close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Secde Sûresi 24. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vece’alnâ minhum e-immeten yehdûne bi-emrinâ lemmâ saberû(s) vekânû bi-âyâtinâ yûkinûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve içlerinden, sabrettikleri takdirde onları, emrimizle doğru yola sevkedecek rehberler tayin etmiştik ve onlar, delillerimize adamakıllı inanmışlardı.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ayrıca, nefsin kötü arzularına ve hayatın zorluklarına) Sabretmeleri ve ayetlerimize yakinen (kesinlikle ve şüphesiz) iman etmeleri (hatırına, takdir) emrimizle onların içinden hidayet rehberi olan önderler tayin edip (çıkarmıştık).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve İsrailoğullarının içinden her türlü sıkıntı ve zorluklara katlandıkları takdirde onları emrimizle doğru yola iletip, yönelten önderler kıldık. Onlar bizim ayetlerimize adamakıllı inanıyorlardı.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Sebatkâr davrandıkları, sabrederek mücadeleye devam edip, âyetlerimizi gerekçeleriyle kavrayıp kesinlikle inandıkları devirde, onların içinden, yaptığımız planın gereği, bizim düzenimizi uygulayarak doğru yola sevkeden rehberler, önderler, imamlar yetiştirdik.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 17/2.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Sabrettiklerinde onlardan, bizim emrimizle doğruya ileten önderler kıldık (çıkardık). Onlar ayetlerimize de kesin olarak inanıyorlardı.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve onların içinden, sabrettikleri zaman emrimizle doğru yola iletip-yönelten önderler kıldık; onlar bizim ayetlerimize kesin bilgiyle inanıyorlardı.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
İsrâiloğullarından da, (dinlerinde) sabrettikleri için, emrimizle (insanları) doğru yola götürecek imamlar (önderler) yetiştirmiştik. Onlar, (Tevrat'daki) ayetlerimizi yakînen biliyorlardı.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Biz o İsrailoğullarından, sabrettikleri zaman, emrimizle (insanlara) yol gösteren önderler yaptık. Onlar, ayetlerimize gerçekten inanıyorlardı.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sabretmelerinden dolayı onlardan, bizim emrimizle kendilerine doğru yolu gösteren önderler tayin ettik. Onlar, bizim âyetlerimize kesin olarak inanıyorlardı.
Besim Atalay
swap_vert close
Sabrettikleri, bizim âyetlerimize inandıkları çağda biz onları, bizim emrimizle doğru yol gösteren öncüler kıldık
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(İsrailoğullarından) sabrettiği ve (Tevrat'taki) ayetlerimize kesin olarak inandıkları müddetçe, Biz, emir ve irşadımızla onlardan (toplumlarına) doğru yolu gösteren önderler çıkardık.
Yani, “İşte Ey Muhammed ve ona tabi olanlar! Siz de aynı kararlılığı gösterir ve ayetlerimize sahip çıkarsanız sizi de tüm insanlığın öncüleri ve önderleri kılarız.  
Cemil Said
swap_vert close
Sabırlı ve âyâtımıza mu’tekid olduklarını ibrâz iyledikleri zamân evâmirimiz mûcibince sevk idilmeleri içün ânlar meyânında imâmlar bulundırdık.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sabredip ayetlerimize kesin olarak inanmalarından ötürü, aralarından, onları buyruğumuzla doğru yola götüren önderler yaptık.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Sabredip âyetlerimize kesin olarak inandıkları zaman, içlerinden emrimizle doğru yola ileten önderler çıkardık.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sabredip âyetlerimize kesin olarak iman ettikleri zaman, onların içinden, buyruğumuzla doğru yolu gösteren rehberler çıkardık.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Sabrettikleri ve âyetlerimize kesinlikle inandıkları zaman, onların içinden, buyruğumuzla doğru yola ileten rehberler tayin etmiştik.
Edip Yüksel
swap_vert close
Sabrettikleri ve ayetlerimize kesin olarak inandıkları zaman, emrimiz doğrultusunda yol gösteren önderler atamıştık içlerinden.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onların içinden, sabrettikleri zaman bizim emrimizle doğru yola ileten önderler yetiştirmiştik. Onlar, bizim âyetlerimize kesin bir şekilde inanıyorlardı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve içlerinden öncül imamlar yetiştirmiştik ki sabrettiklerinde emrimizle hidayet ediyorlardı ve âyetlerimize yakîn ile sarılmışlardı
Emrah Demiryent
swap_vert close
Sabretmeleri ve âyetlerimize kesin bir şekilde inanmaları sebebiyle, emrimizle onlardan (İsrâiloğullarından) bir kısmını doğru yolu gösteren önderler yapmıştık.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sabrettikleri¹ ve ayetlerimize tam bir bağlılık gösterdikleri için, onlardan buyruğumuzla doğru yola ileten önderler çıkardık.
1- Direnip dayandıkları.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İçlerinde de, sabır (ve sebat) etdikleri zaman emrimizle doğru yola sevk edecek rehberler ta'yîn etmişdik ve onlar âyetlerimizi çok iyi biliyorlardı.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(İsrâiloğulları) sabrettikleri zaman, onların içinden, emrimizle hak yolu gösterecek önderler kıldık. Çünki (onlar) âyetlerimize kat'î olarak inanıyorlardı.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve biz onlardan (İsrailoğullarından dinlerinde) sabrettikleri (direnip dayandıkları) zaman emrimizle doğru yola iletip yönelten öncüler kıldık; onlar bizim ayetlerimize kesin bilgiyle inanıyorlardı.*
(*) Yani, kendi döneminde ve kendi çağı için dile getirilen Tevrat’taki ilahî buyruklara uygun şekilde: Bu, Kur’an’da çok sık vurgulandığı gibi, daha sonraki dönemlerde İsrailoğulları arasında görülen iman zayıflığına ve önderleri ile bilginlerinin büyük kısmında rastlanan, Tevrat metninin çarpıtılması ve böylece “doğrunun yanlışla örtülmesi” eğilimlerine işaret etmektedir.) (M. Esed Meal Açıklaması) Ayrıca bu ayetle, “İşte Ey iman edenler! Siz de aynı kararlılığı gösterir ve ayetlerimize, yani Kur’an’daki mesaj ve buyruklarımıza sahip çıkar ve Kur’an’ın bütün hükümlerini gerçekten hayatınızın her alanında tatbik ederseniz, sizi de insanlığın öncüleri ve önderleri kılarız.’’şeklinde bir mesaj verilmektedir. İşte maalesef bugün Müslümanların insanları doğru yola iletip yönelten öncüler konumunda olamamalarının yegâne sebebi, gerçek anlamda Kur’an’ı gereği gibi öğrenmeye ve anlamaya çalışmadıkları, Kur’an’a uygun yaşamadıkları ve yüce Allah tarafından indirilen Kur’an’daki hak din olan İslama sarılmadıkları gerçeği yatmaktadır. (الله اعلم)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İsrail oğullarından bir gurubu (ümmeti), sabretmeleri ve ayetlerimize kesin inanmalarından dolayı, bizim emirlerimiz doğrultusunda insanları doğru yola ileten önderler yaptık.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Katlanmayı bildikleri, belgelerimize de kandıkları için, içlerinden buyruğumuzla onları doğru yola iletecek önderler de çıkardık.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlardan bir kısmı göğsünü gerip âyetlerimizi yakînen bildikleri zaman onları fermanımız ile halka yol göstermek üzere pişüvalar kılmıştık.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Sabredip/göğüs gerip ayetlerimize kesin olarak inandıkları zaman, onların içlerinden emrimizle doğru yola ulaştıran önderler çıkardık.
Kadri Çelik
swap_vert close
Sabrettikleri ve ayetlerimize kesinlikle inandıkları zaman, onların içinden, buyruğumuzla doğru yola ileten önderler tayin etmiştik.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bakın; İsrail Oğulları, omuzladıkları mücâdelenin zorluklarına sabırla göğüs gerdikleri ve ayetlerimize gereğince inandıkları sürece, onların içinden, buyruklarımız doğrultusunda toplumlarını doğru yola ileten önderler çıkarmıştık. İşte siz de aynı tavrı gösterirseniz, sizi de tüm insanlığın öncüleri ve önderleri kılacağız.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sabrettiklerinde, onlardan bizim emrimizle yol gösteren önderler yaptık. Âyetlerimize kesin inanıyorlardı.
Mehmet Çakır
swap_vert close
İsrailoğulları arasından önderler yetiştirdik. talimatımız doğrultusunda sabırla yol aldılar, bizim sözlerimize yürekten bağlı idiler...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onların arasında inançlarında azimli kararlı olanlar vardı. Yasalarımıza harfiyen uyarak yaşıyorlardı. Böylelerini emrimizle yol göstermeleri için insanlara önder kıldık.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sabrettikleri ve ayetlerimize kesin bir şekilde inandıkları zaman onların içinden, emrimizle doğru yola ulaştıran önderler çıkarmıştık. [*]
Bu ayet Yüce Allah’ın Kasas 28:5’te bildirdiği “İsrailoğulları’nı önderler kılma” vaadinin gerçekleştirilmiş olduğunun delilidir. İsrailoğulları içinde Hz. Musa’yı ve kardeşi Hz. Harun’u bunaltan çoğunluğun aksine, A‘râf 7:159’da da ifade edildiği gibi “Musa’nın kavminden de gerçeğe rehberlik eden ve onunla adil davranan bir topluluk vardır.”  
Mehmet Türk
swap_vert close
Biz sabretmeleri ve bizim âyetlerimize tereddütsüz inanmaları sebebiyle, onların içerisinden (insanları) emrimizle hak yola ulaştıran, önderler yetiştirdik.¹
1 Bu âyette, Allah’ın bir topluma önderler gönderme yasası verilmektedir. Buna göre bir toplum Allah’ın Kitabına sarılmaz ve îmanında direnç göstermezse, Allah, o toplumun içerisinden önder şahsiyetleri asla yetiştirmez. O toplum da sürünmeye devam eder gider.  
Muhammed Esed
swap_vert close
ve [nasıl ki] sabredip mesajlarımıza tereddütsüz inandıkları zaman, onların içinden, buyruklarımız doğrultusunda ¹⁹ [kavimlerini] hidayete ulaştıran önderler çıkardık, [işte böylece, ey Muhammed, sana vahyedilmiş olan ilahî kelâm için de aynı şey geçerli olacak.] ²⁰
19 Yani, kendi döneminde ve kendi çağı için dile getirilen Tevrat’taki ilahî buyruklara uygun şekilde: Bu, Kur’an’da çok sık vurgulandığı gibi, daha sonraki dönemlerde İsrailoğulları arasında görülen iman zayıflığına ve önderleri ile bilginlerinin büyük kısmında rastlanan, Tevrat metninin çarpıtılması ve böylece “doğrunun yanlışla örtülmesi” eğilimlerine (bkz. örn. 2:42, 75, 79 ve ilgili notlar) işaret etmektedir.20 Bu tesbit, Zemahşerî’nin yukarıdaki ayet ile ilgili yorumunu yansıtmaktadır: Kur’an, bir toplum için, o toplumun dinî önderleri sıkıntılara karşı sabrettikleri ve inançlarında kararlılık gösterdikleri sürece bir doğru yol rehberi ve hidayet kaynağıdır. Bu yorum, ahlakî değerlerini ve inançlarını kaybetmiş bir topluma Kur’an’ın hiçbir fayda sağlamayacağını ifade eder.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve biz, davalarında direnip sabredenleri ve bizim ayetlerimize gönülden inandıkları zamanlarda onların içinden insanları mesajlarımızla doğru yola çağıran önderler çıkarmıştık. 9/124, 16/125, 42/15
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Yine (unutma ki), zorluklara göğüs gerip âyetlerimize yakînen inandıkları zamanlarda, emrimizle içlerinden hidayete ulaştıran önderler çıkarmıştık.
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Musa'ya tabi olanlar, düşmanlarının ezâ ve cefâsına karşı) Sabredip katlandıkları (bu arada Rablerinin emir ve yasaklarını harfiyyen yerine getirdikleri) zaman, içlerinden -emrimizle- halkı doğru yolu gösterecek rehberler tayin ettik ki onlar, ayetlerimizi çok iyi biliyorlardı!
(Buna rağmen onun ümmetinden hak daveti engellemek isteyenler de bulunuyordu. Ey Muhammed, sana tabi olan ümmetinden de aynı görevi üstlenecek -mümin kardeşleri düşmana karşı savaşırken, onlar geride kalarak- cahil halkı irşâd edecek ilim sahipleri yetişmelidir ve yetişecektir)  
Osman Fırat
swap_vert close
Sabrettikleri ve âyetlerimize kesinlikle inandıkları zaman, onların içinden, buyruğumuzla doğru yola ileten önderler kıldık.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve sabrettikleri zaman onlardan rehberler kılmıştık ki, Bizim emrimizle doğru yola sevkederlerdi ve âyetlerimize yakînen kani bulunmuşlardı.
Suat Yıldırım
swap_vert close
23, 24. Şu bir gerçektir ki, sana verdiğimiz gibi Mûsâ'ya da kitap vermiş, sana vahyettiğimiz gibi ona da vahyetmiştik. Dolayısıyla onun da böyle bir vahiy aldığından hiç tereddüdün olmasın. Biz ona verdiğimiz kitabı, İsrailoğullarına rehber kıldık. Onlar sabrettiği ve âyetlerimize kesin olarak inandıkları müddetçe, Biz, emir ve irşadımızla onlardan doğru yolu gösteren önderler tayin ettik. [17, 2]
Âyet-i kerime, Hz. Mûsâ (a.s.)’a, Hz. Muhammed (a.s.)’ın dünyayı şereflendireceğine dair bilgi ihtiva eden bir kitabın gönderildiğini ifade etmektedir.Yahut maksat şudur: İlahî vahiy yalnız Hz. Muhammed (a.s.)’a verilmiş değildir. Daha önce Hz. Mûsâ’ya da verilmişti. Onun için bu hususta şüpheye düşmek akıl kârı değildir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sabrettikleri ve ayetlerimize kesinlikle inandıkları zaman, onların içinden, buyruğumuzla doğru yola ileten önderler yetiştirmiştik.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Belâ ve mesâ'îbe sabır itdikleri ve âyetlerimize tamamıyle îmân iyledikleri sebebiyle Benî İsrâîl'den emrimizle nâsı hidâyete götürür imâmlar yapdık.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ayetlerimize kesin olarak inanıp dik duruş gösterdikleri zaman onları, emrimizle yol gösteren önderler yapmıştık.
Şaban Piriş
swap_vert close
Sabretmeleri ve ayetlerimize iyice inanmaları sebebiyle, emrimizle onlardan bir kısmını doğru yolu gösteren önderler yapmıştık.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar âyetlerimize kesin bir şekilde iman ederek sabır ve sebat ettiklerinde, içlerinden buyruğumuzla insanlara doğru yolu gösteren önderler tayin ettik.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sabrettikleri zaman içlerinden, bizim emrimizle doğru yola ileten önderler çıkarmıştık. Onlar bizim ayetlerimize gereğince inanıyorlardı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eyledük anlardan imāmlar, yol gösterürler buyruġumuz-ile ol vaķt kim śabr eylediler daħı oldılar āyetlerümüze gümānsuz olurlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı anlardan imāmlar ḳılduḳ ki ḫalḳa yol gösterdiler‐idi bizüm buy‐ruġumuzla ṣabr itdükleri vaḳt. Daḫı anlar bizüm āyetlerümüze şeksüzinanurlardı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Çətinliklərə) səbr etdikləri və ayələrimizə ürəkdən inandıqları üçün Biz onlardan (İsrail oğullarından) əmrimizlə (insanlara) haqq yolu göstərən rəhbərlər tə’yin etmişdik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And when they became steadfast and believed firmly in Our revelations, We appointed from among them leaders who guided by Our command.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And We appointed, from among them, leaders, giving guidance(3658) under Our command, so long as they persevered with patience and continued to have faith in Our Signs.
3658 The series of Judges, Prophets, and Kings in Israel continued to give good guidance, in accordance with Allah's Law, as long as the people continued in Faith and Constancy (persevering patience). When that condition ceased, Allah's grace was withdrawn and the people broke up into wrangling sects and practically suffered national annihilation.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَجَعَلْنَا
ve kıldık
مِنْهُمْ
onlardan
اَئِمَّةً
önder- ler ki
يَهْدُونَ
hidâyete erdiriyorlar
بِاَمْرِنَا
emrimizle
لَمَّا
ne za- man ki
صَبَرُواۜ
sabrettiler
وَكَانُوا
ve idiler
بِاٰيَاتِنَا
âyetlerimize
يُوقِنُونَ
kesinkes iman ediyorlar
Ve onların içinden, sabrettikleri zaman emrimizle (insanları) hidâyete erdiren önderler çıkardık; çünkü onlar âyetlerimize kesinkes (görüyormuşçasına) iman ediyorlardı.
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اِمَام
İsim
ا م م
İmam, önder, rehber, klavuz
هَدَى
Fiil-I
ه د ي
Hidâyet etti, başarıya ulaştırdı, yol gösterdi, sevk etti
اَمْر
İsim
ا م ر
Emir, iş, tedbir, izni ile
لَمَّا
Zaman zarfı
لَمَّا
Ne zaman ki, zaman, vakit
صَبَرَ
Fiil-I
ص ب ر
Sabretti, sebât etti
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
أيْقَنَ
Fiil-IV
ي ق ن
Kesinkes inandı, kesin olarak iman etti, kesin olarak ikna oldu