close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tahrîm Sûresi 12. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve meryeme-bnete ‘imrâne-lletî ahsanet fercehâ fenefaḣnâ fîhi min rûhinâ ve saddekat bikelimâti rabbihâ ve kutubihi ve kânet mine-lkânitîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve İmran kızı Meryem'le örnek getirmede ki o, ırzını korumuştu, derken biz, ona ruhumuzdan üfürmüştük ve Rabbinin sözlerini ve kitaplarını gerçekleştirmişti ve o, itaat edenlerdendi.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
İmran’ın kızı Meryem’i de (Allah örnek vermektedir). Ki o kendi iffetini korumuş (ve Rabbine sığınmıştı). Böylece Biz de ona Ruhumuzdan üflemiştik. O da (ondan doğan Hz. İsa da) Rabbinin Kelimelerini ve Kitaplarını tasdik etmişti. O, (Rabbine) gönülden bağlı kimselerden ve itaat edenlerden olan birisiydi. (Meryem; ibadet ve iffet ehli demektir ve Kur’an’da yedi yerde ismi geçmektedir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah İmran'ın kızı Meryem'i de misal verir ki, O iffet ve namusunu korumuştu. Derken biz O'na ruhumuzdan üfürmüştük. Meryem Rabbinin sözlerinin ve kitaplarının doğruluğunu bilip kabul etmiş ve samimiyetle bağlananlardan olmuştu.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İffetini, kale gibi koruyan, beline sahip olan İmrân'ın kızı Meryem'i de, Allah, iman edenlerin ibret alması için iffet numunesi gösterdi. Biz rahmetimizle varettiğimiz düzenin bir bölümü olan ruhumuzdan nûranî dalgalar halinde Îsâ'nın bütün hücrelerine ruh yayarak hayat verdik, onu bilinçlendirdik. Meryem, Rabbinin kanunlarını, mûcizelerini, kudretinin delillerini ve kitaplarını tasdik etti. O, gönülden itaat edip, boyun eğenlerden, uzun uzun kıyamda durarak sorumluluk şuuruyla namaz kılanlardan, dinî insanî ve vicdanî sorumluluklarını yerine getirenlerden, saygıda kusur etmeyenlerdendi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Imran kızı Meryem'i de (örnek verir) ki, o ırzını korudu, biz de ona ruhumuzdan üfledik. O, Rabbinin sözlerini ve kitaplarını doğruladı ve gönülden boyun eğenlerden oldu.
Ali Bulaç
swap_vert close
İmran'ın kızı Meryem'i de. Ki o kendi ırzını korumuştu. Böylece Biz ona ruhumuzdan üfledik. O da Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını tasdik etti. O, (Rabbine) gönülden bağlı olanlardandı.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bir de İmran'ın kızı Meryem'i (misal yaptı) ki, ırzını pek sağlam korumuştu. Biz de ona ruhumuzdan, (vasıtasız olarak yarattığımız ruhdan) üfledik, intikal ettirdik. O, Rabbinin bütün dinî hükümlerini ve kitablarını tasdik etti. Hem o, ibadete devam edenlerden idi.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve İmran’ın kızı Meryem’i de örnek olarak anlatıyor: O Meryem ki namusunu korudu. Biz ona ruhumuzdan üfledik. O, Rabbinin yasalarını ve kitaplarını doğruladı ve devamlı olarak dua edip ibadet edenlerden idi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İffetini korumuş olan, İmran kızı Meryem'i de Allah örnek verdi. “Biz ona ruhumuzdan üfledik.” Rabbinin sözlerini ve kitaplarını tasdik etti. O gönülden itaat edenlerdendi.[660]
[660] Tahrîm sûresinden çıkarılacak genel ilkeler için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XIX, 435-436.  
Besim Atalay
swap_vert close
İmran'ın kızı Meryem'i dahi, örnek vermekte, o eteğin korudu, ona kendi ruhumuzdan üfledik, Tanrısının sözlerini, kitaplarını gerçeklemiştir, dik başlı da değildir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Yine inananlara) ırzını ve iffetini korumuş olan, İmran kızı Meryem'i de Allah örnek verdi. Biz, ona ruhumuzdan üfledik ve Meryem Rabbinin sözlerini ve vahyettiklerinin doğruluğunu kabul etmiş ve (Rabbine) gönülden bağlananlardan olmuştu.
Bkz. 15/29, 17/85Burada “biz ona üfledik” ifadesindeki zamir müzekker (eril), (Enbiya 21/91)’deki zamir ise müennes (dişil) dir. Eğer “Biz ona ruhumuzdan üfledik” ifadesindeki “ruh” ile Hicr 15/29, Secde 32/9, Sâd 38/72 âyetlerinde olduğu gibi hayat soluğu kastediliyorsa zamirin doğrudan insana (Âdem’e) gittiği ve müzekker olması gerektiği anlaşılır. Ancak buradaki zamir müzekker olduğuna göre Hz. Meryem’in karnındaki cenini (erkek olan İsa’yı) gösteriyor. Eğer Meryem’in kendisine gitmiş olsaydı o takdirde Enbiya 21/91’deki gibi müennes zamiri olması gerekirdi.Kuran ayetlerini incelediğimizde “ruh”un, “vahiy, bilgi, emir, can, güç” gibi anlamlara geldiğini görürüz. “Sana ruh hakkında soruyorlar. De ki: “Ruh, Rabbimin bileceği bir şeydir, onun hakkında size çok az bilgi verilmiştir.” (İsra 17/85) Bu ayette de anlatıldığı gibi ruh konusunda çok geniş bilgiye sahip olmasak da Kur’an’ın genelinden anladığımıza göre; “Allah’ın insana ruhundan üflemesi” insanın yaratılışında Allah’ın öğretilerini içeren bir programın insan fıtratına yüklenmesidir. Onun için “…Allah’ın insan bünyesinde nakşettiği fıtrata uygun davran ki Allah’ın yarattığında bir bozulma meydana gelmiş olmasın!..” (Rûm 30/30) buyrulmaktadır.Yukarıdaki ayetlerde sunulan örneklerden ciddi dersler almak gerekir. Hz. Nuh’un ve Lût’un karılarının kocalarına hainlik etmesi, Firavun’un karısı Asiye’nin onca zulüm ve haksızlığa rağmen Rabbine sadakati, Hz. İsa’nın annesi İmran kızı Meryem’in kocasız hamile kalması birer ibret vesikası olarak sunuluyor. İnananlar nerede ve hangi şartlarda olursa olsun vazifelerini yaptıktan sonra Allah’a güvendikleri takdirde Allah onları koruyacaktır.   
Cemil Said
swap_vert close
’İmrân’ın kızı Meryem de fercini muhâfaza itdi. Biz rûhumuzdan âna nefh iyledik. Rabbinin sözlerine, inzâl iylediği kitâblara îmân itdi, emr-i ilâhîye mutî’ oldı.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Mahrem yerini korumuş olan İmran kızı Meryem de bir misaldir. Ona ruhumuzdan üflemiştik; Rabbinin sözlerini ve kitablarını tasdik etmişti; o, Bize gönülden itaat edenlerdendi.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah, bir de iffetini sapasağlam koruyan ve bizim de kendisine ruhumuzdan üflediğimiz, Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını doğrulayan İmran kızı Meryem’i de (inananlara) örnek gösterdi. O itaat edenlerdendi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İmrân kızı Meryem’i de (misal vermiştir): O iffetini çok iyi korumuştu, biz de ona ruhumuzdan üfledik; o, rabbinin sözlerini ve kitaplarını hep tasdik etti ve o içtenlikle itaat edenlerdendi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İffetini korumuş olan, İmran kızı Meryem'i de (Allah örnek gösterdi). Biz, ona ruhumuzdan üfledik ve Rabbinin sözlerini ve kitaplarını tasdik etti. O gönülden itaat edenlerdendi.
 10-12. âyetlerde bahsedilenlerden Hz. Nuh’un karısı, kavmine onun mecnun olduğunu söylerdi. Hz. Lût’un karısı da, kocasına gelen erkek misafirleri, gece ateş yakarak, gündüz de duman çıkararak haber verirdi. İkisi de lâyık oldukları cezaya çarptırıldılar. Firavun’un karısı Asiye, Hz. Musa’ya iman etmişti. Bundan dolayı kocası Firavun, onu ellerinden ve ayaklarından dört kazığa bağlamış, göğsüne kocaman bir taş koymuş, öylece yakıcı güneşe bırakmıştı. İşkence anında, zikredilen duayı yaparken ruhunu teslim etmiştir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Ve İmran kızı Meryem de... O, iffetini korudu, biz de ruhumuzdan ona üfledik. O Rabbinin kelimelerine ve kitaplarına inandı; itaat edenlerden oldu.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Irzını korumuş olan, İmrân kızı Meryem'i de Allah örnek gösterdi. Biz, ona ruhumuzdan üfledik ve Rabbinin sözlerini ve kitaplarını tasdik etti. O, gönülden itaat edenlerdendi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bir de Imranın kızı Meryemi ki ırzını pek sağlam korudu, fakat biz ona ruhumuzdan nefh ettik, hem rabbının kelimâtını ve kitablarını tasdık etmişti, hem «kanitîn»den idi
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Allah,) iffetini korumuş olan, İmrân kızı Meryem’i de (misal verdi). Biz (yaratmış olduğumuz) rûhu, (Cebrâîl’in üfürmesiyle) ona (Meryem’e) ilkâ ettik. O, Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını tasdik etti. O (Allah’a) gönülden itaat edenlerdendi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İmran kızı Meryem; o çok ırzını korumuştu. Ona ruhumuzdan üfledik. O, Rabb'inin kelimelerini¹ ve kitaplarını² tasdik etti ve gönülden saygı gösterenlerden oldu.
1- Takdir edilmiş hüküm. “Allah'ın kelimeleri” deyimi burada, “Allah'ın sözleri” anlamını değil, Allah'ın “ol emri” ile yarattığı şeyleri ve yaratma gücünü ifade etmektedir. Allah'ın sonsuz ilimi ve gücü vurgulanmaktadır. 2- Yasalarını, hükümlerini.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Namusunu muhkem bir kal'a gibi muhaafaza eden İmran kızı Meryemi de (Allah bir misâl olarak irâd buyurdu). Biz bundan dolayı ona Ruuhumuzdan üfürdük. O, Rabbinin kelimelerini ve kitablarını tasdıyk etdi. (Rabbine) itaat (de sebat) edenlerdendi o.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Irzını korumuş olan İmrân kızı Meryem'i de (misâl gösterdi); artık ona(yarattığımız) rûhumuzdan (Cebrâil vâsıtasıyla) üfledik; (o,) Rabbisinin kelimelerini(hükümlerini) ve kitablarını tasdîk etti ve itâat edenlerden oldu.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve İmran’ın kızı Meryem’i de (örnek göstermiştir): O (Meryem) ki iffetini korumuş, buna karşılık biz de ona (bir çocuğu bahşetmek üzere) ruhumuzdan (yaratılışla ilgili emrimizden) üflemiştik (ana rahminde çocuğun yaratılması için ol emrini vermiştik); ve Rabbinin sözlerini (mesajlarını) ve onun kitaplarını tasdik etmişti ve (böylece o, Rabbine) gönülden bağlanan kimselerden olmuştu.*
(*) Not: Dikkat edilirse, burada (فنَفَخْنَا فِيهِ مِن رُّوحِنَا) ’’fenefaḣnâ fîhi min rûhinâ’’ yani ‘’Ona ruhumuzdan üfledik’’ şeklindeki üfleme olayı, henüz ceninden bir eser yok iken gerçekleşiyor. Bu nedenle bu nefh olayı onun yaratılışı için verilen bir emirdir, yani ceninin yaratılışı için üflenen (كن)’’ ol’’ emridir. Bu, canlılık veren bir ruh değildir. Çünkü Hz. Meryem’in yumurtası aşılanmadan ve bu yumurta embriyoya dönüşmeden ona bildiğimiz ruh/canlılık girmez. Demek ki bu üflenme, ceninin yaratılması için Hz. Meryem’in yumurtasını harekete geçiren bir olaydır. Ayrıca bakıyoruz ki, Hz. Âdem için bu (نفخ) ‘’üflenme’’olayı (فَإِذَا سَوَّيْتُهُ Ben onu, (canlı bir beşer olarak onun yaratılışını) tamamladığım’’ ifadesinden sonra ‘’ve ona ruhumdan üflediğim zaman…‘’cümlesi geliyor. Demek ki ‘’Onu her yönüyle tesviye etmek’’onu canlı bir varlık olarak yaratmaktır. Yaratılışından sonra Âdem’e ruh üflemek ise, ona mânevî ruh ve hayat veren vahiy, akıl, bilgi, duygu, vicdan, sorumluluk ve irade gibi özellikleri bahşetmektir. Veya şöyle de diyebiliriz: Kur’an’ın genelinden anladığımıza göre; “Allah’ın insana ruhundan üflemesi” insanın yaratılışında Allah’ın öğretilerini içeren bir programın insan fıtratına yüklenmesidir. Yani ’’ Allah’ın ruhundan üflemek’’ ifadesi ‘’ Allah’ın yaratılışla ilgili emir vermek ve ilahi proğramı onun fıtratine yüklemektir. İşte hem Hicr -29, hem (Sad - 72) ayetlerinde Hz. Âdem’e üflenen ruh budur. Fakat Tahrim- 12 ve Enbiya – 91. ayetlerde ise, Hz. Âdem hakkındaki ‘’tesviye’’Hz. İsa için hiç kullanılmamıştır. Demek ki, Hz. İsa için yapılan (نفخ)’’nefh’ olayı ona ruh/canlılık üflenmek değil, çocuğun oluşması için Meryem’in ana rahmine yaratılış emri üflenmektir. Ve bu (نفخ) olayından sonra Hz. Meryem’in yumurtası harekete geçiyor, aşılanıyor, sonra embriyoya ve daha sonra cenine dönüşüyor. Böylece Hz. Meryem için hamilelik süreci başlıyor ve bu süre bitince de yüce Allah’ın iradesiyle bir çocuk doğuruyor. (الله اعلم). Ayrıca Enbiya 91.ayette dişil olarak gelen zamir, burada (Tahrim-12. ayette) eril olarak gelmiştir. Bu nedenle Meryem’in istisnai bir biçimde her iki cinsiyeti de birlikte temsil ettiği sonucuna varılabilir. Bu sonucun, çift cinsiyetlilikle bir alakası yoktur. (Krş: Elmalılı, Âl-i İmran 59’un tefsiri). Bu takdirde, “Rabbi onu bir bitki gibi yetiştirdi” (3:37) ibâresini mecaza değil hakikate hamledip, Meryem’in üreme sisteminin mucizevî bir biçimde bitkilerin eşeyli üreme sistemine veya ebeveynli üremeye değil de monomer (tek asıllı/analı) üremeye benzediği yorumuna ulaşılabilir. Allahu a’lem (M. İslamoğlu 12. Ayet Açıklaması) Özetle, Hz. Meryem’in vücudunda hem erkek hem de dişi hücrenin bulunması mümkündür. Çünkü Hz. Meryem’in çift hücre sahibi olduğuna dair Kur’an-ı Kerim’in içerisinde hem Enbiya-91, hem de Tahrim-12. ayetlerinde Meryem’e gönderme yapan ifadelerde hem dişil zamiri olan, (فيها)’’fiha’’hem eril zamiri olan (فيه)’’fihi’’kullanılıyo. Bundan anlaşılıyor ki onun vücut yapısında bir farklılık var. Başka ayetlerde onun bitki ile ilişkilendirilen bir ifadesi de var. İkisini beraber yan yana aldığınız zaman o döllenmede bir “kendi kendine döllenme” örneğini Meryem’de yaratılmış olmasına dair bir fikir geliştirebilir...‘’الله اعلم  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Birde, daima iffetini korumuş İmran’ın kızı Meryem’i iman eden kadınlara örnek anlatıyor. Meryem’in rahminde kendi canlılığımız gibi bir canlı yaratmıştık. Meryem de Rabbinin bu emrini ve mesajlarını (o’na yüklediği emirleri) kabullenip, doğrulamış ve o Allah’ın emrine boyun eğenlerden olmuştu.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Allah İmran’ın kızı Meryem’i de örnek veriyor. O Meryem ki arılığını iyice korumuştu. Biz de ona kendi ruhumuzdan üfürmüştük. Meryem çalabının sözlerini, kitaplarını doğruladı. Allah’a boyun eğenlerden biri oldu.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah kocasız kadınlara İmra/nın kızı Meryem/i de misal getirir. O, önünü haramdan saklamıştı. Biz ona halk ettiğimiz ruhtan üfürdük [⁵], Meryem, Rabbinin sözlerini ve Kitaplarını tasdik etti de buyurultu kabul edenlerden oldu [⁶].
[5] Yahut İsa'da hayat zâhir olacak şey yarattık.[6] Mü'minlerin hâli de bu iki kadının hâline benzer.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah, iffetini korumuş olan İmran kızı Meryem’i de (örnek gösteriyor). Ona ruhumuzdan üflemiştik.⁸ O da Rabbin sözlerini ve kitaplarını tasdik etmiş ve gönülden tam bağlı olanlardan [kânitîn] olmuştu.
8 Buradaki kullanılan “fihi” ifadesindeki zamirin erkekler için kullanılan müzekker zamir olması Meryem isminin müzekker/eril bir isim olmasından dolayı olduğunu veya Hz. Meryem’in genetik özelliğine vurgu olabileceğini düşünüyoruz. Nisâ, 4/171’de de “hu” zamirinin Meryem’e râci olduğu görülüyor. Dolayısıyla Kur’an’da Hz. İsa’nın meydana gelişi ile ilgili ruh söz konusu olduğunda Hz. Meryem’e ait zamir erkek/müzekker/ eril oluyor. Diğer yerlerde Hz. Meryem’e ilişkin olarak dişi zamir kullanılmıştır. Bkz. 4/171 dipnot. Ayrıca bu ayetin sonunda “Gönülden tam bağlı olanlardan idi” ifadesinde geçen “kânitîn” kelimesi de erkekler için kullanılan müzekker bir yapıda gelmiştir. Daha önce de belirttiğimiz gibi, (Krş. Âl-i İmrân, 3/59) Hz. Meryem, ismi erkek ismi olsa da anatomik olarak dişi ama genetik olarak erkek özelliklere sahip bir kimse idi.  
Kadri Çelik
swap_vert close
İffetini koruyan İmran'ın kızı Meryem'i de (örnek kıldı). Böylece biz de ona kendi ruhumuzdan üfledik. O da Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını tasdik etti. O, (Rabbine) gönülden bağlı olanlardandı.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve İmran kızı Meryem’i de, mümin hanımlar için ikinci bir örnek kıldık: O Meryem ki, iffetini titizlikle korumuş, âdetâ bir iffet ve ahlâk örneği olmuştu; Biz de, kendisine hayat veren Ruhumuzdan üflemiş ve İsa gibi yüce bir Peygamberin annesi olma şerefini ona bahşetmiştik. Fakat o, asla bir Peygamber annesi olduğuna güvenip şımarmadı; Rabb’inin buyruklarına ve bütün kitaplarına yasa ve yazgılarına yürekten inandı ve hayatı boyunca, tüm varlığını Allah’a adayan tertemiz ve itaatkâr kadınlardan biri oldu.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Namusunu (ırzını) koruyan, İmrân’ın kızı Meryem’i de (misâl verdi). Ona rûhumuzdan üfledik. Rabbinin sözlerini ve kitaplarını tasdik etti. Sürekli Boyun Eğip İtaat Edenler’den” oldu.
Mehmet Çakır
swap_vert close
İmrân ailesinin kızları iffetli Meryem de örnek bir kadındı. Ona canımızdan can üfledik. Meryem, Tanrının sözlerini ve kitaplarını kabul eden, Tanrıya karşı son derece saygılı bir kadındı.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah iffetini sapasağlam koruyan, kendisine ruhumuzdan üflediğimiz, Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını doğrulayan İmran kızı Meryem’i inananlara örnek gösterdi. Meryem Allah’a itaat ederek Allah’ın yasalarına uyanlardandı. Onun için ey Nebi hanımları! Kendinize şeytanı örnek almayın! Allah’ın size örnek kıldığı Mümin kadınları örnek alın! Onlar Allah’a itaat eder, Allah’ın yasalarından hiç ayrılmazlardı.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Namusunu korumuş [*] İmran’ın kızı Meryem’i de (örnek vermektedir). Biz ona [rûh]umuzdan üflemiştik ve Rabbinin sözlerini (emirlerini) ve kitaplarını onaylamıştı (benimsemişti). [*] O, boyun eğenlerdendi. [*]
Ayette geçen [ahsanet] fiili Haşr 59:2’de geçen ve “kaleler” anlamına gelen [husûn] kelimesiyle aynı kökten gelmekte, Hz. Meryem’in namusunu “kale gibi, titizlikle koruduğu” mesajını içermektedir.,Benzer mesajlar: Enbiyâ 21:91; Mü’minûn 23:50.,Benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:45; Enbiyâ 21:91.Bu ayetin sonundaki [el-kâniTîne] kelimesi, [müzekker] yani erkekler anlamında çoğuldur ve bir kadın olan Hz. Meryem’i de içermektedir. Buradan anlaşılıyor ki bu tür ifadeler kadın-erkek herkesi kapsamaktadır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ve; iffetini koruyan,¹ ona kendi rûhumuzdan bir rûh (olarak İsa’yı) üflediğimiz, Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını tasdik eden ve (Rabbine) gönülden bağlananlardan olan, İmran kızı Meryem’i de (örnek olarak veriyor.)
1 Bu âyetteki (فَنَفَخْنَا فِيهِ) ifâdesindeki (ه) zamirinin müzekker, (Enbiyâ: 91)’deki (هَا) zamirinin ise müennes olması hakkında birçok yorum yapılmışsa da en uygun olanı şöyledir: Eğer (فَرْجٌ) kelimesi mastar olarak düşünülürse, “insanın bacakları arası” demektir. Fakat bu kelime, kinâye olarak, “erkek ve kadının avret mahalli olan uzvu” anlamında kullanılır ve müzekkerliği de müennesliği de câizdir. Bu sebeple bu kelimeye gönderilen zamir, (Enbiyâ: 91)’de müennes, burada ise müzekker olarak kullanılmıştır. Geniş açıklama için Bk. (Enbiya: 91) En doğrusunu Allah bilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve İmrân’ın kızı ²⁴ Meryem[in kıssasını Allah’a karşı sorumluluk bilinci taşıyanların diğer bir örneği yaptık]: O iffetini korumuştu, bunun üzerine Biz onun [rahmindeki]ne ²⁵ ruhumuzdan üflemiştik, ve Meryem Rabbinin sözlerinin ve [böylece,] vahyettiklerinin ²⁶ doğruluğunu kabul etmiş ve samimiyetle bağlananlardan biri olmuştu.
24 Yani, ‘İmrân Ailesi’nin varisi (karş. 3:33 ile ilgili not 22’nin son bölümü).25 Yani, henüz doğmamış olan çocuğa (Râzî, fîhi’deki zamiri böyle açıklar). Buradaki en yanlış anlaşılan ifade olan “Biz ona ruhumuzdan üfledik” temsîlî ifadesi ile ilgili bir açıklama için bkz. 21:91, not 87.26 Allah’ın “sözleri”nin (kelimât) anlamı için bkz. 3:39, not 28.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yine Allah namus ve iffetini koruyan İmran’ın kızı Meryem’i de misal olarak vermektedir. Biz ona ruhumuzdan üflemiştik. O, Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını tasdik eden son derece dindar ve itaatkâr bir kadın idi. 19/16...20, 21/19,
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İmran’ın kızı Meryem’i de (misal vermiştir):[⁵¹⁹³] O (Meryem) ki iffetini korumuş, buna karşılık Biz de ona[⁵¹⁹⁴] ruhumuzdan üflemiştik; o da Rabbinin kelimelerini ve O’nun kitaplarını[⁵¹⁹⁵] gönülden tasdik etmişti: zira o, Allah’ın iradesini gerçekleştirmek için gönülden itaat edenlerden biriydi.[⁵¹⁹⁶]
[5193] Bu “İmran”, Âl-i İmran 33’te geçen kişi ile aynı olmalıdır. İmran, Meryem’in babası olabileceği gibi, sülalenin kurucu ismi sayılan Musa ve Harun’un babaları İmran (Amram) da olabilir. Sami geleneğinde kişi kavminin büyüğüyle anılırdı. Tıpkı her insanın “Âdemoğlu” olarak anılması gibi. Benzer bir durum “Ey Harun (soyu)nun kız kardeşi!” (19:28) ifadesi için de geçerlidir. [5194] Bu âyetin anlamı, iki şeye bağlı olarak değişir: 1) Rûh ile neyin kastedildiği. 2) Fîhideki “o” zamirinin neyi/kimi gösterdiği. Rûh iki anlama gelebilir: 1) Vahiy veya vahiy meleği. Kur’an açıkça Meryem’e vahiy meleği ile vahyedildiğini beyan eder (3:42-43; 19:17). 2) Hayat soluğu. Eğer rûh ile “hayat soluğu” kastedilmişse, bu durumda fîhideki zamirin neyi/kimi gösterdiğine bakılır. Eğer zamir anne karnındaki cenini (İsa) gösteriyorsa, burada özel bir durum yoktur. Bu, tüm insanları kapsayan genel ilâhî yasayı ifade eder (Krş: 15:29; 38:72; 32:9). Eğer Meryem’in rahmine (fercine) hamledilirse mâna “onun rahmine üfledik” olur. Eğer zamir Meryem’in kendisine giderse, bu takdirde Enbiya 91’deki fîhâ ile birlikte değerlendirilmelidir. Enbiya 91’de dişil gelen burada eril gelmiştir. İbn Mes’ud’un bunu da fîhâ okuduğunu görmezden gelirsek, Meryem’in istisnai bir biçimde her iki cinsiyeti de birlikte temsil ettiği sonucuna varılır. Bu sonucun, çift cinsiyetlilikle bir alakası yoktur. (Krş: Elmalılı, Âl-i İmran 59’un tefsiri). Bu takdirde, “Rabbi onu bir çiçek gibi yetiştirdi” (3:37) ibâresini mecaza değil hakikate hamledip, Meryem’in üreme sisteminin mucizevî bir biçimde bitkilerin eşeyli üreme sistemine veya diyamer (ebeveynli) üremeye değil de monomer (tek asıllı/analı) üremeye benzediği yorumuna ulaşılabilir. Allahu a’lem. [5195] Çoğunluğun okuyuşuna göre kitabihi. Bununla oğlu İsa’ya indirilen vahiy kastedilmiş olabileceği gibi, babasız bir erkek çocuğu doğuracağına dair ilâhî takdir (kitâben mef‘ûlâ kabilinden) de kastedilmiş olabilir. [5196] Çevirimiz, 5. âyette de sayılan iyi vasıflardan kânitîn sözcüğünün açılımıdır. Dişil form olan kânitât yerine eril formda gelmesi (aynı durum 3:43’teki râki‘în için de geçerlidir), Meryem’in yiğitliğine delâlet edebileceği gibi, onun istisnai bir üriner sisteme sahip oluşuna da atıf olabilir (Bir önceki nota bkz).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Allah) İffetini koruyan İmran kızı Meryem'i de (misal verir)! Ona ruhumuzdan üfledik de o, Rabbinin vahiylerini ve kitaplarını tasdik etti ve (Rabbine) itaat edenlerden oldu!..
Osman Fırat
swap_vert close
Allah, bir de iffetini sapasağlam koruyan ve bizim de kendisine ruhumuzdan üflediğimiz, Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını doğrulayan İmran kızı Meryem’i de (iman edenlere) örnek gösterdi. O (Allah ile) ikna olmuş olanlardandı.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve İmran'ın kızı Meryem'i de bir (misal olarak irad ederiz ki) iffetini metin bir kal'a gibi korumuştu, artık O'na ruhumuzdan üfürdük ve Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını tasdik etti ve itaat edenlerden olmuş oldu.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bir de İmran'ın kızı Meryem'i misal getirir. Meryem, iffet ve namusunu korudu. Biz ona Ruhumuzdan üfledik. O da Rabbisinin kelimelerini ve kitaplarını tasdik etti ve gönülden itaat edenlerden oldu. [4, 156]
Hz. Îsâ (a.s.)’ın babasız dünyaya gelme mûcizesini kabul etmeyip onun gayr-ı meşrû bir ilişki neticesinde doğduğu iftirasını atan Yahudilere reddiyedir. Bu sûrede ilâhî adaletin her insan hakkında lehte de aleyhte de verdiği hükmün şahsî olduğu vurgulanır. En faziletli bir zata yakınlığın kâfire faydası olmadığı gibi, en zalim birine yakınlığı da mümine zarar vermez. Hz. Nuh ile Hz. Lût’un eşleri iman etselerdi, ezvac-ı tahirat gibi müminlerin anneleri derecesine yükseleceklerdi, fakat iman etmediklerinden peygamber hanımı olmalarına rağmen cehennemlik oldular. Buna mukabil Allah’ın en şedit düşmanlarından Firavun’un hanımı, cennet hanımlarının yüksek mertebesine çıkanlardan olmuştur. Üçüncü örnek Hz. Meryem olup, dünyada hiçbir iffetli kızın geçirmediği bir imtihana tâbi tutulmuş, ama cennet hanımlarının en üstünü olmakla ödüllendirilmiştir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Yine Allah) İmran'ın kızı Meryem'i de (misal verdi). O ırzını korumuştu, biz de on(un rahmin)e ruhumuzdan üflemiştik. O, Rabbinin kelimelerini ve Kitaplarını doğrulamış ve gönülden ita'at edenlerden olmuştu.
Bir kırâate göre: Rabbinin kelimesini ve Kitapını doğruladı.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve 'İmrân'ın kızı Meryem'i de (darb-ı mesel buyurdı). O, dâmen-i 'ismetini haramdan ve fuhuşdan hıfz iylediği cihetle biz ona rûhumuzdan nefh itdik. Ve rabbinin kelimâtını, kitâbları tasdîk iyledi ve Allâh'ın emrine itâ'at idenlerden oldı..
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah, namusunu korumuş olan İmran kızı Meryem’i de örnek verir. Onun içine ruhumuzdan üflemiştik[*]. Meryem, Sahibinin sözlerini ve kitaplarını tasdik etmişti. İçten boyun eğenlerdendi.
Şaban Piriş
swap_vert close
Namusunu koruyan İmran'ın kızı Meryem'i de... Ona ruhumuzdan üflemiştik. O da Rabbinin sözlerini ve kitaplarını tasdik etmişti. O, itaatkarlardan biri idi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bir de İmran kızı Meryem ki, iffetini korumuş, Biz de ona ruhumuzdan üflemiştik.(2) O Rabbinin sözlerini ve kitaplarını tasdik etmişti ve Allah'a gönülden itaat eden kimselerdendi.
(2) 15:29’un açıklamasına bakınız.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ve Allah, ırzını bir kale gibi koruyan İmran kızı Meryem'i de örnek verdi. Biz onun içine ruhumuzdan üfledik. Ve o, Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını tasdikledi de içten bağlananlardan oldu.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı meryem imran ķızı ol kim śaķladı fercini. pes ürdük anuñ içine canumuzdan bizüm ķatumuzdaġı candan. daħı doġmadı duttı çalabı’sı kelimelerini daħı kitāblarını daħı oldı muŧį'lerden.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
‘İmrān ḳızı Meryemi daḫı meẟel urdı Allāh mü’minlere. Ol kim ferciniṣaḳladı. Pes ürdük aña bizüm emrümüzden. Daḫı girçek‐ ledi Tañrısı ke‐limātını ve kitāblarını daḫı ve ol ‘ibādet idicilerden idi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Allah mö’min qadınlara) həmçinin namusunu (ismətini) möhkəm qoruyub saxlamış İmranın qızı Məryəmi də misal çəkdi. Biz (Cəbrail vasitəsilə) libasının yaxasından ona Öz ruhumuzdan (Öz yaratdığımız ruhdan) üfürdük. Məryəm Rəbbinin sözlərini (şəriətini, dini hökmlərini), kitablarını təsdiq etdi və (Allaha) itaət edənlərdən oldu.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And Mary, daughter of Imran, whose body was chaste, therefor We breathed therein something of Our Spirit. And she put faith in the words of her Lord and His Scriptures, and was of the obedient.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And Mary the daughter(5551) of ´Imran, who guarded her chastity; and We breathed into (her body)(5552) of Our spirit; and she testified to the truth of the words of her Lord and of His Revelations, and was one of the devout (Servants).(5553)
5551 'Imran was traditionally the name of the father of Mary the mother of Jesus: see n. 375 to 3:35. She was herself one of the purest of women, though the Jews accused her falsely of unchastity: Cf. 19:27-28. 5552 Cf. 21:91. As a virgin she gave birth to Jesus: 19:16-29. In 32:9, it is said of Adam's progeny, man, that Allah "fashioned him in due proportion, and breathed into him something of His spirit". In 15:29, similar words are used with reference to Adam. The virgin birth should not therefore be supposed to imply that Allah was the father of Jesus in the sense in which Greek mythology makes Zeus the father of Apollo by Latona or of Minos by Europa. And yet that is the doctrine to which the Christian idea of "the only begotten Son of God" leads. 5553 Mary had true faith and testified her faith in the Prophet Jesus and in his revelation as well as in the revelations which he came to confirm (and to foreshadow). She was of the company of the Devout of all ages. The fact that Qanitin (devout) is not here in the feminine gender implies that the highest spiritual dignity is independent of sex. And so we close the lesson of this Surah, that while sex is a fact of our physical existence, the sexes should act in harmony and cooperation for in the highest spiritual matters we are all one. "We made her and her son a Sign for all peoples. Verily this Brotherhood of yours is a single Brotherhood, and I am your Lord and Cherisher: therefore serve Me and no other" (21:91-92).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمَرْيَمَ
ve Meryem'i
ابْنَتَ
kızı
عِمْرٰنَ
İmran
الَّت۪ٓي
o ki
اَحْصَنَتْ
korudu
فَرْجَهَا
ırzını
فَنَفَخْنَا
ve hefhettik
ف۪يهِ
ona
مِنْ رُوحِنَا
rûhumuzdan
وَصَدَّقَتْ
ve tasdik etti
بِكَلِمَاتِ
kelimelerini
رَبِّهَا
Rabbinin
وَكُتُبِه۪
ve kitap- larını
وَكَانَتْ
ve oldu
مِنَ الْقَانِت۪ينَ
itaat edenlerden
Irzını (iffetle) korumuş olan İmran kızı Meryem'i de (misal verdi). Biz ona rûhumuzdan nefhed(erek bir oğul ihsan et)tik, (o) Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını tasdik etti ve o, (Rabbine gönülden) itaat edenlerdendi.
مَرْيَم
Özel isim
مَرْيَم
Hz. Meryem (r.a.)
اِبْنَت
İsim
ب ن ي
Kız (çocuk)
عِمْرٰن
Özel isim
عِمْرٰن
İmrân (Hz. Meryem'in babası)
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اَحْصَنَ
Fiil-IV
ح ص ن
Evlendi, sakladı, korudu
فَرْج
İsim
ف ر ج
Irz, iffet, çatlak
نَفَخَ
Fiil-I
ن ف خ
Üfledi, nefhetti
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
رُوح
İsim
ر و ح
Rûh
صَدَّقَ
Fiil-II
ص د ق
Tasdik etti, doğru çıkardı, gerçekleştirdi
كَلِمَات
İsim
ك ل م
Kelimeler, sözler
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَانِت
Etken fiil
ق ن ت
İtaat edici, itaat eden erkekler