close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zuhrûf Sûresi 61. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-innehu le’ilmun lissâ’ati felâ temterunne bihâ vettebi’ûn(i)(c) hâżâ sirâtun mustekîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onun gökten inmesi, kıyametin yaklaştığını bildirir, sakın kıyamet hakkında şüpheye düşmeyin ve uyun bana; budur doğru yol.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Şüphesiz O (Hz. İsa, Mehdiyet ve kıyamet) saati(nin gelişi) için de bir ilimdir. (Yeniden dünyaya gönderilişi önemli bir belge ve işarettir.) Öyleyse ondan yana hiçbir kuşkuya kapılmayın ve Bana uyun. İşte dosdoğru yol budur. (Hz. İsa’nın kıyametten önce ortaya çıkacağına ve Deccalizmi yıkacağına işaret buyrulmaktadır.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O İsa'nın veya Kur'ân'ın gelişi, kıyametin geleceğini gösteren bir bilgidir. Sakın kıyametin geleceği hakkında, hiçbir şüpheye kapılmayın ve bana uyun, dosdoğru yol yalnızca budur.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Şüphesiz Îsâ, bizzat o, yaratılışı, ölüleri diriltişi, çamurdan kuşlara hayat verişi, kıyametin gerçekleşeceğinin ilmî delili niteliğinde, bu Kur'ân da kıyametin ilmî delillerini ihtiva etmektedir. Kıyametin kopacağı ânın geleceğinden şüphe etmeyin. Bana tâbi olun, Allah'ın size emrettiği hususlarda bana itaat edin, benim sünnetime uyun. Benim davet ettiğim bu din, doğru, muhkem, güvenli, mutedil yol, İslâmî hayat tarzıdır.”
Ahmet Varol
swap_vert close
Şüphesiz o kıyamet saati için bir ilimdir. [2] Öyleyse ondan (kıyametin geleceğinden) hiç şüphe etmeyin ve bana uyun. Dosdoğru yol budur.
2.Yani kıyametin yaklaştığını bildiren bir işarettir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Şüphesiz o, kıyamet-saati için bir ilimdir. Öyleyse ondan (kıyametten) yana hiç bir kuşkuya kapılmayın ve bana uyun. Dosdoğru yol budur.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Gerçekten o (İsa'nın nüzûlü), kıyamet için (yaklaştığını bildiren) bir beyandır, alâmettir. Onun için sakın o kıyametin geleceğinde şübhe etmeyin de benim şeriatime tâbi olun. İşte bu biricik doğru yoldur.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve o (İsa,) kıyametin alametidir. Sakın onda şüphe etmeyin ve Bana uyun! İşte dosdoğru yol budur!
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Şüphesiz Kur'ân, kıyametin kopacağını bildirir. Kıyamet hakkında hiç şüphe duymayınız. Bana tâbi olunuz. Dosdoğru yol budur.[537]
[537] Kur’ân’ın kıyametin bilgisi olması hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVII, 345-349.  
Besim Atalay
swap_vert close
Evet o, kıyametin bir belgesidir, ondan şüphe etmeyin, bana uyasınız, doğru yol budur
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Şüphesiz o, kıyametin (kopacağının) bir bilgisidir. Artık onun hakkında asla şüphe etmeyin ve bana uyun. Dosdoğru yol budur.
“Kıyametin kopacağının bilgisi”, “kıyamet alametleri/işaretleri” olarak adlandırılır. Kıyametten onlarca sene önce belirmeye başlayacağına inanılan bu alametler çok farklı şekillerde yorumlanır. Oysa Kur’an’da zikredilen alametler, kıyametin başladığını gösterir. Yani onlarca sene önceden ortaya çıkarak kıyametin yaklaştığı haberini vermez. Nitekim En’am 6/158 ve bunun gibi daha pek çok yerde: “Bu saatten sonra iman etmenin kimseye bir faydası yoktur” şeklindeki ayetler de bu görüşü doğrulamaktadır. Kur’an’da bahsedilen alametler gerçekleştikten sonra iman kabul edilmiyorsa bu demektir ki; geleneksel inanıştaki kıyamet alametleriyle Kur’an’daki alametler birbirinden farklıdır. Kur’an’daki alametler kıyamet koparken gerçekleşir. Ayrıca kıyamet ansızın gelen demektir, ansızın gelecek olanın alametinin olmayacağı açıktır.  
Cemil Said
swap_vert close
O, sâ’atin yaklaşdığına bir ’alâmet olacakdır. Bunda şübhe itmeyiniz, bana ittibâ’ idiniz. Çünki doğrı yol budur.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
O kıyametin kopacağını bildirir; o saatin geleceğinden şüphe etmeyin, Bana uyun, bu doğru yoldur.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şüphesiz o Kıyametin (kopacağının) bir bilgisidir. Artık onun hakkında asla şüphe etmeyin, bana uyun, bu doğru bir yoldur.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bilin ki, o kıyamete ait bir bilgidir. Sakın ondan şüphe etmeyin ve bana tâbi olun. Bu dosdoğru yoldur.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Şüphesiz ki o (İsa), kıyametin (ne zaman kopacağının) bilgisidir. Ondan hiç şüphe etmeyin ve bana uyun; çünkü bu, dosdoğru yoldur.  
 Bu âyette Hz. İsa’nın kıyamet için bir bilgi olduğu belirtilerek âhir zamanda onun tekrar dünyaya döneceğine işaret edilmektedir. Nitekim âyetteki «ilim» kelimesi, işaret manasına gelen «alem» şeklinde de okunmuştur. Bunun yanısıra âyeti, «Kur’an’da ahiret için yeterli bilgiler vardır» şeklinde anlayanlar da olmuştur.  
Edip Yüksel
swap_vert close
O (İsa), Saat hakkında bir bilgi kaynağı ve işarettir. Öyleyse onun (zamanı) hakkında kuşku beslemeyin ve beni izleyin. Doğru yol budur.
Kuran, Dünyanın Sonunun tarihini verir (20:15; 15:87). İsa'nın doğum tarihi, bu hesabı doğrulayıp destekleyen işeretlerden birisidir. Dünyanın, İsa'nın doğumundan 2280 (19x120) yıl sonra son bulacağını Kuran ayetlerinin işaretiyle öğrenmiş bulunuyoruz. Ayrıca, dünyanın sonunun tarihleri olan 1710 (19x90) kameri/hicri ve 2280 (19x120) şemsi/miladi yılları, İsa ile Muhammed'in doğumu arasındaki yılların sayısı olan 570 (19x30) sayısına ayrı ayrı tam olarak bölünmektedir. Bak 47:18.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Gerçekten o, (İsâ'nın yere inişi) kıyâmetin yaklaştığını gösteren bir bilgidir. Sakın kıyâmet hakkında şüpheye düşmeyip, bana uyun, bu doğru yoldur.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve hakkıkat o, saat için bir ılimdir, onun için sakın o saatin geleceğinde şekk etmeyin de bana tabi' olun, işte bu yegâne doğru yoldur
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz (şu anda hayatta olan), o (Îsâ’nın rûh ve bedeni ile dünyaya nüzulü) kıyametin (kopmasının çok yaklaştığının) alâmetidir. Sakın onda (kıyametin gerçekleşeceği hususunda) şüphe etmeyin ve bana uyun! İşte dosdoğru yol budur.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kuşkusuz o,¹ kesinlikle o Sâ'at² için bir bilgidir. Sakın ondan kuşku duymayın! Bana uyun. Bu, dosdoğru yoldur.
1- “O” zamirinin neyi kastettiği konusunda üç farklı görüş mevcuttur: Kur'an, Nebi Muhammed ve Nebi Îsâ. O zamirinin, Kur'an'ı kastettiğine dair görüşünün isabetli olduğu kanaatindeyiz. 2- Kıyamet.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Şüphesiz ki o, saat (in) ilmi (kendisiyle bilinenlerden) dir. Artık buna karşı sakın şüpheye düşmeyin. (Onlara de ki.) «Bana tâbi' olun. (Sizi da'vet etdiğim) bu (yol) doğru bir yoldur».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hâlbuki şübhesiz o, (Îsâ'nın âhir zamanda yeryüzüne gönderilişi), kıyâmet için elbette bir bilgi (bir alâmet)tir;(1) sakın onda şübheye düşmeyin ve bana (şeriatime) tâbi' olun! Bu dosdoğru bir yoldur.
(1)“Dinsizlik cereyânına karşı ayrı ayrı iken mağlûb olan Îsevîlik (hristiyanlık) ve İslâmiyet ittihad(birleşme) netîcesinde, dinsizlik cereyânına galebe edip dağıtacak isti‘dâdında iken; âlem-i semâvâtta cism-i beşerîsiyle (insânî bedeniyle) bulunan şahs-ı Îsâ Aleyhisselâm, o dîn-i hak cereyânının başına geçeceğini, bir Muhbir-i Sâdık (dosdoğru haber veren Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselâm), bir Kādir-i külli şey’in(herşeye kudreti yeten Allah’ın) va‘dine istinâd ederek (dayanarak) haber vermiştir. Mâdem haber vermiş, haktır; mâdem Kādir-i külli şey’ va‘d etmiş, elbette yapacaktır. (...) Hazret-i Îsâ Aleyhisselâm geldiği vakit, herkes onun hakīkī Îsâ olduğunu bilmek lâzım değildir. Onun mukarreb ve havâssı (ona yakın seçkin bir tâife), nûr-ı îmân ile onu tanırlar. Yoksa bedâhet derecesinde (apaçık bir şekilde) herkes onu tanımayacaktır.” (Mektûbât, 15. Mektûb, 46-47)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Kuşkusuz o, (senin ve toplumun için bir öğüt olan ve aynı zamanda İsa’nın durumunu da detaylıca açıklayan o Kur’an), kıyamet saati hakkında kesin bir bilgidir. Sakın ola ki ondan (kıyamet konusunda) şüpheye düşmeyin ve bana (gönderdiğim mesajlarıma) uyun. (Zira) en doğru olan yol budur. *
(*) Buradaki 61. ayet, 44. ayete atıftır. Yani 44. ayete belirtilen (وإنه لذكرٌ لك ولقومك) ‘’ve innehu lezikrun leke ve likavmike’’Ey Resulüm! O Kur’an senin ve toplumun için bir öğüttür vs.’’cümlesinde geçen zikir/Kur’an (لَعِلْمٌ لِّلسَّاعَةِ)‘’kıyamet için/kıyamet hakkında da bir bilgi kaynağıdır’’ şeklindedir. Yani buradaki zamir Hz. İsa’ya değil, zikre yani (Kur’an’a gider) . (الله اعلم) Konuyla ilgili detaylı bilgi başta ‘’et tahrir vet tenvir’’ tefsiri omak üzere metinleri aşağıya alınan tefsir metinlerine bakabilirsiniz. Ayrıca insana (İsa’ya) (علم) ‘’ilmün’’bilgidir’’ denilmez, ama (kur’an veya kitap) için böyle bir ifade kullanılır. Bu nedenle (وانه) zamiri İsa’ya değil, yine 44. ayete ‘’zikir, öğüt’’ olarak ifade edilen ve Hz. İsa’nın durumunu detaylıca açıklayan Kur’an’a işarettir. Bu nedenle ahir zamanda kıyamet alameti olarak yeryüzüne inceğine dair geneksel inanış yalan, yanlış ve uydurma olup Hiristiyanlık kültür ve inanışının bir ürünüdür. Çünkü bu gaybı olaya dair ne Kur’an’ dan, ne de sahih bir hadisten senet vardır! Buradaki zamirin neye gittiğine dair aşağıdaki tefsir metinlerine bakılabilir. { وَإِنَّهُ لَعِلْمٌ لِّلسَّاعَةِ } القرآن لما فيه من البعث والجزاء (تفسير القرآن – ابن عبد السلام) (وَإِنَّهُ لَعِلْمٌ لِّلسَّاعَةِ فَلاَ تَمْتَرُنَّ بِهَا واتبعون هذا } الأظهر أن هذا عطف على جملة { وإنه لذكرٌ لك ولقومك } [ الزخرف : 44 ] ويكون ما بينهما مستطردات واعتراضاً اقتضته المناسبة -- لمّا أشبع مقام إبطال إلهية غير الله بدلائل الوحدانية ثُني العِنان إلى إثبات أن القرآن حق ، عوداً على بدْءٍ . وهذا كلام موجه من جانب الله تعالى إلى المنكرين يوم البعث وضمير المذكر الغائب في قوله : { وإنه لعلم للساعة } مراد به القرآن وبذلك فسَّرَهُ الحسن وقتادة وسعيد بن جبير فيكون هذا ثناء ثامناً على القرآن ، فالثناء على القرآن استمرّ متصلاً من أول السورة آخذاً بعضه بحُجز بعض متخلَّلاً بالمعترضات والمستطردات ومتخلصاً إلى هذا الثناء الأخير بأن القرآن أعلم الناس بوقوع الساعة من قوله : { بالذي أُوحي إليك } [ الزخرف : 43 ] ويبينه قوله بعده { هذا صراط مستقيم } ، على أن ورود مثل هذا الضمير في القرآن مراداً به القرآن كثير معلوم من غير معاد فضلاً على وجود معاده . ومعنى تحقيق أن القرآن عِلْم للساعة أنه جاء بالدين الخاتم للشرائع فلم يبق بعد مجيء القرآن إلا انتظار انتهاء العالم وإسناد { عِلمٌ للساعة } إلى ضمير القرآن إسناد مجازيّ لأن القرآن سبب العلم بوقوع الساعة إذ فيه الدلائل المتنوعة على إمكان البعث ووقوعه الخ (التحرير والتنوير ) قوله تعالى : وإنه لعلم للساعة قال الحسن وقتادة وسعيد بن جبير : يريد القرآن ; لأنه يدل على قرب مجيء الساعة ، أو به تعلم الساعة وأهوالها وأحوالها (تفسير القرطبي - فتح القدير) وقالوا: معنى الكلام: وإن هذا القرآن لعلم للساعة يعلمكم بقيامها, ويخبركم عنها وعن أهوالها (تفسير الطبري) وقال الحسن وجماعة: "وإنه" يعني وإن القرآن لعلم للساعة يعلمكم قيامها. ويخبركم بأحوالها وأهوالها،( معالم التنزيل - البغوي) أما الاتجاه الثاني فقد احتج بأن السورة كلها تتحدث عن القرآن، وتصفه بعدة صفات متواليات: (إِنَّا جَعَلْنَاهُ قُرْآنًا عَرَبِيًّا)، (وَإِنَّهُ فِي أُمِّ الْكِتَابِ لَدَيْنَا لَعَلِيٌّ حَكِيمٌ)، (وَإِنَّهُ لَذِكْرٌ لَكَ وَلِقَوْمِكَ)، (وَإِنَّهُ لَعِلْمٌ لِلسَّاعَةِ)، ويتخلل الحديث عن القرآن قصص الرسل، بما فيهم عيسى، ثم يعود للقرآن مرة أخرى ويصفه بصفة جديدة. يقول ابن عاشور: ضمير المذكر الغائب في قوله (وَإِنَّهُ لَعِلْمٌ لِلسَّاعَةِ) مراد به القرآن، وبذلك فسَّره الحسن، وقتادة، وسعيد بن جبير، فيكون هذا ثناءً ثامنًا على القرآن، فالثناء على القرآن استمر متصلًا من أول السورة آخذًا بعضه بحجز بعض متخللًا بالمعترضات والمستطردات ومتخلصًا إلى هذا الثناء الأخير بأن القرآن أعلم الناس بوقوع الساعة.ومعنى تحقيق أن القرآن علم للساعة أنه جاء بالدين الخاتم للشرائع، فلم يبق بعد مجيء القرآن إلا انتظار انتهاء العالم. وإسناد (علم للساعة) إلى ضمير القرآن إسناد مجازي، لأن القرآن سبب العلم بوقوع الساعة، إذ فيهالدلائل المتنوعة على إمكان البعث ووقوعه.وقد ناسب هذا المجاز التفريع في قوله (فلا تمترن بها)، لأن القرآن لم يبقِ لأحد مرية في أن البعث واقع - وقال آخرون: الهاء التي في قوله:{ وَإنَّهُ } من ذكر القرآن، وقالوا: معنى الكلام: وإن هذا القرآن لعلم للساعة يعلمكم بقيامها، ويخبركم عنها وعن أهوالها (جامع البيان في تفسير القرآن) أحدها: أن القرآن علم الساعة لما فيه من البعث والجزاء، قاله الحسن وسعيد بن جبير (النكت والعيون) ومَنْ قال: الإشارة إلى القرآن حَسُنَ قوله مع قراءة الجمهور،(الجواهر الحسان في تفسير القرآن) { واتَّبعون } من كلام الله عز وجل، أى اتبعوا هداى أو شرعى أو رسولى (تيسير التفسير – اطفيش – روح المعاني - الالوسي) } واتبعوا هداي وهُدى رسولي، فما أدعوكم اليه هو الصراط المستقيم.( تيسير التفسير - القطان) واتبعوا هداى ورسولى. هذا الذى أدعوكم إليه،(المنتخب في تفسير القرآن الكريم) فَاتَّبِعُوا هُدَى رَبِّكُمْ، فَإِنَّ مَا يَدْعُوكُمْ إِلَيهِ الرَّسُولُ هُوَ الصِّرَاطُ المُسْتَقِيمُ، (أيسر التفاسير) { وَٱتَّبِعُونِ } واتبعوا هداي أو شرعي أو رسولي. (انوار التنزيل واسرار التأويل - البيضاوي - مدارك التنزيل وحقائق التأويل - النسفي -إرشاد العقل السليم إلى مزايا الكتاب الكريم - محاسن التأويل - هميان الزاد إلى دار المعاد))  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Elbetteki o (Kur’an), kıyamet saati hakkında kesin bir bilgidir. Sakın ola ki ondan şüpheye düşmeyin ve bana tabi olun ki, en doğru olan yol budur.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten Kur’an beklenen kalkış günün bilgisidir. Sakın bunda işkiliniz olmasın. Bana uyun. İşte doğru yol budur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Şüphe yok ki Kur/an o [¹] ve kıyametin yaklaşmasına bir alâmettir. Sakın kıyametten şüphe etmeyin, bana [²] tâbi olun, işte doğru yol budur.
[1] Kur'an veya Meryem oğlu.[2] Benim peygamberime, şeriatıma.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Muhakkak ki (Kur’an) kıyamet [es-sâ’at] için elbette bir bilgidir.²³ Ondan hiçbir kuşkunuz [temterunne] olmasın ve Bana tabi olunuz. İşte dosdoğru olan yol budur.
23 Ayetin öncesi ve sonrası Hz. İsa’dan bahsettiği için bu ara ayeti de Hz. İsa’ya nispet etmişlerdir. Burada İsa’nın kıyamet bilgisini bildiğini de söylemişlerdir. Eğer, bu yorum doğruysa Hz. İsa küçük kıyametle yani kendinin ölümüyle ilgili bilgiye sahiptir demek gerekir. Bilindiği üzere üç çeşit kıyamet vardır: Kişinin ölümü küçük/ferdi/kişisel kıyamet; bir medeniyetin, bir devletin veya bir topluluğun ölümü orta/toplumsal kıyamet; kâinatın ölümü de büyük/kevni/kozmik kıyamettir. Kur’an’a göre büyük kıyametin bilgisi Allah’a aittir. Bu bilgiyi kimseye vermemiştir. Bu ayetteki kıyameti büyük kıyamet olarak değerlendirip onu da İsa’nın bildiğini söylemek Kur’an nassına ters düşer. Onun için biz, tıpkı Katade, Hasan Basrî ve Sa’îd bin Cubeyr vb gibi, bu ayetin Hz. İsa’ya değil, Kur’an’a delalet ettiği kanaatindeyiz.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Hiç şüphesiz o (İsa'nın babasız dünyaya gelişi ve ölüleri diriltişi), kıyamet için bir ilimdir (göstergedir). Öyleyse ondan (kıyametten) yana hiç bir kuşkuya kapılmayın ve bana uyun. Dosdoğru olan yol budur.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Müşrikler İsa’yı, putlara tapmayı meşru gösterecek bir örnek olarak ileri sürüyorlar. Oysa o, babasız olarak dünyaya gelişi, gösterdiği mûcizeler ve söylediği hikmet dolu sözlerle, ancak kıyâmetin bir alâmetidir. Öyleyse, sakın kıyametin gerçekleşeceği konusunda kuşkuya kapılmayın ve yalnızca Bana itaat edin! İşte sizi dünya ve âhirette mutluluğa ulaştıracak dosdoğru yol budur!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
O, elbette Saat için bir bilgidir; onunla ilgili şüphe etmeyin! Bana tâbi’ olun! Bu doğru bir yoldur.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kıyamet bilgisi tamamen Allah’ın tekelindedir. Sakın ola bu konuda şüpheniz olmasın. Siz, beni izleyin, çünkü doğru yol budur.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Şüphesiz elçilerimizin her biri dünyanın sonunun geleceğini haber verdi. Artık dünyanın sonunun geleceğiyle, öldükten sonra hesap vereceğinizle ilgili tartışmayın! Bu konularda şüphe duymayın! Ayetlerime inanın! Yasalarıma uyun! Size yasalarımla dosdoğru bir yol çizdim!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki o, (Son) Saat için bir bilgidir. [*] Ondan şüphe etmeyin ve bana uyun! [*] Bu doğru yoldur.
Buradaki mesaj, “Hz. İsa” veya “Kur’an” ile ilişkili olarak anlaşılabilir. Amaç, her ikisinin de Son Saat’le ilgili bilgi verdiklerini bildirmektir. Konunun, Hz. İsa’nın yeniden dünyaya gelişiyle hiçbir şekilde ilgisi yoktur. Eğer gelecek olsaydı o zaman, bu ayette “bana uyun” değil de “ona uyun” denirdi.,Bu buyruk, Hz. Muhammed’e tabi olmanın zorunluluğunu içermektedir; Âl-i İmrân 3:31, A‘râf 7:157 ve 158. ayetlerle birlikte okunmalıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Şüphesiz o (Kur’an)¹ kıyametin yaklaştığını gösteren bir bilgidir. Sakın o (kıyamet) hakkında şüpheye düşmeyip sadece Benim (gönderdiğim dine) uyun. İşte en doğru yol, ancak budur.
1 (وَإِنَّهُ)’daki “o” zamirinin kim olduğu müfessirlerce tartışma konusu olmuştur. Birçok müfessir; a- Bunun, Hz. İsa veya onun tekrar dünyaya gelişi olduğu kanaatine varmışlarsa da âyetin yukarısına bakıldığında, bu kanaatin biraz zorlama olduğu anlaşılmaktadır. b- Bazıları da burada kastedilenin, Hz. İsa’nın tıpkı Hz. Âdem gibi babasız yaratılmasının kıyamete ve tekrar dirilişin mümkün olduğuna işaret olduğu kanaatindedir. Bu kanaatin âyetin yukarısı ve aşağısıyla bağlantısı mümkün olabilir. c- Kat’ade, Hasan Basri, Saîd b. Cübeyr’e göre de buradaki “o” zamirinden kastedilen, Kur’an-ı Kerim’dir. Yukarıdaki tercüme bu kanaatin daha doğru olduğu düşünülerek, tercih edilmiştir. d- Bazıları da buradaki “o” zamirinden kastedilenin, Peygamberimiz olduğu görüşündedirler. e- Her ne kadar Kur’an’da Hz. İsa’nın tekrar dünyaya geleceğini net olarak ifâde eden bir âyet yoksa da 61, 63 ve 64. âyetlerden ve sahih hadislerden Hz. İsa’nın dünyaya tekrar geleceğini anlamak mümkündür. f- Hadislerde kıyametin alametlerinden olmak üzere iki mesih zikr olunur. Birisi: mesih yani “İsa’nın nüzulü”, diğeri de “Deccal’ın zuhuru”dur. “Mesih-i Deccal” yalancı, sahtekâr ve kâfir Mesih demektir. Deccal, bir takım harikalar göstererek ilahlığını iddia edecek ve hıristiyanlık taklidi adı altında ortaya çıkacaktır. (Elmalılı) g- Peygamberimiz, “And olsun Meryem oğlu İsa, adaletli bir hakem olarak inecek, haçı kıracak, domuzu öldürecek ve cizyeyi kabul etmeyecektir...” buyurmuştur. (Müslim, İbnu Mâce) İbnu Abbas, Mücahid ve Kat’ade, Allah’ın kıyamet kopmadan kısa bir süre önce Hz İsa’yı semadan indireceği kanaatindedirler. (Kurtubi)  
Muhammed Esed
swap_vert close
BAKIN, bu [ilahî kelâm] Son Saati[n geleceğini] bildiren bir araçtır; ⁴⁸ o halde (Son Saat) hakkında hiçbir şüpheye kapılmayın ve Bana uyun: dosdoğru yol [yalnız] budur.
48 Müfessirlerin büyük bir kısmı innehû’daki hû zamirinin (“o”) Hz. İsa’ya yönelik olduğunu söylemelerine ve bu nedenle yukarıdaki ifadeyi “o (Hz. İsa,) Son Saat’i [yani Son Saat’in geleceğini] bildiren bir araçtır” şeklinde yorumlamalarına rağmen bazı otoriteler -mesela Katâde, Hasan Basrî ve Sa‘îd b. Cubeyr (ki hepsi de Taberî, Beğavî ve İbni Kesîr’de nakledilmiştir)- zamiri Kur’an’a irca etmişler ve ifadeyi benim yaptığım çeviride yansıtıldığı şekilde anlamışlardır. Yukarıdaki bağlamda Son Saat’in özellikle zikredilmesi, insanın Allah’a karşı nihaî sorumluluğunu ve bundan dolayı ibadetin yalnız O’na yapılması gerektiğini vurgulamak içindir: o halde bu ara pasaj, mantıkî olarak, Hz. İsa’nın ilahlaştırılmasına ilişkin değinmeden sonra gelir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Şüphesiz ki bu Kuran o saat için kesin bir bilgidir. Sakın o saat hakkında bir şüpheye düşmeyin ve bana uyun! İşte dosdoğru yol budur. 27/66, 50/19...35
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İYİ BİLİN ki o, malum saate/zamana ilişkin tarifsiz bir bilgi kaynağıdır;[⁴⁴⁰⁹] şu halde bu konuda asla şüpheye düşmeyin ve Bana uyun: İşte bu dosdoğru yoldur!
[4409] Ya da le-’alemun okuyuşuna göre: “..bir alâmet ve işârettir.” İnnehu ibaresindeki zamirin öznesi Hasan, Katâde ve Said b. Cübeyr’e göre Hz. Kur’an, İbn Abbas ve öğrencisi Mücahid’e göre Hz. İsâ’dır (Taberî). Fakat bu ikinci görüş için, takdiri bir muzaf (nuzûl) ilavesi şarttır. Böylesine bir takdirin delili yoktur. Dolayısıyla bu “uzak bir tevil”dir (İbn Âşûr). Kaldı ki ilk muhataplar yaşarken gerçekleşmeyen bir şey, onlar için Son Saat’in bilgisi olamaz. Oysa ki âyette vuku bulan bir şeyden söz edilmektedir. O da Kur’an ya da Nebi’dir. Buna, “Vuku bulan şey babasız doğmuş olan İsa’nın kendisidir” şeklinde bir itiraz ileri sürülebilirse de, baştan beri sûrenin ekseni Kur’an vahyidir. Birçok peygambere ve olaya atıf yapılmakta, fakat her seferinde söz vahye getirilmektedir. Buraya kadar bu ver-kaç yöntemi 8 kez kullanılmıştır. Son olarak âyetin “işte bu dosdoğru yoldur” şeklindeki son cümlesi, âyetin başı hakkında yeterli delil sayılmalıdır. İkinci yoruma bazı hadisler delil gösterilmişse de aslolan âyettir. Dolayısıyla âyet uyan değil kendisine uyulan olmalıdır. Bu konuda Buhârî, Müslim, İbn Hanbel, Ebu Dâvud ve daha başkalarının naklettiği sahih senetli haberlerden, Hz. İsa’nın yeniden döneceği (nüzul-i İsa) meselesinin, ilk kuşakların gündemini meşgul eden konulardan biri olduğu anlaşılır, başkası değil. Bu âyetin, temelde bir Yahudi-Hıristiyan inanışı olan ve zor dönemlerden çıkışta ruhban sınıfı tarafından dindaşlarını motive etme amacıyla icat edilen “Mesih’in dünyaya inişi” dogmasıyla hiçbir alakası yoktur. Fakat âyetteki “saat/zaman” ile, peygamberliğin İsrail oğullarından alınış ‘saatinin’ kastedilmiş olması gayet mümkündür. Zira Hz. İsa, İsrail oğullarına mensup “son” peygamberdir. İsa’nın ağzından bu hakikat şöyle aktarılır: “Size derim ki: Allah’ın saltanatı sizden alınacak ve onun meyvelerini geliştirecek bir millete verilecektir.” (Matta 21:43. Ayrıca bkz: Matta 21:33; Markos 12:1; Luka 20:9). Bu yoruma göre Hz. İsa, peygamberlikte nöbet değişiminin ‘saatini’ haber veren bir elçidir. Hz. Muhammed ise, değişim ‘saatinden’ sonraki yeni elçidir. Bu hakikati kabul eden kişi, önceki vahiylerde geleceği haber verilen elçiye uymak zorundadır (Bkz: 28:48’in ilgili notu). Ona uymanın ölçüsü, ona gönderilen Kur’an’a uymaktır. Kur’an’a uymak ise, Allah’a uymaktır. Âyetteki “bana uyun” emri böylece yerini bulmuş olur.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Şüphe yok ki O (İsa a.s.) kıyametin alametidir. (*) (Ey müşrikler) Sakın (kıyametin kopacağı hususunda) şüphe etmeyin. Bana (benim göstermiş olduğum doğru yola) tabi olun. (Yalnız bana kulluk edin de başka ilahlar peşinde gitmeyin) İşte doğru yol budur.
(*) Çünkü, Nisa suresinin 158. ayetinde yer alan "Hayır (Onlar İsa'ı öldüremediler) aksine Allah, onu yükseltip kendine kaldırmıştır, Allah her şeye gücü yetendir." beyanları uyarınca İsa a.s. ölmemiştir ve Hadis-i Şeriflerde bildirildiği üzere, kıyametten evvel yeryüzüne indirilecek, yeni bir şeriat getirmeyecek Kuranı Kerim'in ışığında kendisine tabi olan kitap ehlinin son İslam kervanına katılmalarını sağlayacaktır. Örneğin Razi bu konuda: “Yani, sayesinde kıyametin bilindiği alametlerden bir alamettir. Konuyla ilgili hadiste de şu beyanlar yer almaktadır: "İsa elinde bir mızrak olduğu halde, Arz-ı Mukaddes'de, Efık adı verilen bir tepeye iner. Harbesi ile Deccal’i öldürür, peşinden imamın cemaate namaz kıldırdığı bir sırada, sabah namazında Beyt-i Makdis'e gelir. Bunun üzerine imam geriye çekilir. Fakat Hz. İsa onu ileri sürer ve o, imamın arkasında, Hz. Muhammed s.a.s.'in şeriatına göre namaz kılar. Daha Sonra domuzları öldürür, haç'ı parçalar.." (Razi. a.g.e.. C.19. S.541)demektedir. Ve aşağıda sunduğumuz şemada görüleceği üzere Ravza-yı Mutahhara’ya gömülecektir. Öte yandan, Eyub Sabri Paşanın aşağıda sunduğumuz açıklamaları da bu durumu doğrular mahiyettedir: “Hücre-i Saadet dahilinde bir cenaze daha defnedilecek kadar hâlî bir mevki görülür ki burasının, medfeni İsa ibni Meryem olacağını rivayet ederler. Abdurrahman bin Af ile Cenab-ı Hasan bin Ali (r.a.) hazerâtı zikrolunan hâlî mahalle defn edilmeleri için Hz. Ayşe (r.a.) den istihsâl-i müsâ'ade etmişler ise de hîn-i vefatlarında Beni Ümeyye ümerâsı muhalefet eylediklerinden cenazelerini Bakı-i Ğarkad’a ('Cennet-i Baki’ye) defnettiler. Bu muhalefet ise orasının medfen-i İsa olduğunu te’vile kâfi bir hikmettir!” (Eyub Sabri. Bahriye Mirlivası: Mir’at'ul- Haremeyn, Mirrat-ı Medine, Kostantiiniyye, Bahriye matbaası, 1304, C.l. S.544-545.)  
Osman Fırat
swap_vert close
Şüphesiz o Kıyametin kopacağının bir bilgisidir. Artık onun hakkında asla şüphe etmeyin, bana uyun, bu doğru bir yoldur.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve şüphe yok ki, o (Hazreti İsa) Kıyamet için bir bilgidir. Artık o Kıyamet hususunda bir şekke düşmeyin ve bana tâbi olunuz. Bir dosdoğru yol budur.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Gerçekten o, kıyamet için bir beyandır. Artık siz, o saatin geleceğinden hiç şüphe etmeyin de Bana tâbi olun. Doğru yol budur.
Süleyman Ateş
swap_vert close
O, kıyametin kopacağını gösterir bir ilimdir. O sa'atin geleceğinden hiç şüphe etmeyin, bana uyun, doğru yol budur.
O zamîri, tefsîrlerde genellikle Îsâ diye açıklanmıştır. Bir görüşe göre de bu zamîr, Kur'ân'ı gösterir. İlim kelimesi, Œlem olarak da okunmuştur. Böylece âyet şu iki anlama gelir: "Îsâ, kıyâmetin kopacağına bir işârettir", "Kur'ân, kıyâmetin kopacağını açıklayan bir bilgidir".  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
'Îsâ kıyâmetin yaklaşdığını bildirir bir delîldir. Kıyâmetin geleceğine şek ve şübhe itmeyiniz. Ve bana tâbi' olunuz ki doğrı yol budur.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Muhakkak ki o (İsa), yeniden diriliş için bir bilimdir[*]. Sakın o saat hakkında şüphe etmeyin, bana uyun; doğru yol budur.
[*] Yeniden yaratılışın nasıl olacağına dair örnek alınarak üzerinden bilim üretilecek bir kişidir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Şüphesiz o, kıyamet için bir ilimdir. O halde, kıyametten yana bir şüpheniz olmasın. Bana uyun. Dosdoğru yol budur.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İsa, kıyamet vakti için bir bilgidir;(12) onun hakkında şüpheye düşmeyin ve bana uyun. İşte dosdoğru yol budur.
(12) Hz. İsa’nın gerek doğuşu, gerekse ölüleri diriltme mucizesi, kıyamete işaret eden birer mucizedir. İbni Abbas ise bu âyeti Hz. İsa’nın kıyamete yakın ortaya çıkışı olarak açıklamıştır. (Müstedrek, 2:488, no. 3675.) Hz. İsa’nın kıyamete yakın tekrar ortaya çıkacağına dair hadislerin bazıları için bk. Müslim, Hacc: 216, İman: 247, Fiten: 34. Bu haberler, kıyamete yakın bir zamanda Hıristiyanlıkta tevhid inancına bir yöneliş görüleceği şeklinde de yorumlanmaktadır.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Hiç kuşkusuz o, kıyamet saati için bir bilgidir. O halde sakın o saat hakkında şüpheye düşmeyin; bana uyun. Dosdoğru yol budur.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı bayıķ ol bilmekdür ķıyāmetüñ ya'nį nişānudur gümān eylemeñ aña. daħı uyur baña uşbu ŧoġru yoldur.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ bu ḳıyāmet ‘alāmetlerindendür. Şek eylemeñüz anda. Daḫı bañauyuñuz di, bu doġru yoldur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Şübhəsiz ki, o, (İsanın zühuru) qiyamət saatı üçün bir əlamətdir. Ona (qiyamətə) şəkk etməyin və Mənə tabe olun. Bu, doğru yoldur!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And lo! verily there is knowledge of the Hour. So doubt ye not concerning it, but follow Me. This is the right path.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And (Jesus) shall be(4662) a Sign (for the coming of) the Hour (of Judgment): therefore have no doubt about the (Hour), but follow ye Me: this is a Straight Way.
4662 This is understood by some commentators to refer to the second coming of Jesus in the Last Days before Resurrection. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِنَّهُ
ve şüp- hesiz o
لَعِلْمٌ
kesin bir bilgidir
لِلسَّاعَةِ
o saat için
فَلَا تَمْتَرُنَّ
artık asla şüphe etmeyin
بِهَا
onda
وَاتَّبِعُونِۜ
ve bana tabi olun
هٰذَا
bu
صِرَاطٌ مُسْتَق۪يمٌ
sırât-ı mustakîmdir
Şüphesiz ki o (Îsâ'nın doğumu), (kıyamet) saati için (onun yaklaştığını gösteren) kesin bir bilgidir. Artık onun hakkında asla şüphe etmeyin ve bana tabi olun! Çünkü bu, sırât-ı mustakîm (dosdoğru bir yol)dur.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
عِلْم
İsim
ع ل م
İlim, bilgi
سَاعَة
İsim
س و ع
Saat, zaman
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اِمْتَرٰى
Fiil-VIII
م ر ي
Şüphe etti, ihtilaf etti
بِهَا
Zamir
بِهَا
Onunla, onlar hakkında
اِتَّبَعَ
Fiil-VIII
ت ب ع
Tabi oldu, uydu, peşine düştü, takip etti
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
صِرَاطٌ
İsim
ص ر ط
Yön, yol, usul, eğri büğrü olmayan düz yol
مُسْتَقِيم
Etken fiil-X
ق و م
Dosdoğru, kusursuz