close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Şuarâ Sûresi 132. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vettekû-lleżî emeddekum bimâ ta’lemûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Çekinin o mabuttan ki bildiğiniz nimetleri vererek yardım etti size.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Bildiğiniz (bütün) şeylerle (her türlü nimetlerle) size medet ve inayet eden (Rabbinizden) korkup (haksızlık ve ahlâksızlıktan) sakının."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bilebildiğiniz büsbütün iyilik ve nimetleri, size sağlayan Allah'ın kitabıyla yolunuzu bulun.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Size, o bildiğiniz şeyleri veren Allah'a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun.”
Ahmet Varol
swap_vert close
Size bildiğiniz üzere nimetleri ihsan edenden korkun.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Bildiğiniz şeylerle size yardım edenden korkup-sakının.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Size bildiğiniz şeyleri verenden sakının;
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
“Bildiğiniz şeyleri size bol bol veren.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Size bildiğiniz nimetleri veren Allah'tan sakının!”
Besim Atalay
swap_vert close
Bildiğiniz yolda size yardım eyleyen Allahtan sakınınız
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Düşünebileceğiniz bütün (nimetleri) size sağlayan (Allah')ın (azabından) sakının.”
Cemil Said
swap_vert close
124-135. Birâderleri Hûd ânlara: "Allâh’dan korkmıyacak mısınız? Ben size emîn bir rasûl olarak geliyorum. Allâh’dan korkınız ve bana itâ’at idiniz ben sizden hiç bir ücret istemem benim ücretimi rabbu’l ’âlemîn virir. Zevkiniz içün her tepede köşkler mi inşâ ideceksiniz? İktidâr elinize geçdiği vakit cabbârlık mı ideceksiniz? Allâh’dan korkınız ve bana itâ’at idiniz. Bildiklerinizi (envâ-’ı ni’metleri) bol bol ihsân idenden, size bol bol süriler ve zürriyet bahş idenden, sizi bağçelere ve çeşmelere nâil iyleyenden korkınız, korkarım o ’azîm günde ’azâba dûçâr olacaksınız." didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
124,125,126,127,128,129,130,131,132,133,134,135. Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
132,133,134. “Bildiğiniz her şeyi size veren, size hayvanlar, oğullar, bahçeler ve pınarlar veren Allah’a karşı gelmekten sakının.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
132-134. Bildiğiniz şeyleri size veren, size sürüler, oğullar, bağlar, pınarlar ihsan eden Allah’a karşı gelmekten sakının.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
132, 133, 134. Bildiğiniz şeyleri size veren, size davarlar, oğullar, bağlar, pınarlar ihsan eden (Allah'a karşı gelmek) den sakının.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Bildiğiniz her şeyi size vereni dinleyin."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"O Allah'tan korkun ki, size o bildiğiniz şeyleri vermekte,"
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O Allahdan korkun ki size o bildiğiniz şeylere imdad buyordu
Emrah Demiryent
swap_vert close
Size bildiğiniz (bunca) nimetleri veren Allah’tan sakının!
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Bildiğiniz şeylerle¹ size yardım edene karşı takva sahibi olun.”
1- Verdiği nimetlerle.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Size bilib durduğunuz şeylerle (nimetlerle) yardım eden»,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Bilip durduğunuz şeyler (ni'metler) ile size yardım edenden sakının!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (yine) bilmekte olduğunuz şeylerle (her türlü nimetlerle) size yardım edene (Allah’a) karşı gelmekten sakının!
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Bildiklerinizi size daha çok artıran (Rabbinizden),”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O Allah ki size, bildiğiniz gibi, bunca iyilikte bulunmuştur,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
131, 134. «— Artık Allah/tan sakının, bana itaat edin. Bildiğiniz nimetlerle imdat eden Zattan sakının ki O, size davarlarla oğullarla, bahçelerle, pınarlarla imdat etmişti».
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Size bildiğiniz her şeyi veren Allah’a karşı sorumluluk bilincinde olunuz.”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Bilmekte olduğunuz şeylerle size yardım edenden korkup sakının.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Hayatınızda ne büyük bir öneme sahip olduğunu çok iyi bildiğinizbunca nîmetleri size bahşeden Rabb’inize karşı saygılı ve itaatkâr olun!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Sizi bileceğiniz şeylerle desteklemiş olandan sakınıp korunun!”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bildiğiniz şeylerle size yardım edene karşı kendinizi sağlama alın.
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Unutmayın ki bildiğiniz nimetleri bolca veren Allah, yaptıklarınızı görür. Yaptıklarınız için hesaba çeker. O’nun için Rabbinizden korkun!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
132,133,134. Bildiğiniz şeyleri size bolca verene yani hayvanları, çocukları, bahçeleri ve (su) kaynaklarını size bolca verene (Allah’a karşı) [takvâ]lı (duyarlı) olun!
Mehmet Türk
swap_vert close
“Düşünebileceğiniz her şeyi size bol bol veren, Allah’tan hakkıyla sakının.”
Muhammed Esed
swap_vert close
düşünebileceğiniz ⁵⁹ bütün [iyilikleri] size sağlayan [Allah’tan] yana duyarlı olun;
59 Lafzen, “bildiğiniz” yahut “bilebildiğiniz”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Aklınıza gelebilecek her nimeti size sunana karşı gelmekten sakının! 26/133- 134
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Aklınıza gelebilecek her tür (nimeti) size lutfeden Zât’a karşı saygılı olun!
Orhan Kuntman
swap_vert close
"O Allah’tan korkun ki, O, size sayısız nimetler,"
Osman Fırat
swap_vert close
Size bildiğiniz ni’metleri bol bol veren (Allâh)dan sakının.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Ve o Zât'tan korkunuz ki, bildiğiniz şeylerle size imdat etti.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
131, 132, 133, 134, 135. Allah'a karşı gelmekten sakının da bana itaat edin. Size bildiğiniz bunca nimetleri veren, size davarlar ve evlatlar ihsan eden, bağ ve bahçeler, pınarlar lütfeden o Rabbinize karşı gelmekten sakının. Müthiş bir günün azabının tepenize ineceğinden, gerçekten endişe ediyorum! ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Size bildiğiniz ni'metleri bol bol veren(Allah)dan korkun.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"O Allâh'dan ittikâ idin ki size bildiğiniz şeylerle imdâd itdi."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sizin de bildiğiniz gibi size destek verenden çekinin.
Şaban Piriş
swap_vert close
Size bildiğiniz şeyleri sunandan korkun!
Ümit Şimşek
swap_vert close
“O Allah'tan korkun ki, size bildiğiniz bunca nimetleri verdi.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"O bildiğiniz nimetleri önünüze yayandan korkun."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“daħı ķorķuñ andan kim arturdı size anı kim bilürsiz.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ḳorḳuñuz ol Tañrıdan kim size virdi siz bilgen ni‘metleri.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Qorxun o kəsdən ki, anlayıb bildiyiniz şeyləri (ne’mətləri) sizə əta etdi!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Keep your duty toward Him who hath aided you with (the good things) that ye know,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"Yea, fear Him Who has bestowed on you freely all that ye know.(3199)
3199 The gifts are described generally, immaterial and material. "All that ye know" includes not only material things, but knowledge and the faculties by which knowledge may be used for human well-being, all that makes life beautiful and refined. "Cattle" means wealth generally, and "sons" means population and manpower. "Gardens and Springs" are things that contribute to the delight and pleasure of man.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاتَّقُوا
ve takvâlı olun
الَّـذ۪ٓي
O zata ki
اَمَدَّكُمْ
size yar-dım etti
بِمَا
o şey ile ki
تَعْلَمُونَۚ
biliyorsunuz
(132-134) "Bildiğiniz her şeyi size veren, size; davarlar, oğullar, bahçeler, pınarlar ihsan eden (Allah)a karşı takvâ sahibi olun!"
اِتَّقٰى
Fiil-VIII
و ق ي
Takvâ sahibi oldu, sakındı, korundu, korktu
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اَمَدَّ
Fiil-IV
م د د
Yardım etti, destekledi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi