close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Ahkâf Sûresi 20. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve yevme yu’radu-lleżîne keferû ‘alâ-nnâri eżhebtum tayyibâtikum fî hayâtikumu-ddunyâ vestemta’tum bihâ felyevme tuczevne ‘ażâbe-lhûni bimâ kuntum testekbirûne fî-l-ardi biġayri-lhakki vebimâ kuntum tefsukûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve o gün, kafir olanlar, ateşe arzedilirler, dünya yaşayışınızda bütün temiz şeylerinizi kaybettiniz denir ve orada, bunlarla geçinip gitmiştiniz, bugünse, yeryüzünde, haksız yere ululuk sattığınızdan ve buyruktan çıktığınızdan dolayı aşağılanma azabıyla cezalanırsınız.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
İnkâr edenler ateşe sunulacakları gün (onlara şöyle denir:) "Siz dünya hayatınızda bütün güzelliklerinizi (ve zevklerinizi) tüketip-yok ettiniz, onlarla (Allah’ın verdiği nimet ve imkânlarla) gönlünüzce yaşayıp-zevkini sürüverdiniz (ahiret için hiçbir hazırlık ve yatırım yapmadınız). İşte yeryüzünde haksız yere büyüklenmeniz (istikbarınız) ve fasıklıkta bulunmanızdan dolayı, bugün alçaltıcı bir azap ile cezalandırılacaksınız."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler, cehenneme getirildikleri gün onlara: “Bütün güzel şeylerdeki payınızı dünya hayatında tükettiniz, öteki dünyayı hiç düşünmeden onlarla sefa sürdünüz” denilecektir. “Yeryüzünde haksızlıkla büyüklük taslamanızdan ve Allah'ın dosdoğru yolundan çıkmanızdan dolayı, bu gün alçaltıcı bir azap ile cezalandırılacaksınız.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler ateşe atılacakları gün, kendilerine: “Siz, dünya hayatınızda bütün imkânlarınızı, değerlerinizi harcadınız, onların zevk ü safasını sürdünüz. Bugün alçaltıcı bir azap ile cezalandırılacaksınız. Yeryüzünde hak etmediğiniz halde, büyüklük taslayıp serkeşlik, zorbalık, diktatörlük etmenizin, boyunuzca günah, isyan, inkâr bataklığına dalmanızın, doğru ve mantıklı düşünmeyi terketmenizin, fâsıklığınızın cezasını çekeceksiniz.” denilir.
Ahmet Varol
swap_vert close
İnkar edenlerin ateşe sunuldukları gün (kendilerine denir ki): "Siz dünya hayatınızda bütün güzelliklerinizi harcadınız ve onlarla zevk sürdünüz. Bugün artık, yeryüzünde haksız yere büyüklenmeniz ve yoldan çıkmanız dolayısıyla aşağılayıcı bir azapla cezalandırılacaksınız."
Ali Bulaç
swap_vert close
İnkâr edenler ateşe sunulacakları gün, (onlara şöyle denir:) 'Siz dünya hayatınızda bütün 'güzelliklerinizi ve zevklerinizi tüketip-yok ettiniz, onlarla yaşayıp-zevk sürdünüz. İşte yeryüzünde haksız yere büyüklenmeniz (istikbarınız) ve fasıklıkta bulunmanızdan dolayı, bugün alçaltıcı bir azab ile cezalandırılacaksınız.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Kâfir olanlara, ateşe arz edilecekleri gün şöyle denir: “- Siz, dünya hayatında bütün zevklerinizi yaşayıb bitirdiniz ve bunlarla sefâ sürdünüz. Artık bugün hakaret azabı ile cezalanacaksınız; çünkü yeryüzünde haksız yere kibir taslıyordunuz, bir de dinden çıkıyordunuz (fâsıklık ediyordunuz).”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O kâfirler ateşe arz edildikleri gün, (onlara şöyle denilir:) “Siz dünya hayatında, bütün hoş ve güzel şeylerinizi bitirdiniz, onlardan faydalandınız. Artık bugün yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladığınız ve yasaları çiğnediğiniz için alçaltıcı bir azap ile cezalandırılacaksınız.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İnkâr edenler ateşle yüz yüze getirilecekleri gün, onlara şöyle denir: “Dün hayatınızdaki bütün güzelliklerinizi boşa harcayıp safasını sürdünüz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan dolayı alçaltıcı bir azap göreceksiniz.”
Besim Atalay
swap_vert close
Kâfirler, ateşe gösterilince: «Dünya dirliğinde, temiz şeylerinizi yok eylediniz, orada faydalandınız; yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayıp, emirden dışarı çıktığınızdan, bugün horlayıcı azapla cezalanacaksınız!» denilecektir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ateşe sunulacakları gün inkârcılara (şöyle denir:) “Siz dünya hayatınızda bütün güzel şeylerinizi harcadınız, (ahireti hiç düşünmeden) onlarla sefa sürdünüz. İşte yeryüzünde büyüklük tasladığınız, haklı olan her şeye karşı mücadele ettiğiniz. Şimdi de yaptığınız bütün sapkınlıkların karşılığı olarak aşağılanma cezası ile cezalandırılacaksınız!”
“Bütün güzel şeylerinizi harcadınız.” Yani “âhiret hayatını yok sayarak size verdiğim nimetleri sadece dünya için hoyratça harcadınız. Size bu nimetleri vereni hiç hesaba katmadan, O’nun direktiflerini dikkate almadan bütün çalışmalarınızı dünyanın zevki ve sefası için yaptınız. Allah’a kulluk etmeniz gerekirken, servete, şöhrete, eğlenceye, nefsin isteklerine, şeytanın arzularına kul köle oldunuz.”  
Cemil Said
swap_vert close
Kâfirleri ateşe arz idecekleri gün kendilerine "Dünya hayâtında size bahş olunan kıymetli emvâlinizi isrâf itdiniz, bir an evvel istifâdeye çalışdınız, bu gün kemâl-i zilletle ’azâbını çekeceksiniz. Çünki dünyâ yüzünde bigayr-i hakkın tekebbür itdiniz ve fısk ve fücûrda bulundınız." dinilecek.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İnkar edenler, ateşe sunuldukları gün, onlara: "Dünyadaki hayatınızda sizin için güzel olan her şeyi harcadınız, onların zevkini sürdünüz; ama bugün, yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızın ve yoldan çıkmanızın karşılığında alçaltıcı bir azap göreceksiniz"*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İnkâr edenler ateşe sunuldukları gün, (onlara şöyle denir:) “Dünyadaki hayatınızda güzelliklerinizi bitirdiniz, onların zevkini sürdünüz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan dolayı, alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İnkâr edenler ateşin başına getirilince, “Size ait iyi ve güzel şeyleri dünya hayatınızda tükettiniz ve onlardan yararlandınız, şimdi ise yeryüzünde haksız olarak büyüklük taslamanıza ve yoldan çıkmanıza karşılık olarak aşağılayıcı cezayı çekeceksiniz!” denilecektir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İnkâr edenler ateşe arzolunacakları gün (onlara şöyle denir): Dünyadaki hayatınızda bütün güzel şeylerinizi harcadınız, onların zevkini sürdünüz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan dolayı alçaltıcı bir azap göreceksiniz!
Edip Yüksel
swap_vert close
İnkarcılar cehenneme sunulduğu gün, "Dünya hayatında tüm güzel şeylerinizi boşa harcayıp onların zevkini sürdünüz. Yeryüzünde haksız yere büyüklenmenizin ve yoldan çıkmanızın karşılığında bugün alçaltıcı azabı göreceksiniz."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İnkâr edenler ateşe arzedilecekleri gün onlara: "Siz dünya hayatınızda bütün güzel şeylerinizi harcadınız, onların zevkini sürdünüz, artık bugün yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanız ve yoldan çıkmış olmanızdan dolayı aşağılayıcı bir azabla cezalandırılacaksınız." (denir).
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve küfredenler ateşe arzolunacağı gün şöyle denir: siz bütün tayyibâtınızı (lezaizinizi) Dünya hayatınızda giderdiniz ve onlarla zevkyab oldunuz, alacağınızı aldınız, artık bu gün hakaret azâbiyle cezalanacaksınız çünkü Yer yüzünde haksızlıkla kibir taslıyordunuz ve çünkü dînden çıkıp fasıklık ediyordunuz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ateşe sunulacakları gün kâfirlere şöyle hitap edilir: “Bütün güzel şeylerdeki payınızı dünya hayatında tükettiniz, onların zevkini sürdünüz, yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve (ısrarla hakkı inkâr edip, günahlara dalarak) fâsıklıkta (kâfirlikte) bulunmanızdan dolayı, bugün alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız!”.
Erhan Aktaş
swap_vert close
O gün, gerçeği yalanlayan nankörler, ateşe arz edilirlerken, onlara: “Dünya hayatınızda sahip olduğunuz tüm güzel şeyleri boşa harcadınız. Onlarla sefa sürdünüz. Yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladığınız ve doğru yoldan saptığınız için, artık bugün alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız.” denir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Kâfirlere, ateşin karşısına (getirilerek) gösterileceği gün, (denilir ki) «Siz bütün zevkleri (nizi) dünyâ hayatınız içinde (yaşayıb) bitirdiniz. Bunlarla safa sürdünüz. İşte yer (yüzün) de haksız yere kibirlenmekde ve fısk (-u fücûr) a sapmakda olmanıza mukaabil bugün horluk azâbiyle cezalandırılacaksınız».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve inkâr edenler ateşe arz olunacağı gün (kendilerine şöyle denir): “Dünya hayâtınızda (bütün) güzel şeylerinizi giderdiniz ve onlarla faydalandınız. Bugün ise, yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamakta olmanızdan ve fâsıklık etmekte olmanızdan dolayı aşağılayıcı azâb ile cezâlandırılacaksınız!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
İnkâr etmiş olanlar o gün ateşe sunulurken, (kendilerine şöyle denir), siz bütün zevklerinizi dünya hayatınızda tükettiniz. Bugün de, hiç hakkınız olmadığı hâlde yeryüzünde büyüklük taslamanıza ve yoldan çıkmanıza karşılık, hor ve hakir eden bir azapla cezalandırılırsınız.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Hesap günü, doğruları inkâr edenler ateşe götürülür ve onlara “Siz dünya hayatında yaptığınız güzel ve iyi şeyleri (yaptığınız günahlarla) yok ettiniz ve onlarla yaşamınızı sürdürdünüz. Şimdi bu hesap günüde, yeryüzün de haksız yere büyüklenmenizin karşılığı alçaltıcı azap ile cezalandırılıyorsunuz” denir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Tanımıyanlar ateşin karşısına getirildikleri gün, onlara denilecek: "Siz bütün tadları dünyada yaşarken tükettiniz. Bunlarla gönendiniz. Yeryüzünde doğru olmıyarak büyüklük tasladınız, karıştırıcılık ettiniz. Onun için bugün alçalma azabıyla cezalandırılacaksınız."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kâfirler ateşe gösterildikleri gün [²] onlara şöyle denecek: Lezzetlerinizi dünya diriliğinizde zayi ettiniz, orada safa sürdünüz, bugün, yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladığınızdan, emre karşı geldiğinizden dolayı hakaret azabıyle cezalanacaksınız.
[2] Veya ateş azabına tutuldukları gün.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
İnkâr edenlere ateşe sunulacakları gün, “Siz dünya hayatınızda bütün güzellikleri harcayıp tükettiniz, onlarla sefa sürdünüz. Bugün ise, yeryüzünde büyüklük taslamanız ve yoldan çıkmış olmanızdan dolayı aşağılayıcı bir azapla cezalandırılacaksınız” denir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Küfre sapanlar ateşe sunulacakları gün, (onlara şöyle denir:) “Siz dünya hayatınızda bütün güzelliklerinizi tüketip yok ettiniz, onlarla yaşayıp zevk sürdünüz. İşte yeryüzünde haksız yere büyüklenmeniz ve yoldan çıkmanızdan dolayı bugün alçaltıcı bir azap ile cezalandırılacaksınız.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Allah’ın ayetlerini inkâr edenler ateşin karşısına çıkarıldıkları Gün,Allah onlara “Ey zâlimler!” diyecek “Size vermiş olduğum bütün güzelliklerinizi dünya hayatında hoyratça harcayıp tükettiniz ve size bu nîmetleri vereni hiç hesaba katmadan onlarla sefa sürdünüz! Böylece, âhirete elleriniz bomboş bir hâlde geldiniz! O hâlde, yeryüzünde hak hukuk tanımayıp küstahça büyüklük tasladığınız ve bile bile doğru yoldan çıktığınız için, bugün alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız!” İşte, yeryüzünde hak hukuk tanımayan zâlimlerin âkıbetini gösteren çarpıcı bir örnek:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İnkâr etmiş olanların Ateş’e sunulacağı gün, Dünya hayatınızdaki güzel şeylerinizden ayrıldınız; hâlbuki onlarla geçiniyordunuz. Yeryüzü’nde Hakk’sız yere büyükleniyor olduğunuz sebebiyle ve yoldan çıkıp sapıyor olduğunuz sebebiyle, Bugün Alçaltıcı’nın azabı ile cezalandırılıyorsunuz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
O gün inkarcılar cehenneme arz edilirken kendilerine şöyle denecek: " dünya hayatında iken tüm güzelliklerinizi kullanıp tükettiniz, artık bugün, yeryüzünde gereksiz yere gösterdiğiniz kibir ve inatçı davranışlarınız yüzünden aşağılama cezasını çekeceksiniz..."
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnkâr edenler ateşe atıldıkları gün onlara şöyle denilir; "Dünyadaki hayatınızda güzellikleri bitirdiniz! Her şeyi zevkinize göre yaşayıp keyif sürünüz. Bugün hesap günü geldi. Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan, yasalarıma karşı gelmenizden, uydurduğunuz yasalarla yoldan çıkmanızdan dolayı, alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız."
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kâfir olanlar ateşe sunulacakları gün (onlara şöyle denecektir): [*] “Dünyadaki hayatınızda bütün güzel şeylerinizi harcadınız; onlardan yararlandınız. [*] Bugün ise yeryüzünde haksız olarak kibirlenmeniz ve yoldan çıkmanızdan dolayı küçük düşürücü bir azapla cezalandırılacaksınız!”
Benzer mesaj: Ahkâf 46:34.,İnkarcılıkla ölenlerin dünyada yapıp ettikleri iyiliklerin karşılığını bu dünyada bitirdikleri ifade edilmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Kâfirlere cehenneme atılacakları gün: “Siz dünya hayatınızda sizin için güzel olan her şeyi harcadınız ve onlarla safâ sürdünüz. İşte bugün yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanız ve Allah’ın kanunlarını çiğnemenizden dolayı, alçaltıcı bir azap ile cezâlandırılacaksınız.” denilecek.¹
1 Hz. Ömer’e Şam’da, benzeri görülmedik bir yemek ikram edilince: “Bize bu var, fakat arpa ekmeğiyle bile karnını doyuramadan ölen Müslümanların fakirleri için ne var?” dedi. Halid b. Velid: “Onlara da Cennet var” deyince Ömer’in gözleri doldu ve: “Biz, bu dünya mallarıyla zevklenirken onlar cennete gittiler, Cennette onlarla aramız ne kadar da uzak olur?” dedi. Bir gün Peygamberimiz, Ashâb-ı Suffe’nin yanlarına girdi. Onlar elbiselerini deri ile yamıyorlardı. Onlara; “siz bu gün mü daha hayırlısınız? Yoksa her biriniz (cennette) sabah başka, akşam başka bir elbise giyeceğiniz, sofranıza tabakların birbiri ardınca gelip gideceği ve evinizin Kâbe gibi örtüleceği gün mü?” buyurdu. Onlar da: “Biz, bu gün daha hayırlıyız.” dediler. Efendimiz: “Evet! Siz bu gün daha hayırlısınız.” buyurdu. (Taberî-Kurtubî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Hakikati inkara şartlanmış olanlar ateşin karşısına getirilecekleri Gün, [onlara:] “Bütün güzel şeyler[deki payınızı] dünya hayatında tükettiniz, [öteki dünyayı hiç düşünmeden] onlarla sefa sürdünüz!” denilecektir, “O halde, bugün yeryüzünde küstahça büyüklük tasladığınız ²⁴ ve haklı olan her şeye karşı mücadele ettiğiniz için ve yaptığınız bütün sapkınlıkların karşılığı olarak aşağılanma cezası ile cezalandırılacaksınız!”
24 Yani, herhangi bir objektif dayanakları olmadan, büyüklük tasladıkları için, ölümden sonra bir hayat olmadığını ileri sürdüler.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Gerçekleri örtbas eden kâfirlerin ateşe sunulduğu o gün kendilerine: “Siz sahip olduğunuz tüm güzellikleri dünya hayatında tükettiniz ve onlarla zevk ve sefa içinde yaşadınız ama bugün gerek dünyada hak hukuk tanımayarak küstahça böbürlenmeniz gerekse günaha dalarak yoldan çıkmanızdan dolayı alçaltıcı azaba çaptırılacaksınız,” denilecek. 6/26...28, 23/99...108, 35/37
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İşte inkârda ısrar edenlerin ateşe takdim edilecekleri o gün (denilecek ki): “Siz sahip olduğunuz tüm güzellikleri bu dünya hayatında tükettiniz ve onları kısa vâdeli bir hazza dönüştürdünüz. Artık Bugün yeryüzünde haksız yere küstahça böbürlendiğiniz[⁴⁵²⁷] ve yoldan çıktığınız için onur kırıcı bir cezaya çarptırılacaksınız.”
[4527] Zımnen: Kendi kendisine dahi yetmeyen insanın, başkalarına da yettiğini sanma yanılgısı.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Cehennem ateşine arz edilecekleri gün, o küfredenlere: "Dünyadaki hayatınızda lezzet aldığınız her şeyi harcadınız (zevk ve sefa sürdünüz) onlardan yararlandınız, bu gün ise, yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan ötürü, alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız" diye nida olunur.
Osman Fırat
swap_vert close
İnkâr edenler ateşe sunulacakları gün, (denir ki): "Dünyâ hayâtınızda bütün güzelliklerin peşine gittiniz ve onlarla faydalandınız. Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan ötürü bugün, alçaltıcı bir azâb ile cezalandırılacaksınız. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve o gün ki, kâfir olanlar, ateş üzerine arzolunurlar. (Onlara) Denilir ki: «Lezzetli şeylerinizi dünya hayatınızda giderdiniz ve onlar ile fâidelendiniz. Artık yeryüzünde haksız yere böbürlenmiş ve kendisiyle fıska düşmüş olduğunuz şeyden dolayı bugün ihanet azabıyla cezalandırılacaksınızdır.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Gün gelir, kâfirler cehennem ateşinin karşısına tutulurken şöyle denilir: “Bütün zevklerinizi dünya hayatınızda kullanıp tükettiniz, onlarla safa sürdünüz. Artık bugün dünyada haksız yere büyüklük taslamanız ve dinden çıkıp fâsıklık etmeniz sebebiyle hor ve hakîr eden bir azap ile cezalandırılacaksınız. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
İnkar edenler ateşe sunulacakları gün, (kendilerine denir ki): "Dünya hayatınızda bütün güzel şeylerinizi zayi ettiniz; (orada) bunlarla sefa sürüp bunları tükettiniz (burası için hiçbir şey bırakmadınız). Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan ötürü bugün, alçaltıcı bir azab ile cezalandırılacaksınız."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Kâfirler cehenneme arz olundukları günde: "Siz güzel sevâblarınızı dünyâ hayâtında zâyi' itdiniz ve dünyâ hayâtı ile temettu' iylediniz. Bugün arzda bi-gayrı hakk olarak ululuk tasladığınız ve fısk ile itâ'atden çıkdığınız içün zillet ve hakâret 'azâbıyla mücâzât olunacaksınız" denilür.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
O ateşin karşısına getirildikleri gün, ayetleri görmezlikten gelenlere (kafirlere) şöyle denir: “Siz bütün zevklerinizi dünyada yaşarken tükettiniz. Yeryüzünde haksız yere büyüklenmenize ve yoldan çıkmanıza karşılık bugün alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Nankörlük edenler ateşe sunulduğu gün:-Dünya hayatınızda bütün iyiliklerinizi yitirdiniz. Onlardan isteğiniz gibi faydalandınız. Bugün ise, dünyada haksız yere büyüklenmeniz ve fasıklık yapmanız sebebiyle alçaltıcı bir azap ile cezalandırılacaksınız, denir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İnkâr edenler o gün ateşe sunulurlar. Siz bütün zevklerinizi dünya hayatınızda tükettiniz. Bugün de, hiç hakkınız olmadığı halde yeryüzünde büyüklük taslamanıza ve yoldan çıkmanıza karşılık, hor ve hakir eden bir azapla cezalandırılırsınız.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Gün olur, inkâr edenler ateşe arz edilirler. Onlara denir ki: "İyiliklerinizi/nimetlerinizi, o iğreti dünya hayatınızda silip süpürdünüz, onlarla zevklenip eğlendiniz. Bugünse alçaltıcı azapla cezalandırılacaksınız. Çünkü siz, yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladınız ve gerçeğe ters düştünüz."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ol gün kim 'arż olına anlar kim kāfir oldılar od üzere “giderdüñüz ħoş neselerüñüzi yaķın dirligüñüzde daħı gönendüñüz anuñ ile. pes bugün [269a] cezā virinilesiz ħorlıķ 'aźābın andan ötürü kim olduñuz kibr eylersiz yirde ḥaķsuz daħı andan ötürü kim olduñuz fısķ eylersiz.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol gün ki ‘arż olur kāfirler cehennem üstine. Eyidile anlara ki giderdüñüzyaḫşı ni‘metlerüñüzi dünyā dirliginde ve anuñla gönendüñüz. Pes bu güncezā görürsiz, ḫorluḳ ‘aẕābını, tekebbürlik sebebi ile yir yüzindeḥaḳsuz yire, daḫı fısḳuñuz sebebi ile.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Kafir olanlar cəhənnəm oduna göstəriləcəkləri (cəhənnəm odunun üzündən pərdə götürülüb kafirlərin gözünə görünəcəyi, yaxud cəhənnəm əzabını dadacaqları) gün (onlara məzəmmətlə belə deyiləcəkdir): “Siz dünyada həyatınızda (bütün ne’mətləri görüb daddınız və onlardan ləzzət aldınız (dünyada sizin üçün gözəl olan hər şeyi xərclədiniz, axirətə bir şey qalmadı). Bu gün isə yer üzündə nahaq yerə təkəbbür göstərdiyinizə və (Allahın itaətindən çıxmış) fasiqlər olduğunuza görə həqarətli əzabla cəzalandırılacaqsınız!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And on the day when those who disbelieve are exposed to the Fire (it will be said): Ye squandered your good things in the life of the world and sought comfort therein. Now this day ye are rewarded with the doom of ignominy because ye were disdainful in the land without a right and because ye used to transgress.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And on the Day that the Unbelievers will be placed before the Fire, (It will be said to them): "Ye received your good things(4796) in the life of the world, and ye took your pleasure out of them: but today shall ye be recompensed(4797) with a Penalty of humiliation: for that ye were arrogant on earth without just cause, and that ye (ever) transgressed."
4796 Received your good things implies (in Arabic) grabbing at them, being greedy of them, seeking them as fleeting pleasures rather than the most serious things of life, sacrificing the spiritual for the material. 4797 They will be told: 'You took your choice, and you must pay the price. You did wrong in a rebellious spirit, and prided yourselves on your wrongdoing, not occasionally, but of set purpose and constantly. Now will you be humbled in the dust, as a fitting punishment.'  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَيَوْمَ
ve o gün ki
يُعْرَضُ
arz olunur
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
كَفَرُوا
inkâr ettiler
عَلَى النَّارِۜ
ateşe
اَذْهَبْتُمْ
giderdiniz
طَيِّبَاتِكُمْ
temiz şeylerinizi
ف۪ي حَيَاتِكُمُ
hayatınızda
الدُّنْيَا
dünya
وَاسْتَمْتَعْتُمْ
ve sefa sürdünüz
بِهَاۚ
onlarla
فَالْيَوْمَ
bugün ise
تُجْزَوْنَ
cezalandırı- lacaksınız
عَذَابَ
azap ile
الْهُونِ
aşağılayıcı
بِمَا
o şeyden dolayı ki
كُنْتُمْ
idiniz
تَسْتَكْبِرُونَ
büyüklük taslıyorsunuz
فِي الْاَرْضِ
yeryüzünde
بِغَيْرِ الْحَقِّ
haksız yere
وَبِمَا
ve o şeyden dolayı ki
كُنْتُمْ
idiniz
تَفْسُقُونَ۟
fâsıklık ediyorsunuz
İnkâr edenler ateşe arz olunacakları gün (onlara şöyle denir), "dünya hayatınızdaki (bütün) güzelliklerinizi (nefsiniz için) hebâ ettiniz, onlarla sefa sürdünüz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve fâsıklık etmenizden ötürü aşağılayıcı (ve alçaltıcı bir) azapla cezalandırılacaksınız."
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
عَرَضَ
Fiil-I
ع ر ض
Arzetti, teklif etti
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
نَار
İsim
ن و ر
Ateş
اَذْهَبَ
Fiil-IV
ذ ه ب
Giderdi, götürdü, heba etti, zayi etti, uzaklaştı
طَيِّبَات
İsim
ط ي ب
Temiz, temiz kadınlar
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
حَيَاة
İsim
ح ي ي
Hayat
دُنْيَا
İsim
د ن و
Dünya, yakın
اِسْتَمْتَعَ
Fiil-X
م ت ع
Faydalandı, sefa sürdü
بِهَا
Zamir
بِهَا
Onunla, onlar hakkında
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
جَزٰى
Fiil-I
ج ز ي
Ödedi, mükâfatlandırdı, cezalandırdı, karşılığını verdi
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
هُون
İsim
ه و ن
Aşağılayıcı, bir aşağılık duygusu
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
اِسْتَكْبَرَ
Fiil-X
ك ب ر
Kibirlendi, büyüklük tasladı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
غَيْر
İsim
غ ي ر
Değil, (ondan) başka, dışında, gayrı, hariç
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
فَسَقَ
Fiil-I
ف س ق
Fâsıklık etti, fâsıklık yaptı