Biz gökleri, yeri ve o ikisi arasındakileri, ancak gerçek bir anlam ve amaç[⁴⁵⁰⁰] uğruna -ama sınırlı bir ömürle- yarattık;[⁴⁵⁰¹] ne ki inkâr eden kimseler uyarıldıkları hakikatten yüz çeviriyorlar.[⁴⁵⁰²]
[4500] Bi’l-hakk ibaresinin bu anlamı için bkz: 21:18, not 19. Bir önceki sûreye atıf: “Ölürüz zira (bir kez) hayata gelmiş bulunuruz; ve bizi sadece Dehr/Zaman yok eder” (45:24).
[4501] Ecelin musemmen, lafzen sınırlı bir ömrü ifade etse de, belirsiz gelmesi hasebiyle bu süreyi kimsenin bilemeyeceğine delâlet eder (Bkz: 11:3, not 7). Zımnen: Yaratılmış olan sonludur, sonsuzluk Allah’a mahsustur.
[4502] Şirkin temelinde yatan Allah’ın müdahil olmadığı alan fikri, hayatın anlamlı ve amaçlılığını zımnî inkâr anlamına gelmektedir. Bu da maddeyi tanrılaştırıp onu sonsuz ilan eden bir sapmaya yol açmaktadır.