close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Ahkâf Sûresi 27. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve lekad ehleknâ mâ havlekum mine-lkurâ ve sarrafnâ-l-âyâti le’allehum yerci’ûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve andolsun ki çevrenizdeki şehirleri de helak ettik ve tuttukları yoldan dönsünler diye de delilleri tekrartekrar açıklamadayız, bildirmedeyiz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Andolsun, Biz çevrenizde bulunan (ülke ve) şehirlerden (birçoğunu) yıkıma uğratmışız ve belki (inkâr ve inattan) dönerler diye (daha önce) ayetleri çeşitli şekillerde açıklamaktayız.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Zaman ve mekan yönünden, çevrenizde yaşayan birçok günahkar topluluğu bu şekilde yok ettik, ama onları yok etmeden önce, belki eğri yollardan dönerler diye, ayetlerimizi tekrar tekrar değişik şekillerde dile getirdik.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Andolsun, biz, sizin etrafınızda olan birçok memleketleri helâk ettik. Belki küfürlerinden, inkârlarından vazgeçip tevhide, hakka, doğru yola dönerler diye ikaz ifade eden kalıntıları çok yönlü açıkladık.
Ahmet Varol
swap_vert close
Andolsun ki, çevrenizde bulunan kasabalardan (çoğunu) helak ettik ve olur ki dönerler diye kendilerine ayetleri çeşitli şekillerde açıkladık.
Ali Bulaç
swap_vert close
Andolsun, biz çevrenizde bulunan şehirlerden (birçoğunu) yıkıma uğrattık ve belki dönerler diye ayetleri çeşitli şekillerde açıkladık.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Gerçekten biz, etrafınızdaki memleketleri helâk ettik. Âyetleri (türlü şekillerde) açıklayıb beyan da ettik; olur ki, (küfürden) dönerler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Andolsun! Biz etrafınızdaki köy ve kasbaları helak ettik. Ayetleri tekrar tekrar açıkladık; belki dönerler diye…
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Andolsun ki biz, sizin çevrenizde bulunan nice ülkeleri de yok ettik. Belki doğru yola dönerler diye, âyetleri tekrar tekrar açıkladık.
Besim Atalay
swap_vert close
Sizin yürenizde, nice kentler yok etmiş idik, belgeleri dahi açıklamıştık, umulur ki dönerler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Andolsun ki biz, (halkı kötülük üreten) çevrenizdeki kentleri de yok ettik. Ama (onları yok etmeden önce) belki dönerler diye (gerçeği apaçık gösteren) ayetlerimizi farklı üsluplarla, farklı şekillerde çok boyutlu olarak (onlara) açıkladık.
Cemil Said
swap_vert close
Etrâflarındaki karyeleri tecziye iyledik, bize rücû’ itmeleri içün her tarafda âyâtımızı intişâr itdirdik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
And olsun ki, çevrenizde bulunan birçok kentleri yok etmişizdir. Belki doğru yola dönerler diye ayetleri türlü türlü anlatmışızdır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Andolsun, biz çevrenizdeki memleketleri de yok ettik. (Doğru yola) dönsünler diye âyetleri tekrar tekrar açıkladık.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Çevrenizdeki nice şehirleri helâk ettik, belki dönerler diye uyarıcı işaretler de vermiştik.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Andolsun biz, çevrenizdeki memleketleri de yok ettik. Belki doğru yola dönerler diye âyetleri tekrar tekrar açıkladık.  
 Çevredeki helâk edilen memleketlerin, Semûd, Âd ve benzeri kavimlerin ülkeleri olduğu belirtilmiştir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Çevrenizdeki nice kentleri de yok ettik. Dönerler diye onlara ayetleri açıklamıştık.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Andolsun ki, biz sizin etrafınızda bulunan bir çok memleketleri helak ettik. Belki tevhide dönerler diye ayetlerimizi çeşitli şekillerde açıkladık.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Celâlım hakkı için hakikaten etrafınızdaki memleketleri helâk etmişizdir, âyetleri tasrif de etmiştik, gerekti ki rücu' edeler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kasem olsun ki, biz sizin etrafınızda bulunan birçok memleketleri (oranın halkını, ısrarla hakkı inkâr ettikleri için) helâk ettik. (Her birini helâk etmeden önce, doğru yola) dönsünler (de îmân etsinler), diye âyetleri (mizi) tekrar tekrar açıkladık.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ant olsun ki çevrenizdeki beldeleri yok ettik. Oysaki dönerler diye ayetlerimizi açıkça bildirmiştik.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Andolsun ki, biz kendi çevrenizdeki memleketleri helak etdik. Âyetleri, belki onlar (küfürden îmaana) dönerler diye, tekrar tekrar açıkladık.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
And olsun ki, etrâfınızdaki (birçok) şehirleri (böyle isyanları yüzünden) helâk etmişizdir; belki (inkârlarından) dönerler diye âyetleri tekrar tekrar açıklamışızdır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (ey insanlar!) Muhakkak ki biz çevrenizde bulunan ülkelerden bir kısmını (inkâr, zulüm, azgınlık ve kötülükleri yüzünden) yıkıma uğratmışızdır. Ve (onları yıkıma uğratmadan önce doğru yola) dönsünler diye ayetleri tekrar tekrar açıklamışızdır.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sizin çevrenizde de yok ettiğimiz pek çok şehirler var. Belki dönerler diye ayetlerimizi böyle kullanıyoruz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ant olsun ki Biz dolayınızdaki illeri yok ettik. Ayetlerimizi de evire çevire anlattık, dönsünler diye.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
* Sizden evvel etrafınızda bulunan kasabaları [⁶] da helâk ettik. Küfürden dönsünler diye âyetlerimizi türlü türlü üslûpla beyan ettik [⁷].
[6] Semud, Lût kavimlerinin kasabalarını.[7] Tekrar tekrar gösterdik.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Andolsun, Biz çevrenizdeki beldelerden birçoğunu yok ettik. Belki doğru yola dönerler diye ayetleri tekrar tekrar [sarrafnâ] açıkladık.
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz biz çevrenizde bulunan şehirlerden (birçoğunu) yıkıma uğrattık ve belki dönerler diye ayetleri çeşitli şekillerde açıkladık.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey insanlar! Doğrusu Biz, çevrenizdeki daha nice şehirleri böyle helâk ettik ve her birini helâk etmeden önce, belki doğru yola dönerler diye ayetlerimizi tekrar tekrar ve açıkça bildirdik.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
And olsun Şehirler’den çevrenizdeki şeyleri helâk ettik! Âyetler’i evire çevire açıkladık. Umulur ki dönerler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Aslında, çevrenizde gördüğünüz kentleri de hep biz yok ettik. Ama belki insanlar hatalarından döner diye de sözlerimizi habire tekrar ettik.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Andolsun! Biz çevrenizdeki memleketleri de yok ettik. Akıl edip düşünün, doğru yola gelin diye ayetleri tekrar tekrar açıkladık.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yemin olsun ki biz çevrenizdeki şehirleri (halklarını) helak etmiştik. (Gerçeğe) dönerler diye ayetleri (onlara) tekrar tekrar açıklamıştık.
Mehmet Türk
swap_vert close
Yemin olsun çevrenizde bulunan ülkelerden (birçoğunu)¹ helâk ettik ve (hak yola) dönsünler diye onlara âyetleri çeşitli şekillerde açıkladık.
1 Semûd kavminin helak edildiği Hıcr bölgesi, Lut kavminin helak edildiği Sodom ve Gomore, Eyke, Firavunun kavminin helak edildiği Kızıldeniz gibi…  
Muhammed Esed
swap_vert close
Çevrenizde yaşayan ³² birçok [günahkar] topluluğu bu şekilde yok ettik; ama [onları yok etmeden önce] belki [eğri yollarından] dönerler diye [uyarıcı] mesajlar[ımız]ı çok yönlü şekilde dile getirdik.
32 Yani, “hem zaman hem de mekan olarak size yakın olan”. Bu ifade, en geniş anlamıyla, “dünyanın geri kalan tümünü” gösterir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Andolsun ki biz çevrenizdeki buna benzer daha nice ülkeleri de helak etmiştik. Hâlbuki biz onlara belki vazgeçip dönerler diye ayetlerimizi değişik şekillerde tekrar tekrar bildirmiştik. 10/13, 14/13
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Doğrusu, çevrenizdeki ülkelerden birçoğunu da (işte böyle) yok ettik; ama (ondan önce) belki vazgeçerler diye mesajlarımızı her tür anlatım tarzını kullanarak açıklamıştık.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Andolsun ki biz, çevrenizdeki beldeler halkını da helâk ettik. (Helâk etmeden evvel de) Belki (küfürden imana) dönerler diye ayetleri (uyarıları) çok kez tekrarladık.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve biz çevrenizdeki beldelerden de yok ettik Belki dönerler diye kanıtları sarf ettik.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Celalim hakkı için etrafınızda beldelerden bulunanları helâk etmiştik ve âyetleri de beyan etmiştik, gerekti ki, geri dönüversinler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
(Mekkeliler! ) Etrafınızda bulunan birçok şehirleri yerle bir ettik ve yanlış yoldan dönsünler diye âyetlerimizi farklı üsluplarla tekrar tekrar açıkladık!
Süleyman Ateş
swap_vert close
Andolsun, biz çevrenizdeki kentleri de yok ettik ve belki (küfürlerinden) dönerler diye ayetleri tekrar tekrar açıkladık.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ey Ehl-i Mekke: "Etrâfınızda bulunan ve belki küfür ve şirklerinden rücû' iderler diye âyetlerimizi kendilerine tekrâr iylediklerimizden bir takım kurâ halkını (küfürde 'inâd ve ısrârları içün) helâk iyledik.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Çevrenizdeki nice kentleri de etkisizleştirmişizdir. Halbuki yanlışlarından dönsünler diye onlara ayetlerimizi değişik biçimlerde anlatmıştık.
Şaban Piriş
swap_vert close
Nitekim, çevrenizdeki şehirleri de helak etmişti. Belki dönerler diye ayetleri detaylı olarak açıklamıştık da...
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sizin civarınızdaki beldelerden de nicelerini Biz helâk ettik ki, belki inkâr ve isyandan dönerler diye, âyetlerimizi kendilerine çeşitli şekillerde açıklamıştık.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yemin olsun, sizi çevreleyen kentleri/medeniyetleri de helâk ettik. Belki dönerler diye ayetleri değişik biçimlerde sıralayıp durmuştuk.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı bayıķ helāk eyledük anı kim yöreñüzdedür köylerden. daħı beyān eyledük āyetleri ola kim anlar döneler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ biz helāk itdük sizüñ çevreñüzde olan şehrler ḳavmlerini. Daḫıbeyān itdük āyetleri. Ola kim Tañrıya döneler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
And olsun ki, Biz sizin ətrafınızda olan məmləkətləri (Səmud, Lut tayfalarının yurdlarını) məhv etdik. Bəlkə, (haqqa, imana) qayıdalar deyə, ayələri onlara cürbəcür şəkildə bəyan etdik (təkrar-təkrar göstərdik).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And verily We have destroyed townships round about you, and displayed (for them) Our revelation, that haply they might return.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
We destroyed aforetime populations round about you;(4807) and We have shown the Signs in various ways, that they may turn (to Us).
4807 In Arabian history and tradition alone, to say nothing of Allah's Signs elsewhere, sin inevitably suffered its Punishment, and in various ways. Would not the later people take warning?  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَقَدْ
ve and- olsun
اَهْلَكْنَا
helâk ettik
مَا
o şey- leri ki
حَوْلَكُمْ
çevrenizdedir
مِنَ الْقُرٰى
memleketlerden
وَصَرَّفْنَا
ve iyice açıkladık
الْاٰيَاتِ
âyetleri
لَعَلَّهُمْ
belki onlar
يَرْجِعُونَ
dönerler
Andolsun Biz, çevrenizdeki (birçok) memleketleri de (resullerimizi ve âyetlerimizi yalanladıkları için) helâk ettik. Belki (küfürlerinden) dönerler diye âyetleri (türlü biçimlerde) tekrar tekrar açıkladık.
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
اَهْلَكَ
Fiil-IV
ه ل ك
Yok etti, mahvetti, helâk etti
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
حَوْل
İsim
ح و ل
Yıl (sene), etrafında, çevresinde
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَرْيَة
İsim
ق ر ي
Her türlü yerleşim yeri (memleket, kasaba, şehir, ülke, köy, belde)
صَرَّفَ
Fiil-II
ص ر ف
türlü türlü açıkladı, farklı şekillerde açıkladı, iyice açıkladı
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
لَعَلّ
Zamir
لَعَلّ
Belki, umulur ki
رَجَعَ
Fiil-I
ر ج ع
Döndü