O başıma kaktığın iyilik ise, (gerçekte) İsrailoğullarını köle kılmandan dolayıdır.*
(*) İsrailoğullarının hızlı doğumlarla erkek nüfuslarının artması, çıkacak bir savaşta onların kıptılara karşı galip gelmelerini sağlayabilir, diye endişe eden Firavun, İsrailoğullarının yeni doğan erkek çocuklarını öldürüyordu. Yani Firavun, İsrailoğullarının erkek çocuklarının öldürülmesini emretmiş, Hz. Mûsâ’nın annesi de çocuğunu ölümden kurtarmak için onu bir sepet içinde Nil nehrine bırakmıştı. Firavun ailesi onu bulup saraya getirmiş ve Musa orada Firavun’un himayesinde yetişmişti. (Bakınız: Bakara sûresi, âyet, 49; Kasas sûresi, âyet, 7-12) Şayet Firavun, İsrailoğullarına köle muamelesi ederek onların erkek çocuklarını öldürüyor olmasaydı, Musa da Firavun’un himayesine girmeyecek ve "nimet" diye takdim edilen bu durum doğmayacaktı. Kısaca, Firavun Musa’ya bir nimette bulunmamış, aslında ona zulmetmiştir.