Ve sakın, pek çoklarına, ¹¹⁵ (sadece) onları sınamak için, avunsunlar diye verdiğimiz dünya hayatına mahsus şu ya da bu parlaklığa, görkeme gözünü dikme; çünkü Rabbinin [sana] sağladığı rızık, daha hayırlı ve daha kalıcıdır. ¹¹⁶
115 Lafzen, “onların bir kısmına” [yahut “onlardan bazı tiplere”] (ezvâcen minhum). Müfessirlerden çoğuna göre, bu ibare önceki pasajlarda sözü geçen inkarcılarla ilgilidir; ne var ki, hırs ve tamahın her çeşidini mahkum eden yukarıdaki öğüt çok daha geniş bir kapsama sahip olduğundan, çeviride bu ibareyi “pek çoklarına” tabiriyle aktardık.116 Allah’ın kişiye bahşettiği her şeyin ilahî bilgi ve hikmete dayandığına ve dolayısıyla, Allah’ın kişi için önceden belirlediği kadere tam olarak uygun olduğuna işaret eden bir ifade. Alternatif bir yorumla, yukarıdaki ifadenin, öte dünyaya ve Allah’ın dürüst ve erdemli kişilere bahşedeceği manevî nimetlere işaret ettiği de söylenebilir.