close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tekâsur Sûresi 8. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Śumme letus-elunne yevme-iżin ‘ani-nna’îm(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sonra da andolsun ki o gün nimetlerden soruya çekileceksiniz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Sonra da o gün, (size verilen her) nimetten mutlaka sorguya çekileceksiniz.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Sonra da o gün size verilen tüm nimetlerden iğneden ipliğe sorguya çekileceksiniz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bir de o gün, size verilen nimetlerden dolayı hesaba çekileceksiniz.
Ahmet Varol
swap_vert close
Sonra o gün nimet(ler)den muhakkak sorulacaksınız.
Ali Bulaç
swap_vert close
Sonra o gün, nimetten sorguya çekileceksiniz.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sonra and olsun, o gün (kıyamette) nimetin şükründen muhakkak sorulacaksınız.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Sonra o gün, nimetlerden sorguya çekileceksiniz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Nihayet o gün nimetlerden elbette hesaba çekileceksiniz.”[803]
[803] Tekâsür sûresinden çıkarılacak genel ilkeler için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XXI, 329.  
Besim Atalay
swap_vert close
Evet, o gün nimetten sorulursunuz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Nihayet o gün size verilmiş olan her nimetten sorguya çekileceksiniz!
Cemil Said
swap_vert close
Sonra nâil oldığınız ni’metler hakkında sizden suâl sorılacakdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sonra o gün, size verilmiş olan her nimetten sorguya çekileceksiniz.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Sonra o gün, nimetlerden mutlaka hesaba çekileceksiniz?
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Nihayet o gün nimetlerden elbette sorguya çekileceksiniz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
5, 6, 7, 8. Gerçek öyle değil! Kesin bilgi ile bilmiş olsaydınız, (orada) mutlaka cehennem ateşini görürdünüz. Sonra ahirette onu çıplak gözle göreceksiniz. Nihayet o gün (dünyada yararlandığınız) nimetlerden elbette ve elbette hesaba çekileceksiniz.
Edip Yüksel
swap_vert close
Sonra, o gün (size verilen) nimetlerden sorulacaksınız.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sonra, yemin olsun ki, o gün (size verilen) her nimetten sorulacaksınız
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sonra kasem olsun o gün o naîmden muhakkak sorulacaksınız
Emrah Demiryent
swap_vert close
Sonra o gün, (size dünyada verilmiş olan bütün) nimetlerden hesaba çekileceksiniz.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sonra İzin Günü kesinlikle nimetten¹ sorulacaksınız.
1- Size verilen nimetlerden.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Sonra, andolsun, o gün elbet ve elbet size ni'met (ler) sorulacakdır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Sonra o gün, (size dünyada verilmiş olan) ni'metlerden (teker teker) mutlaka sorulacaksınız!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Sonra da kesinlikle, (dünyada size verilen) bütün nimetlerden (kıyamet gönünde hepiniz) sorguya çekileceksiniz. *
(*) Çoğaltma tutkusuna kapılanlar, hakîkati inkâr edilmeyecek olan ölüm konusunda bile yakîn hasıl edemeyecek kadar meşgûldürler. Hayatı aynelyakîn okuyamamak lütfedilen nimetlerin hesabını verememektir. Ayrıca bazı rivayetlerde ‘’Ümmetimden bir kısım hesapsız ve sorgusuz cennete girecektir.’’ şeklindeki hadisin bu ayette aykırı olduğundan uydurma olduğu kesindir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sonra, verilen nimetlerden o gün, mutlaka sorulacaksınız.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sonra o gün elde ettiğiniz o dirliklerden dolayı ne olursa olsun sorguya çekileceksiniz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Sonra, oraya girince doğru dürüst göreceksiniz, sizi oyalayan nimetlerden yine o gün sorulacaksınız.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Sonra da o gün elbette nimetlerden sorguya çekileceksiniz.⁶
6 Kaynaklarda geçen bir hadise göre, Hz. Peygamber, “İki nimet vardır ki, insanların çoğu bunları değerlendirmekte aldanmıştır: sağlık ve boş vakit.” (Buharî, Rikâk, 1; Tirmizî, Zühd, 1; İbn Mâce, Zühd, 15)  
Kadri Çelik
swap_vert close
Sonra o gün, bütün nimetlerden sorguya çekileceksiniz.
(Şüphesiz bu nimetlerin en önemlisi de Resulullah’ın sapmamak için ümmetine tavsiye ettiği Kur’an ve Ehl-i Beyt nimetidir. Nitekim Mecme’ul Beyan’da yer aldığına göre İmam Sadık (a.s) bu ayette geçen nimetin Ehl-i Beyt olduğunu ifade etmiştir. Hatta Tefsir-i Bürhan’da yer alan kimi rivayetlerde ise Allah’ın insana verdiği bir yiyeceği sormaktan çok daha yüce olduğu belirtilmiş ve ayette geçen nimetten maksadın Ehl-i Beyt nimeti olduğu önemle vurgulanmıştır.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve o Gün, size bahşedilen her nîmetten sorguya çekileceksiniz!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sonra, Nimetler’den o gün elbette sorulursunuz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
O gün, tüm nimetlerin hesabını vereceksiniz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İşte o gün dünyada verilen bütün nimetlerden sorulacaksınız. Akıl, muhakeme, idrak, irade, kalp, ömür, yaşam, yediğiniz, içtiğiniz şeyler, ana baba, eş, çocuklar, akrabalar, mal mülk, mevki makam, para pul, hepsinden hesaba çekileceksiniz. O gün yeryüzünde övündüğünüz çoğunlukların hiç biri yanınızda olmayacak. Aksine; onları çeşitli hilelerle, algı operasyonları ile ve hatta zorla peşinize takarak; haram işlettiğiniz her gün için, günah işlettiğiniz her eylem için onlar sizi suçlayacak! Öyle ulu orta yap, et, işle, günahı varsa ben çekerim dediğiniz her sözün karşılığı cehennem olacak. İster kabul edin, ister etmeyin, ister inanın, ister inanmayın, hesap günü başınıza gelecekler bunlardır. Hayatınızın sadece yeryüzündeki yaşam olduğunu mu zannediyorsunuz? Andolsun ki size doğmadan önce de, öldükten sonra da bir hayat verilmiştir. Doğarken nasıl yalnız doğduysanız, ölürken de yalnız öleceksiniz. Yeryüzündeki yaşamın hesabını yalnız vereceksiniz. Onun için çoklukla övünmeniz boşuna!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sonra o gün, (dünyada size verilen) nimetlerden elbette sorulacaksınız.
Mehmet Türk
swap_vert close
Sonra da yemin olsun ki o gün, (size verilen) bütün nîmetlerden¹ mutlaka hesaba çekileceksiniz.²
1 Bir gece Peygamber Efendimiz dışarıya çıktığında, Ebû Bekir ve Ömer (r.a)’ya rastladı ve onlara: “Sizi bu saatte evlerinizden çıkaran nedir?” diye sordu. Onlar da: “açlık, Ey Allah’ın Rasûlü!” dediler. Peygamberimiz de: “nefsim kudretinde olan Allah’a yemin ederim ki beni de sizi dışarıya çıkaran çıkardı.” dedi. Sonra: “haydi kalkın” buyurdu. Beraberce Ensar’dan bir zatın evine gittiler, fakat o, evinde yoktu. Eşi: “buyurun” dedi. Peygamberimiz: “falanca nerede?” deyince kadın: “bize tatlı su getirmeye gitti” dedi. Derken o şahıs geldi, Peygamberi ve iki arkadaşını evinde görünce: “bu gün benden daha iyi misafiri olan kimse yok” dedi. Gidip bir hurma dalı getirerek, “buyurun” dedi ve hemen bıçağa sarılınca Peygamber Efendimiz: “sakın sağmal bir hayvan kesme” buyurdu. O, onlara bir koyun kesti. O koyundan ve o hurmadan beraberce yediler, tatlı sudan içtiler ve doydular. Peygamberimiz, Ebû Bekir ve Ömer’e: “nefsim kudretinde olan Allah’a yemin ederim ki, kıyamet günü bu nîmetlerden kesinlikle hesaba çekileceksiniz.” buyurdu. (Müslim, Tirmizî, Ebû Davûd, Neseî, İbnu Mâce)2 Yani; o nîmetleri nasıl elde ettiğinizden, şükrünü eda edip-etmediğinizden… gibi.  
Muhammed Esed
swap_vert close
ve o Gün hayatın nimetleri[ne karşı yaptıklarınız] için mutlaka sorguya çekileceksiniz!
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sonra, o gün size sefasını sürdüğünüz nimetlerin hesabı bir bir sorulacak. 35/37, 46/20
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
nihayet o gün, ebedî nimetlerden vaz geçip (geçici nimetlere yönelmenizden) dolayı hesaba çekileceksiniz.[⁵⁸⁷⁷]
[5877] Zımnen: Geçici nimetleri biriktirme tutkusuyla oyalanmak sizi gerçek nimeti görür gibi inanmaktan uzaklaştırdığı için de iş işten geçmiş olacak. Na‘im kelimesi, ni‘met, ni‘am, en‘um, ni‘amâ ve ni‘immâ kelimelerinin aksine, Kur’an’da geçtiği 15 yerde tartışmasız “âhiret nimeti” için kullanılır. Bu âyeti bu kurallı kullanımın bir istisnası saymak Kur’an’ın üslubuyla bağdaşmayacaktır. ‘An edatı, nesnesinden “vazgeçip yüzçevirmeyi” ifade eder. Çevirimizin gerekçeleri bunlardır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Sonra da andolsun ki o gün, (dünyada size verilen) nimetlerden sorguya çekileceksiniz!
(Acaba nimetlerden sorguya çekilme sadece kâfirler için midir yoksa genel midir? Râzî bu konuda şu açıklamalarda bulunmaktadır: "Doğru olan, nimetlerden sorulmanın; gerek lüzumlu olanlar ve gerek olmayanlar hepsinden, mümine ve kâfire genel olmasıdır. Çünkü Allah Teâlâ'nın lütfettiği şeylerin hepsi onun isyanına değil, itaatine sarf edilmek vaciptir. O halde soru hepsini kapsar. Bunu, rivayet olunan şu nebevi Hadis de te'kid eder. Kıyâmet gününde dört şeyden sorgulanmadıkça, kulun ayakları kımıldamaz; ömründen, onu ne ile yok etti? Gençliğinden, onu nerede çürüttü? Malından, onu nereden kazandı? ve nereye sarf etti? İlminden, onunla ne yaptı? ki Peygamber [s.a.s]in bu zikrettiklerinde her nimet dahil olur. Fakat kâfire olan soru, azarlama sorusudur, çünkü o şükrü terk etmiştir. Mümine olan soru ise şereflendirme sorusudur, çünkü o şükür ve itaat etmiştir" Elmalılı da, açıklamasına şöyle devam etmektedir! "Bunun özeti, burada sorumluluğun mânası, her nimetin iyi veya kötü kullanılmasına, yerine sarf edilip edilmediğine göre sevap ve ceza gerektirmesi mânasına, borçlanmanın hükmü olan sorumluluk demek olur. Bu sorumluluk ise gerek kâfir, gerek mümin her mükellef içindir kuşkusuz. Görevini yerine getirmeyip nimeti kötüye kullanan ceza için sorumlu, görevini güzel yapanlar da ecir ve sevap ile ödüllendirilmek için sorumludurlar. Mevlana da; (Dekuki hikayesinde) yukarda zikredilen Hadis'in manasını genişleterek namaza uygulamakta ve müminleri, namaz esnasında Rablerinin kendilerine ihsân buyurmuş olduğu sonsuz nimetleri göz ardı etmemeleri hususunda şöyle uyarmaktadır: "Allah" diyen Hakk'ın kurbanı olur Ey oğul, Tekbirin anlamı budur "Allahu ekber" der kurbanı kesen Namaza dururken nefsini kes sen Beden İsmail'dir, cansa Halil'dir Can, ten üzerine getirir Tekbir ''Bismillah" deyince nefs olur kurban Beden şehvetlerden kurtulur o an Mahşerdeki gibi kurulur saflar Sonunda verilir cezalar aflar Haşredilmiş gibi kullar el bağlar Ayakta durarak af diler ağlar Hak der ki: "Vermiştim bir ömür sana Kulum ne kazandın gel göster Bana Ne işle erdirdin ömrünü sona Gücünü sarf ettin boş şey uğruna Gözünün nurunu tükenmez sandın Söyle beş duygunu nerde kullandın Manevi kudretten yoksun da kaldın Şu fâni dünyadan ne satın aldın Bel ve kazma gibi, verdim el ayak Onları ne yolda kullandın.. bir bak!" Hakk'ın huzurundan sorular gelir Sorular çok kula ıztırap verir Utanç duyan kulun yüzü kızarır Ayakta duramaz ruku'a varır Ruku'da yalvarır Hakk’tan af diler "Noksan sıfatlardan münezzehsin" der Hakk der ki: Ey kulum kalk da ruku'dan Sorduğum şeylere cevap ver hem-an Kul konuşmak ister doğrulur bir an Fakat yere düşer, bulamaz derman Hakk'tan ferman gelir, kula şöyle der Başını kaldır da bana cevap ver Kul doğrulmak ister, fakat utanır Yüzünün üstüne tekrar kapanır Hakk der ki: "Bak da gör, ne imiş mahşer Yaptığın her şeyin hesabını ver!" Allah'tan gelen bu heybetli hitap Bırakır çok kulu âciz ve bîtap Dermansız kalan kul, diz üstü çöker Cenab-ı Hak ise: Haydi söyle der Sana nimet verdim, şükrettin mi sen Sermaye vermiştim, kâr ettin mi sen O kul selam verir, sağına bakar Tüm Peygamberlerden bir yardım arar Nebi'ler der: Çok geç bu af dileyiş Dünyada yaptın mı, hiç hayırlı iş Vaktinde ötmeyen horoz gibisin Bizi rahat bırak, bahtsız kişisin Kul, sonra başını çevirir sola Ki göçmüş, hısmından bir yardım ola Hısmı der ki: "Olmaz, sen yalvar Hakka Baş vurma biz gibi, aciz bir halk’a Kul, her iki yönden umudu keser Gönlünde amansız bir korku eser Boynunu bükerek huzura varır Ellerini açar, Hakk'a yalvarır Ey oğul namaz bu.. işarete bak Anla ki kıyâmet nasıl kopacak Kuş gibi gafletle baş vurma yere Namaz yumurtası civcivler vere  
Osman Fırat
swap_vert close
Sonra o gün, nimetlerden mutlaka hesaba çekileceksiniz?
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Sonra kasem olsun ki o gün her türlü nîmetten muhakkak sorulacaksınız.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sonra o gün nimetlerden hesaba çekileceksiniz!
Zübeyr (r.a) Hz. Peygambere: “Bize hangi nimetler sorulacak: Bütün yiyeceğimiz iki kara şeyden (hurma ve sudan) ibaret. Kılıçlarımız ise her zaman yanımızda (sürekli tehlike içindeyiz) diye sorunca O: “Haberiniz olsun ki ileride, nail olacağınız birçok nimetler olacaktır” buyurdu.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sonra o gün, (size verilen) ni'metten sorulacaksınız.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sonra o gün dünyâda nâil oldığınız ni'metlerden sorulursınız.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Size verilen nimetlerden işte o gün sorguya çekileceksiniz.
Şaban Piriş
swap_vert close
Sonra, o gün nimetlerden hesaba çekileceksiniz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ve o gün nimetlerden sorguya çekileceksiniz.(1)
(1) Peygamberimiz buyuruyor ki: “Kıyamet gününde kula nimetlerden sorulacak olan ilk sual, ‘Bedenine sağlık vermedik mi, sana soğuk su içirmedik mi?’ olacaktır.” (Tirmizî, Tefsir 102:5.)  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sonra o gün, nimetten kesinlikle sorguya çekileceksiniz!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
andan śorınılasız ol gün diñlenmekden ya'nį dünyede ħoş 'ayş geçürmekden.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Andan ṣoñra ṣoralar size ol günde barça ni‘metlerden, ḥattā ṣovuḳ ṣudan daḫı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Sonra da həmin gün (Allahın dünyada sizə əta etdiyi) ne’mətlər barəsində mütləq sorğu-sual olunacaqsınız!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Then, on that day, ye will be asked concerning pleasure.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Then, shall ye be questioned that Day about the joy(6261) (ye indulged in!).
6261 We shall be questioned, i.e., we shall be held responsible for every kind of joy we indulge in; whether it was false pride or delight in things of no value, or things evil, or the enjoyment of things legitimate-the last, to see whether we kept this within reasonable bounds.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
ثُمَّ
son-ra
لَتُسْـَٔلُنَّ
elbette soru-lacaksınız
يَوْمَئِذٍ
o gün
عَنِ النَّع۪يمِ
nimetlerden
Sonra o gün, (size verilen bütün) nimetlerden elbette (tek tek) hesaba çekileceksiniz!
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
سَاَلَ
Fiil-I
س ا ل
İstedi, sorguya çekti, sordu
يَوْمَئِذ
Zaman zarfı
يَوْمَئِذ
O gün
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
نَعِيم
İsim
ن ع م
Çok nimet