close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tûr Sûresi 47. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-inne lilleżîne zalemû ‘ażâben dûne żâlike velâkinne ekśerahum lâ ya’lemûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve şüphe yok ki zulmedenlere, bundan başka azap da var ve fakat çoğu bilmez.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Şüphesiz zulmedenlere (süper güçlere ve hain işbirlikçilerine) bundan önce (daha dünyada iken) de bir azap vardır; (zulüm düzenleri yıkılıp rezil ve zelil edileceklerdir.) Ancak onların çoğu (gerçeği) bilmeyen (cahiller ve gafillerdir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Gerçek şu ki, yaratılış gayesi dışında yaşayanlara, öteki dünyadaki korkunç azaptan önce de sıkıntı, bunalım, kabir azabı gibi başka azaplar da vardır, ama çoğu bunun farkında değil.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri kısıtlayan, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen zalimlere, müşriklere haksızlık edenlere, günahı, isyanı, Kur'ân'daki hükümleri inkârı alışkanlık haline getirenlere, âhiret azâbından önce korku zillet, açlık, hastalık, deprem, âfet gibi bir azap daha vardır. Fakat çokları bunun farkında değil.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 32/21.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Şüphesiz zalimler için bundan önce de bir azap var. Ancak onların çoğu bilmiyorlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Şüphesiz zulmedenlere bundan önce de bir azab vardır; ancak onların çoğu bilmiyorlar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Muhakkak ki o zalimlere (kâfirlere), bundan (ahiret azabından) önce de (kabirde veya Bedir savaşında) bir azab var; fakat pek çokları bilmezler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve şüphesiz o zalimler için bundan başka bir azap daha var. Fakat çokları bilmiyorlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Şüphesiz, zulmedenler için bundan başka bir azap da vardır. Fakat onların çoğu bilmezler.
Besim Atalay
swap_vert close
Zulmeden kimselere bundan başka azap var, pek çokları bilmezler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Şüphesiz zulmedenlere bundan başka bir azap daha var. Fakat onların çoğu bilmezler.
Zulümlerine Mekke’den başlayan ama bununla yetinmeyip yollara dökülerek tâ Medine’ye kadar giden müşrikler her hamlelerinde kaybetmeye mahkûm olmuştur. Yani azap üstüne azap yaşamışlardır. Bir de işin âhiret boyutu vardır ki esas büyük azap orada beklemektedir. Nitekim “Belki dönüp yola gelirler diye onlara (ahiretteki) büyük azaptan önce mutlaka daha yakın azabı da tattıracağız.” (Secde 32/21) buyrulmaktadır.  
Cemil Said
swap_vert close
Zulüm idenler daha başka ’azâba da dûçâr olacaklardır. Lâkin içlerinden ekserîsi bilmez.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Zulmedenlere, şüphesiz, bundan başka da azap vardır; fakat onların çoğu bilmezler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şüphesiz zulmedenlere bundan başka bir azap daha var.[509] Fakat onların çoğu bilmezler.
Tefsir bilginleri, ahiretteki azabın dışında var olduğu ifade edilen bu azabı, “kabir azabı” yahut “Bedir’de, müşriklerin uğrayacakları yenilgi” şeklinde açıklamışlardır.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Şüphesiz o zulmedenlere bundan başka (dünyada başlarına gelecek) bir azap daha var; fakat çoğu bunu bilmez.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Şüphesiz zulmedenlere, ondan başka da azap vardır. Fakat çokları bilmezler.  
 Bu, ölümlerinden önce veya kabirde görecekleri azaptır. Nitekim dünyada kıtlıkla, savaşlarda mağlubiyetle ve benzeri şeylerle azabı tatmışlardır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Zulmedenlere bunun dışında bir ceza daha vardır, fakat çokları bilmezler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Şüphesiz o zulmedenlere ondan başka da azab vardır. Fakat çokları bilmezler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O zulmedenlere ondan beride de bir azâb vardır velâkin pek çokları bilmezler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz zulmedenlere/kâfirlere bundan başka, bir azap daha vardır. Fakat onların çoğu bilmezler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Zulmedenler için bundan başka bir azap daha vardır. Ne var ki onların çoğu, bunun bilincinde değiller.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Muhakkak ki o zulmedenlere bundan evvel de bir azâb var. Fakat onların çoğu (bunu) bilmezler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve şübhesiz ki o zulmedenlere, bundan başka (dünyada da) bir azab vardır; fakat onların çoğu bilmezler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve şüphesiz ki o zulmetmiş olanlara (haksızlık, baskı ve işkence ile insanların temel hak ve hürriyetlerini kısıtlayan güçlere ve hain işbirlikçilerine) bundan başka (daha dünyada iken) bir azap ta vardır (kurdukları o zulüm ve sömürü düzenleri yıkılıp rezil ve zelil edileceklerdir); fakat onların çoğu (bu gerçeği) bilmezler. *
(*) Bu âyette bundan başka bir azap ile daha karşılaşacakları belirtilmiş, fakat azabın mahiyeti açıklanmamıştır. Bazı müfessirlere göre bundan maksat açlık, yakınlarını ve servetini kaybetme ya da Bedir Savaşı vb. hezimetlere uğrama gibi dünyevî belâlardır (İbn Atıyye, V, 194). Zulümlerine Mekke’den başlayan ama bununla yetinmeyip yollara dökülerek tâ Medine’ye kadar giden müşrikler her hamlelerinde kaybetmeye mahkûm olmuştur. Yani azap üstüne azap yaşamışlardır. Bir de işin âhiret boyutu vardır ki esas büyük azap orada beklemektedir. Yani bu ayet burada zulmedenlerin dünyada başlarına gelen belâları kastetmektedir. Zalimlerin, saygınlıklarını, saygı ve itibarlarını kaybederek kıyamete kadar lanetle anılmaları bile onlar için ayrı bir azaptır. Zira ayetten de anlaşıldığı gibi bu azap dünyevi bir azaptır. Bunu kabir azabına yorumlayanlar çok yanılıyorlar. Ayrıca aşağıdaki ayetlerde sadece iki azaptan söz ediliyor, biri dünya azabı, öbürü ise, ahiret azabı! Yani üçüncü bir azaptan/berzah ve kabir azabından hiç söz edilmiyor, eğer kabir azabı olsaydı Kur’an ondan da söz ederdi. Konuyla ilgili aşağıdaki ayetlere (Haşr-3, Bakara-114, Maide-33, Hac-9, Tevbe-74) bakılabilir. وَلَوْلَٓا اَنْ كَتَبَ اللّٰهُ عَلَيْهِمُ الْجَلَٓاءَ لَعَذَّبَهُمْ فِي الدُّنْيَاؕ وَلَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ عَذَابُ النَّارِ - الحشر ﴿٣﴾ لَهُمْ فِي الدُّنْيَا خِزْيٌ وَلَهُمْ فِي الْآخِرَةِ عَذَابٌ عَظِيمٌ ﴿١١٤ البقرة) ذَٰلِكَ لَهُمْ خِزْيٌ فِي الدُّنْيَا وَلَهُمْ فِي الْآخِرَةِ عَذَابٌ عَظِيمٌ ﴿٣٣ المائدة﴾ لَهُ فِي الدُّنْيَا خِزْيٌ وَنُذِيقُهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ عَذَابَ الْحَرِيقِ ﴿9 الحج﴾ وَإِنْ يَتَوَلَّوْا يُعَذِّبْهُمُ اللَّهُ عَذَابًا أَلِيمًا فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ ﴿74 التوبة﴾﴾  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Şüphesiz ki zulmedenler için, bundan başka bir azap daha var. Fakat onların pek çoğu bunları bilmiyorlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İşte o kimseler ki kıyıcılık ettiler, onlar için bundan başka da azap vardır. Ancak, onların pek çoğu bunu bilmezler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Zalimlere bundan başka da azap vardır [⁷]. Fakat onların pek çoğu bunu bilmezler.
[7] Açlık, kıtlık, Bedir bozgunluğu gibi.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Muhakkak ki zulmedenlerin bunun dışında bir azapları daha var¹⁴. Fakat onların pek çoğu bilmezler.
14 Bu ayeti kabir azabıyla yorumlayanlar vardır. Aslında bu ayet burada zulmedenlerin dünyada başlarına gelen belâları kastetmektedir. Zalimlerin, saygınlıklarını, saygı ve itibarlarını kaybederek kıyamete kadar lanetle anılmaları bile onlar için ayrı bir azaptır.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Hiç şüphesiz zulmetmekte olanlara, bundan önce de bir azap vardır; ancak onların çoğu bilmezler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Fakat zâlimleri, âhirette çekecekleri bu cezadan ayrı olarak, peşin olarak bu dünyada ve arkasından kabir hayatında bir ceza bekliyor; ne var ki, çokları bunun bilincinde değil.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Zulmetmiş olanlar için bir azab, bundan başkadır; ama onların çoğu bilmez.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Aslında bu saygısızlar, bunun çok ötesinde bir cezaya daha çarptırılacaklar ama, çokları henüz bunun farkında değil...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Şüphesiz zulmedenlere bundan başka bir azap daha var. Fakat onların çoğu bilmezler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Haksızlık edenlere, elbette ondan başka da azap vardır. Fakat çoğu bilmezler.
Mehmet Türk
swap_vert close
Şüphesiz o zâlimlere, bunun dışında da bir azap vardır. Fakat (insanların) çoğu bunu bilmiyorlar.
Muhammed Esed
swap_vert close
Gerçek şu ki zulüm işlemeye şartlanmış olanları, [öteki dünyadaki korkunç azaptan] daha yakın bir azap beklemektedir: ²⁷ ama çoğu bunun farkında değil.
27 Kur’an, 32:21’de olduğu gibi, burada da, her şer fiilin bu dünyada bile onu işleyenleri şu veya bu şekilde etkileyeceği gerçeğini vurgulamaktadır -bu etki, ya onu çevresinin dostluğundan yoksun bırakarak iç yalnızlığını derinleştirmek (çevresine yabancılaştırmak -T.ç.n), yahut daha dolaysız bir şekilde, gerçek bir mutluluğu ve tatmini imkansız kılacak şartları yaratmak suretiyle gerçekleşir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hiç kuşku yok ki bu zalimlere bundan başka yakın bir azap daha var, fakat onların hiçbiri bunu bilmiyor. 13/33-34
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve elbet kendilerine yazık edenler, bu (âhiret) azabından daha yakın bir (dünya) azabına da mahkûm olmuşlardır: fakat onların çoğu bunu kavrayamamaktalar.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Şüphe yok ki o zulmedenlere, ondan önce de bir azap vardır. (Kıtlık ve açlığa maruz kalacaklardır) Fakat onların çoğu (bunun kendilerini uyaran bir ceza olduğunu) bilmezler! (De şirk ve küfürde direnip dururlar.)
Osman Fırat
swap_vert close
Şüphesiz zulmedenler için bundan başka bir azap da var. Lakin onların çoğu bilmiyorlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve şüphe yok ki, zulmedenler için ondan mukaddem bir azab da vardır. Velâkin onların birçokları bilmezler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Muhakkak ki o zalimlere bundan başka azap da vardır; fakat onların çoğu bunu bilmezler. [32, 21]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Zulmedenlere, bundan başka bir azab da vardır. Fakat çokları bilmezler.
Kâfirler, Dâru'n-Nedve'de toplanmış, Allah'ın Elçisini bir hîle ile öldürmeyi planlamışlardı: Geceleyin her kabîleden bir kişi saldırıp Allah'ın Elçisine kılıç vuracak, böylece o, kim vurduya gidecekti. Bu âyette, asıl o tuzak kuranların, tuzağa düşeceklerini belirtiliyor. Nitekim bu adamların kurdukları tuzak, Bedir'de kendi başlarına geçmiş ve imha için üzerine yürüdükleri peygamber'in arkadaşları tarafından biçilmişlerdir.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Şirkle nefislerine zulüm idenlere bundan başka da 'azâb vardır. Lâkin ekserîsi bunı bilmezler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yanlış yapanlar için bundan önce bir azap daha var[*], onların çoğu bunu bilmez.
[*] İşte bu azap, kabirde olan kişinin diriliş gününü umuztsuzluk ve korkuyla beklemesi cezasıdır.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Zalimler için bundan başka da azap vardır, fakat onların çoğu bilmezler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Zulmedenler için ondan önce bir azap daha vardır;(6) lâkin çoğu bilmiyor.
(6) Kabir azabı. 40:46 ve açıklamasına bakınız.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Zulmedenler için bundan başka bir azap da vardır. Fakat onların çokları bilmiyorlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı bayıķ anlaruñ kim žulm eylediler 'aźābdur şundan ilerü ve lįkin eyregi anlaruñ bilmezler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ẓālimler‐çün ‘aẕāb vardur ḳıyāmet ‘aẕābı gelmezden burun. Lākin anla‐ruñ çoġı bilmezler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Şübhəsiz ki, zalımları (kafirləri) hələ bundan başqa da (dünyada və qəbir evində) əzab gözləyir. Lakin onların əksəriyyəti (bunu) bilməz!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And verily, for those who do wrong, there is a punishment beyond that. But most of them know not.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And verily, for those who do wrong, there is another punishment besides this:(5080) But most of them understand not.
5080 The final Judgement is for all. But in addition, wrongdoers have to fear a retribution or punishment in this very life, an open punishment through external events or, at least the bitter pangs of conscience within.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِنَّ
ve şüp- hesiz
لِلَّذ۪ينَ
o kimselere ki vardır
ظَلَمُوا
zulmettiler
عَذَاباً
bir azap
دُونَ
başka
ذٰلِكَ
bundan
وَلٰكِنَّ
fakat
اَكْثَرَهُمْ
onların çoğu
لَا يَعْلَمُونَ
bilmezler
Şüphesiz ki zulmedenlere (orada) bundan başka bir azap daha vardır; fakat onların çoğu (bunu) bilmezler.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ظَلَمَ
Fiil-I
ظ ل م
Zulmetti, haksızlık etti
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
دُون
İsim
د و ن
Başka, başkası, arka, hariç, önce, dışında
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
لٰكِنّ
Harf-i istidrak
لٰكِنّ
Ancak, fakat, lakin, başka, hariç
اَكْثَر
İsim
ك ث ر
Çoğu, daha çok, daha fazlası
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi