O vakit şüphe yok ki apaçık bir sapıklık içinde kalırım elbet.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vertclose
"(Bu takdirde) O zaman ben apaçık bir sapkınlık ve Hakk yoldan çıkmışlık içinde olacağım."
Abdullah Parlıyan
swap_vertclose
Bu ilahlara ibadet ettiğim takdirde, gerçekten ben, büyük bir yanılgı içine ve apaçık bir sapıklığa düşmüş olurum.
Ahmet Tekin
swap_vertclose
“İşte o zaman ben, apaçık bir dalâlete, bir yanılgıya düşmüş olurum.”
Ahmet Varol
swap_vertclose
O takdirde ben apaçık bir sapıklık içinde olurum.
Ali Bulaç
swap_vertclose
'O durumda ise, gerçekten ben apaçık bir sapıklık içinde olmuş olurum.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vertclose
Şüphe yok ki, o takdirde ben, apaçık bir sapıklık içindeyim.
Bahaeddin Sağlam
swap_vertclose
Ben o zaman apaçık bir sapıklık içinde olurum.
Bayraktar Bayraklı
swap_vertclose
“Bu durumda ben elbette ki açık bir sapıklığın içine düşerim.”
Besim Atalay
swap_vertclose
Böylelikle, pek açık bir sapkınlığa düşmüş olurum
Cemal Külünkoğlu
swap_vertclose
“(Eğer böyle yaparsam) o vakit ben mutlaka açık bir sapıklık içinde olurum.”
Cemil Said
swap_vertclose
"Âşikâr bir dalâlete düşmüş olurum."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vertclose
"Doğrusu o takdirde apaçık bir sapıklık içinde olurum."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vertclose
“O taktirde ben mutlaka açık bir sapıklık içinde olurum.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vertclose
İşte o takdirde (başka bir tanrı edinirsem) ben apaçık bir sapkınlık içine düşmüş olurum.
Diyanet Vakfı
swap_vertclose
«İşte o zaman ben apaçık bir sapıklığın içine gömülmüş olurum.»
Edip Yüksel
swap_vertclose
"O zaman tümüyle sapıtmış olurum."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vertclose
"Şüphesiz ki ben, o zaman apaçık bir sapıklık içinde olurum."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vertclose
Şübhesiz ben o vakıt açık bir dalâl içindeyim
Emrah Demiryent
swap_vertclose
24-25. (Allah’tan başka ilâhlar edinirsem) o takdirde şüphesiz ben apaçık bir sapkınlık içinde olurum, (dedikten sonra elçilere dönerek:) Şüphesiz ben, sizin Rabbinize îmân ettim, (ey kavmim!) beni dinleyin (siz de îmân edin)!”
Erhan Aktaş
swap_vertclose
“Öyle olsaydı¹ ben, kesinlikle apaçık bir sapkınlık içinde olurdum.”
1- Eğer başka ilahlar edinseydim.
Hasan Basri Çantay
swap_vertclose
«Şübhesiz ben o takdîrde mutlak apaçık bir sapıklık içindeyim (demek) dir».
Hayrat Neşriyat
swap_vertclose
“Şübhesiz ki o zaman ben, elbette apaçık bir dalâlet içinde olurum.”
İhsan Aktaş
swap_vertclose
“(Eğer böyle yaparsam) o vakit ben mutlaka açık bir sapıklık içinde olurum.”*
(*) Ayetlerdeki üslûp muazzamdır. Koşarak gelen kişi halkına ’Siz dalâlettesiniz, müşriksiniz, şefaatçiler edinmişsiniz demeyip kendi üzerinden muhatapların öz eleştiri yapma fırsatı tanımaktadır. Direkt suçlamada muhatap savunma psikolojisi ile karşılık verecekken, bu üslûpta muhatap kendine bir tehdit hissetmeden düşünme imkânı bulacaktır. Hz. Muhammed de bu uslûbu kullanmıştır. ’’Bana ne oluyor da sizi cahiliyeye sanki geri dönmüş gibi görüyorum.’’(Kurandan Hayata)
İlyas Yorulmaz
swap_vertclose
“O zaman bende açıkça sapıklık etmiş olurum.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vertclose
Eğer öyle yaparsam bilin ki işte o zaman ben açıktan açığa sapkınlığa düşmüş olurum.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vertclose
O takdirde ben açık bir sapıklıkta bulunmuş olurum.
İsmail Yakıt
swap_vertclose
“Muhakkak ki ben, işte o zaman apaçık bir sapıklığa düşmüş olurum” (dedi ve)
Kadri Çelik
swap_vertclose
“O durumda ise, gerçekten ben apaçık bir sapıklık içinde olmuş olurum.”
Mahmut Kısa
swap_vertclose
“İşte o takdirde ben, göz göre göre kendimi ateşe atmış, apaçık bir dalalete dalmışım demektir!”
Mahmut Özdemir
swap_vertclose
“Ben, o anda elbette açık bir sapkınlık içinde olurum”.
Mehmet Çakır
swap_vertclose
O zaman, ortada kalırım ya ben!
Mehmet Çoban
swap_vertclose
“Onun için yeryüzünde kendi ilkelerini, kendi yasalarını uygulayarak ilahlık iddia edenlere uyarsam, apaçık sapıklardan olurum.”
Mehmet Okuyan
swap_vertclose
(Başka ilahlar edinirsem) işte o zaman apaçık bir sapkınlıkta olurum.
Mehmet Türk
swap_vertclose
24,25. “İşte o zaman ben, gerçekten tam bir sapkınlık içine düşmüş olurum. (Ey Peygamberler!) Şüphesiz ben, sizin Rabbinize îman ettim, işte beni duyun.”
Muhammed Esed
swap_vertclose
işte o zaman ben apaçık bir sapıklığa düşmüş olurum!”
Mustafa Çavdar
swap_vertclose
– Bu durumda ben apaçık bir sapkınlık içinde olurum. 2/256-257, 39/12...15
Mustafa İslamoğlu
swap_vertclose
Elbet o zaman ben, apaçık bir sapıklığa düşmüş olurum.
Orhan Kuntman
swap_vertclose
"(Evet Rabbime ortak koşarsam) Ben de -sizin gibi- gerçekten bir sapıklık içerisinde olurum."
Osman Fırat
swap_vertclose
O takdirde ben, apaçık bir sapıklık içinde olurum.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vertclose
«Muhakkak ki, ben o vakit apaçık bir sapıklıkta bulunmuş olurum.»
Suat Yıldırım
swap_vertclose
“O durumda ben, besbelli bir sapıklıkta olurum.
Süleyman Ateş
swap_vertclose
O takdirde ben, apaçık bir sapıklık içinde olurum.
Süleyman Tevfik
swap_vertclose
"Eğer öyle bir ilâh ittihâz itsem ben o zamân âşikâr dalâletde olurum"
Süleymaniye Vakfı
swap_vertclose
Öyle yapsam, açık bir sapıklık içinde olurum.
Şaban Piriş
swap_vertclose
Üstelik ben o zaman apaçık sapıklıkta olurum.
Ümit Şimşek
swap_vertclose
“O zaman ben apaçık bir aldanış içinde olurum.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vertclose
"Bu durumda ben elbette ki açık bir sapıklığın içine düşerim."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vertclose
“bayıķ ben andan azġunlıķ içindeven bellü.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vertclose
Ol vaḳtda men ulu azġunluḳ içinde olur‐men, didi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vertclose
Belə olacağı təqdirdə mən (haqq yoldan) açıq-aşkar azmış olaram.
M. Pickthall (English)
swap_vertclose
Then truly I should be in error manifest.
Yusuf Ali (English)
swap_vertclose
"I would indeed, if I were to do so, be in manifest Error.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrowbookmarksave_altmore_vert
content_copyÂyeti Kopyala
linkLinki Kopyala
photo_cameraGörüntü Oluştur
videocamVideo Oluştur
اِنّ۪ٓي
şüphe-siz ben
اِذاً
o za- man
لَف۪ي
elbette içindeyim
ضَلَالٍ
bir dalâlet
مُب۪ينٍ
apaçık
"Şüphesiz o zaman ben elbette apaçık bir dalâlet içinde olurum."
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اِذًا
Edat
اِذًا
Bundan dolayı, bundan ötürü, bunun için, o hâlde, o taktirde