Hel yenzurûne illâ-ssâ’ate en te/tiyehum baġteten vehum lâ yeş’urûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vertclose
Onlar, kıyametin kopmasından başka bir şey mi bekliyorlar ki ansızın kopuverir başlarına ve onlar, anlamazlar bile.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vertclose
Onlar, hiç şuurunda (ve farkında) değilken kendilerine apansız geliverecek olan saatten (Hz. İsa’nın zuhur edişinden ve kıyametten) başkasını mı gözlüyorlardı?
Abdullah Parlıyan
swap_vertclose
Onlar kıyametin, kendilerinin hiç farkında olmadıkları bir sırada, ansızın başlarına gelmesini mi bekliyorlar?
Ahmet Tekin
swap_vertclose
Onlar farkında değillerken, ille Kıyametin kopacağı ânın kendilerine, ansızın gelmesini mi bekliyorlar?
Ahmet Varol
swap_vertclose
Onlar sırf, kendileri farkında değilken, kıyametin ansızın başlarına gelmesini mi bekliyorlar?
Ali Bulaç
swap_vertclose
Onlar, hiç şuurunda değilken kendilerine apansız geliverecek olan kıyamet-saatinden başkasını mı gözlüyorlar?
Ali Fikri Yavuz
swap_vertclose
Onlar farkında değillerken ansızın başlarına gelsin diye, hep o kıyametin kopmasını bekliyorlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vertclose
Onlar sadece kıyametin, farkına varmadan ansızın onlara gelmesini bekliyorlar!
Bayraktar Bayraklı
swap_vertclose
Onlar, farkında olmadan kıyamet saatinin kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey beklemiyorlar.
Besim Atalay
swap_vertclose
Ancak, onlar anlamadan, saatin ansızın beklerler mi gelmesini?
Cemal Külünkoğlu
swap_vertclose
Onlar ancak beklenen o saatin (kıyametin), farkına varmadıkları bir halde ansızın kendilerine gelmesini bekliyorlar.
Cemil Said
swap_vertclose
Ne bekliyorlar? Bağteten ve hiç düşünmedikleri bir zamânda gelecek olan sâ’ati mi?
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vertclose
Onlar farkında değillerken kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesini mi bekliyorlar?
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vertclose
Onlar (bu tavırlarıyla) ancak, kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesini beklemektedirler, hâlbuki bunun farkında değillerdir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vertclose
Bütün yaptıkları, kendileri farkında bile olmadan kıyametin ansızın kopmasını beklemekten ibaret!
Diyanet Vakfı
swap_vertclose
Onlar farkında değillerken kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar?
Edip Yüksel
swap_vertclose
Onlar, farkında değilken, Saatin kendilerine ansızın gelmesini mi bekliyorlar?
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vertclose
Onlar kendileri farkına varmadan ansızın kıyâmetin başlarına gelmesini mi bekliyorlar?
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vertclose
Hep o saate, hiç farkında değillerken ansızın onun başlarına gelivermesine bakıyorlar
Emrah Demiryent
swap_vertclose
Onlar (müşrikler bu tavırlarıyla), farkında değillerken, kıyametin (yeniden diriltilişin ve hesap gününün) kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey beklemiyorlar.
Erhan Aktaş
swap_vertclose
O Sa'at'ın¹, farkında değillerken, ansızın onlara gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar?
1- Kıyametin.
Hasan Basri Çantay
swap_vertclose
Onlar, kendileri farkında olmayarak, (başlarına) gelecek o sâatden başkasını mı gözetliyorlar?
Hayrat Neşriyat
swap_vertclose
Onlar farkında değillerken kıyâmetin kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar?
İhsan Aktaş
swap_vertclose
Onlar farkında olmadıkları bir anda saatin (bu dünyanın sonunun) kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar?
İlyas Yorulmaz
swap_vertclose
Haberleri olmadığı bir anda, kıyamet saatinin ansızın gelmesini mi bekliyorlar?
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vertclose
Onlar o kalkış gününün ansızın gelip çatmasından başkasını mı bekliyorlar?
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vertclose
Onlar farkında olmaksızın kıyametin ansızın kendilerine gelip çatmasından başka bir şey beklemiyorlar.
İsmail Yakıt
swap_vertclose
Onlar farkında olmadıkları bir sırada kıyametin [essâ’at] kendilerine ansızın gelmesini mi bekliyorlar?
Kadri Çelik
swap_vertclose
Onlar, hiç farkında değilken kendilerine ansızın geliverecek olan kıyametten başkasını mı gözlüyorlar?
Mahmut Kısa
swap_vertclose
Onlar, hiç farkında olmadıkları bir anda, ölüm meleğinin karşılarına dikilmesini veya kıyâmetin ansızın kopmasını mı bekliyorlar?
Mahmut Özdemir
swap_vertclose
Bilincinde değillerken, Saat’in onlara ansızın gelmesini bekliyorlar mı?
Mehmet Çakır
swap_vertclose
Onlar hep, kıyametin anî bir baskın yaparak kendilerini gafil avlamasını bekliyorlar.
Mehmet Çoban
swap_vertclose
Onlar bu tavırlarıyla; kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesini beklemektedirler. Hâlbuki farkında değiller. Onlara sonunu getiren kıyamet ansızın gelecektir. Bilmiyorlar mı? Her insanın eceli; dünya hayatını bitiren kendi kıyametidir. Elbette dünyanın sonunu da getiren büyük kıyamet inkâr edenlerin başına kopacaktır.
Mehmet Okuyan
swap_vertclose
Onlar, farkında değillerken o (Son) Saat’in kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar! [*]
Onlar farkında değillerken kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar?
Muhammed Esed
swap_vertclose
ONLAR, [günaha batmış olanlar,] (oturup) Son Saat’i mi bekliyorlar; onun [yaklaştığı] fark edilmeden başlarına ansızın gelmesini mi?
Mustafa Çavdar
swap_vertclose
Şimdi onlar, ille de farkında olmadıkları bir anda, o saatin bu dünyanın sonunun başlarına ansızın gelmesini mi bekliyorlar? 7/187
Mustafa İslamoğlu
swap_vertclose
Şimdi onlar, kendileri farkında değilken, ansızın başlarına gelecek olan Son Saat dışında bir şey mi gözlüyorlar?
Orhan Kuntman
swap_vertclose
Onlar (şirk ve küfürde direnen, zevk ve sefaya dalan müşrikler) o azap saatinin ansızın -farkında değillerken- başlarına çökmesinden başka bir şey mi bekliyorlar?
Osman Fırat
swap_vertclose
Onlar kıyamet kopuş gününün kendilerine ansızın gelmesinden başka şey beklemiyorlar mı? (Gelecek) Ve hemde onlar şuurunda olmadan...
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vertclose
Onlar, kendilerine farkında olmadıkları halde ansızın gelecek olan o saatten başkasını mı gözlüyorlar?
Suat Yıldırım
swap_vertclose
İnsanlar, hiç farkında değillerken o kıyamet ansızın başlarına gelivermesini mi bekliyorlar?
Süleyman Ateş
swap_vertclose
Onlar ille o sa'atin, kendilerinin hiç farkında olmadıkları bir sırada, ansızın başlarına gelmesini mi bekliyorlar?
Süleyman Tevfik
swap_vertclose
Onlar umûr-u dünyâ ile meşgûl olarak haberleri yok iken kıyâmetin bağteten gelmesine mi intizâr iderler?
Süleymaniye Vakfı
swap_vertclose
Onlar, kıyamet saatinin[*] ansızın gelip çatmasından başka ne bekliyorlar? Farkına bile varamazlar.
[*] Kıyamet, her insana, gözünü kapayıp açacağı zaman kadar, hatta daha yakındır.
Şaban Piriş
swap_vertclose
Onlar, farkında olmadıkları bir anda, ansızın kendilerine gelecek kıyametten başka bir şey mi bekliyorlar?
Ümit Şimşek
swap_vertclose
Onlar, hiç ummadıkları bir sırada kıyametin ansızın başlarına gelmesinden başka birşey mi bekliyorlar?
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vertclose
Hiç farkında olmadıkları bir sırada o saatin birdenbire kendilerine gelmesinden başka neyi bekliyorlar?
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vertclose
ay güyerler mi illā ķıyāmete kim gele anlara añsuzda anlar bilmezlerken?
Onlar özləri də bilmədən qəfildən başlarının üstünü alacaq o saatdan (qiyamət saatından) başqa bir şeymi gözləyirlər?!
M. Pickthall (English)
swap_vertclose
Await they aught save the Hour, that it shall come upon them suddenly, when they know not?
Yusuf Ali (English)
swap_vertclose
Do they only wait(4665) for the Hour - that it should come on them all of a sudden, while they perceive not?
4665 Cf. 12:107. What is there to wait for? The Hour of Judgement may come at any moment. It will come all of a sudden before they realise that it is on them. They should make up their minds to give up misleading disputations and come to the Straight Path {see also 47:18).
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrowbookmarksave_altmore_vert
content_copyÂyeti Kopyala
linkLinki Kopyala
photo_cameraGörüntü Oluştur
videocamVideo Oluştur
هَلْيَنْظُرُونَ
bekliyorlar mı
اِلَّا
an- cak
السَّاعَةَ
o saati
اَنْتَاْتِيَهُمْ
kendilerine gelsin diye
بَغْتَةً
ansızın
وَهُمْ
onlar iken
لَايَشْعُرُونَ
farkında olmuyorlar
Onlar (bu tavırlarıyla) farkında olmadan ancak (kıyamet) saatin(in) kendilerine ansızın gelmesini beklemektedirler.
هَلْ
Soru eki
هَلْ
-Mı, -mi, var mı?
نَظَرَ
Fiil-I
ن ظ ر
Baktı, gözledi, gördü, bakınıp durdu, nazar etti, seyretti
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
سَاعَة
İsim
س و ع
Saat, zaman
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
بَغْتَة
İsim
ب غ ت
Ansızın
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
شَعَرَ
Fiil-I
ش ع ر
Farkında oldu, anladı, umdu, düşündü, şuurunda oldu