Kendisine Rabbinin mesajları aktarıldığında onlara sırtını dönenden daha zalim kim olabilir? (Bu şekilde) günaha batmış olanlardan mutlaka intikam alacağız (onlara hak ettikleri cezayı vereceğiz)!
Ayetteki ifadeye bakıldığında anlaşılıyor ki, Allah’ın mesajlarına sırt çevirmek yanı ilahi direktifleri dışlayan bir hayat tarzı oluşturmak, Kur’an’ın öngördüğü kurallara uymayan bir yaşam biçimi ortaya koymak, nefsin istek ve arzularına uyarak, tâğûtî bir sistemin askeri olmak ve şeytanın safında yer almak en büyük zulümdür. Nitekim Kur’an’daki ayetler, insanın doğru, tutarlı, istikrarlı, düzenli, disiplinli ve âdil bir hayat yaşaması için gönderilmiştir. Zira Kur’an’ın egemen olduğu toplumlarda ezilmekten, sömürülmekten, hakların çiğnenmesinden, adaletsizlikten, çaresizlikten, açlıktan, yoksulluktan, sevgisizlikten, düşmanlıktan söz edilemez. Eğer bu olumsuzluklardan söz ediliyorsa o toplumun hayatında Mushaf vardır ama Kur’an yoktur. Unutmayalım ki İslam toplumlarında düzenlenen Kur’an ziyafetleri, Kur’an okuma yarışmaları, tecvid, kıraat ve tashih-i huruf çalışmaları tamamen Mushaf’ta yazılı bulunan ayetlerin manasıyla değil metinleriyle alakalıdır.