close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Ahzâb Sûresi 22. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velemmâ raâ-lmu/minûne-l-ahzâbe kâlû hâżâ mâ ve’adena(A)llâhu verasûluhu vesadeka(A)llâhu verasûluh(u)(c) vemâ zâdehum illâ îmânen veteslîmâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İnananlar, düşman bölüklerini gördüler mi işte dediler, bu, bize Allah'ın ve Peygamberinin vaadettiği şey ve doğru söylemiştir Allah ve Peygamberi ve bu, onların ancak inançlarını ve teslim oluşlarını arttırmıştır.
Bkz. 246. Dipnot  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Sadık ve sağlam) Mü’minler ise (düşman) birliklerini gördükleri zaman (korkuya kapılmadan) dediler ki: "Bu, Allah’ın ve Resulü’nün bize va’ad ettiği (ve haber verdiği) şeydir (zalim ve güçlü saldırganları yenmek için bize manevi yardım edilecektir); Allah ve Resulü doğru söylemiştir." Ve (bu tehdit ve tehlikeler) sadece onların imanlarını ve teslimiyetlerini artırmaktan (başka sonuç doğurmayacaktır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Mü'minler, düşman bölüklerini gördüler mi; “İşte bu Allah ve peygamberinin bize vadettiğidir, Allah ve peygamberi doğru söylemiştir” dediler. Bu onların inançlarını ve teslim oluşlarını artırmıştır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Şuurlu ve kâmil mü'minler müttefik düşman birliklerini gördüklerinde: “İşte Allah ve Rasulünün bize va'dettiği! Allah ve Rasûlü doğru söylemiştir.” dediler. Bu orduların gelişi, onların, ancak imanlarını, Allah'a teslimiyetlerini, bağlılıklarını artırdı.
Ahmet Varol
swap_vert close
Mü'minler (düşman) birlikleri(ni) görünce: "Bu Allah'ın ve Peygamberinin bize vaadettiğidir. Allah ve Peygamberi doğru söylemiştir" dediler. (Bu) onların sadece imanlarını ve teslimiyetlerini artırdı.
Ali Bulaç
swap_vert close
Mü'minler (düşman) birliklerini gördükleri zaman ise (korkuya kapılmadan) dediler ki: 'Bu, Allah'ın ve Resûlü'nün bize vadettiği şeydir; Allah ve Resûlü doğru söylemiştir.' Ve (bu,) yalnızca onların imanlarını ve teslimiyetlerini arttırdı.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Müminler düşman birliklerini görünce: “- İşte Allah'ın ve Rasûlünün bize vaadettiği (zafer) budur. Allah ve Peygamberi doğru söylemiştir.” dediler. (Müminlerin düşman birliklerini görmeleri) ancak onların imanlarını ve teslimiyyetlerini artırdı.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Gerçek müminler, (Medine’ye saldıran) orduları görünce; “Bu, Allah ve Resulünün bize vaadettiği şeydir. Allah ve Resulü doğru söylemişlerdir” dediler. Ve bu durum, onların ancak iman ve teslimiyetlerini arttırdı.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Müminler, düşman gruplarını gördüklerinde, “İşte, Allah'ın ve Peygamberinin bize vaad ettiği budur. Allah ve Peygamberi doğru söylemiştir” derler. Bu durum, onların sadece imanlarını ve teslimiyetlerini arttırmıştır.
Besim Atalay
swap_vert close
İnanmış bulunanlar, düşman bölüklerin gördüklerinde: «işte bu Allah ile peygamberinin va'didir, gerçektir Allah da, peygamberi de» dediler; bu onların ancak inanların artırır, hem de teslimlerini
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Mü'minler, (Peygamberin kendilerine önceden haber verdiği düşman) birliklerini görünce: “İşte bu, Allah'ın ve Resulünün bize haber verdiği ve vâdettiği şeydir. Allah ve Resulü, verdikleri her haber ve yaptıkları her vaadde elbette doğruyu söylerler.” Bu durum, onların (sadece) imanlarını ve teslimiyetlerini arttırmıştır.
Cemil Said
swap_vert close
Mü’minler fırkaları gördükleri vakit "İşte Allâh ve rasûlünün va’adleri yerini buldı Allâh ve rasûli doğrı söylediler" didiler. Îmânları ve Allâhâ teslîmiyetleri artdı.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İnananlar, düşman birliklerini gördükleri zaman: "İşte bu, Allah ve Peygamberinin bize vadettiğidir; Allah ve Peygamberi doğru söylemiştir" dediler. Bu onların ancak imanını ve teslimiyetlerini artırdı.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Mü’minler, düşman birliklerini görünce, “İşte bu, Allah’ın ve Resûlünün bize vaad ettiği şeydir. Allah ve Resûlü doğru söylemişlerdir” dediler. Bu, onların ancak imanlarını ve teslimiyetlerini artırmıştır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Müminler düşman kuvvetlerini karşılarında görünce, “Bu, Allah’ın ve resulünün bize vaad ettiği durumdur, Allah ve resulü hep doğru söyler” dediler; bu onların ancak imanlarını ve teslimiyet duygularını ¬arttırdı.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Müminler ise, düşman birliklerini gördüklerinde: İşte Allah ve Resûlü'nün bize vâdettiği! Allah ve Resûlü doğru söylemiştir, dediler. Bu (orduların gelişi), onların ancak imanlarını ve Allah'a bağlılıklarını arttırdı.  
 Allah, biraz güçlük ve sıkıntıya katlandıktan sonra zaferin müminlere ait olacağını müjdelemiş; Hz. Peygamber de müttefik orduların kısa bir süre sonra geleceğini, biraz sıkıntıdan sonra, sonucun müminler lehine olacağını haber vermişti. İşte burada bu vaadlere candan inanan müminlerin teslimiyetine işaret olunmaktadır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
İnananlar, partileri (saldırıya hazır) görünce, "İşte bu, ALLAH'ın ve elçisinin bize söz verdiğidir. ALLAH ve elçisi doğru söylemiştir," dediler. Bu (tehlikeli durum), onların ancak inançlarını ve teslimiyetlerini güçlendirdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Müminler, ahzabı (düşman birliklerini) gördükleri zaman: "İşte bu, Allah'ın ve Resulü'nün bize vaad ettiği şeydir. Allah ve Resulü doğru söyledi." dediler. Bu onların imanını ve teslimiyetini artırmaktan başka bir şey yapmadı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Mü'minler gördükleri vakıt da o Ahzabı «bu, işte, Allahın ve Resulünün bize va'dettiği, Allah ve Resulü doğru çıktı» dediler ve onların iymanını ve teslimiyyetini artırmaktan başka bir şey yapmadı
Emrah Demiryent
swap_vert close
Mü’minler, (düşman) birlikleri (ni) gördüklerinde (hiçbir korkuya kapılmadan), “Bu, Allah’ın ve Peygamber’inin bize vadettiği (zafer) dir. Allah ve Peygamber’i doğru söylemiştir” dediler. (Munâfıkların korkmasına sebep olan o düşmanın çokluğu) onların (mü’minlerin), îmânlarını (n kemâlâtını) ve teslimiyetlerini artırmaktan başka bir şey yapmadı.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İnananlar, düşman birliklerini gördükleri zaman: “İşte bu, Allah'ın ve Resûl'ünün bize söz verdiği şeydir. Allah ve O'nun Resûl'ü doğru söyledi.” Bu, onların yalnızca iman ve teslimiyetlerini arttırdı.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Mü'minler (düşman) orduları (nı) görünce: «İşte bu, Allahın ve Resulünün bize va'd etdiği şeydir. Allah ve peygamberi doğru söylemişdir» dediler. (Bu), onların îmanlarını, teslîmiyyetlerini artırmakdan başka bir şey yapmadı.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Mü'minler ise (düşman) topluluklarını görünce: “Bu Allah'ın ve Resûlünün bize va'd ettiği şeydir; Allah ve Resûlü doğru söylemiştir!” dediler. Ve (bu vâ'd olundukları şeyi görmeleri) onları ancak îmanca ve teslîmiyetçe artırdı.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Mü’minler (Mekke’den gelip Medine’ye saldıran) o birleşik kuvvetleri karşılarında görünce (korkmadılar):" İşte bu, derler, Allah ve Resulünün bize vâd ettiği zafer! Allah da Resulü de elbette doğru söylemişlerdir. Mü’minlerin, (Mekke’den gelip Medine’ye saldıran) o düşman birliklerini görmeleri onların sadece iman ve teslimiyetlerini artırdı.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İnananlar, kendileriyle savaşmak için gelen ittifak kurmuş orduyu gördüklerinde “Bu Allah’ın ve elçisinin bize vaat etmiş olduğudur. Allah ve elçisi doğruyu söylemiştir” derler. Bu durum onların imanlarını ve teslimiyetlerini artırır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İnanalar düşman bölüklerini görünce şöyle dediler: "İşte Allah’ın elçisinin sözü çıktı. Allah da, elçisi de doğru söylemiştir. Bu olay ancak onların inanmalarını, bağınmalarını artırdı."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Mü/minler müttefikin askerlerini görünce «— Allah ve peygamberinin bize vaadettiği nusrat budur. Allah ve peygamberi vaadinde gerçektir» dediler. Bu hal onların iman ve teslimiyetlerini artırmaktan başka bir şey yapmadı.
İsmail Yakıt
swap_vert close
İnananlar o düşman birliklerini [ahzâb] gördükleri zaman, “İşte, Allah ve elçisinin bize vaat ettiği budur. Allah ve elçisi doğru söylemiştir” dediler. Bu onların ancak iman ve teslimiyetlerini artırmıştır.
Kadri Çelik
swap_vert close
Müminler (düşman) birliklerini gördükleri zaman ise (korkuya kapılmadan) dediler ki: “Bu, Allah'ın ve resulünün bize vaat ettiği şeydir; Allah ve resulü doğru söylemiştir.” Ve (bu), yalnızca onların imanlarını ve teslimiyetlerini arttırdı.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Gerçek müminler, Peygamberin kendilerine önceden haber verdiği düşman ordularını karşılarında görünce, “İşte bu, Allah’ın ve Elçisinin bize Kur’an’da (61. Saff: 8, 9) vaadettiği şeydir. Allah ve Elçisi elbette doğru söylemiştir!” dediler. Ve münâfıkları yoldan çıkaran bu durum, onların sadece Allah’a imanlarını ve bağlılıklarını pekiştirdi.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Müminler Düşman Birlikleri’ni gördüğünde: “Bu, Allah’ın ve O’nun rasûlünün bize vaad ettiği şeydir. Allah ve rasûlü doğru söyledi” dediler. Onların ancak imanını ve teslimiyetini artırdı.
Mehmet Çakır
swap_vert close
hele hele düşman birliklerini görünce sevinip: " Nihayet! Allah ve resulün bize vadettikleri! Allah ve resulü tabiki doğru söylemişlerdi " Diyerek imanları tazelenen müminler için...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Müminler düşmanlarını görünce, "İşte bu Allah’ın ve Resulünün bize zafer için söz verdiği şeydir. Allah ve Resulü doğru söylemiştir." dediler. Bu onların ancak imanlarını ve Allah’a teslimiyetlerini artırmıştır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Müminler ise (düşman) birliklerini gördüklerinde “İşte bu, Allah ve Elçisinin bize vadettiğidir! Allah ve Elçisi doğru söylemiştir.” demişlerdi. Bu (orduların gelişi), onların ancak imanlarını ve Allah’a bağlılıklarını artırmıştı. [*]
Benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:173; Enfâl 8:2; Tevbe 9:124; Kehf 18:13; Meryem 19:76; Hacc 22:54; Muhammed 47:17; Fetih 48:4; Müddessir 74:31.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Müslümanlar, düşman birliklerinin (akıbetini) görünce: “işte bu Allah’ın ve Elçisinin bize vâdettiği sonuçtur. Demek ki Allah ve Elçisi, doğru söylemiş.” dediler. Ve (bu sonuç,) onların sadece îmanlarını ve (Allah’a) teslimiyetlerini arttırdı.¹
1 Bu âyet, “Müslümanlar, (düşman) birliklerini görünce (korkmadılar ve): ‘Bu Allah’ın ve Elçisinin, bize vâdettiği (zafer)dir. Allah ve Elçisi doğru söylemiştir.’ dediler. Ve bu, onların sadece îmanlarını ve (Allah’a) teslimiyetlerini artırdı.” diye de tercüme edilebilir. Ancak yukarıdaki tercüme, konunun akışına daha uygun düşmektedir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[İşte böyle,] Müttefikleri[n kendilerine doğru ilerlediklerini] görünce, müminler “Bu, Allah’ın ve Rasûlü’nün bize vaad ettiğidir!” ve “(Demek ki) Allah ve Rasûlü doğru söylemiş!” dediler ²⁵ ve bu, onların sadece imanlarını ve Allah’a teslimiyetlerini arttırdı.
25 Bunlar, Mekke döneminin son ayetlerinden biri olan 29:2’ye ve Medine döneminin ilk suresinin ayetleri olan 2:155 ve 214’e bir atıf olarak alınabilirler.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Müminler, düşman birliklerini karşılarında görünce: – İşte bu Allah’ın ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden elçisinin bize vaat ettiği şeyin ta kendisidir. “Evet, Allah ve elçisi doğru söylemiş” Dediler. Bu durum onların sadece imanını ve teslimiyetini arttırmıştı. 2/154, 3/157, 9/111
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Nitekim mü’minler müttefikleri gördüklerinde: “Allah ve Rasulü’nün bize vaad ettiği şey işte budur!” ve “Allah da doğru söylemiştir, Rasulü de…” derler. Dahası, bu onların yalnızca imanlarını ve teslimiyetlerini artırmıştır.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Müminler düşman birliklerini gördüklerinde, "Bu savaş bize, Allah’ın ve Resulünün va'd ettiğidir. (Allah’ın yardımı gelmiştir) Allah ve Resulü elbette gerçeği söylemiştir" dediler; (Çok üstün düşman birliklerinin gelişi) onların ancak imanlarını ve Allah'a bağlılıklarını artırdı.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve Mü’minler, düşman birliklerini görünce, "İşte bu, Allah’ın ve Resûlünün bize vaad ettiği şeydir. Allah ve Resûlü doğru söy!emişlerdir" dediler. Bu, onların ancak imanlarını ve teslimiyetlerini artırmıştır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Vaktâ ki mü'minler orduları gördüler, dediler ki: «Bu, bize Allah'ın ve O'nun Resûlünün vaadettiğidir ve Allah ve Resûlü doğru buyurmuştur.» Ve onlar için başka değil, imânı ve teslimiyeti arttırmış olur.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Müminler saldıran o birleşik kuvvetleri karşılarında görünce: “İşte bu, derler, Allah ve Resulünün bize vâd ettiği zafer! Allah da, Resulü de elbette doğru söylemişlerdir. ” Müminlerin, düşman birliklerini görmeleri onların sadece, iman ve teslimiyetlerini artırdı.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Mü'minler (düşman) orduları(nı) gördükleri zaman (korkmadılar): "Bu Allah'ın ve Resulünün, bize va'dettiği(zafer)dir. Allah ve Resulü doğru söylemiştir." dediler. Ve bu, onların sadece imanlarını ve teslimiyetlerini artırdı.
Allah, mü'minlerin sınanacaklarını, biraz güçlük ve sıkıntı çektikten sonra zaferin mü'minlere âidolacağını va'detmişti. Allah'ın Elçisi de: "Birleşik Arap orduları, dokuz-on gün sonra üzerinize gelecekler, önce biraz sıkıntı çekeceksiniz, fakat sonuç sizin lehinize olacaktır" demişti. İşte bu durum, o va'dedilen şeydir.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ahzâbı (müttefik küffârı) gördüklerinde mü'minler: "Allâh ve rasûlünün bize va'ad itdiği budur, Allâh ve rasûlü doğrı ve sâdık oldı." didiler. Ahzâb'ı görmeleri onların îmânlarını ve İslâmlarını artırdı.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Müminler düşman birliklerini görünce: "İşte bu, Allah’ın ve Elçisinin bize verdiği sözdür; Allah ve Elçisi doğru söylemiş" dediler. Bu onların, sadece imanını ve teslimiyetlerini artırdı.
Şaban Piriş
swap_vert close
Müminler , orduları görünce:-Bu, Allah'ın ve elçisinin bize vaat ettiğidir. Allah ve elçisi doğru söyledi, dediler. Onların sadece imanını ve teslimiyetini artırdı.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Mü'minler düşman topluluklarını gördüklerinde, “İşte Allah ile Resulünün bize vaad ettiği şey; Allah ve Resulü doğru söyledi” dediler. Çünkü bu onların iman ve teslimiyetini arttırmıştı.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Müminler, düşman hizipleri gördüklerinde şöyle demişlerdir: "Allah'ın ve resulünün bize vaat ettiği işte budur. Ve Allah da resulü de doğru sözlüdür." Bu onların sadece iman ve teslimiyetlerini artırdı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ol vaķt kim gördi mü’minler bölükleri eyittiler “uşbu oldur kim va'de eyledi bize Tañrı daħı yalavacı daħı ŧoġru söyledi Tañrı daħı yalavacı.” daħı arturmadı anlara illā inanmaķ daħı boyun virmek.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol vaḳt ki gördi mü’minler aḥzāb çerisini, eyitdiler: Bu oldur kiva‘de itmemiş‐idi bize Tañrı Ta‘ālā ve peyġamber daḫı ve girçek söylediAllāh ve peyġamber daḫı ve anlar arturmadı, illā īmān ve münḳād olmaḳTañrı buyruġına.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Mö’minlər (müttəfiqlərin) ordu hissələrini gördükdə dedilər: “Bu, Allahın və Peyğəmbərinin bizə olan (zəfər) və’didir. (Biz bununla imtahana çəkilirik. Əgər bu imtahandan yaxşı çıxsaq, zəfər çalacağıq, çünki Allah və Peyğəmbəri həqiqi mö’minlərə kafirlər üzərində qalib olmağı və’d etmişlər). Allah və Peyğəmbəri düz buyurmuşlar!” Bu (vəziyyət) onların yalnız (Allaha) imanını və itaətini artırdı.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And when the true believers saw the clans, they said: This is that which Allah and His messenger promised us. Allah and His messenger are true. It did but confirm them in their faith and resignation.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
When the Believers saw the Confederate forces, they said: "This is what Allah and His Messenger(3696) had promised us, and Allah and His Messenger told us what was true." And it only added to their faith and their zeal in obedience.
3696 This is in contrast to what the Hypocrites said in verse 12 above. The divine promise of help and success is contingent upon our striving and faith. Nothing comes to the poltroon and the sceptical idler. Dangers and difficulties, and conflict with Evil, are foretold us, and we must meet them with fortitude and courage.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَمَّا
ve ne zaman ki
رَاَ
gördü
الْمُؤْمِنُونَ
mü'minler
الْاَحْزَابَۙ
toplulukları
قَالُوا
dediler
هٰذَا
bu
مَا
o şey- dir ki
وَعَدَنَا
bize vaad etti
اللّٰهُ
Allah
وَرَسُولُهُ
ve resulü
وَصَدَقَ
ve doğru söylemiştir
اللّٰهُ
Allah
وَرَسُولُهُۘ
ve resulü
وَمَا زَادَهُمْ
ve onları arttırmadı
اِلَّٓا
ancak
ا۪يمَاناً
imanı
وَتَسْل۪يماًۜ
ve teslimiyeti
(Hendek Harbi'nde) Mü'minler ise (düşman) ordularını gördüklerinde, "işte bu, Allah ve resulünün bize vaad ettiği şeydir! Allah ve resulü doğru söylemiştir" dediler. (Bu vaad olundukları şeyi görmeleri) Onların ancak imanlarını ve teslimiyetlerini arttırdı.
لَمَّا
Zaman zarfı
لَمَّا
Ne zaman ki, zaman, vakit
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan
حِزْب
İsim
ح ز ب
Taraftar, topluluk, grup
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
وَعَدَ
Fiil-I
و ع د
Telkin etti, vaad etti, tehdit etti, söz verdi, uyardı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
صَدَقَ
Fiil-I
ص د ق
Sözüne sadık oldu, doğru söyledi, yerine getirdi, sadakat gösterdi, gerçekleştirdi, sadık kaldı, tasdik etti
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
زَادَ
Fiil-I
ز ي د
Arttı, ziyade kıldı, ziyadeleşti
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
اِيمَان
Fiilimsi-IV
ا م ن
İman
تَسْلِيم
Fiilimsi-II
س ل م
Teslimiyet, teslim oldu