close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Şuarâ Sûresi 74. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâlû bel vecednâ âbâenâ keżâlike yef’alûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Hayır dediler, atalarımızı böyle bulduk, böyle yapıyordu onlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Hayır!" dediler. "Biz atalarımızı böyle yaparlarken bulduk. (Onları taklit edip bu yolu tuttuk.)"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
“Biz atalarımızı böyle bulduk, böyle yapıyordu onlar” dediler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlar: “Ama biz babalarımızı böyle yaparlarken gördük” dediler.
Ahmet Varol
swap_vert close
"Hayır. Ama atalarımızın böyle yaptıklarını gördük" dediler.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Hayır' dediler. 'Biz atalarımızı böyle yaparlarken bulduk.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Dediler ki: “- Hayır (bize cevab vermezler, fayda ve zararları da dokunmaz), ancak biz, babalarımızı böyle yapıyorlar bulduk.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar: “Hayır! Fakat biz, babalarımızın böyle yaptıklarını gördük” dediler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
69,70,71,72,73,74. Onlara İbrâhim'in kıssasını anlat! İbrâhim, babasına ve ulusuna “nelere tapıyorsunuz?” demişti. Onlar: “Putlara tapıyoruz; onlarla ilgilenip duruyoruz” demişlerdi. İbrâhim: “Çağırdığınız zaman sizi duyarlar mı ve size bir fayda ve zarar verirler mi?” demişti. Onlar: “Ancak, babalarımızı da böyle yaparken bulduk” demişlerdi.[378]
[378] Hz. İbrahim ve kavminin kıssası hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XIV, 68-83.  
Besim Atalay
swap_vert close
Sizin için bir kârları, zararları var mıdır?»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Onlar da:) “Hayır, ama biz babalarımızı böyle yaparken bulduk” dediler.
Cemil Said
swap_vert close
"Hayır, fakat âbâ ve ecdâdımızın böyle yapdıklarını gördük" didiler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Hayır ama, babalarımızı da bu şekilde ibadet ederken bulduk" demişlerdi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Hayır, ama biz babalarımızı böyle yaparken bulduk” dediler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
“Hayır ama biz atalarımızı böyle yapar bulduk” dediler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Şöyle cevap verdiler: Hayır, ama biz babalarımızı böyle yapar bulduk.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Hayır; ancak biz atalarımızın böyle yaptıklarını gördük," dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Yok, dediler, ama biz babalarımızı böyle yapar bulduk."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Yok dediler: atalarımızı bulduk, böyle yapıyorlardı
Emrah Demiryent
swap_vert close
Dediler ki: “Hayır, (bize cevap veremezler, fayda ve zararları da dokunmaz) ancak biz, babalarımızı böyle (bu şekilde, putlara tazim edip onlara ibadet) yaparlarken bulduk.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlar: “Ama atalarımızı böyle yaparlarken bulduk.” dediler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Dediler ki: «Hayır, biz babalarımızı böyle bulduk (onlar da) böyle yapıyorlar (dı)».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Onlar:) “Hayır! (Biz) atalarımızı böyle yapar bulduk” dediler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlar da:) “Ama biz babalarımızı (atalarımızı) böyle yaparken bulduk” dediler.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlarda “Ama biz atalarımızı böyle yaparken bulduk” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Dediler: «Yok, biz atalarımızdan böyle gördük. Onlar da böyle taparlardı.»
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar «— Hayır, biz babalarımızı böyle yapıyor bulduk» dediler.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Dediler ki, “Bilakis, biz babalarımızı/atalarımızı böyle yaparken bulduk.”¹⁸
18 Krş. Enbiyâ, 21/53; Zuhruf, 43/22-23  
Kadri Çelik
swap_vert close
“Hayır” dediler. “Biz babalarımızı böyle yaparlarken bulduk.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Buna karşılık onlar, “Ama biz, atalarımızın böyle yaptığını gördük ve onların uygulamalarını hiç eleştirmeden aynen taklit ediyoruz! Ne yani, sen atalarımızdan daha mı akıllısın?” dediler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Hayır!” dediler. “Aksine, atalarımızı böyle yapıyor bulduk”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kalabalık: " Yoo. Biz atalarımızı hep böyle yapar bulduk. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Hayır! Babalarımızın böyle yaptıklarını gördük! Onun için biz de böyle yapıyoruz!" dediler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar “Hayır ama biz babalarımızı böyle yapar bulduk!” cevabını vermişlerdi. [*]
Taklitçilikle ilgili benzer mesajlar: Bakara 2:170; Mâide 5:104; A‘râf 7:28; Yûnus 10:78; Hûd 11:53-54, 62, 87; Enbiyâ 21:52-53; Lokmân 31:21; Sebe’ 34:43; Sâffât 37:69-74; Zuhruf 43:22, 23.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Onlar): “Hayır, ama biz atalarımızı böyle yapar bulduk.” dediler.¹
1 Kâfir mantığına göre zarar da fayda da vermeyen put iyi puttur. Zira put dediğin öyle olur. Allah’ın her işlerine karışması ve her konuda insanlara yükümlülükler getirmesi onların hiç işlerine gelmedi ve dedelerinden miras olarak aldıkları oyunlarını bozdu.  
Muhammed Esed
swap_vert close
“Ama” diye çıkıştılar, “biz atalarımızı da bunu yapıyor gördük!” ³⁸
38 Cümlenin başındaki bel takısı şaşkınlık ifade etmektedir. Bu şaşkınlık sebebiyledir ki, Hz. İbrahim’in halkı, o’nun puta-tapma konusundaki eleştirisine doğrudan cevap vermekten kaçınarak sadece bu tapınmanın geleneksel olduğunu, geçmişe dayandığını söyleyerek işin içinden sıyrılmak istemektedir; ve tabii, bunu yaparken de, Zemahşerî’nin belirttiği gibi, bir şeyin öteden beri yapılıyor olmasının o şeyin doğruluğunu göstermeye yetmeyeceğini unutmaktadır. Râzî, kendi adına, yukarıdaki ayetin, taklîd’in tabiatındaki gayriahlakîliği (fesâd) gösteren en kuvvetli Kur’ânî delillerden biri olduğunu ifade etmektedir. Burada taklîd derken, dinî anlayış ve uygulamaların, sorgulamadan, hiçbir tahkik ve kritiğe başvurmadan olduğu gibi, körü körüne benimsenmesi anlaşılmalıdır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
–Onlar: Hayır ama “Biz atalarımız böyle yapıyor bulduk.” dediler. 37/68...71
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
“Hayır ama…” dediler, “Biz, atalarımızı da böyle yapıyor bulduk!”[³²¹³]
[3213] Körü körüne inanmanın insanı nerelere götüreceğine örnek.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlar bu kez "Biz atalarımızı da, böyle putlara tapar bulduk!" diyerek kendilerini savunmaya kalkınca,
Osman Fırat
swap_vert close
"Hayır, ama biz atalarımızı böyle yaparken bulduk" dediler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Dediler ki: «Yok, biz babalarımızı böylece yaparlar bulduk.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
“Yook! ” dediler, “ama atalarımızı böyle bir uygulama içinde bulduk, biz de onu benimsedik. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Hayır, ama babalarımızın böyle yaptıklarını gördük, (onun için biz de böyle yapıyoruz). dediler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlar "Belki babalarımızı böyle yapar ve 'ibâdet ider bulduk" didiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Hayır” dediler; biz atamızdan babamızdan[*] böyle gördük.”
[*] Abâ: babalar kelimesi ata baba diye çevrilmiştir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
-Hayır, dediler. Atalarımızı böyle yapıyor bulduk.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar “Biz atalarımızı böyle yapar halde bulduk” dediler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Dediler: "Hayır! Ancak atalarımızı böyle yapar halde bulduk."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyittiler: “belki bulduķ atalarumuzı ancılayın eylerler.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyitdiler: Bel ki bulduḳ atalarumuzı anuñ gibi işlerler‐idi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar: “Xeyr, ancaq biz öz atalarımızın belə (ibadət) etdiklərini gördük!” – deyə cavab vermişdilər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
They said: Nay, but we found our fathers acting on this use.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
They said: "Nay, but we found our fathers doing thus (what we do)."
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالُوا
dediler
بَلْ
hayır
وَجَدْنَٓا
bulduk
اٰبَٓاءَنَا
atalarımızı
كَذٰلِكَ
böyle
يَفْعَلُونَ
yapıyorlar
(Onlar) "Hayır; ama biz babalarımızı böyle yaparken bulduk" dediler.
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
بَل
Edat
بَل
Bilakis, hayır ancak, doğrusu, aksine
وَجَدَ
Fiil-I
و ج د
Buldu
اٰبَاء
İsim
ا ب و
Ataları, babaları
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
فَعَلَ
Fiil-I
ف ع ل
Yaptı, muamele etti