close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tâhâ Sûresi 48. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnnâ kad ûhiye ileynâ enne-l’ażâbe ‘alâ men keżżebe vetevellâ
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Gerçekten de bize vahyedildi ki azap, yalanlayanadır ve yüz çevirene.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ayrıca Firavun’a:) "Gerçekten bize vahyolundu ki; kesinlikle azap, (gerçeği) yalanlayanların ve (İslam’dan) yüz çevirip (buyruklarına karşı çıkanların) üstünedir" (gerçeğini iletin).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bize vahyedildi ki, Allah'ın azabı, peygamberleri yalan sayıp, onlara sırt çevirenlere erişir.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Bize, Allah'ın âyetlerini, kitabını, peygamberlerini yalanlayanlara, dinine sırtını dönerek, güç ve iktidarlarını kullanıp, halkı istedikleri gibi yönlendirenlere azap edileceği vahyolundu.” dediler.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 75/31-32; 79/37-39; 92/14-16.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Doğrusu bize azabın, yalanlayanın ve yüz çevirenin üzerine olduğu vahyedilmiştir."
Ali Bulaç
swap_vert close
'Gerçekten bize vahyolundu ki: Doğrusu azab, yalanlayan ve yüz çevirenlerin üstünedir.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Gerçekten bize vahy olundu ki, azab, muhakkak olarak Peygamberleri inkâr edenlere ve imandan yüz çevirenleredir.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
“Azap, yalanlayıp haktan sırt çevirenin üzerinedir diye, gerçekten bize vahiy geldi” deyin.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Doğrusu bize, yalanlayıp sırt çevirene azap edileceği vahyolundu.”
Besim Atalay
swap_vert close
«Bize vahiy olundu ki, azap, yalancı ile haktan yüz çevirene»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Bize gelen vahye göre, Allah'ın ayetlerini yalanlayarak gerçeğe sırt çevirenler azaba uğrayacaklardır.”
Cemil Said
swap_vert close
"Bize yalancılık isnâd idüb yüz çevirenlerin ’azâba dûçâr olacağı bize vahy olundı."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
46,47,48. Allah: Korkmayın, dedi; Ben sizinle beraberim; görür ve işitirim. Ona gidin şöyle söyleyin: "Doğrusu biz senin Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını bizimle beraber gönder, onlara azabetme; Rabbinden sana bir mucize getirdik; selam, doğru yolda gidene olsun! Doğrusu bize, yalanlayıp sırt çevirene azap edileceği vahyolundu."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Şüphesiz bize, azabın yalanlayan ve yüz çevirenlere olacağı vahyolundu.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bize vahyolunmuştur ki azap, asıl, (peygamberleri) yalanlayıp yüz çevirenlerin başına gelecektir.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Hakikaten bize vahyolundu ki: (Peygamberleri) yalanlayan ve yüz çevirenlere azap edilecektir.
Edip Yüksel
swap_vert close
" 'Bize vahyedildi: Yalanlayıp yüz çevirenler cezalandırılacaktır.' "
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Bize kesin olarak vahyolundu ki, azab şüphesiz (gerçeği) inkâr edip ona sırt çevirenleredir."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
İnan ki bize şöyle vahyolundu: her halde azâb, tekzib edin yüz çevirenedir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz, (Rabbimiz tarafından) bize, (peygamberleri) yalanlayan (ların) ve (îmân etmekten) yüz çevirenlerin azaba düçar olunacağı vahyolundu.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Bize, yalanlayıp aldırmayanların azaba uğrayacakları vahyolundu.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Bize şu hakıykat vahy olundu ki şübhesiz azâb, (peygamberleri) tekzîb edenlerin ve (Hakdan) yüz çevirenlerin tepesindedir».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Doğrusu biz (öyle kimseleriz ki), gerçekten bize: 'Şübhesiz azab,(peygamberleri) yalanlayanlar ve (haktan) yüz çevirenler üzerinedir' diye vahyolundu.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Gerçekten bize vahyolundu ki: Doğrusu azap, (Allah’ın mesajlarını ve gerçeği) yalanlayan ve yüz çevirenlerin üstünedir.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Bize, kesinlikle azabın, Allah’ın mesajlarını yalanlayan ve ondan yüz çevirenlerin üzerine olacağı vahy olundu” deyin.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten bizim gönlümüze şöyle bildirildi. İşte elçileri yalancı sayanlarla doğruluktan ayrılanlar ne olursa olsun azaba uğrıyacaklardır."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
«— Bize vahiy olundu ki peygamberleri yalancı sayanlar, haktan dönenler üzerine azap gelecek».
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Muhakkak ki bize, azabın yalanlayanların ve yüz çevirenlerin üzerine olacağı vahyedildi.’”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Gerçekten bize, “Azap, yalanlayan ve yüz çevirenlerin üstünedir” diye vahyolundu.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Çünkü bize vahyedilen bilgilere göre, Allah’ın elçilerini yalanlayan ve O’nun ayetlerinden yüz çeviren kimseler âhirette korkunç bir azâba uğrayacaklar!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bize, gerçekten bize vahyedildi ki; Azab, yönetim üstlenmiş (yüz çevirmiş) ve yalanlamış kimse üzerinedir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ancak bize bildirildiğine göre, yalanlayıp yüz çeviren cezalandırılacaktır. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
“Rabbimiz bize, Allah’ı yalanlayıp yasalarından yüz çevirene mutlaka azap edeceğini bildirdi. Rabbimizin sözünü sana bildiriyoruz.”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Azabın, (gerçeği) yalanlayıp yüz çevirenlere (uygulanacağı) elbette bize vahyolunmuştur.”
Mehmet Türk
swap_vert close
“-Bize: (Allah’ın) azabının kesinlikle (Onu) yalanlayıp îman etmeyenlere ait olduğu vahyolundu.- deyin.” buyurdu.
Muhammed Esed
swap_vert close
Çünkü, bakın, [öte dünyada] azabın, hakkı yalanlayıp [ona] sırt çevirenlerin başına çökeceği bize vahyedildi!’”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Hiç şüphen olmasın ki bize şöyle vahyedildi: Kesinlikle azap, gerçeği yalanlayan ve ondan yüz çevirenin üzerine olacaktır. 7/104...106, 26/16...31, 28/36...38, 40/28...46
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bir de unutmayın ki, (büyük) azabın hakikati yalanlayan ve ondan yüz çevirenlerin üzerine olacağı bize vahyolunmuştur.’
Orhan Kuntman
swap_vert close
"Bize şu gerçek de vahyolundu ki, kuşkusuz azap, hak daveti yalanlayıp ondan yüz çevirenlerin üzerinedir deyin" buyurdu. (Musa gitti Rabbinin emrini iletti)
Osman Fırat
swap_vert close
Bize kesinlikle yalanlayıp yüz çevirenin, azâba uğrayacağı vahyolundu.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Muhakkak bize vahyolundu ki, şüphe yok azap, tekzîp eden ve yüz çeviren kimse üzerinedir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
“İnan ki bize: “Dini yalan sayıp ondan yüz çeviren, mutlaka azaba uğrayacaktır! ” diye vahyedildi. ” [79, 37-39; 92, 14-16; 75, 31-32]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Bize, yalanlayıp yüz çevirenin, azaba uğrayacağı vahyolundu.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Ve 'azâb da, Allâh'ın rasûllerini ve mu'cizelerini tekzîb idüb îmândan i'râz idenlere oldığı bize vahy olundı."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bize şöyle vahyedildi: ‘Kim yalana sarılır, sırt çevirirse azaba uğrar.’”
Şaban Piriş
swap_vert close
Bize vahyolundu ki kim yalanlar ve yüz çevirirse ona azap vardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Bize şu da vahyedildi ki, azap yalanlayanların ve yüz çevirenlerin üzerinedir.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Azabın, yalanlayıp yüz çevirenler üzerine olacağı bize vahyedildi."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ biz vaḥy olındı bizdin yaña kim anuñ üzeredür yalan duttı [165a] adaħı yüz döndürdi.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ bize vaḥy oldı ki ‘aẕāb, peyġamberleri yalanlayıcılar üstinedür veḤaḳdan yüz ḳaytarıcılar üstinedür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Bizə vəhy olundu ki, (Allahın vəhdaniyyətini və ayələrini, qiyaməti və peyğəmbərləri) yalan hesab edənləri və (haqdan) üz döndərənləri (axirətdə) əzab gözləyir!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! it hath been revealed unto us that the doom will be for him who denieth and turneth away.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"´Verily it has been revealed to us that the Penalty (awaits) those who reject and turn away.´"
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّا
doğru- su biz
قَدْ اُو۫حِيَ
kesin olarak vahyolundu
اِلَيْنَٓا
bize
اَنَّ
şüp-hesiz
الْعَذَابَ
azap
عَلٰى مَنْ
o kimse üzerinedir
كَذَّبَ
yalanladı
وَتَوَلّٰى
ve yüz çevirdi
"Bize kesin olarak vahyolundu ki şüphesiz azap (kendilerine gelen hakkı) yalanlayan ve yüz çevirenlerin üzerine olacaktır."
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
اَوْحٰى
Fiil-IV
و ح ي
Vahyetti, işaret etti
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
كَذَّبَ
Fiil-II
ك ذ ب
Yalanladı, yalan saydı
تَوَلّٰى
Fiil-V
و ل ي
Yüz çevirdi, çevirdi, geri döndü, dönüp gitti, üstlendi, dost edindi