close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zuhrûf Sûresi 49. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve kâlû yâ eyyuhâ-ssâhiru ud’u lenâ rabbeke bimâ ‘ahide ‘indeke innenâ lemuhtedûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve ey büyücü demişlerdi, sana söz verdiğini sandığın Rabbine yalvar bizim için, şüphe yok ki biz de elbette doğru yola geliriz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ve (nihayet) onlar (Hz. Musa’ya dönerek) dediler ki: "Ey büyücü, sende olan ahdi (sana verdiği sözü) adına bizim için Rabbine dua et; (ki bu belaları üstümüzden kaldırsın,) gerçekten biz (o takdirde) hidayete gelmiş olacağız."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve her defasında “Ey büyücü!” demişlerdi. “Seninle yaptığı peygamberlik sözleşmesi hatırına, bizim için Rabbine yalvar, biz artık kesinlikle doğru yola geliriz.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlar azâbı görünce, Mûsâ'ya: “Ey bilge kişi, sende olan ahdi, sana verdiği sözü hürmetine, bizim için Rabbine dua et. Biz de doğru, hak yolu tercih edeceğiz” dediler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Dediler ki: "Ey büyücü! Sana olan ahdi üzere bizim için Rabbine dua et, gerçekten biz hidayete geleceğiz.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve onlar dediler ki: 'Ey büyücü, sende olan ahdi (sana verdiği sözü) adına bizim için Rabbine dua et; gerçekten biz hidayete gelmiş olacağız.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Azabı gördükleri zaman, Mûsa'ya şöyle) dediler: “- Ey büyücü! (Duanı kabul edeceğine dair) sana olan vaadi hürmetine, bizim için Rabbine dua et; çünkü biz, artık yola geleceğiz.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve “Ey büyücü! Rabbinin sendeki sözü ile bizim için dua et. Artık biz doğru yolu bulduk.” dediler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Bunun üzerine dediler ki: “Ey sihirbaz! Seninle yaptığı sözleşmenin hatırına bizim için Rabbine dua et; çünkü biz artık doğru yola gireceğiz.”
Besim Atalay
swap_vert close
Dediler ki: «Ey büyücü! Seninle ahitleşen Tanrını bize çağırasın, doğru yola gideriz!»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Bunun üzerine dediler ki:) “Ey büyücü! Sana verdiği söze dayanarak, bizim için Rabbine dua et. Çünkü biz artık doğru yola gireceğiz.”
Cemil Said
swap_vert close
Bir def’a Mûsâ’ya "Ey sihirbaz! Rabbine du’â it, ’azâbı ref’ itsün. İşte biz tarîk-i hidâyete dâhil olduk." didiler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Ey Sihirbaz! Sana verdiği ahde göre Rabbine bizim için yalvar da doğru yola erişelim" dediler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Onlar azabı görünce) “Ey büyücü! Sana verdiği söze dayanarak, bizim için Rabbine dua et. Çünkü biz artık doğru yola gireceğiz” dediler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bunun üzerine şöyle dediler: “Ey büyücü! Rabbinin seninle sözleşmesine uygun olarak bize dua et, artık biz doğru yola döneceğiz.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bunun üzerine dediler ki: Ey büyücü! Sana verdiği ahde göre bizim için Rabbine dua et; çünkü biz artık doğru yola gireceğiz.  
 Âyet, Hz. Musa’nın kavminin azabı görünce, kurtulmak için inanacaklarını bildirdiklerine, böylece azabın kaldırılacağına dair verilen sözü de hatırlattıklarına işaret etmektedir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
"Ey büyücü, bizim için Rabbine dua et. Çünkü sen ona daha yakınsın; biz bundan sonra yola geleceğiz," dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlar azâbı görünce: "Ey sihirbaz! Sende olan ahdi hürmetine bizim için Rabbine dua et. Biz gerçekten doğru yola gireceğiz." dediler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bu halde diyorlardı ki: gel ey sâhir! bizim için rabbına bir duâ et, sende olan ahdi hurmetine, çünkü biz artık yola geleceğiz
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Ve onlar, başlarına gelen her azapta), “Ey sihirbaz! (Duanı kabul edeceğine dair) sana verdiği söz hürmetine, bizim için Rabbine dua et (de azabı bizden gidersin. Söz veriyoruz ki, bundan böyle) artık biz, (bildirdiğin o hak) yola geleceğiz” (îmân edeceğiz) dediler.
Âyet-i kerîmede kâfirlerin, Hz. Mûsâ’ya [aleyhisselâm], “Ey sihirbaz!” diyerek hitap etmeleri hakaret manasında olmayıp, bilakis, bir saygı ifadesidir. Zira o toplumda sihir yapmak, ancak bilge insanların yapabileceği kıymetli bir ilim olarak görülüyordu. Buna göre âyet-i kerîmedeki “Ey sihirbaz” ifadesi, “Ey bilge kişi” manasındadır.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Ey sihirbaz!¹ Rabb'inin sana verdiği sözün² hatırına bizim için dua et. Kuşkusuz biz doğru yola uyarız.” dediler.
1- Ey yüce insan. Sihirbazlık Mısır'da saygın bir işti; sihirbazlar da önemli insanlardı. 2- Nebilik görevi.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Azâbı görünce) dediler ki: «Ey sihir yapan, bizim için Rabbine, sana olan va'di vech ile, düâ et. Muhakkak biz doğru yola kavuşdurulmuş olacağız».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Bunun üzerine dediler ki: “Ey sihirbaz! (Duânı kabûl edeceğine dâir)(1) sende olan ahdi hürmetine, Rabbine bizim için duâ et; muhakkak ki biz, (o vakit) gerçekten doğru yola giren kimseler (olur)uz.”
(1)Mûsâ (as) devrindeki kabûle göre “Sâhir (sihirbaz)” ta‘bîri, bir kötüleme ifâdesi olmayıp, bil‘akis hürmeti gösterirdi. Çünki sihirbazlık o zamânın en revâçta, en mu‘teber ilmi idi. (Nesefî, c. 4, 176)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve onlar (bu tür azabı, sıkıntıları görünce) dediler ki: ‘’Ey sihir yapan (sihir ilmini bilen), sende olan ahdi (sana verdiği söz) adına bizim için Rabbine dua et de doğru yola erişelim." *
(*) Hz. Mûsâ devrindeki kabûle göre “Sâhir (sihir yapan)” tabîri, bir kötüleme ifâdesi olmayıp, bilakis hürmeti gösterirdi. Çünkü sihir yapmak, sihirle meşgul olmak o zamânın en revâçta, en muteber ilmi idi. (Nesefî, c. 4, 176) Yani sihirbazlık Mısır’da saygın bir işti; sihirbazlar da önemli insanlardı. İşte onların sihre olumlu bakış açılarından dolayı sihirbazlık büyük bir ilim olmakla tâzim makamında «Hâzık, Mahir, Âlim, Kâmil!» yerinde «sahir!» ifadesini kullanmışlardır. Aşağıdaki tefsir metnine bakılabilir. وقال فرعون وملؤه لموسى: يا أيها العالم (وكان الساحر فيهم عظيما يوقرونه ولم يكن السحر صفة ذم) (تفسير السعدي) قوله: ﴿وَقَالُواْ يا أيها الساحر﴾ والمعنى أنهم لما عاينوا العذاب قالوا لموسى أيها السَّاحرُ، أي يا أيها الكامل الحاذق، وإنما قالوا هذا توقيارً وتعظيماً؛ لأن السحر عندهم كان علماً عظيماً، وصفةً محمودة (اللباب في علوم الكتاب)) {وَقَالُواْ}، لموسى لمّا عاينوا العذاب، {يٰأَيُّهَ ٱلسَّاحِرُ}، يا أيها العالم الكامل الحاذق، وإنما قالوا هذا توقيراً وتعظيماً له، لأن السحر عندهم كان علماً عظيماً وصفةً ممدوحة، (معالم التنزيل - البغوي) ً.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
(Azap onları yakaladığında) “Ey Sihirbaz! Rabbine bizim için dua et, yanında getirdiğin antlaşmaya kesinlikle uyup, onun yolundan gideceğiz” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Dediler: "Ey büyücü! Senin yalvarını onamıya söz veren çalabına bizim için yalvar ki biz de artık kesin olarak doğru yolu tutmuş olalım."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar şöyle dediler: «— Sihirbaz! [¹] dâvetine icabet edeceğini sana taahhüt eden Rabbine dua et de bizden felâketi kaldırsın. Şayet bizi bu felâketten kurtarırsan biz de doğru yola geliriz».
[1] Nazarlarından sihirbazlık büyük bir ilim olmakla tâzim makamında «Hâzık ! Alim ! Kâmil !» yerinde «sihirbaz !» demişlerdi.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar (azabı görünce), “Ey sihirbaz! Bizim için Rabbine dua et, seninle yaptığı sözleşme hürmetine biz doğru yola erişelim” dediler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ve onlar, “Ey büyücü! Sana verdiği söz hürmetine bizim için Rabbine dua et; gerçekten biz (bu durumda) hidayete ermişler olacağız” dediler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlar ise, her defasında Mûsâ’ya gelerek, “Ey kudretli büyücü!” diyorlardı, “Tövbe eden günahkârları bağışlayacağına dâir sana verdiği sözün hürmetine, bizim için Rabb’ine yalvar da bu belâyı kaldırsın başımızdan! Söz veriyoruz, bundan böyle kesinlikle doğru yolu izleyeceğiz!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Ey Sihirbaz! Senin yanında ahid verdiği şey sebebiyle rabbine bizim için dua et! Biz, elbette hidayete / doğru yola ermişler’iz” dediler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bir gün: " a büyücü! " dediler. " Madem sana söz vermiş. N'olur Sahib'ine bizim için yalvar da biraz kendimize gelelim. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlar; "Her belada ey büyücü; sana verdiği söze dayanarak bizim için Rabbine dua et. Çünkü biz artık doğru yola gireceğiz!" dediler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Musa’ya) şöyle demişlerdi: “Ey büyücü! [*] Sana verdiği söze göre bizim için Rabbine dua et; çünkü biz artık doğru yola gireceğiz.”
Firavun’un adamları Hz. Musa’ya büyücü dedikleri için burada [es-sâhır] kelimesi kullanılmıştır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ve onlar (her seferinde): “Ey büyücü! (Allah’ın) sana verdiği söz hürmetine bizim için Rabbine duâ et. Gerçekten biz, hak yola döneceğiz.” dediler.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve [her defasında,] “Ey büyücü!” diye feryad ettiler, “Seninle yaptığı [peygamberlik] sözleşmesinin hatırına bizim için Rabbine yalvar: biz artık kesinlikle doğru yola döneceğiz!”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Her felaket karşısında onlar: Ey sihirbaz! Rabbinin seninle olan ahdinin hatırına Rabbine yalvar, başımızdan bu azabı kaldırsın. Zira artık senin gösterdiğin yoldan gideceğiz, dediler. 7/130...135
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve “Sen ey büyücü bilgin! Seninle yaptığı sözleşme hatırına, Rabbine bizim için yalvar: kesinlikle biz artık doğru yola yöneleceğiz!” diye yalvardılar.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Bunun üzerine onlar: "Ey sihirbaz, sana verdiği sözü yerine getir de, Rabbine bizim için dua et (üzerimizden bu azabı kaldırsın) Artık biz doğru yola gireceğiz" diye yalvardılar.
Osman Fırat
swap_vert close
Bunun üzerine dediler ki: "Ey sihirbaz, bizim için rabbine çağrıda bulun, sana verdiği söz hakkı için artık biz yola geleceğiz!"
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve dediler ki: «Ey sahir! Bizim için Rabbine bir dua et, sana olan ahdi hürmetine, şüphe yok ki, biz de elbette hidâyete ermişler oluruz.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Azabı tadınca Mûsâ'ya: “Haydi büyücü! Sana verdiği sözünün gereği olarak bizim için Rabbine dua et, bizi bağışlasın, zira artık yola geleceğiz” dediler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Bunun üzerine dediler ki: "Ey büyücü, bizim için Rabbine du'a et, sana verdiği söz hakkı için (bizi bağışlasın) artık biz yola geleceğiz!"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Mûsâ'nın mu'cizâtı olan 'azâbı gördüklerinde) "Ey sâhir! Sana du'ânı kabûl ideceğini va'd itmiş olan rabbine du'â it ki bizden bu 'azâbı def' itsün. O zamân seni tasdîk ider ve hidâyete ireriz." didiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
(Krize girince) Dediler ki “Bak büyücü! Madem sana sözü var, bizim için Rabbine (Sahibine) yalvar, kriz bitsin, biz gerçekten yola geleceğiz.”
Şaban Piriş
swap_vert close
-Ey sihirbaz! sana verdiği söze dayanarak bizim için Rabb'ine dua et, muhakkak biz de doğru yolu bulacağız, demişlerdi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar ise “Ey büyücü,” diyorlardı. “Sana verdiği sözün hatırına bizim için Rabbine dua et; o zaman mutlaka doğru yola geleceğiz.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Dediler ki: "Ey büyücü! Sana verdiği söz aşkına, Rabbine bizim için bir yakarıver; biz artık doğru yola gireceğiz."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eyittiler “iy cādū! oķı bizüm içün çalabuñı anuñ-ile kim 'ahd eyledi senüñ ķatunda bayıķ biz ŧoġru yol dutıcılaruz.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı eyitdiler: İy cāẕū, du‘ā eyle bizüm‐çün senüñ Tañrıña. Sañava‘de itdügi nesne‐y‐ile. Taḥḳīḳ biz hidāyet üstine olur‐biz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar dedilər: “Ey sehrbaz! (Dualarını qəbul edəcəyi barədə) səninlə olan əhdi hörmətinə Rəbbinə bizdən ötrü dua et (ki, bizi bəladan qurtarsın). Biz mütləq doğru yola gələcəyik!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And they said: O wizard; Entreat thy Lord for us by the pact that He hath made with thee. Lo! we verily will walk aright.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And they said, "O thou(4652) sorcerer! Invoke thy Lord for us according to His covenant with thee; for we shall truly accept guidance."
4652 This speech is half a mockery, and half a ruse. In spite of their unbelief, they had fear in their minds, and in order to stop the plagues, one after another, they promised to obey Allah, and when the particular plague was removed, they again became obdurate. See 7:133-135.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَقَالُوا
dediler ki
يَٓا اَيُّهَ
ey
السَّاحِرُ
sihirbaz
ادْعُ
dua et
لَنَا
bizim için
رَبَّكَ
Rabbine
بِمَا
o şey ile ki
عَهِدَ
ahid verdi
عِنْدَكَ
senin yanında
اِنَّـنَا
çünkü biz
لَمُهْتَدُونَ
elbet doğru yola girenleriz
Bunun üzerine onlar dediler ki: "Ey sihirbaz! (Duanı kabul edeceğine dair) Sana verdiği ahid hürmetine bizim için Rabbine dua et; çünkü biz artık doğru yola gireceğiz."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
اَيُّهَا
Edat
اَيُّهَا
Ey! (Bir hitap biçimidir)
سَاحِرٌ
Etken fiil
س ح ر
Sihirbaz, büyücü
دَعَا
Fiil-I
د ع و
Çağırdı, dua etti, davet etti, yalvardı, isnad etti
لَنَا
Zamir
لَنَا
Bizim için, bize, bizim
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
عَهِدَ
Fiil-I
ع ه د
Ahidleşti, söz verdi, ahdetti
عِنْدَ
İsim
ع ن د
Katında, yanında, huzurunda, tarafında
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
مُهْتَدُون
Etken fiil-VIII
ه د ي
Hidâyet bulanlar, doğru yola girenler