close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tûr Sûresi 30. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Em yekûlûne şâ’irun neterabbesu bihi raybe-lmenûn(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Yoksa onlar, bir şair ki ölmesini, zamanın kötülüklerine uğramasını gözetiyoruz mu diyorlar?
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Nebim!) Yoksa onlar Sana: "(Bizi hayra davet eden kişi sadece) sıradan bir şairdir, ‘biz Ona zamanın (getireceği) felaketleri gözlüyoruz’ (ve Onu susturup pusturacak tuzaklar hazırlıyoruz)" mu diyorlar? (Sabret ve söyle:)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Yoksa onlar senin hakkında, O bir şairdir, zamanın tokadını yemesini bekliyoruz mu diyorlar?
Ahmet Tekin
swap_vert close
Yoksa onlar: “O bir şâirdir. Onun, zamanın ıstırap veren felâketlerine uğramasını bekliyoruz.” mu diyorlar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Yoksa: "(O) bir şairdir, biz onun zamanın felaketlerine çarpılmasını gözlüyoruz" mu diyorlar?
30.İbnu Cerir`in Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre Kureyş müşrikleri Daru`n-Nedve`de toplanarak Resulullah (a.s.) hakkında ne yapacaklarını konuşuyorlardı. Bir adam çıkıp: "Onu tutup bağlayın. Sonra Zuheyr ve Nabiğa gibi ondan önce geçen şairlerin çarpıldıkları şekilde zamanın felaketlerine çarpılmasını gözleyin. Nitekim o onlardan biridir" dedi. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Yoksa onlar: 'Bir şairdir, biz ona zamanın (getireceği) felaketleri gözlüyoruz' mu diyorlar?
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Yoksa: “- Bir şairdir, biz O'nun felâket zamanını bekliyoruz” mu diyorlar?
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yoksa: “Bir şairdir. Zamanın çarkları içinde öleceğini bekliyoruz” mu diyorlar?(1)
(1) Cahil ami adamlar gibi.  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Yoksa onlar, “O, başına bir felaketin gelmesini beklediğimiz bir şair midir?” diyorlar.
Besim Atalay
swap_vert close
Yoksa onlar: «O, bir şairdir, günün değişmesini bekliyelim mi?» demektedirler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Yoksa onlar: “O (Muhammed) bir şairdir, zamanın onun aleyhine dönmesini gözlüyoruz” mu diyorlar?
Cemil Said
swap_vert close
30,31. "Bu bir şâ’irdir, cilve-i devrâna muntazır olalım" dirler ise "Peki muntazır olun, ben de sizin ’âkıbetinize muntazır olurum" cevâbını vir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Yoksa senin için şöyle mi derler: "Şairdir, zamanın onun aleyhine dönmesini gözlüyoruz."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Yoksa onlar, “O bir şairdir; onun, zamanın felaketlerine uğramasını bekliyoruz” mu diyorlar?
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Demek onlar, “O bir şairdir; zamanın sillesini yiyeceği günü bekliyoruz” diyorlar öyle mi?
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Yoksa onlar: (O,) bir şairdir; onun, zamanın felâketlerine uğramasını bekliyoruz mu diyorlar?
Edip Yüksel
swap_vert close
Yoksa, "O bir şairdir, onun ölmesini bekliyoruz." mu diyorlar?
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Yoksa onlar (senin için): "Bir şâirdir, zamanın felaketlerine çarpılmasını gözetliyoruz." mu diyorlar?
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Yoksa «bir şâir biz ona «reybul menun»u gözetiyoruz» mu diyorlar?
Emrah Demiryent
swap_vert close
Yoksa onlar (müşrikler), “O (Muhammed) bir şairdir, onun (da diğer şairler gibi), zamanın felaketlerine uğramasını (ölmesini) bekliyoruz” mu diyorlar?
Ezelî ve ebedî ilmi ile her şeyi hakkıyla bilen Rabbimizin, bazı âyet-i kerîmelerde peygamberlere, meleklere, kâfirlere ya da şeytana sormuş olduğu sorular onlardan cevap bekleme soruları değildir. Sorunun muhatabı, peygamber ya da melek ise genelde o anki meselenin iç yüzünün bizlerinde anlaması için sorulan sorulardır. Lânet edilmiş şeytana ya da kâfirlere sorulan sorular ise, esasında onları, azarlama ve kınama ifadeleridir.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Yoksa: “O bir şairdir, ansızın zamanın felaketine uğramasını bekliyoruz.” mu diyorlar?
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Yoksa «(O), bir şâirdir, biz onun, zamanın felâketli haadiseleri (ne çarpılması) nı gözetliyoruz» mu diyorlar?
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Yoksa(1) (onlar): “(O) bir şâirdir; (biz) onun, zamânın felâketlerine uğramasını bekliyoruz!” mu diyorlar?
(1)“İşte şu âyâtın (âyetlerin) binler hakīkatlerinden yalnız beyân-ı ifhâmiyeye (beyânının susturucu oluşuna) misâl için bir hakīkatini beyân ederiz. Şöyle ki: ***** [Yoksa, yoksa] lafzıyla on beş tabaka istifhâm-ı inkârî-i taaccübî (hayret ifâdesiyle ve reddetmek için suâl etmek) ile ehl-i dalâletin bütün aksâmını(kısımlarını) susturur ve şübehâtın (şübhelerin) bütün menşe’lerini (kaynaklarını) kapatır. Ehl-i dalâlet için, içine girip saklanacak şeytânî bir delik bırakmıyor, kapatıyor. Altına girip gizlenecek bir perde-i dalâlet bırakmıyor, yırtıyor. Yalanlarından hiçbir yalanı bırakmıyor, başını eziyor. Her bir fıkrada (parçada) bir tâifenin hülâsa-i fikr-i küfrîlerini (küfre âid fikirlerinin özetlerini) ya bir kısa ta‘bîr ile ibtâl eder, ya butlânı (bâtıl olduğu)zâhir olduğundan sükûtla (susmakla) butlânını bedâhete (açıklığa) havâle eder. Veya başka âyetlerde tafsîlen (ayrıntılı olarak) reddedildiği için burada mücmelen (kısaca) işâret eder.” (Zülfikār, 25. Söz, 19)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Resulüm!) Yoksa onlar (inkârcılar senin için), “O bir şairdir; onun, zamanın felaketlerine uğramasını bekliyoruz”mu diyorlar?
(*) 1-Ezelî ve ebedî ilmi ile her şeyi hakkıyla bilen Rabbimizin, bazı âyet-i kerîmelerde peygamberlere, meleklere, kâfirlere ya da şeytana sormuş olduğu sorular onlardan cevap bekleme soruları değildir. Sorunun muhatabı, peygamber ya da melek ise genelde o anki meselenin iç yüzünün bizlerinde anlaması için sorulan sorulardır. Lânet edilmiş şeytana ya da kâfirlere sorulan sorular ise, esasında onları, azarlama ve kınama ifadeleridir. (E. Demiryent Meali. Tûr Suresi 30. Ayet Açıklaması) 2- Bu pasajda 15 kez kullanılan (أم) em edatı hem soru hem de hakikati muhatabın zihnine kazıma vurgusuna sahiptir. Bkz: (التحرير والتنوير) (İbn Âşûr)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yoksa “(Muhammed) Bir şairdir O’nu şüphe içinde gözleyelim” diyorlardı.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yoksa: "O, şairdir, başına gelecek olanın gelmesini bekliyoruz" mu diyorlar?
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Yok, onlar «— Şairdir, dehr/in dönmesini bekleyelim mi» [⁸] derler?
[8] Yâni o da şairler gibi ölecek, sabredin.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Yoksa onlar, “O bir şâirdir; zamanın onun aleyhine dönmesini/zamanın başına bilinmeyen bir şey getirmesini⁸ gözetliyoruz/bekliyoruz” mu diyecekler?
8 Reyb, daha önce de belirttiğimiz gibi, kesin gerçeğin tam zıddını veren bir kelimedir. Yani, hakikatle ilgili her türlü, şüphe, şekk, zan, tereddüt, ihtimal, tahmin vb ihtiva ediyor olumsuzluk hâli ise “lâ reyb”=kesin gerçeği veriyordu. Burada ise “reybe’l-menûn” (zamanın aleyhe dönmesi veya zamanın başına bilinmeyen bir şey getirmesi) anlamında bir deyimdir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Yoksa onlar, “Bir şairdir, biz ona ölüm felaketine uğramasını gözlüyoruz” mu diyorlar?
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yoksa inkârcılar senin hakkında, “O yalnızca güzel sözler uyduran usta bir şâirdir, zamanın çarkları arasında yok olup unutulmasını bekliyoruz!” mu diyorlar?
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bu durumda “Menûn” / Mecnûn kuşkusu gözlediğimiz bir şair” diyorlar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Yoksa: " feleğin sillesini yiyeceğinden emin olduğumuz bir şair " mi diyorlar?
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yoksa onlar; "O bir şairdir; O’nun başına gelecek bir felaketi bekliyoruz.” mu diyorlar? Yoksa “Başına bir felaket gelse de O’ndan tamamen kurtulsak!” mı diyorlar?
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yoksa onlar “(O) bir şairdir; [*] zamanın (getireceği) felaketlere uğramasını bekliyoruz!” mu diyorlar!
Benzer mesajlar: Enbiyâ 21:5; Sâffât 37:36; Hâkka 69:41.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Yoksa onlar (senin için): “O da bir şairdir, biz onun da zamanla helâk olup gitmesini bekliyoruz.” mu diyorlar?
Muhammed Esed
swap_vert close
Yoksa onlar: “[O, yalnızca] bir şair[dir]; bekleyip görelim zaman ona neler yapacak” mı diyorlar?” ¹⁷
17 Lafzen, “onun için zamanın kötü tecellîlerini bekleyelim”, yani zamanın getireceği kötülükleri: bu, Cevherî ve Zemahşerî’nin (Esâs’da) raybe’l-menûn (ki ikinci kelime, bu otoritelere göre dehr’in, yani “zaman”ın eş anlamlısıdır) ifadesine verdikleri anlamdır. Bu ifade, burada zamanın, peygamber öğretilerinin yanlışlığını yahut en azından bir yanıltma olduğunu isbat edeceği şeklindeki peygamber düşmanlarının beklentilerini yansıtmaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yoksa onlar senin için; “Bu bir şair, bekleyelim bakalım feleğin sillesini ne zaman yiyecek” diyorlar öyle mi? 36/69-70
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Yoksa[⁴⁷⁵⁹] (şimdi de) “O bir şairdir; (bırakın da) feleğin sillesini yiyeceği zamanı bekleyip görelim” mi diyorlar?[⁴⁷⁶⁰]
[4759] Bu pasajda 15 kez kullanılan em edatı, hem soru hem de hakikati muhatabın zihnine kazıma vurgusuna sahiptir (İbn Âşûr). [4760] “Bekleyin bakalım” tavrı, müşriklerin Hz. Rasûl’e karşı izledikleri dört aşamalı stratejinin ilk aşaması olan ilgisizlik ve görmezden gelme evresine tekabül eder. Kur’an’da tek başına “kuşku” anlamında kullanılan rayb, deyimsel kullanımı olan raybe’l-menûn tabirinde “feleğin sillesini yemek” anlamını kazanır. İnkârcı muhataplar helâk ile tehdit edildiklerinde kendilerini böyle avutuyorlardı.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Yoksa onlar senin için: "O bir şairdir, zaman geçtikçe (saçmaladığı anlaşılacak) onun unutulup gitmesini bekliyoruz” mu diyorlar.
Osman Fırat
swap_vert close
Yoksa onlar (senin hakkında): "Bir şâ’irdir, zamanın felâketlerine çarpılmasını gözetliyoruz" mu diyorlar?
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Yoksa diyorlar mı ki, «O bir şairdir, onun hakkında zamanın ızdırap veren felaketini bekliyoruz?»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ne o, yoksa onlar senin hakkında: “Ne olacak? Şairin biri! Feleğin onun başına neler getireceğini göreceğiz” mi diyorlar?
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yoksa onlar (senin hakkında): "Bir şa'irdir, zamanın felaketlerine çarpılmasını gözetliyoruz" mu diyorlar?
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"O şâ'irdir, ona dehrin dönmesine (onun helâkine) intizâr idelim mi" dirler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yoksa şöyle mi diyorlar: “Şairin teki; başına gelecekleri bekliyoruz”
Şaban Piriş
swap_vert close
Yoksa:-O, bir şairdir, zamanın başına getireceği belayı bekliyoruz mu diyorlar?
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yoksa onlar “O şairin biri; bekleyelim, zaman içinde helâk olur gider” mi diyorlar?
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yoksa şöyle mi diyorlar: "O bir şairdir. Zamanın ölüm getiren felaketine çarpılmasını bekliyoruz."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
belki eydürler “şi'r eyidicidür güyerüz aña rūzigār ķatılıġın.”'
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yā anlar eydürler mi ki şā‘irdür, aña gözedelik rūzgār ḥavādiẟin?
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Yoxsa onlar (sənin barəndə): “(O) şairdir. Biz (ruzigarın gərdişi nəticəsində) onun başına gələcək müsibəti (ölüb getməsini) gözləyirik!” – deyirlər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Or say they: (he is) a poet, (one) for whom we may expect the accident of time?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Or do they say:- "A Poet! we await for him some calamity(5064) (hatched) by Time!"
5064 If a spiteful poet foretells evil calamities for men, men can afford to laugh at him, hoping that Time will bring about its revenge, and spite will come to an evil end. For the various meanings of Rayb, see n. 1884 to 14:9. Some Commentators suggest Death as the Calamity hatched by Time.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَمْ
yok- sa
يَقُولُونَ
diyorlar mı
شَاعِرٌ
bir şairdir
نَتَرَبَّصُ
bekliyoruz
بِه۪
ona
رَيْبَ
felâketini
الْمَنُونِ
zamanın
Yoksa onlar (sana), "(o) bir şairdir. (Biz) Onun, zamanın felâketlerine uğramasını bekliyoruz" mu diyorlar?
اَم
Bağlaç
اَم
Yoksa, yahut, ya da. Kendinden önce gelen kelimeyle bağlanan bir bağlaçtır, böylece ne kendinden önce gelen ne de sonra gelen kelime birbirinden bağımsız düşünülemez.
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
شَاعِر
İsim
ش ع ر
Şair
تَرَبَّصَ
Fiil-V
ر ب ص
Bekledi, gözetledi
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
رَيْب
İsim
ر ي ب
Şüphe, felâket
مَنُون
İsim
م ن ن
Zaman, ölüm