57, 58. “Sen, ” dedi, “sihirdeki maharetinle bizi yerimizden yurdumuzdan çıkarmak için mi geldin ey Mûsâ! ”“O halde bilmiş ol ki biz de seninki gibi bir sihirle karşı koyacağız. ” “Şimdi sen, bizim de senin de caymayacağımız uygun bir buluşma vakti tayin et, düz, geniş bir alanda karşılaşalım! ”