close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tahrîm Sûresi 7. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yâ eyyuhâ-lleżîne keferû lâ ta’teżirû-lyevm(e)(s) innemâ tuczevne mâ kuntum ta’melûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ey kafir olanlar, bugün özür getirmeyin; ancak ne yaptıysanız onun karşılığıyla cezalanacaksınız.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Dünyada iken Allah’ı ve Kur’an ahkâmını inkâr edenlere ahirette melekler şöyle diyecektir:) "Ey kâfirler, bugün (boşuna) özür beyan etmeyin. Size ancak yaptıklarınızın (küfür ve kötülüklerinizin) karşılığı verilecektir."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Cehenneme giren, Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenlere denilir ki: “Ey kâfirler! Bugün özürler beyan etmeyin. Çünkü ne yaptınızsa ancak onunla cezalandırılıyorsunuz.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ey kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, küfre saplananlar, bu gün boş yere özür dilemeyin. Siz, kesinlikle işlediğiniz amellerin cezasını çekeceksiniz.
Ahmet Varol
swap_vert close
"Ey inkâr edenler! Bugün özür dilemeyin. Siz ancak yapmakta olduklarınızla cezalandırılıyorsunuz."
Ali Bulaç
swap_vert close
Ey inkâr edenler, bugün özür beyan etmeyin. Siz ancak yaptıklarınızla cezalandırılıyorsunuz.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Kâfirler ateşi gördükleri zaman, kendilerine şöyle denilir): “- Ey kâfirler! Bugün (nafile) özür dilemeyin; siz, ancak yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
“Ey kâfirler! Bugün, artık özür beyan etmeyin. Siz ancak yaptıklarınızın cezasını çekiyorsunuz.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Ey inkâr edenler! Bugün özür dilemeyiniz. Size ancak yaptıklarınızın karşılığı verilecektir.”
Besim Atalay
swap_vert close
Ey küfretmiş olanlar! Bugün özür göstermeyin, ancak yaptıklarınızın cezasını göreceksiniz,
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Yaptıkları yüzünden ateşi hak edenlere cehennemde:) Ey inkârcılar! Bugün boşuna mazeret ileri sürmeyin! (Dünyada iken) ne yapmışsanız, bugün onun karşılığını göreceksiniz” (denir).
Cemil Said
swap_vert close
Ey kâfirler! Bu gün beyhûde i’tizârda bulunmayınız, yapdıklarınızın cezâsını göreceksiniz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Ey inkar edenler! Bugün özür beyan etmeyin, ancak işlediklerinizin karşılığını görmektesiniz" denir.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ey inkâr edenler! Bu gün özür dilemeyin! Siz ancak yapmakta olduklarınızın karşılığını görüyorsunuz.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ey inkâr edenler! Bugün bahane üretmeyin! Sadece yapmış olduklarınızın cezasını çekiyorsunuz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ey kâfirler! Bugün özür dilemeyin! Siz ancak işlediklerinizin cezasını çekeceksiniz, (denilir).
Edip Yüksel
swap_vert close
Ey inkarcılar, bugün özür beyan etmeyin. Siz, ancak yapmış olduklarınızın karşılığını görmektesiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
(İnkâr edenlere): "Ey kâfirler! Bugün özür dilemeyin. Siz ancak işlediklerinizin cezasını çekeceksiniz." (denilir.)
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ey o küfredenler! O gün özür dilemeğe kalkmayın çünkü hep yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz
Emrah Demiryent
swap_vert close
(O melekler, cehennemliklere,) “Ey kâfirler, bugün özür beyan etmeyin. Siz ancak (dünyada) yaptıklarınızla cezalandırılıyorsunuz!” derler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ey gerçeği yalanlayan nankörler! Bugün özür dilemeyin! Siz, yalnızca yaptıklarınızın karşılığını görmektesiniz.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Cehenneme giderlerken onlara:) «Ey kâfirler, bu gün (bîhûde) özür dilemeyin. Siz ancak yapmakda olduğunuzun cezasını çekeceksiniz» (denilir).
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ey inkâr edenler! Bu gün (artık) özür dilemeyin! (Siz) ancak yapmakta olduklarınızın cezâsını çekiyorsunuz.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Yaptıkları yüzünden ateşi hak edenlere:) Ey inkâr etmiş olanlar! Bugün (bu hesap günü) özür dilemeyin! Siz ancak yaptıklarınızın karşılığını görüyorsunuz (denilir).
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ey Gerçek doğruları inkâr edenler! Artık bu gün mazeret uydurmayın, yalnızca yapmış olduklarınızın karşılığını göreceksiniz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ey tanımıyan kimseler! Artık bu gün engellerinizi ileri sürmeyin. Çünkü ettiklerinizin cezasını çekeceksiniz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kâfirler! Bugün ateşe girdiğiniz zaman itiraz etmeyiniz. Ancak yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ey inkâr edenler! Bugün özür beyan etmeyiniz. Siz ancak yapmakta olduklarınızın karşılığını görüyorsunuz.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ey küfre sapanlar! Özür beyan etmeyin. Siz ancak yapmakta olduklarınızla cezalandırılırsınız.
Mahmut Kısa
swap_vert close
O Gün zâlimlere, “Ey inkârcılar!” denilecek, “Bugün özür dileyip bahaneler öne sürmeye kalkmayın; çünkü siz, yalnızca yaptıklarınızın karşılığını göreceksiniz!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ey inkâr etmiş olanlar! O gün mazeret ileri sürmeyin! Doğrusu, işliyor olduğunuz şeylere karşılık alırsınız.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ey inkarcılar! Artık Allah'tan özür dilemeyin. Çünkü yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ey inkâr edenler! Hesap günü gelince sakın özür dilemeyin! Artık özür dileme devri geçmiştir. Dünyada yaşarken gerektiği kadar uyarıldınız. Özür dilemeye çağırıldınız. Ama siz şeytana uyarak kibirle davet edildiğiniz şeylerden kaçtınız. Bugün hesap günüdür. Artık dünya hayatında yaptıklarınızın karşılığını göreceksiniz!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Onlara:) “Ey kâfir olanlar! Bugün özür dilemeyin! Size yaptıklarınızın karşılığı verilecektir!” (denir).
Mehmet Türk
swap_vert close
(O melekler ki, cehennemliklere): “Ey kâfirler! Bugün özür dilemeyin. Çünkü siz, sadece yaptıklarınızla cezâlandırılıyorsunuz.” derler.
Muhammed Esed
swap_vert close
[O halde,] ey hakikati inkara şartlanmış olanlar, bugün [geçersiz] özürler beyan etmeyin: ¹⁵ [öteki dünyada] siz ancak [bu dünya hayatında] yapmış olduklarınızın karşılığını göreceksiniz.
15 Yani, “hakikati bilerek ve isteyerek inkar etmenizi haklı göstermeye çalışmayın” -ellezîne keferû geçmiş zaman ifadesinde kasdedilen bilinçli niyet unsuru (bkz. 2:6, not 6).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ey gerçekleri örtbas eden kâfirler artık bugün mazeret beyan etmeyin çünkü siz sadece yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz. 4/97, 45/34-35
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Siz ey küfürde ısrar edenler! Bugün mazeret ileri sürmeyin! Şimdi sadece yapmış olduklarınızın karşılığını göreceksiniz.
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Cehenneme sürülürken onlara) "Ey kâfirler, bu gün -boşu boşuna- özür dilemeyin, siz ancak yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz" diye nida olunur.
Osman Fırat
swap_vert close
Ey inkâr edenler! Bu gün özür dilemeyin! Siz ancak yapmakta olduklarınızın karşılığını görüyorsunuz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ey kâfir olmuş olanlar! Bugünkü gün itizarda bulunmayın; siz ancak yapmış olduğunuz şeylerin cezasıyla cezalandırılırsınız.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ey kâfirler! Siz ise bugün boşuna mazeret ileri sürmeyin. Siz ne yaptıysanız onun cezasını çekeceksiniz.
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Oraya girenlere derler ki:) Ey nankörlük edenler, bugün özür dilemeyin. Çünkü siz, ancak yaptığınız şeylerle cezalandırılıyorsunuz.!"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ey Kâfirler! Bugün i'tizâr itmeyiniz. (Dünyâda iken aldandık, bizi iğfâl itdiler ve sâire gibi.) Muhakkak sûretde 'amelinizin cezâsını çekeceksiniz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ey ayetleri görmezlikten gelenler (kafirler)![*] Bu gün özür ileri sürmeyin. Sadece yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz.
[*] Al-i İmran 3/106  
Şaban Piriş
swap_vert close
-Ey inkar edenler!O gün mazeret ileri sürmeyin. ancak Yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ey inkâr edenler, bugün özür beyan etmeyin; ne yaptıysanız onun cezasını çekeceksiniz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ey küfre sapanlar! Özür dilemeyin bugün! Çünkü siz yapıp ettiklerinizin karşılığı olarak cezalandırılıyorsunuz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“iy anlar kim kāfir oldılar! “uzr dilemeñ bugün cezā virilmezsiz illā anı kim olduñuz işlersiz.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İy kāfir olan kimseler, ‘öẕr dilemeñüz bu gün. Cezā göreceksiz, siz işlegen‘amel cezāsını.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Kafirlər cəhənnəm oduna atıldıqları zaman onlara belə deyiləcəkdir: ) “Ey kafir olanlar! Bu gün heç bir üzrxahlıq etməyin. Siz ancaq (dünyada) törətdiyiniz əməllərin cəzasını çəkəcəksiniz!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
(Then it will be said): O ye who disbelieve! Make no excuses for yourselves this day. Ye are only being paid for what ye used to do.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
(They will say), "O ye Unbelievers! Make no excuses this Day! Ye are being(5541) but requited for all that ye did!"
5541 'This is no hardship or injustice imposed on you. It is all but the fruit of your own deeds; the result of your own deliberate choice.'  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَٓا اَيُّهَا
ey
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
كَفَرُوا
kâfir oldular
لَا تَعْتَذِرُوا
mazeret beyan etmeyin
الْيَوْمَۜ
bugün
اِنَّمَا
ancak
تُجْزَوْنَ
karşılık görüyorsunuz
مَا
o şey- le ki
كُنْتُمْ
idiniz
تَعْمَلُونَ۟
yapıyorsunuz
(O melekler, cehennemliklere derler ki) "Ey kâfirler! Bugün (boşuna) mazeret beyan etmeyin! Siz ancak (dünyada) yaptıklarınızın karşılığını görüyorsunuz."
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
اَيُّهَا
Edat
اَيُّهَا
Ey! (Bir hitap biçimidir)
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اِعْتَذَرَ
Fiil-VIII
ع ذ ر
Mazaret beyan etti, özür diledi
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
جَزٰى
Fiil-I
ج ز ي
Ödedi, mükâfatlandırdı, cezalandırdı, karşılığını verdi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı