Sonunda, zulmeden o kişilere[¹⁶²⁸] denilecek ki: “Tadın bitimsiz azabı! Kazanıp durduğunuz şeyler dışında bir karşılık mı bekliyordunuz?”[¹⁶²⁹]
[1628] Zımnen: “bilinci ters dönmüş kişiler”. Zira zulüm, bir şeyi yerinden etmektir (bkz: 7:148, not 109). Burada, “başkasına haksızlık yapmak” anlamında bir zulüm söz konusu değildir. Pasajı oluşturan 31-55. âyetler, sahibini “bitimsiz azabı” hak eden eylemlere sürükleyen alt-üst olmuş bir bilince atıf yapmaktadır. Söz konusu bilinç, bir sonraki âyette, hakikati nasıl tersinden okuduğunu açıkça ele vermektedir.
[1629] Âhireti dünya ile, kalıcıyı geçici ile, değerliyi değersizle ve hayrı hazla takas etmek, ters dönmüş bilincin sahibine oynadığı en tehlikeli oyundur.