close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Ahkâf Sûresi 23. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâle innemâ-l’ilmu ‘inda(A)llâhi ve ubelliġukum mâ ursiltu bihi velâkinnî erâkum kavmen techelûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Demişti ki: Azabın ne vakit geleceğine dair bilgi, ancak Allah katındadır ve ben neyle gönderilmişsem onu tebliğ ediyorum size ve fakat görüyorum ki siz, bilgisiz bir topluluksunuz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Hz. Hud: Onunla ilgili) "İlim ancak Allah katındadır. (Felaket ve kıyamet bilgisi Allah’ın yanındadır.) Ben sadece size gönderildiğim şeyi (imani ve ahlâki gerçekleri) tebliğ ediyorum; ancak sizi cahillik eden bir kavim olarak görüyorum" demiş (ve o azgın kavminden uzaklaşmıştı).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Hûd peygamber de; “Bu azabın ne zaman geleceği bilgisi, Allah katındadır” dedi. “Ben sadece bana emanet edilen mesajı size iletiyorum; ama görüyorum ki siz, doğrudan eğriden habersiz bir toplumsunuz.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Hûd: “O azâbın ne zaman geleceğine dair bilgi Allah katındadır. Ben, size özgürce tebliğ ile görevlendirildiğim dini anlatıyorum. Fakat ben, sizi bilgiden, muhakemeden uzak, tutarsız, cahilce davranan bir kavim olarak görüyorum.” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Dedi ki: "İlim ancak Allah katındadır. [2] Ben ne ile gönderildiysem onu size tebliğ ediyorum. Ama sizin cahillik eden bir kavim olduğunuzu görüyorum.
2.Size vaad edilen azabın başınıza ne zaman geleceğine dair ilim ancak Allah katındadır.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Dedi ki: 'İlim ancak Allah katındadır. Ben size gönderildiğim şeyi tebliğ ediyorum; ancak sizi cahillik eden bir kavim olarak görüyorum.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Hûd, onlara) dedi ki: “- (Azabın inmesine dair) ilim ancak Allah katındadır. Ben size yalnız vahy edildiğim şeyi tebliğ ediyorum. Fakat ben sizi bir kavim görüyorum ki, cahillik ediyorsunuz, (peygamberlerin vazifesini bilmiyorsunuz).”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O: “Bu vaadettiklerimin ne zaman size geleceğini ancak Allah bilir. Ben, ancak benimle gönderilen mesajı size tebliğ ediyorum. Fakat sizin cahil bir toplum olduğunuzu görüyorum.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Hûd şöyle dedi: “Bilgi, ancak Allah katındadır. Ben size, bana gönderilen şeyi duyuruyorum. Fakat sizin cahil bir kavim olduğunuzu görüyorum.”
Besim Atalay
swap_vert close
O dedi ki: «Onu ancak Allah bilir, gönderildiğim şeyi size eriştiririm, bilgisiz bir ulus görürüm sizi»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Hûd, dedi ki: “(Bu azabın ne zaman geleceği) bilgisi ancak Allah katındadır. Ben size, benimle gönderileni tebliğ ediyorum. Fakat ben sizi cahillik eden bir toplum olarak görüyorum.”
Cemil Said
swap_vert close
"Ânı yalnız Allâh bilür. Ben size bana emr olunanı teblîğ idiyorum. Fakat göriyorum ki siz câhil bir kavimsiniz" cevâbını virdi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Doğrusu bunun ne zaman geleceğini Allah bilir; ben size benimle gönderileni tebliğ ediyorum; fakat sizin cahil bir millet olduğunuzu görüyorum." dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hûd, “(Bu konudaki) bilgi ancak Allah katındadır. Ben size, benimle gönderileni tebliğ ediyorum. Fakat ben sizi cahillik eden bir kavim olarak görüyorum” dedi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
O da, “Bu bilgi ancak Allah katındadır; size bildirmek üzere gönderildiğim mesajı ulaştırıyorum, ama sizi cehalette direnen bir topluluk olarak görüyorum” cevabını verdi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Hûd da! Bilgi ancak Allah'ın katındadır. Ben size, bana gönderilen şeyi duyuruyorum. Fakat sizin cahil bir kavim olduğunuzu görüyorum, dedi.  
 Hûd (a.s.), bu sözüyle, başlarına gelecek azabın zamanını Allah’ın bildiğini açıklamıştır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
"Onun bilgisi sadece ALLAH'ın yanındadır. Ben benimle gönderilen şeyi size duyuruyorum; fakat sizin cahil bir toplum olduğunuzu görüyorum."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hud: "O azabın ne zaman geleceğine dair ilim Allah katındadır. Ben size benimle gönderileni tebliğ ediyorum. Fakat ben sizi cahillik eden bir kavim olarak görüyorum." dedi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Dedi: o ılim ancak Allah yanında, ben size gönderildiğim şeyi tebliğ ediyorum ve lâkin sizi öyle bir kavım görüyorum ki cahillik ediyorsunuz
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Hûd, onlara) dedi ki: “O (azabın ne zaman geleceğine dair) ilim Allah nezdindedir. Ben size (ancak) benimle gönderileni tebliğ ediyorum. Fakat ben sizi (azabın çabucak gelmesini istemenizden dolayı) câhillik eden bir kavim olarak görüyorum!”
Erhan Aktaş
swap_vert close
“O bilgi, yalnızca Allah'ın yanındadır. Ben, size, benimle gönderileni bildiriyorum. Ne var ki sizi cahillik eden bir kavim olarak görüyorum.” dedi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Hûd) dedi: «(Bunun) ilm (i) ancak Allah nezdindendir. Ben size gönderildiğim şey'i tebliğ ediyorum. Fakat ben sizi bilmezler güruhu olarak görmekdeyim».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Hûd) dedi ki: “(Azâbın geleceği vakte dâir) bilgi, ancak Allah'ın katındadır. (Ben)size, kendisiyle gönderildiğim şeyi teblîğ ediyorum; fakat ben sizi, câhillik etmekte olan bir topluluk olarak görüyorum.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Hûd) dedi ki: “(Bu konudaki) bilgi ancak Allah katındadır (benim elimde ise bir şey yok!). Ben size, benimle gönderileni (sadece) tebliğ ediyorum. Fakat ben sizi cahillik eden bir halk olarak görüyorum.”
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Elçi kavmine “Hesap gününün bilgisi Allah’ın yanındadır. Ben yalnızca bana gönderileni size açıkça bildiriyorum. Ancak ben sizi, çok cahil bir topluluk olarak görüyorum” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O da demişti: "Bunu yalnız Allah’ın kendisi bilebilir. Ben, benimle ne gönderilmişse yalnız onu size bildiriyorum. Ancak, ben sizin kendini bilmez kimseler olduğunuzu görüyorum.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Peygamber dedi ki azabın geleceği güne [⁵] taallûk eden ilim ancak Allah/a aittir. Ben, benimle gönderilen şeyleri size tebliğ ediyorum, şu kadar ki ben sizi cahil bir kavim görüyorum.
[5] Veya her bir şeyi, bu meyanda azabın geleceği günü.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Hûd, “Ona ait bilgi Allah’ın katındadır. Ben size benimle gönderileni tebliğ ediyorum. Fakat ben sizi cahillik eden bir kavim olarak görüyorum” dedi.
Kadri Çelik
swap_vert close
Dedi ki: “İlim ancak Allah katındadır. Ben size gönderildiğim şeyi tebliğ ediyorum. Ancak sizi cahillik etmekte olan bir kavim olarak görüyorum.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hûd, “Her konuda olduğu gibi, ne zaman azâba uğrayacağınız konusunda da nihâî bilgi, sadece Allah’ın katındadır. Ben yalnızca tebliğ etmekle yükümlü olduğum mesajı size iletiyorum fakat görüyorum ki, sizlâf anlamayan câhil bir toplumsunuz.” dedi.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Doğrusu İlim (Bilgi), Allah’ın katındadır. Birlikte gönderildiğim şeyi size tebliğ ediyorum; ama ben sizin câhillik edecek bir kavim olduğunuzu da görüyorum” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Hûd: " bunun vakti saatini sadece Allah bilir. Ben, görevimi yapıyorum. Ama gördüğüm kadarıyla siz, ne dediğinizin farkında değilsiniz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hûd; “Sizin ne zaman nasıl cezalandırılacağınızla ilgili bilgi Allah katındadır. Ben cezalandırılacağınız zamanı bilemem! Ben size benimle gönderilen ayetleri tebliğ ediyorum! Ancak sizler uyarılara dikkat edeceğinize akılsız, cahiller gibi davranıyorsunuz!” dedi.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Hud ise) “O bilgi yalnızca Allah’ın katındadır. Ben size, bana gönderilen şeyi ulaştırıyorum. Fakat sizin cahil bir topluluk olduğunuzu görüyorum!” demişti.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Hûd da): “O (azabın ne zaman geleceğini) ancak Allah bilir.¹ Ben size sadece benimle gönderileni tebliğ ediyor ve sizi cahil bir toplum olarak görüyorum.” dedi.
1 Âyetin bu bölümü; “Ona (ait) bilgi yalnızca Allah katındadır.” diye de tercüme edilebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
O, “[Bu akibetin ne zaman gerçekleşeceği] bilgisi Allah katındadır.” dedi, “Ben, sadece bana emanet edilen mesajı size iletiyorum; ama görüyorum ki siz [doğrudan ve eğriden] habersiz bir kavimsiniz!”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hud da: – Bu azabın ne zaman geleceğini sadece Allah bilir. Ben sadece bana verilen mesajı iletiyorum, fakat görüyorum ki siz gerçekten cahil bir topluluksunuz, dedi. 5/48-49, 46/9
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
O, “Kesin bilgi Allah katındadır; ve ben sadece bana verilen mesajı size iletiyorum; şu da var ki ben, sizi kendini bilmez[⁴⁵³⁰] bir toplum olarak görüyorum” dedi.[⁴⁵³¹]
[4530] Veya: “kendine yabancılaşmış”. Gerekçesi için bkz: 3:154, not 128 ve 7:199, not 62. [4531] Kendi bâtıl inancı için delile ihtiyaç duymayanın, hakka inanandan delil istemesi kendini bilmezliğin daniskasıdır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Bunun üzerine Hud: "(O azabın ne zaman geleceğine ait) Bilgi ancak Allah’ın katındadır, ben size benimle gönderilen şeyi (şirk ve küfürde direndiğiniz takdirde muhakkak azaba uğrayacağınızı) bildiriyorum. Fakat (ne yazık ki) ben sizi cahil bir topluluk olarak görüyorum" diyerek onlardan umudunu kesti.
Osman Fırat
swap_vert close
Dedi ki: "(Azâbın ne zaman geleceğine dair) Bilgi, ancak Allâh katındadır. Ben, tebliğ ile görevlendirildiğim mesajı size duyuruyorum; Lakin ben sizi câhillik eden bir kavim olarak görüyorum. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Dedi ki: «Şüphe yok, bilgi Allah indindedir. Ben size kendisiyle gönderilmiş olduğum şeyi tebliğ ediyorum. Fakat ben sizi bir kavim görüyorum ki, cehalette bulunuyorsunuz.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
O şöyle cevap verdi: “Azabın vakti hakkında kesin bilgi Rabbimin nezdindedir. Ben sadece benimle gönderilen mesajı size duyuruyorum. Ne var ki sizi cahilce davranan bir toplum buluyorum. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Dedi: "(Azabın ne zaman geleceğine dair) Bilgi, ancak Allah katındadır. Ben, tebliğ görevlendirildiğim mesajı size duyuruyorum; fakat sizi cahillik eden bir kavim görüyorum."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Hûd "O va'din vakt-i vurûdını ancak Allâh bilir. Ben size risâletimi teblîğ iderim. Ve sizi câhil bir kavim görüyorum" didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Onun vaktini sadece Allah’ın kendisi bilir. Ben elçilik görevimi yerine getiriyorum. Ama görüyorum ki siz, size verilen değeri bilmeyen bir topluluksunuz” dedi.
Şaban Piriş
swap_vert close
O da:-Bu konudaki bilgi sadece Allah katındadır. Ben, kendisiyle gönderildiğim şeyi size tebliğ ediyorum. Ama ben, sizin cahillik eden bir toplum olduğunuzu görüyorum, dedi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Hud dedi ki: “Ona dair bilgi Allah katındadır. Ben ancak size benimle gönderileni tebliğ ediyorum. Fakat görüyorum ki siz cahillik eden bir toplumsunuz.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Dedi: "İlim, ancak Allah katındadır. Ben size, bana vahyedileni tebliğ ediyorum. Fakat sizin, cahillik edip duran bir toplum olduğunuzu görüyorum."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyitti “degül 'ilm illā Tañrı ķatında. daħı degürürin size anı kim viribinildüm anuñ-ile. velįkin ben görürin sizi bir ķavm bilmezlik eylersiz.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyitdi: ‘İlm Tañrı Ta‘ālā ḳatında. Daḫı ben size risāleti teblīġ ider‐men.Lākin ben sizi cāhil ḳavm görür‐men.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Hud) demişdi: “(Əzabın nə vaxt gələcəyini) ancaq Allah bilir. Mən sizə yalnız mənimlə göndərilənləri (risaləti, Allahın əmrlərini) təbliğ edirəm. Ancaq mən sizin cahil bir qövm olduğunuzu görürəm!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
He said: The knowledge is with Allah only. I convey unto you that wherewith I have been sent, but I see you are a folk that know not.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
He said: "The Knowledge(4801) (of when it will come) is only with Allah. I proclaim to you the mission on which I have been sent: But I see that ye are a people in ignorance!"..
4801 The coming of the Punishment for evil was (and is always) certain. At what particular time it would come he could not tell. It is not for the prophet, but for Allah, to bring on the Penalty. But he saw that it was useless to appeal to them on account of the ignorance in which they were content to dwell.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالَ
dedi ki
اِنَّمَا
ancak
الْعِلْمُ
bilgi
عِنْدَ
katın- dadır
اللّٰهِۘ
Allah'ın
وَاُبَلِّغُكُمْ
ve size tebliğ ediyorum
مَٓا
o şe- yi ki
اُرْسِلْتُ
gönderildim
بِه۪
kendi- siyle
وَلٰكِنّ۪ٓي
fakat ben
اَرٰيكُمْ
sizi gö- rüyorum
قَوْماً
bir kavim olarak
تَجْـهَلُونَ
cahillik ediyorsunuz
(Hûd da) "(Azabın sizin üzerinize ne zaman geleceğine dair) Bilgi ancak Allah'ın katındadır. Ben size, bana gönderilen (vahy)i tebliğ ediyorum. Fakat ben sizi cahillik eden bir kavim olarak görüyorum" dedi.
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
عِلْم
İsim
ع ل م
İlim, bilgi
عِنْدَ
İsim
ع ن د
Katında, yanında, huzurunda, tarafında
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
بَلَّغَ
Fiil-II
ب ل غ
Tebliğ etti
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَرْسَلَ
Fiil-IV
ر س ل
Gönderdi
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
لٰكِن
Harf-i istidrak
لٰكِن
Fakat, oysa, ama
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
جَهِلَ
Fiil-I
ج ه ل
Cahillik etti, cahilce davrandı