DÜŞÜN gökleri ve gece vakti geleni! ¹
1 Bazı müfessirler, târık (“gece vakti gelen”) olarak tanımlanan şeyin sabah-yıldızı olduğunu, çünkü onun gecenin bitimine doğru göründüğünü ileri sürerler; diğerleri ise -Zemahşerî ve Râğıb gibi- genel manada onu “yıldız” cinsi olarak anlarlar. Şimdi bu ismin kökünü analiz edersek, “[bir şeye] vurdu” veya “bir şeyi [döğdü]” anlamındaki taraka fiilinden türetildiğini görürüz; bu nedenle, taraka’l-bâb, “kapıyı çaldı” anlamına gelir. Mecazî olarak da, “gece vakti gelen herhangi bir şey”i [veya “herhangi bir kimse”yi] gösterir, çünkü bir eve gece gelen kişinin kapıyı çalması beklenir (Tâcu’l-‘Arûs). Kur’an’ın ifade tarzında târık, felaketin ve sıkıntının derin karanlığında bunalmış bir insana zaman zaman gelen semavî bir teselli ve rahatlamayı; veya belirsizliğin karanlığını gideren anî, sezgisel bir aydınlanmayı; yahut da adeta insanın kalp kapılarını çalan ve böylece hem teselli ve rahatlama, hem de aydınlanma fonksiyonlarını gören ilahî vahyi ifade eden bir mecazdır. (Yemin ifade eden ve bağlacını “Düşün” olarak çevirmem konusunda bkz. sure 74, not 23’ün ilk bölümü.)