close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûsuf Sûresi 66. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâle len ursilehu me’akum hattâ tu/tûni mevśikan mina(A)llâhi lete/tunnenî bihi illâ en yuhâta bikum(s) felemmâ âtevhu mevśikahum kâla(A)llâhu ‘alâ mâ nekûlu vekîl(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Etrafınız kuşatılmadıkça dedi, onu mutlaka geri getireceğinize dair Allah adına bir söz vermezseniz sizinle imkanı yok göndermem onu. Onlar, söz verince de bu dediklerimize Allah tanık olsun dedi.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Babaları Yakub ise:) "Bana etrafınızın çepeçevre kuşatılması (ve çaresiz bırakılmanız) dışında, ne olursa olsun onu mutlaka bana getireceğinize dair Allah adına kesin bir söz verinceye kadar, onu sizinle asla gönderemem." dedi. Böylelikle ona kesin bir söz verilince dedi ki: "Allah, bu söylediklerimize (şahit ve) Vekîl’dir."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ya'kub: “Hepiniz ölümle kuşatılıp kıstırılmadıkça, onu bana geri getireceğinize dair bana Allah huzurunda yeminle söz vermedikçe, onu sizinle göndermeyeceğim!” dedi. Hepsi birden, yeminle söz verdiklerinde Ya'kub: “Allah bu dediklerimize karşı vekildir!” diyerek razı oldu.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Babaları: “Hepiniz kuşatılıp, çaresiz kalmadıkça, onu mutlaka bana getireceğinize dair Allah adına bir söz, bir yemin vermedikçe, onu asla sizinle göndermem” dedi. Onlar da, Allah'a and içerek babalarına söz verince, babaları: “Bu söylediklerimizi denetleyen, kaydeden, hesabını soracak, şâhitlik edecek olan Allah'tır” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Dedi ki:"Çepeçevre kuşatılıp (çaresiz kalmanız) dışında onu bana mutlaka getireceğiniz üzere Allah adına kesin söz vermediğiniz sürece onu sizinle göndermeyeceğim." Ona kesin söz verdiklerinde: "Allah, söylediklerimize vekildir" dedi.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Bana etrafınızın çepeçevre kuşatılması dışında, onu ne olursa olsun mutlaka bana getireceğinize dair Allah adına kesin bir söz verinceye kadar, onu sizinle asla gönderemem.' dedi. Böylelikle ona kesin bir söz verince dedi ki: 'Allah, söylediklerimize vekildir.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Babaları: “- Siz ölümle kuşatılmadıkça, muhakkak surette onu (Bünyamin'i) bana getireceğinize dair Allah'dan sağlam bir yemini bana verişinize kadar, asla onu sizinle beraber gönderemem.” dedi. Onlar, babalarına yeminlerini verince, o şöyle dedi: “-Allah söylediklerimiz üzerine vekildir (onları yerine getirir).”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yakub dedi ki: “Kuşatılmanız durumu hariç, onu bana geri getireceğinize dair, Allah’tan bir güvence bana getirmedikçe, onu asla sizinle beraber göndermeyeceğim… Onlar, ona güvencelerini gösterince, Yakup “Allah, sizin dediğinize şahittir” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ya‘kûb dedi ki: “Hepinizin çepeçevre kuşatılması müstesna, onu bana mutlaka getireceğinize dair Allah'tan bir garanti vermedikçe, onu sizinle asla göndermem.” Kardeşler ona garanti verince şöyle dedi: “Şu söylediğimize Allah vekildir.”
Besim Atalay
swap_vert close
Babaları dedi ki: «Hepiniz ölmedikçe, bunu bana getirmek üzre, Allahın adına belge vermedikçe, onu sizinle hiç yollayamam»; ona belge verilince dedi: «Allah sözünüze tanıktır»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Babaları: “Hep birlikte ölüm çemberine düşmeniz ihtimali dışında, onu (Bünyamin'i) kesinlikle geri getireceğinize dair bana Allah adına sağlam bir güvence, bağlayıcı bir söz vermedikçe onu sizinle birlikte göndermem” dedi. Oğullarının istediği güvenceyi vermeleri üzerine (Yakup): “Bu söylediklerimize Allah vekildir” dedi (ve kardeşleri Bünyamin'i onlarla beraber Mısır'a gönderdi).
Hz. Yakup’un Allah’ı vekil tayin etmesi 64. ayete dayanıyor. Allah’ı şahit tutmak yerine vekil tutuyor. “Ben oğlumu size değil Allah’a emanet ediyorum, size itimadım yok O’na güveniyorum. Zira konuşulanları yerine getirecek olan Allah’tır siz değilsiniz.”  
Cemil Said
swap_vert close
Ya’kûb didi ki: "Feka’l’âde bir hal başınıza gelmediği halde bana sağ sâlim tekrâr getüreceğinize Allâh’ın huzûrunda yemîn itmedikce ânı bırakmıyacağım" Bu va’adde bulundıkları zamân Ya’kûb "Allâh sizin ta’ahhüdâtınıza şâhiddir" didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Babaları: "Hepiniz helak olmadıkça onu bana geri getireceğinize dair Allah'a karşı sağlam bir söz vermezseniz, sizinle göndermeyeceğim" dedi. Söz verdiklerinde: "Sözümüze Allah vekildir" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Babaları, “Kuşatılıp çaresiz durumda kalmanız hariç, onu bana geri getireceğinize dair Allah adına sağlam bir söz vermedikçe, onu sizinle göndermeyeceğim” dedi. Ona güvencelerini verdiklerinde, “Allah söylediklerimize vekildir” dedi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ya‘kūb şöyle cevap verdi: “Aşılamaz engellerle kuşatılmanız hariç, onu bana mutlaka getireceğinize dair Allah adına yeminle kesin söz vermediğiniz takdirde onu sizinle beraber göndermem!” Ona hepsi de kesin söz verince, “Söylediklerimize Allah şahittir” dedi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Ya'kub)  dedi ki: Kuşatılmanız (ve çaresiz kalma durumunuz)  hariç, onu bana mutlaka getireceğinize dair Allah adına bana sağlam bir söz vermediğiniz takdirde onu sizinle beraber göndermem!» Ona (istediği şekilde)  teminatlarını verdiklerinde dedi ki: Söylediklerimize Allah şahittir.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Hepiniz kuşatılıp engellenmedikçe onu bana getireceğinize dair bana, ALLAH adına sağlam bir söz vermezseniz, onu sizinle beraber göndermem. Onlar ona söz verince, "Söylediklerimize ALLAH tanıktır," dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Babaları dedi ki: "Hepiniz çaresiz kalmadıkça onu bana mutlaka getireceğinize dair Allah'dan bir yemin vermedikçe, onu, kesinlikle sizinle göndermem". Onlar da Allah'a and içerek babalarına söz verince, babaları dedi ki: "Bu söylediklerinize Allah vekildir".
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Dedi: ihtimali yok onu sizinle beraber göndermem, tâ ki bana hepiniz ihata edilmedikçe onu behamehal getireceğinize dâir Allahdan bir mîsak veresiniz, vaktâ ki misaklarını verdiler, dedi ki: Allah söylediklerimize karşı vekil
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Ya’kûb) dedi ki: “Çepeçevre kuşatılıp (çaresiz kalmanız) dışında onu (Bünyâmin’i) bana mutlaka getireceğiniz üzere Allah adına kesin söz vermediğiniz sürece onu sizinle göndermeyeceğim.” Ona (Allah’ın adıyla) kesin söz verdiklerinde: “Allah, bu söylediklerimize vekildir (şahittir)!” dedi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Saldırıya uğrayıp çaresiz kalmadıkça, kesinlikle onu bana getireceğinize dair Allah adına sağlam bir söz vermedikçe, onu sizinle asla göndermem.” dedi. Onlar, söz verince: “Allah söylediklerimize vekildir.” dedi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Ya'kub): «Etraafınız kuşatılıb (çaresiz kalmanız müstesna) onu bana behemehal getireceğinize dâir Allahdan bana sağlam bir teahhüd verilinceye kadar onu sizinle beraber, (kaabil değil) göndermem» dedi. Artık ona (babalarına) te'mînâtlarını verince o da: «Allah benim ve sizin bu dediklerimize vekîl (şâhid olsun)» dedi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Babaları) dedi ki: “Etrâfınız kuşatılmadıkça (öylesine çâresiz kalmanız müstesnâ), onu bana mutlaka getireceğinize dâir, Allah adına bana sağlam bir söz vermedikçe, onu sizinle berâber aslâ göndermem!” Ne zaman ki ona te'mînâtlarını verdiler,(o da:) “Allah, söylediklerimize Vekîldir” dedi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Bunun üzerine Yakup) dedi ki: Kuşatılmanız (ve çaresiz kalma durumunuz) hariç, onu bana getireceğinize dair Allah adına sağlam bir söz vermezseniz onu sizinle göndermem. Onlar (geri getireceklerine dair) kendisine taahhüt edince, (Yakup bakın,) ’Bu söylediklerimiz üzerinde Allah görüp gözeticidir’ dedi.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Babaları “Allah’dan beni ikna edecek sağlam bir delil getirmedikçe, kardeşinizi sizinle göndermeyeceğim. Getireceğiniz sağlam delil hepinizi kapsasın” dedi. Onlarda (Allah adına yemin ederek) sağlam bir delil getirdiler ve “Allah söylediklerimize şahittir (vekil)” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yakup dedi: "Ne olursa olsun ben onu sizinle birlikte gönderemem. Onu bana gerisin geriye getireceğinize Allah’ın adına inandırasıya söz verecek olursanız bak ona diyeceğim yok. Meğer ki sizi kuşatmış olalar." Bunun üzerine babalarına inandırasıya söz verdiler. Yakup Dedi: "Allah bütün dediklerimize tanık olsun."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Yakup «— Bana salimen getireceğinize dair Allah/a karşı aht-ü peymanda bulunmazsanız onu sizinle beraber gönderemem, meğer ki etrafınız kuşatılıp çaresiz kalasınız» [²] dedi. Vaktaki pederlerine aht-ü peymanda bulundular. Yakup «— Allah bu dediklerimize şahit olsun» dedi. Bünyamin/i onlarla beraber gönderdi.
[2] Ölmüş olunuz veya âciz kalınız da gelmeyiniz.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Yakup) “Kuşatılıp çaresiz durumda kalmanız hariç, onu bana geri getireceğinize dair Allah adına sağlam bir söz vermedikçe, onu asla sizinle göndermem!” dedi. Onlar da söz verdiklerinde (Yakup) “Söylediklerimize Allah Vekil’dir” dedi.
Kadri Çelik
swap_vert close
(Yakub,) “Bana etrafınızın çepeçevre kuşatılması (çaresizlik) dışında, onu ne olursa olsun mutlaka bana getireceğinize dair Allah adına kesin bir söz verinceye kadar, onu sizinle asla gönderemem” dedi. Böylelikle ona kesin bir söz verdiklerinde dedi ki: “Allah, söylediklerimize karşı vekildir.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bunun üzerine Yakup, “Etrafınız düşmanlarla kuşatılıp eliniz kolunuz bağlanmadıkça, onu bana geri getireceğinize dâir Allah adına bana söz vermeden, onun sizinle gitmesine asla izin vermeyeceğim!” dedi. Çocukları ona istediği şekilde söz verince, “Bakın, bu konuştuklarımıza Allah şâhittir!” dedi.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Çepeçevre kuşatılmanız dışında onu bana geri getireceğinize dair Allah tarafından bana bir mevsik / açık ve kesin sağlam söz verinceye kadar onu sizinle göndermeyeceğim!” dedi. Ona mevsiklerini / açık ve kesin sağlam sözlerini verdiklerinde: -“Diyeceklerimize Allah vekîldir” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Yakûb: " Bana Allah adına yemin edin, yoksa onu sizinle dünyada göndermem. Hepiniz birden yok olmadıkça onu bana mutlaka getireceksiniz tamam mı!? " Çocukları yemin edip söz verince: " Artık Allah söylediklerimize teminat olsun.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yakup; "Hepiniz düşmanlar tarafından kuşatılıp engellenmedikçe, elinizde olmadan güçsüz takatsiz kalmadıkça, O’nu bana geri getireceğinize dair Allah adına sağlam bir söz vermeden sizinle göndermem!" dedi. Kardeşleri babalarının istediği sözü verdiler. Babaları; "Söylediğimize Allah vekildir!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Yakup, oğullarına): “Kuşatılmanız hariç, onu bana mutlaka getireceğinize dair Allah adına bana sağlam bir söz verinceye kadar onu sizinle birlikte asla göndermem!” demişti. Ona (istediği şekilde) güvencelerini verdiklerinde (Yakup) “Söylediklerimize Allah [vekil]dir (şahittir)” demişti. [*]
Benzer bir cümle Hz. Musa tarafından Hz. Şuayb’a söylenmiştir. Ayet için bkz. Kasas 28:28.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Yâkûb): “Yapacak hiç bir şeyiniz kalmaması hariç,¹ onu bana mutlaka geri getireceğinize dâir, Allah adına bana kesin bir söz vermedikçe, onu sizinle asla gönderemem.” dedi. Onlar ona (geri getireceklerine dâir) kesin söz verince de (Yâkûb): “Şu konuştuklarımıza Allah vekildir.” dedi.²
1 Yani hepiniz her yönden mağlup olmuş, yapacak hiç bir çareniz kalmamış, helâk olacak, takatiniz yetmeyecek bir vaziyete gelmiş olmanız hariç demektir.2 Hz. Yâkûb (a.s) “Allah sözlerimize karşı vekil” demiş, şâhit veya kefil dememiştir. Demek ki maksadı yalnız şahadet değil, icradır. Yani “Allah’ın tevfiki olmadan biz bu sözleri, yerine getiremeyiz, başarıyı ondan bekleriz.” demek istemiştir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Yakub,] “Hepiniz [ölümle] kuşatılıp-kıstırılmadıkça” dedi, “onu bana geri getireceğinize dair bana Allah huzurunda yeminle söz verinceye kadar onu sizinle göndermeyeceğim!” Ve yeminle söz verdiklerinde de, “(Bu) konuştuklarımıza Allah şahittir!” dedi.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Babaları: “Hepiniz kuşatılıp saldırıya uğrayarak yok olmadıkça; onu bana getireceğinize dair Allah adına yemin ederek söz vermezseniz, onu sizinle göndermem.” Onlar yemin ederek kesin söz verince Yakup: “Bu konuştuklarımıza Allah vekildir.” dedi. 4/166, 6/19, 10/61
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Yakub) dedi ki: “Her tarafınızdan kuşatılıp tüm imkânlarınız tükenmedikçe onu bana geri getireceğinize dair Allah adına sağlam bir yemin edip söz vermedikçe, onu sizinle birlikte asla yollamam!” Onlar yemin ettiklerinde ise (Yakub), “Allah bütün bu konuştuklarımıza müdahil olan bir şahittir!”[¹⁸⁸⁴] dedi
[1884] Vekil: Şahid ve kefilden farklı olarak birini bir şeye vekil kılmak, şahit olduğu konuya aktif ve aktüel katılımını istemektir. Bu nedenle Allahu..vekilun ibaresini “Allah…müdahil olan bir şahittir” şeklinde çevirdik.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Yakub da: "-Etrafınız kuşatılmak gibi bir tehlike dışında- Bünyamin'i bana geri getireceğinize dair, Allah adına bana sağlam bir söz vermedikçe (yemin etmedikçe) onu sizinle beraber göndermem" dedi. Onlar onun istediği güvenceyi verince de "Allah söylediklerinize şahittir" diyerek izin verdi.
Osman Fırat
swap_vert close
Babaları, "Kuşatılmanız/tutuklanmanız hariç, onu bana geri getireceğinize dair Allah adına sağlam bir söz vermedikçe, onu sizinle göndermeyeceğim" dedi. Ona güvencelerini verdiklerinde, O da "Allah söylediklerimize vekildir" dedi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Dedi ki: «Onu sizinle beraber göndermem, onu bana getireceğinize dair Allah Teâlâ'dan bana sağlam bir ahidde bulunacağınıza değin. Meğer ki, etrafınız ihata edilecek olsun.» Vaktâ ki, ona ahidlerini getiriverdiler. Dedi ki: «Allah Teâlâ da dediklerimizin üzerine şahiddir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Yâkub şöyle cevap verdi: “Siz kendiniz helâk olmadıkça, onu bana getireceğinize dair Allah'ın huzurunda sağlam bir söz vermeden, ben asla onu sizinle göndermem! ” Onlar kendisine kesin söz verince de dedi ki: “Allah Teâlâ da bu söylediklerimize şahittir, gözeticidir. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Ya'kub): "Hepiniz kuşatılıp engellenmedikçe siz, onu bana getireceğinize dair Allah adına bana sağlam söz vermeden onu asla sizinle göndermem!" dedi. Ne zaman ki, sözlerini verdiler, (Ya'kub): "Söylediğimize Allah, vekildir!" dedi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ya'kûb: "Cümleniz helâk olmadıkca onı bana getireceğinize Allâh ile 'ahid ve mîsâk itmedikce onı size emniyet itmem." didi. Vaktâ ki oğulları böyle 'ahid ve mîsâk itdiler Ya'kûb: "Allâh Te'âlâ bizim 'ahid ve kavlimize şâhiddir."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yakup dedi ki “Ben onu sizinle göndermem; hepinizi kuşatan bir felaket olmadıkça onu bana getireceğinize dair Allah adına sağlam söz verirseniz başka.” Ona o sağlam sözü verdikleri zaman dedi ki “Konuştuklarımıza vekil olan Allah’tır.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Babaları: -Hepiniz kuşatılmadıkça onu bana geri getireceğinize dair Allah'a karşı sağlam bir söz vermezseniz, onu sizinle göndermeyeceğim, dedi. Söz verdiklerinde: -Sözümüze Allah vekildir, dedi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yakub dedi ki: “Hepinizi birden bir felâket kuşatmadıkça onu bana getireceğinize dair Allah adına sağlam bir söz vermezseniz onu sizinle göndermem.” Onlar bunu taahhüt edince, Yakub “Bu söylediklerimiz üzerinde Allah görüp gözeticidir” dedi.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yakub dedi: "Hepinizin çepeçevre kuşatılması müstesna, onu bana mutlaka getireceğinize dair Allah'tan bir garanti vermedikçe, onu sizinle asla göndermem." Kardeşler ona garanti verince şöyle dedi: "Şu söylediğinize Allah Vekîl'dir."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyitti “hergiz viribimeyem anı sizüñ-ile tā viresiz baña inanası ķavl Tañrı’dan kim getüresiz baña anı illā meger helāk olınasız.” pes ol vaķt kim getürdiler aña inanası ķavullarını eyitti “Tañrı anuñ üzere kim eydürüz śaķlayıcıdur.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ya‘ḳūb eyitdi: Ben anı sizüñle göndermezin ḥattā ḳaçan kim and içilmesekim Tañrı adına ki anı baña getüresiz illā ki getürmege gücüñüz yitmese. Pesol vaḳt ki and içdiler. Ya‘ḳūb eyitdi: Tañrı biz eyitgen üzerine vekīldür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Yə’qub) dedi: “Başınıza bir bəla (ölüm, fəlakət) gəlməyəcəyi təqdirdə Bin Yamini (sağ-salamat) qaytarıb yanıma gətirəcəyinizə dair Allaha ürəkdən and içib mənə söz verməyincə onu sizinlə (Misirə) göndərməyəcəyəm!” Onlar and içib söz verdikdə (Yə’qub): “Allah dediyimizə şahiddir!” – dedi.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
He said: I will not send him with you till ye give me an undertaking in the name of Allah that ye will bring him hack to me, unless ye are surrounded. And when they gave him their undertaking he said: Allah is the Warden over what we say.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
(Jacob) said: "Never will I send him with you until ye swear a solemn oath to me, in Allah.s name, that ye will be sure to bring him back to me unless ye are yourselves hemmed in (and made powerless).(1728) And when they had sworn their solemn oath, he said: "Over all that we say, be Allah the Witness and Guardian!"(1729)
1728 The appeal to the family's needs in the time of famine at length made Jacob relent, but he exacted a solemn promise from the brothers, under the most religious sanctions, that they would bring Benjamin back to him, unless they were themselves prevented, as the Insurance Policies say "by an act of God," so that they became really powerless. To that promise Jacob called Allah to witness. 1729 This is more than a formula. Allah is invoked as present and witnessing the bargain, and to Him both parties make over the affair to arrange and fulfil.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالَ
dedi
لَنْ اُرْسِلَهُ
onu asla göndermem
مَعَكُمْ
sizinle beraber
حَتّٰى
ta ki
تُؤْتُونِ
bana ver-menize dek
مَوْثِقاً
sağlam bir söz
مِنَ اللّٰهِ
Allah'tan
لَتَاْتُنَّن۪ي
mutlaka bana getireceksiniz
بِه۪ٓ
onu
اِلَّٓا
hariç
اَنْ يُحَاطَ
kuşatılması
بِكُمْۚ
etrafı- nızın
فَلَمَّٓا
ne za-man ki
اٰتَوْهُ
ona ver- diler
مَوْثِقَهُمْ
sağlam sözlerini
قَالَ
dedi
اللّٰهُ
Allah
عَلٰى مَا
o şeylere ki
نَقُولُ
söylü- yoruz
وَك۪يلٌ
Vekîl'dir
(Yakûb) Dedi ki: "Kuşatıl(ıp çaresiz kalma duru)munuz hariç, onu bana mutlaka getireceğinize dair Allah adına sağlam bir söz vermediğiniz takdirde onu sizinle beraber asla göndermem!" Ona (istediği şekilde) söz verdiklerinde (Yakûb) dedi ki: "Allah söylediklerimize Vekîl'dir."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَن
Harf-i nefi
لَن
Asla, kesinlikle, hiç
اَرْسَلَ
Fiil-IV
ر س ل
Gönderdi
مَع
Edat
مَع
Beraberlik ifade eden edat, ile
حَتّٰى
Edat
حَتّٰى
Nihayet, -e kadar, hatta, ta ki, sonuçta
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
مَوْثِق
İsim
و ث ق
Sağlam söz
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اَحَاطَ
Fiil-IV
ح و ط
Kuşattı, kavradı
بِكُمْ
Zamir
بِكُمْ
Sizin için, kendinize, size karşı
لَمَّا
Zaman zarfı
لَمَّا
Ne zaman ki, zaman, vakit
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
مَوْثِق
İsim
و ث ق
Sağlam söz
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
وَكِيل
İsim
و ك ل
Vekîl (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her konuda güvenilmesi gereken tek zat demektir), vekil