close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Ahzâb Sûresi 32. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yâ nisâe-nnebiyyi lestunne keehadin mine-nnisâ-/(i)(c) ini-ttekaytunne felâ taḣda’ne bilkavli feyatme’a-lleżî fî kalbihi meradun vekulne kavlen ma’rûfâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ey Peygamberin eşleri, siz, öbür kadınlardan birine benzemezsiniz; çekiniyorsanız sözü yumuşak bir tarzda söylemeyin ki gönlünde bir hastalık olan ümide düşer sonra ve doğru ve güzel söz söyleyin.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ey Peygamber hanımları! Siz kadınlardan herhangi birileri gibi değilsiniz. (Bu nedenle rastgele ve laubali davranamazsınız.) Eğer takva sahibi olmak istiyorsanız, (nikâh düşen yabancı erkeklere karşı) yumuşak ve cilveli konuşmayın (ve kırıtmayın). Sonra kalbinde maraz (şehvet ve nifak hastalığı) bulunan kimseler tama’ ederek (sizinle ilgili nefsani umut ve kuruntulara kapılır. Şayet nikâh kıyılabilen insanlarla konuşmak mecburiyetinde kaldığınızda ise sadece) ma’ruf (bilinen ve saygı gösterilen, edepli ve ciddiyetli) sözler kullanın.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey peygamber hanımları! Siz, diğer kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Yolunuzu Allah'ın kitabıyla bulmak istiyorsanız, yabancı erkeklere karşı, tatlı ve edalı bir şekilde kırıtarak, yumuşak söz söylemeyin ki, kalplerinde hastalık olanlar size karşı, şehevî bir arzuya kapılmasın. Sözünüzü daima güzel, ölçülü, ağırbaşlı ve kuşkudan uzak bir şekilde söyleyin.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ey peygamber hanımları, siz herhangi bir kadın gibi değilsiniz. Eğer Allah'a sığınıp, emirlerini yerine getirerek günahlardan arınıp, azaptan korunuyorsanız, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarınıza ve özgürlüklerinize sahip çıkarak şahsiyetinizi muhafaza ediyorsanız, dinî ve sosyal görevlerinizin bilincindeyseniz, yabancı erkekler karşısında yumuşak, tatlı, çekici bir eda ile konuşmayın. Kalpleri kararmış, aklından zoru olanlar, hasta ruhlular, size karşı bir ümide kapılmasın. Ağırbaşlı, ciddi, mâkul, meşrû ve islâmî kurallarla örtüşen örfe uygun şekilde konuşun.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ey Peygamber hanımları! Siz herhangi bir kadın gibi değilsiniz. Eğer sakınırsanız. Sözü çekici bir şekilde söylemeyin ki sonra kalbinde bir hastalık bulunan tamaha kapılır. Uygun (ve ağırbaşlı bir şekilde) söz söyleyin.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ey peygamberin kadınları, siz kadınlardan herhangi biri (gibi) değilsiniz; eğer sakınıyorsanız, artık sözü çekicilikle söylemeyin ki, sonra kalbinde hastalık bulunan kimse tamah eder. Sözü maruf bir tarzda söyleyin.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey Peygamberin hanımları! Siz (sevap ve azap bakımından diğer) kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer takva sahibi olmak istiyorsanız, (yabancı erkeklere karşı gevşek ve) yumuşak kelâmda bulunmayın. Bu takdirde kalbinde bir fenalık bulunan tamaa düşer. Güzel ve ciddi söz söyleyin.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ey Peygamber’in hanımları! Siz, başka kadınlardan herhangi bir kadın gibi değilsiniz. Eğer (Allah’ın azabından) sakınıyorsanız, ince, yumuşak konuşmayın. Ki kalbinde hastalık olan biri, kötü ümide kapılmasın. Fakat örfe uygun bir şekilde konuşun.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ey Peygamber hanımları! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer kötülükten korunursanız, yabancı erkeklere karşı çekici bir eda ile konuşmayınız; sonra kalbinde hastalık bulunan kimse ümide kapılır. Örfe uygun söz söyleyiniz.
Besim Atalay
swap_vert close
Ey peygamber kadınları! Sizler herhangi kadınlar gibi değilsinizdir, sakınıcı iseniz, konuşurken yumuşamayın, gönlü bozuk kimseler umuya düşmeyeler, türece konuşunuz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ey nebinin hanımları! Siz, (diğer) kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer Allah'a karşı gelmekten sakınıyorsanız (namahrem erkeklerle konuşurken) tatlı ve cilveli bir eda ile konuşmayın ki kalbinde (şehvetten arız) hastalık olan kimse (size) arzu duymasın! Daima yerinde ve uygun şekilde konuşun!
Hz. Peygamber’in eşlerine yapılan bu tavsiye aynı zamanda diğer bütün kadınlara yapılmış demektir. Kadınların sadece örtünmeleri yetmiyor, aynı zamanda konuşmaları, davranışları, ilişkileri ve en önemlisi iç dünyaları da vahye uygun olmalıdır. Hiçbir kadın, “onlar peygamberin eşleriydi” deyip kendi vakarını ve onurunu çiğneyemez. Nasıl ki Hz. Muhammed Müslümanlar için bir örnekse onun eşleri de Müslüman kadınlar için öylece birer örnektir. Hayatın İslami olması, Kur’an’la şekillenen bu örneklerin dikkate alınarak pratik hayatta karşılık bulmasına bağlıdır. Ancak bu ayetten kadın sesinin erkeklere tamamen haram olduğu anlamında bir sonuç çıkarmak doğru olmaz.  
Cemil Said
swap_vert close
Ey Nebî’nin zevceleri! Siz sâir kadınlar gibi değilsiniz. Lakırdınızda fazla tevâzu’ ibrâz itmeyiniz. Belki kalbi za’îf bir âdem size meyl idebilür. Sözleriniz dâimâ edebiyâne olsun.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ey Peygamberin hanımları! Sizler herhangi bir kadın gibi değilsiniz. Allah'tan sakınıyorsanız edalı konuşmayın, yoksa, kalbi bozuk olan kimse kötü şeyler ümit eder; daima ciddi ve ağırbaşlı söz söyleyin.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ey Peygamber’in hanımları! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer Allah’a karşı gelmekten sakınıyorsanız (erkeklerle konuşurken) sözü yumuşak bir eda ile söylemeyin ki kalbinde hastalık (kötü niyet) olan kimse ümide kapılmasın. Güzel (ve doğru) söz söyleyin.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ey peygamber hanımları! Siz herhangi bir kadın gibi değilsiniz. Eğer günahtan sakınmak istiyorsanız sözü edalı bir tavırla söylemeyin ki, kalbinde çürüklük olan kimse ümide kapılmasın. Ayrıca düzgün söz söyleyin.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ey Peygamber hanımları! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer (Allah'tan) korkuyorsanız, (yabancı erkeklere karşı) çekici bir eda ile konuşmayın; sonra kalbinde hastalık bulunan kimse ümide kapılır. Güzel söz söyleyin.  
 Âyette geçen emir, her ne kadar Resûlullah (s.a.)ın hanımları için buyurulmuş ve onların özel durumları vurgulanmış ise de, hüküm, bütün müslüman hanımlara şamildir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Ey peygamberin hanımları, siz herhangi bir kadın gibi değilsiniz. Erdemliyseniz, işveli konuşmayın ki kalbinde hastalık bulunan birileri size yönelmesin. Güzel ve normal biçimde konuşun.
Muhamed Peygamber dünyanın tanık olduğu en büyük politik ve askeri liderlerden birisiydi. Tanrı'nın yardımıyla yirmi üç yıl içinde yaptığı devrimleri ve o devrimlerin dünya tarihindeki yankılarını değerlendiren ünlü bir Batılı tarihçi onu "Tarihin En Büyük 100 Kişisi" adlı kitabında birinci sıraya oturtmuştu. Muhammed, büyük bir düşmanlık ve propagandayla karşı karşıyaydı. Eşleri yoluyla onu mahcup etmek, eşlerine iftira ederek onu yıpratmak isteyen birçok düşmanı vardı. Nitekim, bu surenin 32'inci ayeti Muhammed peygamberin hanımlarını diğer müslüman kadınlardan ayırarak, liderlik kurumunu saldırılardan ve komplolardan korumak amacını güder. Sadece Muhammed Peygamberin eşleri için öngörülen bir düzenlemeyi, bir tedbiri tüm müsluman kadınlara genelleştirmek haddi aşmaktır.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ey peygamberin hanımları! Siz kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer takva ile korunacaksanız, konuşurken kırıtmayın da kalbinde bir hastalık bulunan kimse tamaha düşmesin. Güzel ve dosdoğru söz söyleyin.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ey Peygamberin kadınları siz kadınlardan her hangi biri gibi değilsiniz, eğer korunur takvalı olursanız, onun için söylerken kırıtmayın da kalbinde bir maraz bulunan tamaa düşmesin, güs güzel, dos doğru söz söyleyin
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ey Peygamber hanımları! Siz, (diğer) kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Şayet takvada sebat etmek istiyorsanız (namahrem erkeklerle konuşurken), sözü yumuşak bir eda ile söylemeyin ki, kalbinde hastalık (kötü niyet) olan kimse, (yanlış bir düşünce ile) ümide kapılmasın. (Şâyet namahrem bir erkek ile konuşmak mecburiyetinde kalırsanız, söyleyeceğiniz) sözü (sizi zan altına sokmayacak) en uygun şekilde söyleyin.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ey Nebi'nin hanımları! Siz diğer kadınlardan biri değilsiniz. Eğer takvalıysanız, yabancı erkeklerle edalı¹ bir üslupla konuşmayın. Zira kalbinde kötülük olan bir kimse buna yanlış anlam yükleyebilir. Sözün marûf² olanını söyleyin.
1- Yumuşak sesle. 2- İyi, doğru, yararlı, güzel olan. Toplumsal değer yargılarına göre ve toplumsal uzlaşı ile doğru olduğu kabul edilen. Vahye uygun olan.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ey peygamber kadınları, siz (diğer) kadınlardan (her hangi) biri gibi değilsiniz. Eğer (Allahdan) korkuyorsanız (size yabancı olan erkeklere) yumuşak söylemeyin. Sonra kalbinde bir maraz bulunanlar tamaa düşer (ler). Sözü ma'ruf vech ile (ve ağır başlı) söyleyin.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ey Peygamber hanımları! (Siz,) kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz; eğer(Allah'dan) sakınıyorsanız, o hâlde (yabancı erkeklerle konuşurken) konuşmayı yumuşak(bir edâ ile) yapmayın ki kalbinde bir hastalık bulunan kimse tamah etmesin; ve (bir şey söyleyeceğinizde ciddiyetle) güzel bir söz söyleyin!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ey Peygamber eşleri! Siz (öteki) kadınlar gibi değilsiniz, eğer (kötülükten) sakınıyorsanız, artık edalı bir şekilde konuşmayın ki gönlünde bir hastalık (kötü niyet) olan (size karşı) bir arzuya kapılmasın, daima yerinde ve uygun şekilde konuşun.*
(*) Hz. Peygamber’in (a.s) eşlerine yapılan bu tavsiye aynı zamanda bütün kadınlara da yapılmaktadır. Kadınların sadece örtünmesi yetmiyor, aynı zamanda konuşmaları, davranışları, ilişkileri ve en önemlisi iç dünyaları da vahye uygun olmalıdır. Hiçbir kadın, “onlar peygamberin eşleriydi” deyip kendi vakarını ve onurunu çiğneyemez. Nasıl ki Hz. Muhammed (a.s) Müslümanlar için bir örnekse onun eşleri de Müslüman kadınlar için öylece birer örnektir. Hayatın İslamı olması, Kur’an’la şekillenen bu örneklerin dikkate alınmasına bağlıdır. (C. Külünkoğlu Meali 32. Ayet Açıklaması) Ayrıca ayetin son cümlesinde geçen (معروف)’’maruf’’ İyi, doğru, yararlı, güzel olan, toplumsal değer yargılarına göre ve toplumsal uzlaşı ile doğru olduğu kabul edilen ve vahye uygun olan’’demektir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ey peygamberin eşleri! Sizler, kadınlardan herhangi bir kadın gibi, öyle sıradan kadınlar değilsiniz. Eğer korunursanız, sözü yumuşak (edalı) söylemeyin ki, kalbinde hastalık olan birisi başka bir şey ummasın. Sözü uygun bir şekilde söyleyin.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ey peygamberin kadınları! Siz herhangi kadın gibi değilsiniz. Eğer sakınıyorsanız söz söylerken kırıtmayın. Yoksa kötü huylu kişiler umuda düşerler. Töreye uygun olarak konuşun.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ey peygamber kadınları! Siz Allah/tan sakınacak olursanız diğer kadınlar gibi olmazsınız [¹]. Artık erkeklere karşı sözde yumuşak davranmayın, yoksa yüreğinde fısık ve nifak hastalığı bulunan kimse tama/a düşer. Şâyet konuşacak olursanız örf ve âdet veçhiyle konuşun.
[1] Yahut siz diğer kadınlar gibi değilsiniz, Allah'tan sakınırsanız sizler daha şerefli olursunuz.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ey Peygamber hanımları! Sizler kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz; eğer Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincine sahip iseniz, sözü cilveli bir eda ile söylemeyiniz. Aksi takdirde kalbinde hastalık bulunan kişi ümide kapılır. Daima makul/ağırbaşlı sözler söyleyiniz.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ey peygamberin eşleri! Siz kadınlardan herhangi biri (gibi) değilsiniz; eğer sakınıyorsanız, artık sözü çekicilikle söylemeyin de kalbinde bir hastalık bulunan kimse hevese kapılmasın. Sözü ölçülü söyleyin.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Peygamber hanımları! Siz diğer mümin kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Dolayısıyla, Kur’an’ın hükümlerini uygulama konusunda çok daha titiz ve dikkatli davranmalısınız. Onun için, eğer Allah’a karşı sorumluluğunuzu tam olarak yerinegetirmek istiyorsanız, namahrem kişilerle tatlı ve cilveli bir edayla konuşmayın ki, kalbinde kötü niyet taşıyan biri şeytânî bir ümide kapılmasın! Fakat bu, kadın sesinin erkeklere tamamen haram olduğu anlamına gelmez: Ey Peygamber hanımları; ağırbaşlı, ölçülü, yerinde ve uygun şekilde konuşun, dâimâ doğru ve güzel sözler söyleyin!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-Ey Nebiyy’nin hanımları! Siz Kadınlar’dan biri gibi değilsiniz. Sakınıp korunmuşsanız, Söz’le yılışmayın / edalı konuşmayın; kalbinde hastalık olan kimse umuda kapılır! Örfe uygun söz söyleyin!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Peygamber hanımları! Sizler, sıradan kadınlar değilsiniz. Kendinizi korumak istiyorsanız erkeklerle konuşurken yılışıp kırıtmayın. Yoksa kalbenrahatsız bir erkek ümitlenebilir. Ses tonunuz doğal olsun.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ey Nebi’nin hanımları! Siz kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer Allah’a karşı gelmekten sakınıyorsanız; erkeklerle konuşurken sözü yumuşak bir eda ile söylemeyin ki kalbinde hastalık olan kötü niyetliler gereksiz ümitlere kapılmasın! Sözlerinizi Nebi hanımlarına yakışır bir şekilde, düzgün, mesafeli söyleyin!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ey Peygamber’in kadınları (hanımları)! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. [*] (Allah’a karşı) [takvâ]lı (duyarlı)ysanız, (yabancı erkeklere karşı) çekici bir üslup ile konuşmayın; sonra kalbinde hastalık bulunan kimse ümide kapılır. Uygun söz söyleyin!
Hz. Muhammed’in hanımları toplumun yani müslüman kadınların örnekleridirler; dikkatli davranmak zorundadırlar. Dahası Ahzâb 33:6’da belirtildiği gibi, onlar ümmetin anneleri konumunda kabul edildikleri için, apayrı bir saygınlığı temsil etmektedirler. Öyle ki Hz. Muhammed’den sonra onlarla evlenmek ebediyen yasaklanmıştır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ey Peygamberin hanımları! Eğer (Allah’tan) hakkıyla sakınıyorsanız, (iyi bilin ki) siz diğer kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz!¹ Kalbinde hastalık bulunanların kötü şeyler ummamaları için yumuşak ve tatlı bir edâ ile konuşmayın. Sözü güzel bir tarzda söyleyin.²
1 Yani siz, hem Peygamberlerin en hayırlısının hanımları, hem de mü’minlerin analarısınız. 2 Konuşurken yılışmayın, size bir söz söylendiği zaman yılışık bir surette cevap vermeyin ve söylerken yayılarak, kırıtarak söylemeyin de kalbinde bir maraz olan, kalbi çürük, kötülüğe meyyal kimseler bir kötülük ummasın. Yapmacıktan uzak vakar ve ciddiyetle dosdoğru söyleyin yahut sert olsa da makul ve meşru, güzel söz söyleyin. (Elmalılı)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ey Peygamber eşleri! Siz [öteki] kadınlar gibi değilsiniz, eğer Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincine [hakkıyla] sahip olursanız! ³⁵ O halde, edalı bir şekilde konuşmayın ki kalplerinde maraz olanlar [size karşı] bir arzuya kapılmasın: daima yerinde ve uygun şekilde konuşun.
35 Zımnen, “ve böylece, Allah’ın Elçisi’nin eşleri ve müminlerin anneleri olarak sahip bulunduğunuz özel konumunuzun bilincinde olursanız”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Ey nebi hanımları! Siz, diğer kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz tabi ki eğer Nebi hanımına yakışır bir tavır içinde olmak istiyorsanız, yabancı erkeklere karşı edalı bir üslupla konuşmayın aksi takdirde kalbi hastalıklı olan kimse yanlış bir ümide kapılır. Bu yüzden her zaman doğal bir tavırla konuşun. 33/53
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ey Nebî hanımları! Siz herhangi bir hanım gibi değilsiniz; tabii ki eğer Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olursanız.[³⁷⁴⁶] Şu halde işveli bir edayla konuşmayın, sonra kalplerinde hastalık bulunanlar[³⁷⁴⁷] yersiz bir arzuya kapılırlar;[³⁷⁴⁸] ama güzel ve düzgün konuşun!
[3746] Cümlenin burada tamamlanmasıyla ilgili bkz: İbn Âşûr. [3747] Bu ibâre ile ilgili genel bir okuma için bkz: 74:31, not 24. [3748] Yani: Karşıt cinsle iletişim kurarken kendi doğal konuşma tarzınızı değiştirmeyin! Normalde nasıl konuşuyorsanız öyle konuşun! Aksi bir durum, karşıt cinsler arasındaki ilişkinin kimyasını bozabilir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ey Peygamber kadınları, siz kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer (Rabbinizden) sakınıyorsanız (size yabancı olan erkeklere karşı) edalı davranmayın, yoksa kalbinde kötülük bulunanlar, olur olmaz şeyler umabilirler. Onlarla ağırbaşlı konuşun.
Osman Fırat
swap_vert close
Ey peygamber kadınları, siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer Allâh’ın buyruğuna karşı gelmekten korunuyorsanız, sözü yumuşak (kıvrak) bir edâ ile söylemeyin ki, kalbinde hastalık bulunan kimse tamah etmesin; maruf /uygun söz söyleyin.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ey Peygamberin zevceleri! Siz kadınlardan herhangi biri gibi değilsinizdir, eğer muttakî bulunuyor iseniz. Lâkırdıyı yumuşakça yapmayınız, sonra kalbinde bir fesat bulunan tamaha düşer. Ve maruf söz söyleyin.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ey Peygamber hanımları! Siz herhangi bir kadın gibi değilsiniz. Takvâ sizin sıfatınız olduğuna göre, namahrem erkeklere hitab ederken tatlı ve cilveli bir eda ile konuşmayın ki kalbinde hastalık bulunan bir şahıs, şeytanî bir ümide kapılmasın. Ciddi, ölçülü konuşun.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ey peygamber kadınları, siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer (Allah'ın buyruğuna karşı gelmekten) korunuyorsanız, sözü yumuşak (kıvrak) bir eda ile söylemeyin ki, kalbinde hastalık bulunan kimse tamah etmesin; güzel, (kuşkudan uzak bir biçimde) söz söyleyin.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ey Rasûl'ün zevceleri! Siz sâir kadınlardan biri gibi değilsiniz. Eğer Allâh'dan korkar ve ittikâ ider iseniz söz söylediğiniz vakitde mülâyim ve mütevâzı' söyleyiniz, kalbinde maraz olanlar sizin mülâyim ve mütevâzı' sözlerinizden ta'ma düşerler. Ma'rûf sûretle söyleyin.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ey Nebi’nin hanımları! Siz kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Allah'tan sakınıyorsanız cilveli konuşmayın, kalbi bozuk olan kimse umuda kapılır. Sözü, ciddiyeti bozmadan söyleyin.
Şaban Piriş
swap_vert close
-Ey peygamber hanımları! Siz, diğer kadınlardan birisi gibi değilsiniz. Eğer Allah'tan korkuyorsanız , edalı konuşmayın ki kalbinde hastalık olan arzu duyar. Uygun şekilde konuşun.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ey Peygamber hanımları, siz başka kadınlar gibi değilsiniz. Eğer takvâya(12) sarılacaksanız, cilveli bir şekilde konuşmayın ki, kalbinde hastalık bulunan kimse bir ümide kapılmasın. Konuşurken, münasip şekilde söz söyleyin.
(12) 2:2’nin açıklamasına bakınız.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ey peygamber hanımları! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer korunup takvaya sarılıyorsanız sözü kırıtarak söylemeyin ki, kalbinde maraz bulunan biri ümide kapılmasın. Örfe uygun söz söyleyin.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
iy peyġamber 'avratları! degülsiz birisi gibi 'avratlardan. eger ķorķarsañuz yumuşaķlıķ eylemeñ söz-ile pes ŧama' eyleye ol kim göñli içinde śayrulıķdur. daħı eyidüñ eyü sözi.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İy peyġamber ‘avratları, siz özge ‘avratlar gibi degülsiz. Eger taḳvā üstineolsañuz, pes sözüñüz yumşaḳ eylemeñüz. Ṭama‘ ider yüreginde münāfıḳlıḳ olan kimseye ve yaḫşı söz söyleñüz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Siz ey Peyğəmbərin zövcələri! Allahdan qorxacağınız təqdirdə siz (başqa) qadınların heç biri kimi deyilsiniz. (Sizin qədir-qiymətiniz, məqamınız daha yüksəkdir. Allahdan qorxsanız, daha şərəfli olarsınız). Buna görə də (yad kişilərə) yumşaq (əzilə-əzilə) danışmayın, yoxsa qəlbində mərəz (şəkk, nifaq və günah mərəzi) olan tamaha (özgə təmənnaya) düşər. (Danışdığınız zaman) gözəl danışın! (Allahın buyurduğu kimi, yaxud qəbul olunmuş qayda üzrə gözəl, ciddi bir söz deyin!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
O ye wives of the Prophet! Ye are not like any other women. If ye keep your duty (to Allah), then be not soft of speech, lest he in whose heart is a disease aspire (to you), but utter customary speech.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
O Consorts of the Prophet! Ye are not like any of the (other) women:(3712) if ye do fear ((Allah)), be not too complacent of speech, lest one in whose heart is a disease should be moved with desire: but speak ye a speech (that is) just.(3713)
3712 This is the core of the whole passage. The Prophet's Consorts were not like ordinary women, nor was their marriage an ordinary marriage, in which only personal or social considerations enter. They had a special position and special responsibilities, in the matter of guiding and instructing women who came into the fold of Islam. Islam is a Way of Life, and the Muslims are a family: women have as much place in Islam as men, and their intimate instruction must obviously be through women. 3713 While they were to be kind and gentle to all, they were to be guarded on account of their special position lest people might misunderstand or take advantage of their kindness. They were to make no vulgar worldly displays as in the times of Paganism.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَا
ey
نِسَٓاءَ
hanımları
النَّبِيِّ
nebînin
لَسْتُنَّ
değilsiniz
كَاَحَدٍ
herhangi biri gibi
مِنَ النِّسَٓاءِ
kadınlardan
اِنِ
eğer
اتَّقَيْتُنَّ
takvâlı oluyorsanız
فَلَا تَخْضَعْنَ
o hâlde çekici bir eda ile söylemeyin
بِالْقَوْلِ
sözü
فَيَطْمَعَ
sonra ümide kapılır
الَّذ۪ي
o kimse ki
ف۪ي قَلْبِه۪
kalbinde vardır
مَرَضٌ
bir hastalık
وَقُلْنَ
ve söyle- yin
قَوْلاً
bir söz
مَعْرُوفاًۚ
iyilikle
Ey nebînin hanımları! Siz kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer takvâ sahibi oluyorsanız (Allah'a karşı kulluk sorumluluğunuzu bilip yerine getirmeye çalışıyorsanız, yabancı erkeklere karşı) çekici bir eda ile konuşmayın sonra kalbinde (şeytanın verdiği vesveseyle) hastalık bulunan kimse ümide kapılır. Siz (daima ciddi ve ağır başlı bir tarzda) iyilikle söz söyleyin.
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
نِسَٓاء
İsim
ن س و
Kadınlar
نَبِىّ
İsim
ن ب ا
Nebî
لَيْسَ
Fiil-I
ل ي س
Değildir, yoktur
اَحَد
İsim
ا ح د
Bir tek, bir
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
نِسَٓاء
İsim
ن س و
Kadınlar
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
اِتَّقٰى
Fiil-VIII
و ق ي
Takvâ sahibi oldu, sakındı, korundu, korktu
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
خَضَعَ
Fiil-I
خ ض ع
Çekici bir eda ile söyledi
قَوْل
İsim fiil
ق و ل
Söz, laf, hitâp
طَمِعَ
Fiil-I
ط م ع
Umdu, ümide kapıldı, arzu etti
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
قَلْب
İsim
ق ل ب
Kalp, yürek
مَرَض
İsim
م ر ض
Hastalık
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
مَعْرُوف
Edilgen fiil
ع ر ف
Örfe uygun, iyilikle, münasip, güzel, meşru