakarlı / ağırbaşlı durun! İlk Câhiliye’nin çıkışı gibi süslenip çıkmayın! Namaz’ı kılın, Zekât’ı verin! Allah’a ve O’nun rasûlüne itaat edin! Allah, sizden Kir’i gidersin ve sizi iyice temizlesin istiyor, ey Ev’in halkı / ehl-i Beyt!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Evinizde dahi ağırbaşlı olun. Cahiliye dönemindeki gibi açılıp saçılmayın. Namaza devam edin. zekat / aklama verginizi verin. Allah'a ve resulüne karşı saygılı olun. Peygamber hanımları! Allah üzerinizdeki dedikodu pisliğini gidermek ve sizi tertemiz yapıp aklamak istiyor.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Evlerinizde oturun! Cahiliye dönemi kadınlarının açılıp saçıldığı gibi açılıp saçılmayın! Salat-ı ikame ederek, ayetlerimle bilginizi, bilincinizi artırın! Huzurumda; yaptığınız işlerin muhasebesini yapın! Hatalarınıza dönerek tövbe edin! Topluma maddi manevi destekte bulunun! Zekât-ı ikame ederek benliğinizde, hayatınızda bulunan ne kadar kötü düşünce, günah kazandıracak iş varsa terk edip arının! Maddi varlıklarınızdan yetimlerin, yoksulların, yolda kalmışların, ihtiyaç sahiplerinin haklarını vererek sorumluluktan kurtulun! Allah’ın yasalarına uyun! Yasalarımızı uygulayan Resulün emirlerine itaat edin! Yasalarımızı uygulayan Resulün emirlerine karşı gelmeyin! Ey Nebi’nin ev halkı! Allah bunları size emrederek sizi günahlarınızın kirinden arındırıp temizlemek istiyor. Rabbinizin bu nimetini unutmayın! Yanlış değerlendirmeler yaparak günaha girmeyin!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Evlerinizde oturun; eski Cahiliye (âdetinde olduğu) gibi açılıp saçılmayın! Namazı kılın, zekâtı verin; Allah’a ve Elçisine gönülden itaat edin! [*] Ey (Peygamber’in) evinin halkı! [*] Allah sizden, günahı gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor. [*]
Bu cümlelerde namaz, zekât vs. dini yükümlülüklerin kadın-erkek bütün müminlere yönelik buyruklar olduğu anlaşılmaktadır.,[Ehl-i beyt] tamlaması Hûd 11:73’te de Hz. İbrahim’in ailesi için geçmekte ve “ev halkı” anlamına gelmektedir Bu ayetlerde hitap, Hz. Muhammed’in hanımlarına yöneliktir. Ayette ihtiyaç kadar konuşmak veya dışarı çıkmak yasaklanmamaktadır. Buradan hareketle kadınların sosyal hayattan dışlanması şeklinde herhangi bir sonuç çıkartılmamalıdır.   
Mehmet Türk
swap_vert close
Önceki cahiliyyet döneminde olduğu gibi süslenerek dışarıya çıkmayıp, evlerinizde vakarla oturun.¹ Namazı dosdoğru ve devamlı kılın, zekâtı verin, Allah’a ve Rasûlü’ne itaat edin. Ey (Peygamberin) ev halkı!² Gerçekten Allah, (bu emirlerle) sizi sadece günâhtan korumak ve tertemiz kılmak istiyor.³
1 Allah bu âyetle, Peygamberimizin eşlerine ve kızlarına yalnız tesettürü değil, bilhassa yabancı erkeklere görünmemeyi de vacip kılmıştır. Diğer Müslüman kadınlara tesettür vacip ise de “yabancı erkeklere görünmeme,” vacip değil müstehabtır. Bk. (Nur: 31, Ahzab: 59)2 Ehl-i Beyt: “Ev halkı” demektir. Burada kastedilen ise Peygamberin ev halkı’dır. Âyetteki hitap, Peygamberin eşlerine olduğu için ehl-i beyt’ten öncelikle onlar anlaşılmaktadır. Fakat (عَنْكُمْ) ve (وَيُطَهِّرَكُمْ)’de (كُمْ) zamiri kullanılmıştır. Arapçada cemi müennesler yalnız dişilere mahsus olduğu halde cemi müzekkerler, hem erkeğe hem de kadına şamildir. Demek ki ehl-i beyt denilince; “Peygamberin eşleri, kızları, oğulları ve aileye mensup erkekler,” anlaşılmaktadır. Hz. Hasan, Hz. Hüseyin, Hz. Ali, Peygamberin torunları ve damadı olduğundan, onlar da ehl-i beyt’tendir. Buna göre Peygamberimizin diğer kızlarının, damatlarının ve onların çocuklarının da ehl-i beyt’ten olması gerekir ve zâten de öyledir. Fakat Şianın; âyetin esas konusunu oluşturan, Peygamberimizin hanımlarını dahi hesaba katmayarak ehl-i beyt’in hadisle belirlenen Hz. Ali, Hz. Hasan, Hz. Hüseyin ve ayetle belirlenen Hz. Fatıma’dan ibaret olduğunda ısrar etmeleri tuhaflıktan da ötedir. Âyette hakkında işaret dahi bulunmayan Hz. Selmân-ı Farisi’nin bile ehl-i beyt’ten sayılıp, Peygamberimizin hanımlarının dışarıda bırakılmasının ve onlara her fırsatta hakaretler edilmesinin iyi niyetle izahı mümkün değildir. Bu, olsa olsa ya kasıt ya tarihi bir kin veya bâtıl bir itikattır. Hele hele Şia’daki “ehl-i beyt’in ve imamların masumiyeti (asla günah işlemezlikleri)” inancının ve bunun saçma-sapan izahlarının yapılmaya çalışılmasının Kur’an’la ve sünnetle izahı hiçbir şekilde mümkün değildir ve bu itikat, iman noktasında da çok ciddi sıkıntılar oluşturmaktadır. Ayrıca (Hûd: 73)’te de ehl-i beyt kavramı Hz. İbrahim’in ailesi için kullanılmıştır.3 Ayete dikkat edilirse Allahu Teâla “ben sizleri günahsız kıldım” demiyor bilakis onlara “günahlardan temizlenmenin yollarını” gösteriyor. Şia’nın ehl-i beyt’e ve imamlara verdiği “masumiyet”in bir benzeri hiçbir peygambere bile verilmemiştir. Yani Peygamberler bile masum değildir. Kur’an’da birçok Peygamberin yapıp, sonra tevbe ettiği zelleleri zikredilmiştir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Evlerinizde sessizce oturun, eski cahiliye günlerindeki ³⁶ gibi cazibenizi sergilemeyin; namazlarınızda dikkatli ve devamlı olun, arındırıcı yükümlülüklerinizi ifa edin, Allah’a ve Elçisi’ne itaat edin: ey [Peygamber’in] ev halkı, Allah sizden yalnızca çirkinlikleri gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.
36 Câhiliyye terimi, bir peygamberin tebligatının ortadan kalkması ile yeni bir tebligatın başlaması arasında geçen sürede bir toplumun -veya medeniyetin- ahlakî yozlaşmaya uğramasını ve özel olarak da Muhammed (s)’in peygamberliğinden önceki Arap putperestliği dönemini anlatır. Fakat terim, bu tarihsel anlamı dışında, hangi dönemde ve sosyal çevrede olursa olsun, genel olarak ahlakî yozlaşma ve duyarsızlaşma durumunu ifade eder. (Ayrıca bkz. 5:50, not 71.)  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Vakarınızı koruyun, eski cahiliye döneminde olduğu gibi açılıp saçılarak dolaşmayın. Namazı kılın, zekâtı verin, Allah’a ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden Elçi’sine itaat edin. Ey Nebi’nin hane halkı! Allah bu emirleriyle sizi sadece her türlü pislikten arındırmak böylece sizi tertemiz yapmak istiyor. 3/31-32
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Evlerinizde (dahi) ağırbaşlılığınızı koruyun![³⁷⁴⁹] Kadim haddini bilmezlik döneminde[³⁷⁵⁰] olduğu gibi dişiliğinizi ön plana çıkarmayın![³⁷⁵¹] Namazınızı hakkını vererek kılın, zekâtınızı içten gelerek verin, Allah’a ve Rasulü’ne uyun! Emin olun ki, Allah sizden (maddî mânevî) her tür kiri gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor Ey (Nebi’nin) ev halkı; hepsi bu![³⁷⁵²]
[3749] Veya vekarne kıraatına dayanarak: “evlerinizde oturun”. Veya kariradan türemesi durumunda: “evlerinizde göz aydınlığı olun” (Mazinî ve Ebu Hâtim’den nkl: İbn Âşûr). Tercihimiz alternatif kıraat olan vekırne okuyuşuna dayanmaktadır (Ebu Ubeyde ve Taberî). Mü’minlerin annelerine evlerinde dahi vakarlı bulunmalarını emreden bu âyet, Arabistan’ın sıcak ikliminin ev içi kadın giyimine yansıyan rahatlığıyla birlikte düşünülmelidir. Peygamber mescidine açılan bu evlerde sık sık tanıdık tanımadık, yerli ve yabancı ziyaretçiler ağırlanıyordu. Muvatta’ın nakline göre, Cuma cemaati mescid almadığı için bu odalara kadar taşmıştı (Nkl: İbn Âşûr). “İçinde vakarınızı koruyun” veya “oturun” denilen evler: 1) Allah’ın âyetlerinin anlaşılmak ve yaşanmak için okunduğu; 2) okunanlardan hikmetin damıtıldığı evlerdir. Bu nitelikleri taşımayan evlerde oturmanın da başkalarını oturtmanın da âyetin maksadıyla bir ilişkisi bulunmamaktadır. [3750] Câhiliyye’nin cahilliğinin sıradan bir bilmezlik durumunu ifade etmediği açık. Bu bir “kendini bilmezlik”tir (Bkz: 3:154, not 128). [3751] Tüm dilsel veriler ve ilgili rivayetler bir arada ele alındığında teberruc, karşıt cinsle iletişim kurarken estetik bir cins olan kadının dişiliğini kişiliğinin önüne geçirerek sergilemesini ifade eder. Bu âyetin indiği vasatta, kadınların başlarından aşağı saldıkları örtüyü bir aksesuar olarak kullanıp açıkta kalan gerdanlık bölgesini de örter şekilde kullanmamaları, dişiliği kişiliğin önüne çıkarıp sergileme (teberruc) olarak görülmüştür (Mukâtil). [3752] Bu son ifade (hepsi bu), innemâ birleşik edatının anlama yansımasıdır (Krş: 9:65). İbarede âyetin başından beri dişil (kunne) olarak gelen ikinci çoğul zamirleri, dişili de kapsayan eril (kum) formunda gelmiştir. Bu, Peygamber eşlerinin yaptıklarından Allah Rasûlü’nün de doğrudan etkilendiği, dolayısıyla bu uyarıların iyi sonuçlarının Allah Rasûlü’ne de yansıyacağı îmâsını taşır. Âyetteki ehl-i beyt ile, doğrudan Rasulullah’ın eşlerinin kastedildiği açıktır. Bununla birlikte Allah Rasûlü, kızı, damadı ve torunlarını da yaptığı bir açıklama ile bu kapsamda değerlendirmiştir. Âyette yer alan zamirlerin yalınkat dişil formdan eril+dişil forma dönüşmesi, bu kapsam genişlemesine metnin hazırladığı zemin olarak görülebilir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(İhtiyaç dışında) Evlerinizde oturun, cahiliye adetinde olduğu gibi açılıp saçılmayın. Namazı kılın, zekatı verin ve Allah'a resulüne itaat edin. Ey hane halkı, Allah, muhakkak ki sizden eksikliği gidermek ve sizi tertemiz yapmak diler.
Osman Fırat
swap_vert close
Evlerinizde vakarlı olun, önceki cahiliye dönemi kadınlarının açılıp saçıldığı gibi siz de açılıp saçılmayın. Namazı kılın, zekâtı verin. Allah’a ve Resûlüne itaat edin. Ey Peygamberin ev halkı! Allah, sizden ancak günah kirini gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve hanelerinizde karar ediniz ve evvelce câhiliye zamanındaki açılış gibi açılıvermeyiniz ve namazı dosdoğru kılınız ve zekâtı veriniz ve Allah'a ve Peygamberine ita-at ediniz. Ve ey Ehl-i beyt, Allah sizden ancak kiri götürmek ve sizi tertemiz kılmak dilemektedir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Hem vakarla evinizde durun da, daha önceki Cahiliye döneminde olduğu gibi süslenip dışarı çıkmayın, namazı hakkıyla ifa edin, zekâtınızı verin, hülasa Allah ve Resulüne itaat edin. Ey Peygamberin şerefli hane halkı, ey Ehl-i beyt! Allah sizden her türlü kiri giderip sizi tertemiz yapmak istiyor.
Âyette geçen Ehl-i beyt, Resulullahın ev halkıdır. Yani ezvac-ı tahirat (eşleri), evlatları, damadı Hz. Ali ile torunları Hasan ile Hüseyin (r.anhüm) buna dahildirler.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Evlerinizde oturun, ilk cahiliye(çağı kadınları)nın açılıp kırıtması gibi açılıp kırıtmayın. Namazı kılın, zekatı verin, Allah'a ve Resulüne ita'at edin. Ey Ehl-i Beyt (ey peygamberin ev halkı), Allah sizden, kiri gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.
Âyette hitâbedilen Ehl-i Beyt (yani ev halkı) ta'bîri üzerinde ihtilâf edilmiştir. İmam Müslim'in, Hz. Âişe'den çıkardığı bir hadîse göre Hz. peygamber (s.a.v.), bir sabah, üstünde siyah kıldan bir 'abâ ile dışarı çıkmış oturuyordu. Derken Fâtıma geldi, onu 'abâsının altına aldı; sonra 'Alî geldi, onu da 'abâsının altına aldı; sonra Hasan ve Hüseyin geldi, onları da 'abâsının altına aldı, sonra bu âyeti okudu. Mücâhid, Katâde ve başkalarının aralarında bulunduğu tâbi'îlerden bir cemâat de Ehl-i Beyt'in Alî, Fâtıma, Hasan ve Hüseyin olduklarına kani'dirler. Fakat şî'anın, bu hadîse dayanarak Ehl-i Beyt'in, sırf bunlardan ibâret olduğunu sanması hatâdır. Zirâ hadîs, bu insanların Ehl-i Beyt'ten olduğunu gösterirse de bunların dışında başka insanların Ehl-i Beyt'ten olmayacaklarını göstermez. Kaldı ki bu âyetin üstü ve altı hep peygamber'in hanımlarına hitâbetmektedir. Söz, onlar üzerinedir. Elbette bu hitâb onlaradır. Onlar da Resûl-i Ekrem'in ev halkı, yani Ehl-i Beytidir. Bu hususta en uygun görüş şudur: Allah Elçisinin evlâdları, eşleri, torunları olan Hasan, Hüseyin ve dâmâdı Hz. Alî onun Ehl-i Beyti(ev halkı)dır. Hz. 'Alî de küçüklüğünden beri peygamber'in yanında büyümesi, onun amcasının oğlu olması, peygamber kızı Fâtıma ile ilişkisi dolayısıyle Allah Elçisinin evinin halkındandır.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Evlerinizde karâr idin, ilk câhiliyetin süslenüb sokaklarda dolaşdıkları gibi süslenerek sokaklarda dolaşmayın, namâzınızı ikāme idüb zekâtınızı virin, Allâh ve rasûlüne itâ'at idin. Ey Ehl-i Beyt! Allâh sizden mundarlığı izâle itmek ve sizi tamamıyle temizlemek murâd ider.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Evlerinizde oturun, önceki Cahiliye döneminde olduğu gibi dişiliğinizi öne çıkarmayın, namazı tam kılın, zekatı verin. Allah'a ve Elçisine itaat edin. Ey ehl-i beyt! Allah’ın istediği, sadece, sizden pislikleri uzak tutmak ve sizi tertemiz yapmaktır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Evlerinizde oturun, eski cahiliye zamanındaki gibi süslü püslü salınmayın. Namazı kılın, zekatı verin, Allah'a ve peygambere itaat edin. Ancak Allah sizden günah kirini gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor, ey ev halkı !
Ümit Şimşek
swap_vert close
Evlerinizde ağırbaşlılıkla oturun, eski Cahiliyet döneminin açılışı gibi açılıp saçılmayın, namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin, Allah'a ve Resulüne itaat edin. Ey Ehl-i Beyt,(13) Allah sizden her türlü pisliği gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.
(13) Ehl-i Beyt, Peygamberimizin hanımları ile Hz. Ali, Hz. Fatma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’i içine almaktadır. (Tirmizî, Tefsir 33:7-8.)  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Evlerinizde de vakarlı oturun. İlk cahiliye teşhirciliği gibi kendinizi teşhir etmeyin. Namazı/duayı yerine getirin, zekâtı verin, Allah'a ve resulüne itaat edin. Allah sizden kiri/lekeyi gidermek istiyor ey Ehlibeyt, sizi tam bir biçimde temizlemek istiyor.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı dölenüñ evlerüñüz içinde daħı bezenüp çıķmañ bezenüp çıķmaġı gibi ilergi cāhiliyyet'üñ. daħı ŧururuñ namāzı daħı virüñ zekātı daħı muŧį' oluñ Tañrı’ya daħı yalavacına. bayıķ diler Tañrı tā gidere sizden yazuġı iy ev ķavmı daħı arıda sizi arıtmaķ.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ḳarār dutuñuz evlerüñüzde. Daḫı bezenmeñüz evvelki cāhiliyyetbezegi gibi. Daḫı durġuruñ namāzı ve virüñ zekātı. Daḫı uyuñuz Allāh veresūline. Daḫı Tañrı Ta‘ālā diler ki gidere üstüñüzden yamanlıġı yā ehl‐i beyt‐i resūlu’llāh ve sizi ma‘ṣiyetlerden arıtmaḳ diler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Evlərinizdə qərar tutun. İlkin Cahiliyyat dövründəki kimi açıq-saçıq olmayın. (Bər-bəzəyinizi taxaraq evdən çıxıb özünüzü, gözəlliyinizi yad kişilərə göstərməyin!) Namaz qılın, zəkat verin, Allaha və Rəsuluna itaət edin. Ey əhli-beyt! Allah sizdən çirkinliyi (günahı) yox etmək və sizi tərtəmiz (pak) etmək istər!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And stay in your houses. Bedizen not yourselves with the bedizenment of the Time of ignorance. Be regular in prayer, and pay the poor due, and obey Allah and His messenger. Allah's wish is but to remove uncleanness far from you, O Folk of the Household, and cleanse you with a thorough cleansing.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And stay quietly in your houses, and make not a dazzling display, like that of the former Times of Ignorance; and establish regular Prayer, and give regular Charity; and obey(3714) Allah and His Messenger. And Allah only wishes to remove all abomination from you, ye Members(3715) of the Family, and to make you pure and spotless.
3714 Obedience to Allah's Law sums up all duties. Regular Prayer (seeking nearness to Allah) and Regular Charity (doing good to fellow-creatures) are mentioned as specially symbolical of our Religion. 3715 Notice the transition in this clause to the masculine gender, while before this the verbs and pronouns were in the feminine gender as referring to the Consorts. The statement in this clause is now more general including (besides the Consorts) the whole family, namely Fatimah the daughter, 'AIi the son-in-law, and their sons AI Hasan and Al Husayn, the beloved grandsons of the Prophet. The masculine gender is used generally, in speaking of a mixed assembly of men and women.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَقَرْنَ
ve oturun
ف۪ي بُيُوتِكُنَّ
evlerinizde
وَلَا تَبَرَّجْنَ
ve açılıp saçılmayın
تَبَرُّجَ
açılıp saçıl- ması (gibi)
الْجَاهِلِيَّةِ
cahiliye
الْاُو۫لٰى
önceki
وَاَقِمْنَ
ve ikâme edin
الصَّلٰوةَ
namazı
وَاٰت۪ينَ
ve verin
الزَّكٰوةَ
zekâtı
وَاَطِعْنَ
ve itaat edin
اللّٰهَ
Allah'a
وَرَسُولَهُۜ
ve resulüne
اِنَّمَا
ancak
يُر۪يدُ
istiyor
اللّٰهُ
Allah
لِيُذْهِبَ
gidermeyi
عَنْكُمُ
sizden
الرِّجْسَ
pisliği
اَهْلَ الْبَيْتِ
(ey) ehl-i beyt
وَيُطَهِّرَكُمْ
ve sizi temiz- lemeyi
تَطْه۪يراًۚ
bir temizle- me ile
Evlerinizde (dahi ağırbaşlı olarak) oturun, önceki cahiliye (kadınları) gibi açılıp saçılmayın! Namazı ikâme ed(erek her anda Allah'ın huzurunda durmaya çalış)ın, zekâtı ver(erek nefsinizin cimriliğini temizley)in, Allah'a ve resulüne itaat edin! Ey ehl-i beyt! Allah sizden ancak (şirk ve küfür) pisliği(ni) gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.
قَرَّ
Fiil-I
ق ر ر
Aydın oldu, oturdu
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
بَيْت
İsim
ب ي ت
Beyt, ev
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
تَبَرَّجَ
Fiil-V
ب ر ج
Açılıp saçıldı
تَبَرُّج
Fiilimsi-V
ب ر ج
Açılıp saçılması
جَاهِلِيَّة
Özel isim
ج ه ل
Cahiliye devri, cahillik
اَوَّل
İsim
ا و ل
İlk, önce, birinci, başta, evvel
اَقَامَ
Fiil-IV
ق و م
İkâme etti, korudu, ayağa kaldırdı, doğrulttu, dosdoğru yaptı
صَلٰوة
İsim
ص ل و
Namaz, salât, dua
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
زَكٰوةَ
İsim
ز ك و
Zekât, temiz olmak, temizlik
اَطَاعَ
Fiil-IV
ط و ع
İtaat etti, tabi oldu, uydu, boyun eğdi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَرَادَ
Fiil-IV
ر و د
Murâd etti, istedi, diledi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَذْهَبَ
Fiil-IV
ذ ه ب
Giderdi, götürdü, heba etti, zayi etti, uzaklaştı
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
رِجْس
İsim
ر ج س
Pislik, murdar, pis olan
اَهْل
İsim
ا ه ل
Ehl, halk, aile, sahip
بَيْت
İsim
ب ي ت
Beyt, ev
طَهَّرَ
Fiil-II
ط ه ر
Temiz tuttu, temizledi
تَطْهِير
Fiilimsi-II
ط ه ر
Temizlemek