close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Târık Sûresi 12. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vel-ardi żâti-ssad’(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve nebat bitirmek için çatlayıp yarılan yere.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Yarılan yeryüzüne (ki içinde ziraat yapılmaktadır ve tüm evrenin özeti konumundadır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bitki ve ağaçları bitirmek için yarılıp çatlayan yeryüzüne de andolsun ki;
Ahmet Tekin
swap_vert close
Andolsun yarıkları, çatlakları ve kırıkları olan, kaynak aktarma ve bitirme özelliğine sahip parçalı yere!
Ahmet Varol
swap_vert close
(Bitkilerin çıkmasıyla) yarılan yere ki;
Ali Bulaç
swap_vert close
Yarılan yere de.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Nebat bitirmek için) yarılan arza ki,
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Çatlayan, bitki veren(*) yere yemin ederim ki;
(*) Babadan su döküp ana rahminde sizi filizlendiren, gökten su indirip yerin karnındaki milyonlarca gizli çekirdek ve taneleri ortaya çıkartan kudret, bütün yaptıkları ile beraber insanı ahirette diriltecektir.  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
11,12,13,14,15,16,17. Andolsun o dönüşlü göğe, o yarılıp çatlayan yeryüzüne. Şüphesiz Kur'ân, hak ile bâtılı ayıran bir sözdür. O asla bir şaka değildir. Kafirler hep hile/tuzak kuruyorlar. Ben de hilelerine karşılık veririm. Onun için sen kâfirlere mühlet ver, onlara az bir zaman tanı![747]
[747] Târık sûresinden çıkarılacak genel ilkeler için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XXI, 53.  
Besim Atalay
swap_vert close
Bitki veren yere ant
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ve (nebat bitirmek için) yarılan/çatlayan yeryüzüne andolsun ki;
Cemil Said
swap_vert close
9-12. Saklı her şeyin meydâna çıkacağı ve (Allâh’dan başka kimsede) nusret ve kudret kalmayacağı gün vurûdını icrâ iden semâ ve yarılan toprak hakkıçün yemîn iderim.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
11,12. Dönüşlü göğe ve yarılan yeryüzüne and olsun ki,
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Yarık yarık çatlamış yere andolsun.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
11-13. Andolsun içindekilerin gidip geldiği semaya ve (tohumun filizlenmesiyle) yarılan yere ki Kur’an (hak ile bâtılı) ayıran bir sözdür.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
11, 12, 13, 14, 15, 16, 17. Dönüş sahibi olan (yağmur yağdıran) göğe, (nebat ile) yarılan yere yemin ederim ki Kur'an, (hak ile bâtılı) ayıran bir sözdür. O, asla bir şaka değildir. Onlar bir tuzak kurarlar, ben de bir tuzak kurarım. Kâfirlere mühlet ver, onları biraz kendi hallerine bırak (pek yakında desteğimiz sana gelecek).
Edip Yüksel
swap_vert close
Ve yarılan yeryüzüne andolsun ki,
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O yarılıp çatlayan yere,
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve o arzı zati sad'a
Emrah Demiryent
swap_vert close
11-12. (İznimizle, yeryüzündeki suyun buharlaşıp bulutlara dönüştüğü, sonra yoğunlaşıp tekrardan yeryüzüne su olarak döndüğü ve yaratmış olduğumuz şaşmaz bir ölçü ve düzene sahip) yağmurlu göğe ve (bitkilerin çıkmasıyla) yarılan yere kasem olsun ki,
Erhan Aktaş
swap_vert close
Yarılma sahibi yeryüzüne ant olsun
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
o (nebat ile) yarılan yere ki,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
O (bitkilerle, vâdilerle yarılarak) yarıklar sâhibi olan yeryüzüne!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Çatlayışlara (fay hatlarına, kıtalara, katmanlara ve yarıklara) sahip arza kasem ederim.*
(*) Ayette geçen (صدع)’’sada’â ’’ kelimesi, Arzın kıtaları, katmanları ve fay hatlarını’’ifade eder. (الله اعلم) Ayetin indiği dönemden sonraki yüzlerce yıllık süre zarfında yeryüzünün çatlakları olan fay hatları henüz keşfedilmemiş olduğu için, bu ayetin sadece toprağın çatlaması ve bitkilerin içinden çıkması gibi anlamları ifade ettiği zannedilmiştir. Hâlbuki ayetin kullandığı ifade geniş olup hem arzın kıtalara bölünmesine hem de fay hatlarına işaret etmektdir. Hem aşağıdaki (موسوعة النابلسي) ‘’Mevsuatun Nablüsi’’ adlı esere, hem de diğer Arapça metinlerine bkz: كانت القارَّات متصلة ثم تصدَّعت قال تعالى: وَالْأَرْضِ ذَاتِ الصَّدْعِ كانت القارَّات متصلة تصدَّعت، الصخور تتصدَّع، الأحجار تتصدَّع، بل إن أدقَّ الجزئيات تتصدع، فإذا ذهبت لتصف الأرض بصفةٍ ثابتةٍ منذ أن خلقها الله, وحتى نهاية الحياة ، إنها التصدُّع:كيف هو الصدع؟ الأرض طبقات، أمسك بيضةً؛ هناك القشرة الكلسية، هناك القشرة الرقيقة، هناك بياض البيضة، هناك صفارها, الطبقات الخارجية أقسى هذه الطبقات، وكلَّما هبطنا نحو أعماق الأرض تصبح هذه الطبقات أقلَّ صلابةً، إلى أن تصبح لزجةً، إلى أن تصبح مائعةً مضطربة, وهذه النظرية أصبحت حقيقةً, كلما اتجهنا نحو باطن الأرض ضعفت الصلابة، وارتفعت الحرارة، أما في مركز الأرض فهو اضطراب عجيب لمائعٍ ناري(موسوعة النابلسي)) في هذه الصورة أكبر صدع في العالم وهذا الصدع يمتد لمسافة 40 ألف كيلو متر، ويحدث فيه معظم زلازل وبراكين العالم، ومن رحمة الله تعالى أنه جعل هذا الصدع تحت قاع المحيط فلا نراه ولا نحس به، ولكن الله تعالى حدثنا عنه بل وأقسم بهذه الظاهرة العجيبة فقال: (وَالْأَرْضِ ذَاتِ الصَّدْعِ).إن هذه الحلقة تمثل أطول صدع في العالم، وهي من المناطق الأكثر خطورة ويعتبرها العلماء ظاهرة جيولوجية غريبة وفريدة من نوعها على سطح الأرض، ولذلك فإن الله تعالى قد حدثنا عن هذا الصدع بل وأقسم بهذه الظاهرة التي لم يكن لأحد علم بها وقت نزول القرآنوالسؤال أيها الأحبة، ما هو الهدف من ذكر هذه الحقيقة الجيولوجية في القرآن؟الجواب نجده في الآية الكريمة: (إِنَّهُ لَقَوْلٌ فَصْلٌ)، أي أنكم أيها الملحدون المشككون بصدق هذا القرآن، عندما تكتشفون هذا الصدع وتعتبرونه من أهم الظواهر الجيولوجية على سطح الأرض، وتعترفون بأنه لم يكن لأحد علم بهذا الصدع من قبل،وأنه من أسرار الكون الخفية، ثم يأتي كتاب الحقائق ليذكر لكم هذا الصدع في آية عظيمة (وَالْأَرْضِ ذَاتِ الصَّدْعِ)، عندما تدركون ذلك فلابد أن تدركوا أن الكتاب الذي يذكر هذه الحقائق ليس بكلام بشر، بل هو قول فصل أنزله الذي يعلم أسرار السموات والأرض، (إِنَّهُ لَقَوْلٌ فَصْل الإعجاز في الأرض - والأرض ذات الصدع: رؤية جديدة )  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yarılıp çatlayan yeryüzüne yemin olsun ki.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
yarılan yer hakkı için,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Yağmurla nebat için yarılan yer hakkı için,
İsmail Yakıt
swap_vert close
Yarık yarık çatlayan toprağa/yeryüzüne!
Kadri Çelik
swap_vert close
Yarılan yere.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve topraktan başını çıkaran yemyeşil filizlerle lime lime çatlayan yeryüzüne ki,
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Çatlayıp Yarılış’ı olan Arz’a / Yer’e de and olsun!
Mehmet Çakır
swap_vert close
11,12. Dönüşümlü mevsimlere ve // susuzluktan çatlayan topraklar aşkına derim ki
Mehmet Çoban
swap_vert close
Susuzluktan yarıklar halinde çatlamış yeryüzüne andolsun!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yarılan yere ki
Mehmet Türk
swap_vert close
11,12. Yağmur yağdıran göğe ve (onunla) yarılıp çatlayan yeryüzüne yemin olsun ki,
Muhammed Esed
swap_vert close
ve bitkilerle patlayıp yarılan yeri!
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bitkiler için çatlayan toprağa andolsun ki. 13/3-4, 80/24...27
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ve (bitkilerle) yarılan yer şahit olsun:
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Gökten rahmet bekleyip susuzluktan) Çatlayıp kavrulan yere ki,
Osman Fırat
swap_vert close
Ve (bitkilerle) yarılma yetisine sahip yer,
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve çatlayıp yarılan yeryüzüne.
Suat Yıldırım
swap_vert close
11, 12. Yağmur dolu gök, bitkilerin çıkması için yarılan yer hakkı için:
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Bitkilerin çıkması için) Çatlayan yere andolsun ki,
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve yarılub nebât ve meyveleri çıkaran arz hakkıyçün
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Çatlama özelliğine sahip[*] yere yemin ederim ki,
[*] Topraktaki bu özellik, bitkinin bitmesine imkân verir. (Abese 80/26 ve devamı)  
Şaban Piriş
swap_vert close
Çatlayan toprağa andolsun ki..
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ve yarıklarla dolu yere:(4)
(4) Bu konuda en ziyade yaygın olan yorum, toprağın bitkilerle yarılmış olduğu şeklindedir. Fakat âyetin tanımı fay hatlarını da hatıra getirmektedir ki, modern yorumlarda bu noktaya işaret edilmektedir.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Çatlayışlarla/yarılışlarla dolu yere de yemin olsun,
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
11-12. gök ḥaķķı-çun dönmek issi daħı yir ḥaķķı-çun yarmaķ issi.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ve yir ḥaḳḳı‐çun ki yarılur ve otlar biter.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
And olsun (növbənöv bitkilər yetirmək üçün) yarılan yerə ki,
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And the earth which splitteth (with the growth of and plants)
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And by the Earth which opens out(6075) (for the gushing of springs or the sprouting of vegetation),-
6075 The earth seems hard, but springs can gush forth and vegetables sprout through it and make it green and soft. So is Truth: hard perhaps to mortals, but through the fertilising agency of Revelation, it allows our inner personality to sprout and blossom forth.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَالْاَرْضِ
ve andolsun yere
ذَاتِ
sahibi
الصَّدْعِۙ
yarılma
Ve (bitkiler bitirmek için çatlayıp) yarılan yere andolsun ki,
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
ذُو
İsim
ذُو
Sahibi
صّدْع
İsim
ص د ع
Yarılma