close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zilzâl Sûresi 2. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve aḣraceti-l-ardu eśkâlehâ
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve yeryüzü, ağırlıklarını çıkarınca.
Ölüleri, yahut madenleri, defineleri.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ve yerin (Dünya’nın), ağırlıklarını (iki bin santigrat sıcaklıktaki magma tabakasının korkunç lavlarını, bütün maden ve mücevher yataklarını) dışa atıp-çıkardığı,
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
ve yeryüzü bağrındaki ağırlıkları yani hazineleri, madenleri, ölüleri dışarı çıkardığında
Ahmet Tekin
swap_vert close
Yer yükünü, kıymetli ağırlıklarını çıkardığı zaman haberlerini anlatır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ve yer ağırlıklarını (dışa) çıkardığı zaman,
Ali Bulaç
swap_vert close
Yer, ağırlıklarını dışa atıp-çıkardığı,
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Arz, içindekileri dışarıya çıkarıb attığı;
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve yer, ağırlıklarını (madenleri, ölüleri) dışarı çıkardığı,
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
1,2,3. Yerküre o korkunç sarsıntı ile sarsıldığı; yer, ağırlıklarını çıkardığı ve insan, “Ona ne oluyor?” dediği zaman! [790][791]
[790] Zilzâl sûresi hakkında genel bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XXI, 281.[791] Kıyamet ve ahirette yaşanacaklar hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XXI, 283-288.  
Besim Atalay
swap_vert close
İçersinde bulunan ağırlıkları çıkarınca
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İçindekileri dışarıya fırlatıp attığı,
Cemil Said
swap_vert close
1-3. Şiddetli bir zelzele ile arz sarsılub da içinde ne var ise atdığı zamân insân arza ne oldı diyu suâl idecekdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
1,2,3. Yer dehşetle sarsıldıkça sarsıldığı, yeryüzü ağırlıklarını dışarıya çıkardığı ve insanın: "Buna ne oluyor?" dediği zaman;
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
1,2,3. Yeryüzü kendine has bir sarsıntıya uğratıldığı, içindekileri dışarıya çıkarıp attığı ve insan, “Ona ne oluyor?” dediği zaman,
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ve yer ağırlıklarını dışarı attığında;
Diyanet Vakfı
swap_vert close
1, 2, 3, 4, 5. Yerküre kendine has sarsıntısıyla sallandığı, toprak ağırlıklarını dışarı çıkardığı ve insan «Ne oluyor buna!» dediği vakit, işte o gün (yer) Rabbinin ona bildirmesiyle bütün haberlerini anlatır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Yerin ağırlıklarını fışkırttığı,
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Yer, içindeki ağırlıkları çıkarıp dışarı attığı,
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve Arz ağırlıklarını çıkardığı
Emrah Demiryent
swap_vert close
Yer, içindeki ağırlıkları dışarı çıkardığında,
Erhan Aktaş
swap_vert close
Yeryüzü ağırlıklarını çıkardığı;
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
yer, (bütün) ağırlıklarını (dışarıya fırlatıb) çıkardığı,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
1,2,3. Yer, (o şiddetli) zilzâl'iyle (sarsıntısıyla) sarsıldığı; yeryüzü, ağırlıklarını(dışarıya) çıkardığı ve insan: “Buna ne oluyor?” dediği zaman!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (yine) yerküre, (bu şiddetli depremler, sarsıntılar ve volkanik patlamalarla) içindeki (bütün) ağırlıklarını (yer altındaki madenleri, gazları, lavları vs.) dışarı çıkardığında, *
(*) Zilzâl sûresinin 2. âyetindeki arzın ağırlıklarını çıkarması tasviri, olayı daha vurgulu bir şekilde anlatmak içindir. Bu tasvirle, volkanik patlamalar ve şiddetli depremler sonucu yerkabuğunun kırılma alanlarından erimiş ağır metaller olan lavların, gazların ve madenlerin yer üstüne çıkması resmedilir. Benzer tasvir bu âyetlerde de karşımıza çıkar: “ ve yeryüzü dümdüz hâle getirildiğinde…Ve içindeki her şeyi dışarı atarak boşaldığında.”(İnşikâk:3-4) Dünyaya çarpan büyük bir asteroidin (Karia) depremleri tetiklemesi (Zilzal) ve yerkabuğunun bir mağma havuzuna dönmesi (İnşikâk) sonucunda canlılığın bitmesiyle yeryüzünün dümdüz olduğu Kur’an’da tasvir edilmektedir. (Kurandan Hayata) {إِذَا زُلْزِلَتِ ٱلأَرْضُ}, حُرِّكت [الأرض] حركةً شديدة لقيام الساعة، {زِلْزَالَهَا}، تحريكها. وذلك من تكرر الانفجارات الناشئة عن اضطراب داخل طبقاتها وانقلاب أعاليها أسافل والعكس.والتعريف في {الإنسان} تعريف الجنس المفيد للاستغراق، أي وقال الناس ما لها، أي الناس الذين هم أحياء ففزعوا وقال بعضهم لبعض، أو قال كل أحد في نفسه حتى استوى في ذلك الجَبان والشجاع، والطائش والحكيم، لأنه زلزال تجاوز الحدّ الذي يصبر على مثله الصَّبور (التحرير والتنوير) ...ثم قال: المراد من هذه الزلزلة، الزلزلة الأولى يقول: أخرجت الأرض أثقالها، يعني الكنوز – وقال البعض هذه الزلزلة الثانية وهي بعد القيامة. قال: تخرج الأثقال يعني الموتى أحياء (مفاتيح الغيب ، التفسير الكبير) {وَأَخْرَجَتِ ٱلأَرْضُ أَثْقَالَهَا } ما في جوفها من الدفائن أو الأموات (انوار التنزيل واسرار التأويل).  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yer ağırlıklarını çıkardığı (insanlar diriltildiği) zaman.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
yeryüzü ağırlıklarını dışarıya atınca,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ağırlıklarını dışarı çıkardığı zaman [²],
[2] Zelzeleyle yer alt üst olacağı zaman.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Yeryüzü içindeki ağırlıkları dışarıya attığında,²
2 Yeryüzünün ağırlıklarını dışarı atması demek; altı üstüne, içi dışına gelecek demektir. Bir kıyamet tasviridir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ve yer, ağırlıklarını dışa atıp çıkardığı.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Toprak, bağrındaki ölü bedenleri dışarıya fırlattığı;
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yer, ağırlıklarını çıkardığı zaman,
Mehmet Çakır
swap_vert close
tüm ağırlıklarını atacak,
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yerin altındakiler yeryüzünün üstüne çıkarıldığı zaman
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yer, ağırlıklarını çıkarttığı(nda),
Mehmet Türk
swap_vert close
1,2. Yeryüzü, bütün şiddetiyle sarsıldığı¹ ve yeryüzünün ağırlıklarını² çıkarıp attığı zaman.
1 Yerin o, zelzelesi yani yerin, hareketi dediğimiz zangır zangır sarsıntısıdır. (زُلْزِلَتْ) fiili meçhul siygada kullanıldığı için yer bu sarsıntıyı kendisi değil, Allahu Teâlâ yapacaktır. Ayrıca buradaki (الْاَرْضُ) ma’rife olduğu için bu yer bizim bildiğimiz, üzerinde ikamet ettiğimiz “yeryüzüdür.” (زِلْزَال) kelimesi ise mutlak mef’ul olarak manayı te’kid için gelmiştir. Bütün bunlar, yerin mümkün olabilen bütün şiddet ve dehşetiyle sarsıntısına işarettir ki, maksat, Hacc sûresinde geçtiği üzere, “Ey insanlar! Rabbinize (karşı günâha girmekten) sakının, çünkü kıyametin sarsıntısı gerçekten çok büyük bir şeydir.” (Hacc: 1) Vakıa Sûresi’nde ve daha birçok sûrelerde: “Yer, yerinden oynadığı, dağlar ufalanarak toz duman olup, havada uçuştuğu zaman.” (Vakıa: 4-6) gibi âyetlerle açıklanmış ve haber verilmiş olan kıyamet depremidir. 2 Bu ağırlıklar: kabirlerindeki ölüler, içerisindeki hazineler yani yeryüzünde o güne kadar gizli kalan her şey olabilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
ve yeryüzü ağırlıklarını ¹ attı[ğında],
1 O güne kadar kendinde gizlediği bütün her şeyi -ölülerin bedenleri veya kalıntıları dahil.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yine yeryüzü içindeki ağırlıkları dışarı fırlattığı zaman. 81/1...6, 84/3...5
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Tüm maddî-mânevî ağırlıklarını çıkarttığı zaman,
Orhan Kuntman
swap_vert close
Bütün ağırlıklarını (kabirdeki ölüleri) dışarı çıkardığı,
Osman Fırat
swap_vert close
Yer (içindeki) ağırlıklarını çıkardığı,
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve yer ağırlıklarını dışarıya çıkarır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ve yer bağrındaki ağırlıkları çıkardığı zaman. . .
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yer (bağrındaki) ağırlıklarını çıkardığı,
Deprem sonucunda altındaki hazîneleri, madenleri yahut ölüleri dışarı attığı zaman.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve arz, içinde olan ağırlıkları (hazîne, me'âdin, ecsâm ve sâireyi) meydâna çıkardıkda
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yer, ağırlıklarını atınca,
Şaban Piriş
swap_vert close
Yer, ağırlıklarını çıkardığı zaman ..
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ve bütün ağırlıklarını dışarı çıkardığında,
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ve toprak, ağırlıklarını çıkardığı zaman,
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı çıķardı yir ķumaşlarını.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
daḫı çıḳarsa yir içinde olġanı ölülerden,
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Yer öz yükünü çıxardıb atacağı zaman;
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And Earth yieldeth up her burdens,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And the earth throws up her burdens (from within),(6236)
6236 An earthquake, if accompanied by a volcanic eruption, throws up enormous boulders and lava from beneath the crust of the earth. They are thrown up as if they were a burden to the Earth personified. They may be all kinds of minerals, or treasures buried for secrecy. So in the great and final Convulsion, the dead who had been buried and forgotten will rise; matters and motives which had been secretly hidden and metaphorically buried will be brought to the light of day, and justice will be done in the full glare of absolute Truth.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاَخْرَجَتِ
ve çıkardı
الْاَرْضُ
yeryüzü
اَثْقَالَهَاۙ
ağırlıklarını
Yeryüzü, ağırlıklarını (dışarı) çıkardığı (o anda insanın gönlündeki şirk ve küfür dışarı çıktığı zaman),
اَخْرَجَ
Fiil-IV
خ ر ج
Çıkardı
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
ثَقَلَان
İsim
ث ق ل
Yükler, ağırlık sahipleri