close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Ahzâb Sûresi 23. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Mine-lmu/minîne ricâlun sadekû mâ ‘âhedû(A)llâhe ‘aleyh(i)(s) feminhum men kadâ nahbehu veminhum men yentazir(u)(s) vemâ beddelû tebdîlâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İnananlardan öyle erler var ki Allah'a verdikleri sözde sadakat gösterirler; onlardan kimisi, adağını ödedi, kimisi de beklemede ve onlar, sözlerini, özlerini hiçbir suretle değiştirmediler.
Verilen sözde sadakat gösterenler, Bedir savaşında şehit düşenlerdir.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Mü’minlerden öyle (mert ve metin) er kişiler vardır ki, Allah üzerine yaptıkları ahde (iman, itaat ve cihad sözlerine) sadakat gösterdiler; böylece onlardan kimi adağını gerçekleştirip (Hakk uğrunda canını vermiştir), kimi de (gönülden cenneti ve şehadeti umup) beklemektedirler. Onlar hiçbir vazgeçme ve yan çizme (bedel ve bahanesi) ile (Allah adına verdikleri sözlerini) değiştirmemişlerdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Mü'minlerden öyle kimseler vardır ki, Allah'a verdikleri sözde durdular. Onlardan kimi adağını yerine getirdi ve şehid oldu, kimi de şehitliği beklemektedir. Verdikleri sözü münafıklar gibi değiştirmediler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Şuurlu ve kâmil mü'minlerin arasında, Allah'a verdikleri söze sadâkat gösteren nice erler, yiğitler var. Onlardan bir kısmı sözünü yerine getirmiş, büyük tehlikelere göğüs germiş, o yolda sakat kalmış, canını vermiştir. Bir kısmı da şehitliği beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde sözlerini değiştirmemişlerdir, gerçekten onların yerini kimse dolduramaz.
Ahmet Varol
swap_vert close
Mü'minlerden öyle adamlar vardır ki, Allah'a verdikleri söze sadık kaldılar. Onlardan kimi (Allah yolunda şehid edilmek suretiyle) adağını yerine getirdi, kimi de (şehid olmayı) beklemektedir. (Ahidlerinde) hiçbir değişiklik yapmamışlardır.
23.Müslim, Tirmizi ve daha başkalarının Enes bin Malik (r.a.)`ten rivayet ettiklerine göre, Enes bin Malik (r.a.)`in amcası Enes bin Nadr (r.a.) Bedir savaşında bulunamayınca: "Resulullah (a.s.)`ın girdiği ilk çarpışmada bulunamadım. Eğer Allah bana Resulullah (a.s.) ile birlikte bir çarpışmaya katılmak nasib ederse, mutlaka nasıl (kahramanca) hareket edeceğimi görecektir" dedi. Bu kişi Uhud savaşında şehid edildi. Bu savaşta öldürülünceye kadar kahramanca savaştı. Bedeninde kimi gürz, kimi kılıç kimi de ok yarası olmak üzere seksen küsur yara görüldü. Bu ayeti kerime de onun hakkında indirildi.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Mü'minlerden öyle erkek-adamlar vardır kiAllah ile yaptıkları ahide sadakat gösterdiler; böylece onlardan kimi adağını gerçekleştirdi, kimi beklemektedir. Onlar hiç bir değiştirme ile (sözlerini) değiştirmediler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Müminlerden öyle erkekler vardır ki, Allah'a verdikleri sözde sadakat ettiler: Kimi (şehid oluncaya kadar döğüşeceğine dair) adağını ödedi (şehid oldu), kimi de (şehid olmayı) bekliyor. Onlar asla verdikleri sözü değiştirmediler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Müminlerden öyle erler var ki, Allah’a verdikleri söze tam sadık kaldılar. Onlardan kimi adağını yerine getirdi (şehit düştü.) Kimisi de bekliyor. Ve (sözlerinde) hiçbir değişiklik yapmadılar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Delikanlı müminler, Allah'a verdikleri sözü yerine getirdiler. Onlardan bir kısmı bu uğurda can verdi, bir kısmı da can vermeyi beklemektedir. Onlar sözlerini asla değiştirmezler.
Besim Atalay
swap_vert close
İnanmış olanlardan, öyleleri vardır ki, Allah ile yaptıkları ahitte, gerçek oldular, öyleleri vardır ki, antlarını ödediler, bir bölük de ödemeyi beklerler, ahitlerin hiç de bozmadılar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Mü'minler arasında Allah adına verdikleri söze sadık kalan nice yiğitler vardır. Onlardan kimileri verdiği sözü yerine getirdi (canını imanına şahit tutarak şehit oldu), kimileri de (Allah için savaşmaya devam ederek şehid olmayı) beklemektedir. Onlar (verdikleri sözü) hiçbir şekilde değiştirmediler.
Cemil Said
swap_vert close
Mü’minler meyânında ba’zı âdemler Allâh’a karşu ta’ahhüdlerini îfâ itdiler, bazıları ’âkıbete irdiler (şehîd oldılar) diğerleri de muntazırdırlar. ’Ahidlerini hiç değişdirmediler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İnananlardan, Allah'a verdiği ahdi yerine getiren adamlar vardır. Kimi, bu uğurda canını vermiş, kimi de beklemektedir. Ahdlerini hiç değiştirmemişlerdir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Mü’minlerden öyle adamlar vardır ki, Allah’a verdikleri söze sâdık kaldılar. İçlerinden bir kısmı verdikleri sözü yerine getirmiştir (şehit olmuştur). Bir kısmı da (şehit olmayı) beklemektedir. Verdikleri sözü asla değiştirmemişlerdir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Müminlerden bazı kimseler Allah’a verdikleri sözü yerine getirdiler, kimileri onun yolunda can verdiler, kimileri de ecellerini bekliyorlar; (vaadlerini) asla ¬değiştirmediler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Müminler içinde Allah'a verdikleri sözde duran nice erler var. İşte onlardan kimi, sözünü yerine getirip o yolda canını vermiştir; kimi de (şehitliği) beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde (sözlerini) değiştirmemişlerdir.
Edip Yüksel
swap_vert close
İnananlardan öyle kimseler var ki ALLAH'a vermiş oldukları sözü gerçekleştirmişlerdir. Onlardan kimi adağını yerine getirdi (şehid oldu), kimi de hazır bekliyor. Hiç bir vakit kararsızlığa düşmediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Müminlerdendir o erler ki Allah'a verdikleri ahde sadakat gösterdiler. Kimi adağını ödedi (canını verdi), kimi de beklemektedir. Onlar, ahidlerini hiç değiştirmediler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Mü'minlerdendir o erler ki Allaha verdikleri ahde sadakat ettiler: kimi adağını o dedi kimi de gözetiyor ve hiç bir suretle değiştirmediler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Mü’minlerden öyle erler var ki, Allah’a verdikleri söze sadık kaldılar. Onlardan kimi (Allah yolunda şehit edilmek sûretiyle) verdiği sözü yerine getirdi, kimi de (şehit olmayı) beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde (Allah’a verdikleri ahdi) değiştirmediler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İnananlardan öyle erler¹ var ki; Allah'a, üzerine söz verdikleri şeylere bağlılık gösterdiler. Böylece onlardan bir kısmı verdiği sözü yerine getirdi, bir kısmı da beklemektedir.² Verdikleri sözden asla dönmediler.
1- Yiğitler. 2- Bir kısmı savaşarak can verdi, bir kısmı da sırasını beklemektedir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Mü'minler içinde Allaha verdikleri sözde sadâkat gösteren nice erler var. İşte onlardan kimi adadığını ödedi, kimi de (bunu) bekliyor. Onlar hiçbir suretle (ahidlerini) değişdirmediler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Mü'minlerden öyle erler vardır ki, (o gün) Allah'a verdikleri sözde durdular. Öyle ki onlardan kimi adağını yerine getirdi (şehîd oldu), kimi de (şehîd olmayı) bekliyor! Fakat(onlar) hiçbir şekilde (verdikleri sözü) değiştirmediler.(1)
(1)Enes bin Mâlik (ra) demiştir ki: “Amcam Enes bin Nadr’e, Bedir Savaşına katılamaması çok ağır gelmişti. Bunun üzerine o: ‘Hz. Peygamber (asm)’ın katıldığı ilk savaşa onunla birlikte katılamadım. Ama Allah’a yemîn ederim ki, eğer Allah bana Hz. Peygamber (asm) ile birlikte, bir savaş nasîb ederse, o zaman ne yapacağımı, Allah elbette görecektir!’ dedi. Ve başka birşey söylemekten çekindi. Nihâyet ertesi yıl, Hz. Peygamber (asm) ile Uhud Savaşına katıldı. Şehîd oluncaya kadar savaştı. Cesedi üzerinde seksenin üzerinde kılıç, mızrak ve ok yarası vardı. Öyle ki halam Rubeyy: ‘Kardeşimi ancak parmaklarının uçlarından tanıyabildim!’ demişti. Bunun üzerine bu âyet-i kerîme, Enes bin Nâdr'e ve arkadaşları hakkında nâzil oldu.” (İbn-i Kesir, c. 3, 89)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Mü’minlerden öyle kimseler vardır ki, Allah’a (onun adına) verdikleri söze daima bağlı kalmışlardır. Onlardan kimi, sözünün gereğini yerine getirdi (ve savunma savaşında şehit oldu), kimisi de (saldırganlara karşı savaşarak şehadet şerbetini içeceği günü sabırsızlıkla) beklemektedir. Ve onlar, (verdikleri sözü) hiçbir zaman (bozup) değiştirmediler (ikiyüzlüler gibi döneklik yapmadılar).*
(*) Bu ayetin, özel olarak, ilk seferler sırasında ölünceye kadar Hz. Peygamber’in yanında savunma savaşına katılmak için and içmiş olan bazı sahâbeyi kasdettiği söylenir (Zemahşerî); fakat daha genel anlamda, Allah yolunda üstün fedakarlıkları da kapsayan bütün çabaları ifade eder. ( M. Esed. Ayet Açıklaması) Ayrıca Arapça da (نساء - امرأة) yani ‘’kadın veya kadınlar’’la birlikte (رجال)’’rical’’ zikredilirse, erkekler demektir, ama bunlar, yani ((نساء - امرأة) burada olduğu gibi ayette yoksa, sadece (رجال) kelimesi gelirse, o zaman (رجل)’’rical’’ kelimesinin anlamı, kimseler, kişiler veya yiğitlerdir. Yani hem erkekleri hem de kadınları kapsıyor. Çünkü hepimizin bildiği gibi islamın ilk şehidi Ammar’ın annesi Sümmeye’dir. Bu ndenle (رجال) kelimesi kimseler anlamında olup hem erkekleri hem de kadınları kapsamaktadır. İşte aşağıdaki metinde de buradaki (رجال)’’rical’’ kelimesi hem erkek hem de kadınlar olduğu anlatılmaktadır. مِنَ الْمُؤْمِنٖينَ رِجَالٌ صَدَقُوا مَا عَاهَدُوا اللّٰهَ عَلَيْهِ فَمِنْهُمْ مَنْ قَضٰى نَحْبَهُ وَمِنْهُمْ مَنْ يَنْتَظِرُ وَمَا بَدَّلُوا تَبْديلا – الاحزاب - الآية رقم 23 : تتحدث عن مَن دافع واستشهد من أجل الإسلام . وكلنا يعرف أن أول شهيدفي الإسلام هو ..إمرأة . وهيً سمية أم عمار. فهيً من ضمن ( رجال صدقوا ما عاهدوا الله عليه ) وهيً من ضمن (.. مَن قضى نحبه ) بالإضافة إلى النساء اللواتي هاجرن إلى الحبشة وإلى يثرب ووقفن مع الرجال صفاً واحداً .. وتليها الآف من النساء الذين ..قاتلوا وشاركوا في الجهاد ومعاهدة الله تعالى على الثبات..ولا يزالون ليومنا هذا . فأين هم فيحبشة وإلى يثرب ووقفن مع الرجال صفاً واحداً .. وتليها الآف من النساء الذين - في بيوتٍ أذِنَ الله أن تُرفع ويُذكر فيها آسمهُ يُسبح له فيها بالغدوٍ والأصال رجالٌ لا تُلهيهم تجارةٌ ولا بيعٌ عن ذِكر الله وإقام الصلاة وإيتاء الزكاةِ يخافون يوماً تتقلب فيه القلوب والأبصار) النور 36 ,37) ) فهل كانت المساجد حصراً للرجال من الذكور وهل كانت التجارة والبيع حصراً للذكور من الرجال أيضاً . فكلنا يعلم أن الأمر غير ذلك . فالآية, إذاً تخاطب الرجال من الذكور والإناث , القادرين على العبادة والعمل (معنى رجال)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İnananlardan birtakım adamlar, Allah ile yaptıkları sözleşmelerini doğruladılar. Onlardan yaptıkları sözleşmeyi hemen uygulayanlar olduğu gibi, hiçbir değişiklik yapmadan, sözleşmeyi yerine getirmek için bekleyenler de var.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İnananlar arasında Allah’a verdikleri sözü tutan nice erler vardır. İşte onlardan kimi verdiği sözü yerine getirdi, kimi ise verdiği sözü tutup beklemektedirler. Onlar ne idilerse yine de odurlar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Mü/minlerden öyle mert adamlar vardır ki Allah ile olan ahitlerinde sadık çıktılar [¹]. Onların bir kısmı ahtini yerine getirip şehit oldu. Bir kısmı ise şehadeti bekliyordu. Onlar ahitlerinden hiçbir şey tebdil etmemişlerdi.
[1] Kavga meydanında sebat ettiler.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
İnananlardan Allah’a verdiği sözü yerine getiren nice adamlar vardır. İçlerinden bir kısmı (can verme) sözünü yerine getirdi, bir kısmı da (vermek için) beklemektedir. Onlar verdikleri sözü asla değiştirmediler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Müminlerden Allah'a verdikleri ahde sadakat gösteren erler vardır; böylece onlardan kimi adağını gerçekleştirmiş (şehit düşmüş), kimi de beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde (verdikleri sözlerini) değiştirmemişlerdir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İnananlar arasında, Allah’a verdiği söze sonuna kadar sadık kalan nice kahramanlar, nice yiğitler var: Kimileri kanının son damlasına kadar savaşarak sözünü yerine getirdi, kimileri de şehâdet şerbetini içeceği günü sabırsızlıkla beklemektedir. Fakat hepsinin ortak yanı şu: Onlar, verdikleri sözü hiçbir zaman bozup değiştirmediler! Böylece, imtihânı başarıyla tamamladılar.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Müminler’den Allah’a ahid / söz verdikleri şeylere sadık kalmış adamlar vardır. Onlardan bir kısmı adağını yerine getirmiş kimselerdir. Bir kısmı da beklemektedir. Önemli bir değişime uğramadılar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Nitekim müminler arasında, Allah'a vermeye yemin ettiği can borcunu ödeyenler de vardı, ayrıca geride daha can vermeye can atanlar da var, hem de verdiği sözden asla sapmadan.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Müminlerden öyleleri vardır ki; Allah’a verdikleri sözden dönmez, sözlerini daima yerine getirirler. Onların savaş alanındaki sözleri; “Bugün Allah yolunda ölmek istiyoruz!” şeklindedir. İçlerinden bir kısmı verdikleri sözü yerine getirmiş, savaş alanında ölerek sözlerini değiştirmemiştir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Müminlerden, Allah’a verdikleri sözde duran nice adamlar (yiğitler) vardır. [*]Onlardan kimi, adağını (Allah’a sözünü) yerine getirmiş; kimi de (yerine getirmeyi) beklemektedir. Onlar (sözlerini) asla değiştirmemişlerdir.
Ayetteki [ricâl] kelimesi Tevbe 9:108 ve Nûr 24:37’de de olduğu gibi “erkekler” anlamına gelse de kastedilen “yiğitler”, “erler” şeklinde “cinsiyet” merkezli değil de fedakarlık içerikli “şahsiyet” odaklı anlaşılmalıdır. Tefsirlerimizde bu noktada Yüce Allah’a verdikleri sözde sadık olanlarla ilgili olarak Hz. Osman, Talha b. Ubeydillâh, Sa‘îd b. Zeyd, Hz. Hamza, Mus‘ab b. Umeyr gibi sahâbîlerin isimleri yer almaktadır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
İnananlardan öyle erkekler var ki, Allah’a verdikleri sözde sadakat gösterip; kimi (şehit olarak) adaklarını gerçekleştirdi¹ kimi de (şehit olmayı) beklemektedir. Ve onlar sözlerinden asla caymadılar.
1 Sahabeden, Osmanb. Affan, Talha b. Ubeydullah, Amr b. Fudayl, Hamza, Mus’ab b. Umeyr ve Enes b. Nadîr (r.a) Rasûlullah’ın (a.s) yanında hangi savaşta bulunurlarsa bulunsunlar, kendilerini sebat edip şehit oluncaya kadar çarpışmaya adamışlardı. Onlardan; Hamza, Mus’ab b. Umeyr ve Enes b. Nadîr gibi bazıları şehit oldular, bazıları da (Osman ve Talha) sonradan şehit oldular.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Müminler arasında öylesi var ki Allah’ın huzurunda verdiği sözü [her zaman] yerine getirir; ²⁶ kimi [ölüme gitmek suretiyle] ahitlerini yerine getirmiştir, kimi de [kararlarından] vazgeçmeden [ahitlerini yerine getirmeyi] beklemektedir.
26 Bu ayetin, özel olarak, ilk seferler sırasında ölünceye kadar Hz. Peygamber’in yanında savaşmaya and içmiş olan bazı sahâbeyi kasdettiği söylenir (Zemahşerî); fakat daha genel anlamda, Allah yolunda üstün fedakarlıkları da kapsayan bütün çabaları ifade eder.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Müminlerin içinde öyle yiğitler var ki, Allah’a verdikleri ahde/söze sadakat göstermişler. Onlardan bir kısmı Allah yolunda can verdi, bir kısmı da şehit olmak için sıralarını beklemektedirler ama Allah’a verdikleri ahitten asla dönmediler. 3/172-173, 48/10-18
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Mü’minler içerisinde Allah adına verdikleri söze sadık kalan nice yiğitler var; onlardan kimi kendini adak olarak sunmuş[³⁷³⁸] kimi de sırasını beklemekte, fakat asla sözünden dönmemektedir.[³⁷³⁹]
[3738] Nahbın aslî anlamına istinaden. Şu âyet bu adanmışlığın talimatıdır: “De ki: Benim tüm istek ve arzum, bütün ibadetlerim, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allah içindir” (6:162). [3739] Şu olay bu âyeti açıklayıcıdır: Bir gurup sahabe girdikleri her savaşta şehid oluncaya kadar çarpışacaklarına dair ant içmişlerdi. Onlardan ikisi olan Hz. Hamza ve Hz. Mus’ab Uhud’da şehid olmuşlar, geride kalanlarsa sözlerini asla bozmamışlardı (Zemahşerî).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Müminlerden öyle erler vardır ki, Allah’a verdikleri sözde, (O’nun yolunda savaşacaklarında) sadık kalmışlardır, kimi bu uğurda can verdi. (Şehit oldu) kimi de (şehitliği) beklemektedir. Onlar sözlerinden asla dönmediler.
Osman Fırat
swap_vert close
Mü’minlerden öyle erkekler var ki, Allah’a verdikleri sözde durdular. Onlardan kimi adağını yerine getirdi, (şehid oluncaya kadar çarpışacaklarını adamışlardı, çarpıştılar ve şehid düştüler), kimi de (şehidlik) beklemektedir; sözlerini asla değiştirmemişlerdir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Mü'minlerden bir kısım erler vardır ki, Allah'a karşı üzerine muâhedede bulundukları şeyde sâdık oldular. Artık onlardan öylesi vardır ki, nezrini ödedi ve onlardan öylesi de vardır ki, gözetiyor. Hiçbir tebdîl ile tebdîlde bulunmadılar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Müminlerden öyle yiğitler vardır ki Allah'a verdikleri sözü yerine getirip sadakatlerini ispat ettiler. Onlardan kimi adağını ödedi, canını verdi, kimi de şehitliği gözlemektedir. Onlar verdikleri sözü asla değiştirmediler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Mü'minlerden öyle erkekler var ki, Allah'a verdikleri sözde durdular. Onlardan kimi adağını yerine getirdi, (şehid oluncaya kadar çarpışacaklarını adamışlardı, çarpıştılar ve şehid düştüler), kimi de (şehidlik) beklemektedir; sözlerini asla değiştirmemişlerdir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Mü'minlerden ba'zı ricâl vardır ki Allâh'a 'ahid iyledikleri şeyde sâdık oldılar. Ve 'ahidlerini hiç bir sûretde tebdîl itmediler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Müminlerden Allah'a karşı yüklendikleri görevi yerine getiren adamlar vardır. Kimi, o uğurda canını vermiş, kimi de beklemektedir. Bunlar hiç bir şekilde sözlerinden caymamışlardır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Müminler den, Allah'a verdiği söze bağlı kalan öyle erler var ki, onlardan bir kısmı bu uğurda canını vermiştir. Bir kısmı ise verdikleri sözü hiç değiştirmeden bunu beklemektedirler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Mü'minlerden, Allah'a verdiği söze sadık kalan adamlar da vardır. Onlardan kimi sözünü yerine getirmiş, kimi de sırasını beklemektedir.(9) Onlar, verdikleri sözü hiçbir şekilde değiştirmemişlerdir.
(9) Kimi Allah’ın Resulü ile birlikte katıldığı savaşlarda şehit düşmüş, kimi de şehadet sırasını beklemektedir. (Bk. Buhârî, Tefsir 33:3: Tirmizî, Tefsir 33:2-5.)  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İnananlardan öyle erler vardır ki, Allah'a verdikleri sözde sadakatle dururlar. Onlardan bazısı adadığını yerine getirdi, bazısı da bekliyor. Sözlerini asla değişmediler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
mü’minlerden erenlerdür ŧoġru eylediler anı kim 'ahd eylediler Tañrı-y-ıla anuñ üzere. pes bir nicesi anlaruñ oldur kim ödedi neźrin ya'nį öldi daħı bir nicesi anlaruñ oldur kim güyer. daħı döndürmediler döndürmek.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Mü’minlerüñ niçe erenleri girçekledi ‘ahd eyledükleri Tañrı Ta‘ālāya. Ni‐çeleri şehīd oldı ve niçeleri ṣaḳlaşur şehādeti. ‘Ahdlerini taġyīr eylemedi‐ler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Mö’minlər içərilərisində elələri də vardır ki, Allaha etdikləri əhdə sadiq olarlar. Onlardan kimisi (bu yolda) şəhid olmuş, kimisi də (şəhid olmasını) gözləyir. Onlar (verdikləri sözü) əsla dəyişməzlər ki,
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Of the believers are men who are true to that which they covenanted with Allah. Some of them have paid their vow by death (in battle), and some of them still are waiting; and they have not altered in the least;
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Among the Believers are men who have been true to their covenant with Allah. of them some have completed(3697) their vow (to the extreme), and some (still) wait: but they have never changed (their determination) in the least:
3697 In the fight for Truth were (and are) many who sacrificed their all-resources, knowledge, influence, life itself- in the Cause, and never wavered. If they won the crown of martyrdom, they were blessed. Such a one was Sa'd ibn Mu'adh,. the chief of the Aws tribe, the intrepid standard-bearer of Islam, who died of a wound he had received in the Battle of the Trench. Other heroes fought valiantly and lived, always ready to lay down their lives. Both classes were staunch, they never changed or wavered.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ
mü'minlerden vardır
رِجَالٌ
öyle adam- lar ki
صَدَقُوا
sadakat gösterdiler
مَا
o şe- ye ki
عَاهَدُوا
söz verdiler
اللّٰهَ
Allah'a
عَلَيْهِۚ
onu
فَمِنْهُمْ
öyle ki onlardan
مَنْ
kimi
قَضٰى
yerine getirdi
نَحْبَهُ
adağını
وَمِنْهُمْ
ve onlardan
مَنْ
kimi
يَنْتَظِرُۘ
bekliyor
وَمَا بَدَّلُوا
ve değiştirmediler
تَبْد۪يلاًۙ
hiçbir değiş- tirmeyle
Mü'minlerden öyle (yiğit) adamlar vardır ki (o gün) Allah'a (âbd olacaklarına ve resulüne her anda itaat edeceklerine dair) verdikleri söze sadakat gösterdiler. Onlardan kimi (Allah yolunda şehid edilerek) adağını yerine getirdi, kimi de (Allah'ın kendileri için takdirini) beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde (Allah'a ve resulüne verdikleri sözü) değiştirmediler.
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan
رِجَال
İsim
ر ج ل
Erkekler, adamlar
صَدَقَ
Fiil-I
ص د ق
Sözüne sadık oldu, doğru söyledi, yerine getirdi, sadakat gösterdi, gerçekleştirdi, sadık kaldı, tasdik etti
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
عَاهَدَ
Fiil-III
ع ه د
Antlaşma yaptı, söz verdi, ahd etti
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
قَضَى
Fiil-I
ق ض ي
Hükmetti, bitirdi, hüküm verdi, takdir etti, tamamladı, yerine getirdi, karar verdi
نَحْب
İsim
ن ح ب
Adak
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
اِنْتَظَرَ
Fiil-VIII
ن ظ ر
Bekledi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
بَدَّلَ
Fiil-II
ب د ل
Değiştirdi, çevirdi, tahrif etti
تَبْدِيل
Fiilimsi-II
ب د ل
Değişme, değişiklik