close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zuhrûf Sûresi 66. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Hel yenzurûne illâ-ssâ’ate en te/tiyehum baġteten vehum lâ yeş’urûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlar, kıyametin kopmasından başka bir şey mi bekliyorlar ki ansızın kopuverir başlarına ve onlar, anlamazlar bile.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onlar, hiç şuurunda (ve farkında) değilken kendilerine apansız geliverecek olan saatten (Hz. İsa’nın zuhur edişinden ve kıyametten) başkasını mı gözlüyorlardı?
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlar kıyametin, kendilerinin hiç farkında olmadıkları bir sırada, ansızın başlarına gelmesini mi bekliyorlar?
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlar farkında değillerken, ille Kıyametin kopacağı ânın kendilerine, ansızın gelmesini mi bekliyorlar?
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar sırf, kendileri farkında değilken, kıyametin ansızın başlarına gelmesini mi bekliyorlar?
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlar, hiç şuurunda değilken kendilerine apansız geliverecek olan kıyamet-saatinden başkasını mı gözlüyorlar?
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlar farkında değillerken ansızın başlarına gelsin diye, hep o kıyametin kopmasını bekliyorlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar sadece kıyametin, farkına varmadan ansızın onlara gelmesini bekliyorlar!
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlar, farkında olmadan kıyamet saatinin kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey beklemiyorlar.
Besim Atalay
swap_vert close
Ancak, onlar anlamadan, saatin ansızın beklerler mi gelmesini?
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlar ancak beklenen o saatin (kıyametin), farkına varmadıkları bir halde ansızın kendilerine gelmesini bekliyorlar.
Cemil Said
swap_vert close
Ne bekliyorlar? Bağteten ve hiç düşünmedikleri bir zamânda gelecek olan sâ’ati mi?
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlar farkında değillerken kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesini mi bekliyorlar?
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar (bu tavırlarıyla) ancak, kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesini beklemektedirler, hâlbuki bunun farkında değillerdir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bütün yaptıkları, kendileri farkında bile olmadan kıyametin ansızın kopmasını beklemekten ibaret!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlar farkında değillerken kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar?
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlar, farkında değilken, Saatin kendilerine ansızın gelmesini mi bekliyorlar?
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlar kendileri farkına varmadan ansızın kıyâmetin başlarına gelmesini mi bekliyorlar?
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hep o saate, hiç farkında değillerken ansızın onun başlarına gelivermesine bakıyorlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onlar (müşrikler bu tavırlarıyla), farkında değillerken, kıyametin (yeniden diriltilişin ve hesap gününün) kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey beklemiyorlar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
O Sa'at'ın¹, farkında değillerken, ansızın onlara gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar?
1- Kıyametin.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlar, kendileri farkında olmayarak, (başlarına) gelecek o sâatden başkasını mı gözetliyorlar?
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Onlar farkında değillerken kıyâmetin kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar?
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlar farkında olmadıkları bir anda saatin (bu dünyanın sonunun) kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar?
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Haberleri olmadığı bir anda, kıyamet saatinin ansızın gelmesini mi bekliyorlar?
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar o kalkış gününün ansızın gelip çatmasından başkasını mı bekliyorlar?
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar farkında olmaksızın kıyametin ansızın kendilerine gelip çatmasından başka bir şey beklemiyorlar.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar farkında olmadıkları bir sırada kıyametin [essâ’at] kendilerine ansızın gelmesini mi bekliyorlar?
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar, hiç farkında değilken kendilerine ansızın geliverecek olan kıyametten başkasını mı gözlüyorlar?
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlar, hiç farkında olmadıkları bir anda, ölüm meleğinin karşılarına dikilmesini veya kıyâmetin ansızın kopmasını mı bekliyorlar?
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bilincinde değillerken, Saat’in onlara ansızın gelmesini bekliyorlar mı?
Mehmet Çakır
swap_vert close
Onlar hep, kıyametin anî bir baskın yaparak kendilerini gafil avlamasını bekliyorlar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlar bu tavırlarıyla; kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesini beklemektedirler. Hâlbuki farkında değiller. Onlara sonunu getiren kıyamet ansızın gelecektir. Bilmiyorlar mı? Her insanın eceli; dünya hayatını bitiren kendi kıyametidir. Elbette dünyanın sonunu da getiren büyük kıyamet inkâr edenlerin başına kopacaktır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar, farkında değillerken o (Son) Saat’in kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar! [*]
Benzer mesajlar: En‘âm 6:31, 47; A‘râf 7:187; Yûsuf 12:107; Enbiyâ 21:40; Hacc 22:55; Şu‘arâ 26:202; ‘Ankebût 29:53; Zümer 39:55; Muhammed 47:18.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Onlar farkında değillerken kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar?
Muhammed Esed
swap_vert close
ONLAR, [günaha batmış olanlar,] (oturup) Son Saat’i mi bekliyorlar; onun [yaklaştığı] fark edilmeden başlarına ansızın gelmesini mi?
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Şimdi onlar, ille de farkında olmadıkları bir anda, o saatin bu dünyanın sonunun başlarına ansızın gelmesini mi bekliyorlar? 7/187
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Şimdi onlar, kendileri farkında değilken, ansızın başlarına gelecek olan Son Saat dışında bir şey mi gözlüyorlar?
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlar (şirk ve küfürde direnen, zevk ve sefaya dalan müşrikler) o azap saatinin ansızın -farkında değillerken- başlarına çökmesinden başka bir şey mi bekliyorlar?
Osman Fırat
swap_vert close
Onlar kıyamet kopuş gününün kendilerine ansızın gelmesinden başka şey beklemiyorlar mı? (Gelecek) Ve hemde onlar şuurunda olmadan...
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onlar, kendilerine farkında olmadıkları halde ansızın gelecek olan o saatten başkasını mı gözlüyorlar?
Suat Yıldırım
swap_vert close
İnsanlar, hiç farkında değillerken o kıyamet ansızın başlarına gelivermesini mi bekliyorlar?
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlar ille o sa'atin, kendilerinin hiç farkında olmadıkları bir sırada, ansızın başlarına gelmesini mi bekliyorlar?
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlar umûr-u dünyâ ile meşgûl olarak haberleri yok iken kıyâmetin bağteten gelmesine mi intizâr iderler?
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlar, kıyamet saatinin[*] ansızın gelip çatmasından başka ne bekliyorlar? Farkına bile varamazlar.
[*] Kıyamet, her insana, gözünü kapayıp açacağı zaman kadar, hatta daha yakındır.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlar, farkında olmadıkları bir anda, ansızın kendilerine gelecek kıyametten başka bir şey mi bekliyorlar?
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar, hiç ummadıkları bir sırada kıyametin ansızın başlarına gelmesinden başka birşey mi bekliyorlar?
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Hiç farkında olmadıkları bir sırada o saatin birdenbire kendilerine gelmesinden başka neyi bekliyorlar?
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ay güyerler mi illā ķıyāmete kim gele anlara añsuzda anlar bilmezlerken?
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anlar muntaẓır degüldür, illā ḳıyāmet günine ki gelür özlerine añsuzın,anlar sizmezler‐iken, dünyāya meşġūllar‐iken.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar özləri də bilmədən qəfildən başlarının üstünü alacaq o saatdan (qiyamət saatından) başqa bir şeymi gözləyirlər?!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Await they aught save the Hour, that it shall come upon them suddenly, when they know not?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Do they only wait(4665) for the Hour - that it should come on them all of a sudden, while they perceive not?
4665 Cf. 12:107. What is there to wait for? The Hour of Judgement may come at any moment. It will come all of a sudden before they realise that it is on them. They should make up their minds to give up misleading disputations and come to the Straight Path {see also 47:18).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
هَلْ يَنْظُرُونَ
bekliyorlar mı
اِلَّا
an- cak
السَّاعَةَ
o saati
اَنْ تَاْتِيَهُمْ
kendilerine gelsin diye
بَغْتَةً
ansızın
وَهُمْ
onlar iken
لَا يَشْعُرُونَ
farkında olmuyorlar
Onlar (bu tavırlarıyla) farkında olmadan ancak (kıyamet) saatin(in) kendilerine ansızın gelmesini beklemektedirler.
هَلْ
Soru eki
هَلْ
-Mı, -mi, var mı?
نَظَرَ
Fiil-I
ن ظ ر
Baktı, gözledi, gördü, bakınıp durdu, nazar etti, seyretti
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
سَاعَة
İsim
س و ع
Saat, zaman
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
بَغْتَة
İsim
ب غ ت
Ansızın
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
شَعَرَ
Fiil-I
ش ع ر
Farkında oldu, anladı, umdu, düşündü, şuurunda oldu