close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zuhrûf Sûresi 31. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve kâlû levlâ nuzzile hâżâ-lkur-ânu ‘alâ raculin mine-lkaryeteyni ‘azîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve bu Kur'an dediler, iki şehirden birinin en büyük, en ileri gelen adamına inseydi ne olurdu?
Mekke'deki Mugıyra oğlu Velid'le Tâif'teki Ebu Mes'ud-üs-Sakafi'dir. Bu hususta daha başka rivâyetler de vardır.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Başka bahane bulamayan müşrikler) "Bu Kur’an (Hz. Muhammed yerine) iki şehirden birinin (beylerine ve) büyüklerine (Mekke ve Taif’ten servet ve riyaset yönünden önde gelen bir kişiye) indirilmeli değil miydi?" diyorlardı.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve dediler ki: “Bu Kur'ân iki şehirden, yani Taif ve Mekke'nin birinin en büyük, en ileri gelen adamına inseydi ne olurdu?”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlar: “Bu Kur'ân, şu iki şehrin birisinden, Mekkeli veya Tâifli önde gelen bir adama, bölüm bölüm indirilmeli, değil miydi?” dediler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ve dediler ki: "Bu Kur'an iki kentin birinden, büyük bir adama indirilmeli değil miydi?"
31-32.Müşrikler Resulullah (a.s.)`a vahyedilen Kur`an-ı Kerim`i kabul etmeyince çeşitli itirazlarda bulundular. Bu itirazlarından biri de, Kur`an`ın aslında Mekke veya Taif`in ileri gelenlerinden birine indirilmesinin daha uygun olacağı iddiaları oldu. Yüce Allah onların bu iddialarına karşı bu ayeti kerimelerini indirdi. (Bu konuda ayrıca Yunus suresinin 2. ayeti kerimesinin iniş sebebine bakınız.)  
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve dediler ki: 'Bu Kur'an, iki şehirden birinin büyük bir adamına indirilmeli değil miydi?'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Yine şöyle dediler: “- Şu Kur'an, iki memleketten (Mekke ve Taif'den) bir büyük adama (mal ve mevkii büyük bir kimseye) indirilseydi ya!...”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
“Ve bu Kur’an, iki şehrin birinden büyük bir adama gelmeli değil miydi?” dediler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Devamla dediler ki: “Bu Kur'ân, iki şehirden bir büyük adama indirilmeliydi!”[532]
[532] Bu iki şehir ve iki kişi hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVII, 311.  
Besim Atalay
swap_vert close
Yine dediler ki: «İşbu Kur'an, iki büyük şehirden, bir adama inseydi ya?»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Bu Kur'an, iki şehirden (Mekke ve Tâif'ten) bir büyük adama indirilseydi ya!” dediler.
Onlara göre Kur’an ya Mekke’nin zengin ve itibarlı kişilerinden Kureyş’in büyüğü ve efendisi Velid ibn Muğîre’ye veya Tâif’in zenginlerinden Urve ibn Mes’ûd es-Sakafi’ye indirilmeliydi. Oysa Allah elçi seçerken kimsenin soyuna, eğitimine, servetine, itibarına, şöhretine bakmıyor. Kaldı ki soy bakımından Hz. Peygamber onların en şereflisi idi. Allah’ın peygamberliği kullarından dilediğine vermesi konusunda bkz. 28/68  
Cemil Said
swap_vert close
"Hiç olmaz ise Kur’ân iki şehrin (Mekke ve Taif) mal ve câh sâhibi âdemlerinden birine nâzil olmuş olsa idi. Belki inanır idik" diyorlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Bu Kuran, iki şehrin birinden bir büyük adama indirilmeli değil miydi?" dediler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Bu Kur’an, iki şehrin birinden bir büyük adama indirilseydi ya!” dediler.[483]
Âyette sözü edilen iki şehir Mekke ve Tâif şehirleridir. Müşrikler, peygamberliği, çok sade ve mütevazi bir hayat yaşayan Hz. Peygamber’e yakıştıramıyor; Kur’an’ın, aristokrat sınıfa mensup Mekkeli Velid b. Muğîre’ye, yahut Tâif’li Urve b. Mesud es-Sekafî’ye inmesi gerektiğini söylüyorlardı.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
“Bu Kur’an, şu iki şehirden büyük bir kişiye indirilseydi ya!” diye de eklediler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ve dediler ki: Bu Kur'an iki şehirden bir büyük adama indirilse olmaz mıydı?  
 Hz. Peygamber’e inanmayanlara göre Kur’an ya Mekke’nin zenginlerinden Velid b. Muğîre’ye veya Tâif’in zenginlerinden Urve es-Sakafî’ye indirilmeliydi. Velid b. Muğîre şöyle demişti: Kureyş’in büyüğü ve efendisi olan ben, yahut Sakîf’in ulusu Ebu Amr b. Umeyr es-Sakafî dururken Kur’an Muhammed’e mi inecek? Halbuki Allah nazarında yükseklik, zenginlik veya soylulukla değil, takvâ iledir. Kaldı ki Hz. Muhammed, soy itibariyle de onların en şereflisi idi. Yalnız anneden ve babadan yetim kalmıştı, zengin de değildi.  
Edip Yüksel
swap_vert close
"Bu Kuran, şu iki kentten ünlü ve büyük bir adama indirilmeli değil miydi?" dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Yine Onlar: "Bu Kur'an, şu iki şehirden bir büyük adama indirilmeli değil miydi?" dediler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve «ne olurdu şu Kur'an iki memleketten bir büyük adama indirilse idi» dediler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ve (müşrikler yine) dediler ki: “Bu Kur’ân, iki şehirden (Mekke veya Tâif’in ileri gelenlerinden, zengin ve itibarı olan) büyük bir adama gönderilseydi ya!”
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Bu Kur'an'ın, iki şehrin birinden, bir büyük adama¹ indirilmesi gerekmez miydi?” dediler.
1- Zengin, güçlü, toplumun ileri geleni.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Bir de (şunu) söylediler: «Şu Kur'an iki memleketin birindeki büyük bir adama indirilmeli değil miydi»?
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve dediler ki: “Bu Kur'ân, iki şehirden (birinde bulunan) büyük bir adama indirilmeli değil miydi?”(1)
(1)Müşriklerin: “İki şehirden (birinde bulunan) büyük bir adam” diye bahsettikleri iki kişi, Mekke ile Tâif’deki zengin iki müşrik idi. (Nesefî, c. 4, 171)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Yine (başka bahane bulamayan müşrikler) “Bu Kur’an (Muhammed yerine) iki şehirden birinin (beylerine ve) büyüklerine (Mekke ve Taif’ten servet ve riyaset yönünden büyük bir kişiye) indirilmeli değil miydi?” dediler.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Bu Kur’an, şu iki şehrin büyüklerinden bir adama indirilmesi gerekmiyor muydu?” demişlerdi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bir de dediler: "Bu Kur’an iki ilin büyüklerinden birine bildirilmeliydi."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
«— Ne olurdu! Bu Kur/an bu iki kasabanın devletli adamlarına [²] inseydi!» dediler.
[2] Ya Mekke'den Velit bini Muğir'eye veya Taiften Urvetü bini Mes'ude. Urve şeref-i İslâm ile müşerref olmuş ise de Velit kâfir olarak bu dünyadan göçmüştü.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Keşke bu Kur’an, iki beldeden/şehirden bir büyük adama⁹ indirilseydi!” dediler.
9 Ayette bahsedilen iki belde/şehir, Mekke ve Taif’tir. Kastettikleri büyük kişiler ise, zengin ve itibarlı olan Mekke’den Velîd bin Muğire, Tâ’if’ten de Urve bin Mes’ud’dur. Urve daha sonra Müslüman olmuştur. Rivayetlerde daha başka kişiler de var. Mütevazı bir hayat yaşayan Hz. Peygamber’e peygamberliği yakıştıramayan bazıları; daha zengin, daha aristokrat birinin peygamber olmasını istemişlerdir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ve dediler ki: “Bu Kur'an, neden iki şehirden (Mekke ve Taif'ten) birinin büyük bir adamına indirilmedi?”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bir de, “Gerek Mekke’de, gerek Taif’de bu kadar zengin ve soylu adam dururken, Allah kendisine elçi olarak Muhammed gibi bir yetimi mi seçmiş? Bu Kur’an gerçekten Allah’tan gelmiş olsaydı, onun iki şehrin ileri gelenlerinden büyük ve itibarlı bir adama gönderilmesi gerekmez miydi?”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Keşke bu Kur’ân, İki Şehir’den, hem de çok büyük bir adama indirilseydi ya!” dediler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Dahası: " Bu Kuran, iki şehir / Mekke ve Taif halkı arasında saygın bir adama indirilmeliydi. " dediler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
“Madem Allah bize bir Kur’an gönderecekti; iki şehir içinden değerli üstün gördüğümüz bir adamla gönderseydi ya!” dediler. Böylece seçtiğimiz elçiyi küçümseyerek aşağılamak istediler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Devamla:) “Bu Kur’an, iki şehirden bir(er) büyük adama indirilmeli değil miydi?” [*] dediler.
Bu ayette müşriklerin Mekke ve Taif’ten iki insandan birisine peygamberlik verilmesini istedikleri ifade edilmek istenmektedir. Beklentileri, Mekke’den Velîd b. Muğîre’nin veya Taif’ten Urve es-Sekafî’nin peygamber olarak görevlendirilmesiydi.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ve (bir de): “Bu Kur’an, iki şehirden büyük bir adama¹ indirilse olmaz mıydı? dediler.
1 Yani Peygamberlik, Mekke’den Velîd b. Mugîre’ye veya Taif’ten Urve b. Mes’ud Es-Sekafî’ye indirilmeliydi dediler. Yani böylece, “Allah’a kimi Peygamber yapacağı hususunda,” hâşâ akıl vermeye kalktılar.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve yine şöyle derler: “Bu Kur’an, neden iki şehrin ileri gelenlerine inmiş değil?” ²⁸
28 Yani, Mekke ve Taif’in ileri gelenlerine -Bu ifade, Kur’an eğer gerçekten ilahî bir vahiy olsaydı ne bir servete ne de doğduğu şehirde üstün bir statüye sahip olmayan Muhammed (s)’e değil, “yüksek itibar”lı bir şahsa inerdi demektir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bir de: – Bu Kuran şu iki şehrin büyük adamlarından birine indirilmesi gerekmez miydi? Dediler. 25/41, 38/8
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Yine dönüp dediler ki: “Bu ilâhî mesaj, şu iki şehrin en büyük (adam)larından birine inmeli değil miydi?”[⁴³⁹⁰]
[4390] Yani: Mekke ve Taif’in. Bu ifade çağın iki büyük gücü olan Bizans ve Pers olarak da anlaşılabilir. Parantez içi açıklamanın gerekçesi 33-34. âyettir. Ayrıca Kasas 68, bu âyete atıf olarak okunabilir (Bkz: 28:68, not 79). Müşrik aklın pasif tanrı tasavvurunun bir tezahürü. Zımnen Allah’ın statüsünü reddederek, ona dünyevî statüyü dayatmaya kalkışmak.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ve "Kur'an şu iki beldenin (Mekke'nin ve Taif’in) birindeki -mal ve mevki sahibi- büyük bir adama indirilmeli değil miydi? (ki onlar buna kuşkusuz daha layıktır) da dediler.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve "Bu Kur’an, iki şehrin birinden bir azametli adama indirilmeli değiliydi!" dediler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve dediler ki: «Şu Kur'an, iki beldeden bir büyük erkek üzerine indirilmiş olmalı değil midir?»
Suat Yıldırım
swap_vert close
30, 31. Ama bu gerçek kendilerine gelince: “Bu sihirdir, biz bunu kabul etmeyiz” dediler ve eklediler: “Bu Kur'ân, bu iki şehirden büyük bir adama indirilseydi ya! ”
İki şehir ile: Mekke ile Taif’i kasdediyorlardı.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ve dediler ki: "Bu Kur'an iki kentten, büyük bir adama indirilmeli değil miydi?"
Hz. peygamber'e inanmayan adamlar, birçok bahane ileri sürmüşlerdi. İnanmalarına engel olan en büyük etken de, Hz. peygamber'i çekememeleri idi. Onlara göre Kur'ân, ya Mekke'nin zenginlerinden Velîd ibn Muğîre'ye veya Tâif'in zenginlerinden Urve ibn Mes'ûd es-Sekafî'ye indirilmeliydi. Velîd ibn Muğîre: "Kureyşin büyüğü ve efendisi olan ben, yahut Sakîf'in ulusu Ebû 'Amr es-Sekafî dururken Kur'ân Muhammed'e mi inecek?" demişti. Halbuki Allah nazarında ma'nevî ululuk, zenginlikle veya soylulukla değil, takvâ iledir. Kaldı ki Hz. Muhammed, soy bakımından da onların en şereflisi idi. Yalnız anneden babadan yetîm kaldığı için zengin değildi. Allah vahyini göndermek için kalbi temiz, İlâhî vahyi almaya dayanıklı bir insan seçmişti.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Eğer bu Kur'ân iki şehirden (Mekke ve Medîne) birinin büyük ricâlinden birine nâzil olsaydı (o vakit inanırdık)" didiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Bu Kur’an iki şehrin (Mekke ile Medine’nin) ileri gelenlerinden birine indirilseydi ya!” dediler.
Şaban Piriş
swap_vert close
-Bu Kur'an iki şehrin büyüklerinden bir adama indirilmeli değil miydi? dediler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bir de “Bu Kur'ân iki şehirden birindeki büyük bir adama(5) indirilseydi ya” dediler.
(5) Mekke veya Taif’in zenginlerinden birine.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ve dediler: "Şu Kur'an, iki kent içinden büyük bir adama indirilmeli değil miydi?"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eyittiler “nişe indürilmedi uşbu ķur’ān bir ere iki köyden ulu? ya'nį mekke daħı ŧāyif.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı eyitdiler: Niçün inmedi bu Ḳur’ān iki şehr ḳavmine bir ulu kişi üsti‐ne?
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar dedilər: “Məgər bu Qur’an iki şəhərdən (Məkkədən və ya Taifdən) olan böyük bir adama (ya Vəlid bin Müğirəyə, yaxud da Ürvə bin Məs’uda) nazil edilməli deyildimi?”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And they say: If only thin Qur’an had been revealed to some great man of the two towns?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Also, they say: "Why is not this Qur´an sent down to some leading man in either of the two(4634) (Chief) cities?"
4634 The world judges by its own low standards. From a worldly point of view, the Prophet was poor and an orphan. Why, they thought, should he be so richly endowed in spiritual knowledge and power? If such a gift had to come to a man among them, it was the right (they foolishly said) of one of the chiefs in either the sacred city of Makkah , or the fertile garden-city of Ta'if!  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَقَالُوا
ve dediler
لَوْلَا
değil miydi
نُزِّلَ
indiril- meli
هٰذَا
bu
الْقُرْاٰنُ
Kur'ân
عَلٰى رَجُلٍ
bir adama
مِنَ الْقَرْيَتَيْنِ
iki şehirden
عَظ۪يمٍ
büyük
Ve (yine) dediler ki: "Bu Kur'ân iki şehirden (birinde bulunan ileri gelen) büyük bir adama indirilmeli değil miydi?"
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَوْلَا
Tahdid edatı + Şart edatı
لَوْلَا
olmamış olsa, olmasa, keşke, eğer olmasaydı
نَزَّلَ
Fiil-II
ن ز ل
İndirdi
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
قُرْءَان
İsim
ق ر ا
Kur'ân, okuma, okunuş
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
رَجُل
İsim
ر ج ل
Erkek, adam
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَرْيَة
İsim
ق ر ي
Her türlü yerleşim yeri (memleket, kasaba, şehir, ülke, köy, belde)
عَظِيم
İsim
ع ظ م
Azîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. Anlaşılamayacak kadar azamete ve büyüklüğe sahip olan demektir), çok büyük, azametli, kocaman, muazzam