close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sâffât Sûresi 8. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Lâ yessemme’ûne ilâ-lmele-i-l-a’lâ veyukżefûne min kulli cânib(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
En yüce melekler topluluğunun sözlerini duyamazlar ve her yandan sürülüp kovulurlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ki onlar (şeytanlar, artık) Mele’i A’lâ’ya (en yüce makamdakilerin görev taksim toplantısına) kulak verip dinleyemezler, her yandan (fırlatılan ateş toplarıyla) sürülüp atılmaktadırlar;
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ki o şeytanlar yüce melekler topluluğunda konuşulan şeylere kulak verip dinleyemezler ve herbir taraftan taşlanarak kovulurlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlar yüce melekler meclisini dinleyemezler. Her taraftan kovulup atılırlar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar yüce topluluğu (mele-i a'layı) dinleyemezler ve her yandan atılırlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ki onlar, Mele'i A'la'ya kulak verip dinleyemezler, her yandan kovulup atılırlar;
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O şeytanlar, melekler topluluğunun kelâmını dinleyemezler, her taraftan koğulup atılırlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar, (semavi) yüce meclise kulak dayatamazlar. Ve her taraftan ateşe maruz kalırlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlar ne kadar çırpınsalar da o yüce konseyi dinleyemezler ve her taraftan atışa tutulurlar.
Besim Atalay
swap_vert close
Dinliyemez onlar yüce varlığı, her yandan da horlukla kovulurlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlar, Mele-i Ala'yı (yüce konseyi/ileri gelen melekler topluluğunu) dinleyemezler. (Dinlemeye kalksalar) her taraftan taşlanarak uzaklaştırılırlar.
Cemil Said
swap_vert close
8,9. Tâ ki şeytânlar meclis-i ’âlîde söylenen sözleri işidemesünler, her tarafdan matrûd ve dâimî bir ’azâba dûçâr olsunlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
8,9. Onlar yüce alemi asla dinleyemezler. Her yönden kovularak atılırlar. Onlara sürekli bir azap vardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
8,9. Onlar, yüce topluluğu (ileri gelen melekler topluluğunu) dinleyemezler. Kovulmaları için her taraftan taşa tutulurlar. Onlar için sürekli bir azap da vardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
8-9. Onlar artık o yüce topluluğu dinleyemezler, (bölgeden) uzaklaştırmak için üzerlerine her yönden atış yapılır; ayrıca onlar (âhirette de) bitmez bir azaba ¬çarptırılacaklardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlar, artık mele-i a'lâ'ya (yüce topluluğa) kulak veremezler. Her taraftan taşlanırlar.
Edip Yüksel
swap_vert close
Yüce topluluğu dinleyemezler; her yandan atılırlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlar yüksek (melekler) topluluğunu dinleyemezler. Her taraftan kovulup atılırlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Onlar melei a'lâyı dinleyemezler, tard için her taraftan sıkıya tutulurlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
8-9. (O şeytanlar, artık) mele-i a‘lâyı (semâdaki meleklerin, Allah tarafından kendilerine bildirilmiş olan, gaybla ilgili bazı bilgileri içeren konuşmalarını) dinleyemezler. (Eğer dinlemeye kalkışırlarsa) her taraftan taşlanarak kovulurlar ve onlar için (âhirette de) ebedî bir azap vardır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Mele-i A'lâ'ya¹ kulak verip dinleyemezler; her taraftan kovulurlar.
1- Her şeyi açıklayan, bilgi ile dopdolu olan yüce vahye.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
8,9. Ki onlar «Mele'-i a'lâ» ya kulak verib dinleyemezler, her yandan koğularak atılırlar. Onlar için (âhiretde de) ardı arası kesilmez bir azâb vardır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
8,9. (O şeytanlar, artık) mele-i a'lâyı (semâdaki melekleri) dinleyemezler ve her taraftan kovularak (alevli yıldızlarla) taşlanırlar ve onlar için devamlı bir azab vardır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
8 , 9. Onlar (o şeytanlar gelecekten haber veremez, gaybla ilgili bilgiler çalmak üzere semaya yükselip) seçkin (melekler) topluluğu (nun kendi aralarındaki konuşmaları) dinleyemezler; (buna teşebbüs ettikleri takdirde,) her yandan sürülüp kovulurlar! Ve onlara (ahirette de) ayrı bir azap vardır.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
(Allah’a ait) O yüce makamdan hiçbir şey dinleyip haber alamazlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Şeytanlar yüksek melekler topluluğunu dinliyemezler. Çünkü her yandan yıldızlarla sıkıştırılıp kovulurlar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
8, 9. Onlar, meclis-i âliye [⁴] kulak veremezler. Horlukla kovulmak üzere, her bir taraftan mermiye uğrarlar [⁵].
[4] Meleklere veya Âdem evlâdının eşrafı olan peygamberlere.[5] Yahut o nüfus-u habisenin kalbleri her taraftan kahır mermilerine tutulur da hakkı anlayamazlar.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Böylece onlar yüce topluluğu [mele’u’l-a’lâ] dinleyemezler.² Her taraftan atılırlar.³
2 Krş. Şuarâ, 26/212 3 Krş. Cin, 72/8-9; Mülk, 67/5  
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar, artık yüce topluluğa kulak veremezler. Her taraftan taşlanırlar.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İşte bunun içindir ki, şeytanlar gelecekten haber veremez, gaybla ilgili bilgiler çalmak üzere semaya yükselip seçkin melekler topluluğunun kendi aralarındaki konuşmaları dinleyemezler; buna teşebbüs ettikleri takdirde, her yandan sürülüp kovulurlar!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Mele’ül- A’lâ’yı / En Yüksek Kurul’u dinleyemezler. Her yandan püskürtülürler;
Mehmet Çakır
swap_vert close
Artık, yüce meclisi dinleyemezler. Her taraftan çapraz ateşine tutulup
Mehmet Çoban
swap_vert close
Zannetmeyin ki şeytanlar gökyüzüne çıkabilir, melekleri işitebilir. Zannetmeyin ki şeytanlar size meleklerden duyduklarını getirebilir. O nedenle boşu boşuna şeytanların Resulüme vahiy getirdiğini veya vahyi karıştırıp bozduklarını düşünmeyin! Böyle bir şeye asla izin vermeyiz. Biz size okunan ayetlerin bulunduğu yeri koruma altına aldık. Size korunan yerden bir kısım ayetler gönderiliyor. Resulümüz Muhammed size gönderilen ayetleri okuyor. Sadece ayet levhalarının bulunduğu yer korunmuş değil. Biz orayı koruduğumuz gibi, Levhi Mahfuzdan gönderilen ayetlerimiz; Resulümüz Muhammed aracılığıyla size ulaşıncaya kadar korumamız altındadır. Kimse ayetlerin bulunduğu yere müdahale edemez. Kimse levhalardan ayetler alıp Resulümüze gönderilirken müdahale edemez. Hele şeytanların veya bilmediğiniz varlıkların böyle bir şeye kalkışması mümkün değildir. Şeytanların veya bilmediğiniz varlıkların hiç biri ayetlerimize dokunmaya cesaret edemez.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
8,9. Onlar yüce topluluğa [*] kulak veremezler. Kovularak her taraftan atılırlar. [*] Onlar için [ebedî] bir azap vardır.
Sâd 38:69’da da geçen [Mele-i A‘lâ] ifadesi, “yüce topluluk, en yüce meclis, melekler topluluğu” anlamlarına gelmekte ve şeytanların oradan hiçbir şekilde bilgi çalamayacakları belirtilmektedir Benzer mesajlar: Hicr 15:17; Şu‘arâ 26:212; Mülk 67:5; Cinn 72:8-9.  
Mehmet Türk
swap_vert close
8,9. O (şeytanlar) yüce (melekler) topluluğunu dinleyemezler¹ ve onlar, her yönden kovularak uzaklaştırılırlar. Bir de onlar için bitmeyen azap vardır.
1 Yani onlar melekleri dinleyemez, Peygamberler gibi vahiy alamazlar, miraca çıkamazlar.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[ki] onlar, [o bilinmeyeni bilmek isteyenler,] yüce sakinler topluluğuna ⁴ kulak veremesinler ve her taraftan kovulup sürülsünler,
4 Yani, melekler topluluğuna, ki onların “konuşması”, Allah’ın buyruklarından mecazdır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlar, meleklerin yüce meclisine kulak verip dinleyemezler ve yaklaşmak istediklerinde her yandan kovulurlar. 21/32
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ki yüce katın sakinlerini[³⁹⁸⁹] dinleme (girişiminde) bulunamasınlar ve her yandan yüzgeri edilsinler;
[3989] Yani: Melekler âlemini ve özellikle vahiy meleğini.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
8,9. Onlar artık, yüce melekler topluluğunu, kulak verip dinleyemezler. Her yönden taşlanırlar, kovulup atılırlar, onlar için ahirette de, sürekli azap vardır.
Osman Fırat
swap_vert close
(Şeytanlar) Melei A’lâ dinleyemezler çünkü her taraftan üzerlerine atışlar yapılır
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onlar en yüksek bir cemaati (sözlerine kulak vererek) dinleyemezler ve her taraftan kovulup atılırlar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onlar Mele-i Âla'ya yükselip dinleyemezler ve her taraftan bombardımana tutulurlar.
Süleyman Ateş
swap_vert close
O (şeyta)nlar mele-i A'layı (yüce melekler topluluğunu) dinleyemezler; her yandan kendilerine (ışınlar) atılır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
8,9. O şeytânlar mele-i a'lâ (meleklerin) kelâmını işitmezler. Tardları ve semâdan uzaklaşdırılmaları içün her tarafdan şihâblar atılur. Onlara şiddetli ve dâimî 'azâb vardır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlar Mele-i A’lâ’yı (büyük meleklerin toplantısını) dinleyemez; her taraftan taşlanırlar.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlar, yüce alemi işitemezler, her yandan kovulurlar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar yüce âlemleri dinleyemezler; çünkü taşlanırlar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onlar ne kadar çırpınsalar da o yüce konseyi dinleyemezler. Ve her taraftan atışa tutulurlar;
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
[238a] ķulaķ dutmazlar işidü firiştelerdin yaña.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İşitmezler yüce ‘ālemler feriştehlerinüñ tesbīḥini, daḫı atılurlar od‐ıla heryañadan sürülmeg‐içün.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar ali bəzmə (yuxarı aləmə, mələklər aləminin söhbətlərinə) qulaq asa bilməz və hər tərəfdən (axan ulduzlar vasitəsilə) qovulub atılar.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
They cannot listen to the Highest Chiefs for they are pelted from every side,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
(So) they should not strain their ears in the direction of the Exalted Assembly(4038) but be cast away from every side,
4038 We can form a mental picture of the Court of the Most High, in the highest heaven, conforming to the highest idea we can form of goodness, beauty, purity, and grandeur. The Exalted Assembly of angels is given some knowledge of the Plan and Will of Allah. Evil is altogether foreign to such an atmosphere, but is actuated by feelings of jealousy and curiosity. It tries to approach by stealth and overhear something from the august Assembly. It is repulsed and pursued by a flaming fire, of which we can form some idea in our physical world by the piercing trail of a shooting star.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لَا يَسَّمَّعُونَ
dinleyemezler
اِلَى الْمَلَاِ الْاَعْلٰى
Mele-i Alâ'yı
وَيُقْذَفُونَ
ve taşlanırlar
مِنْ كُلِّ
her
جَانِبٍۗق
taraftan
Onlar, artık Mele-i A'lâ'yı (ileri gelen melekler topluluğunu) dinleyemezler. (Dinlemeye kalkarlarsa) Her taraftan (yakıcı bir ışıkla) taşlanırlar.
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَسَّمَّعَ
Fiil-V
س م ع
Dinler
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
مَلَاٌ
İsim
م ل ا
İleri gelenler
اَعْلٰى
İsim
ع ل و
E'Âlâ (Allah'ın ismi, esmasıdır. Yüceliği anlaşılamayacak kadar büyük olan demektir), üstün, yüce, e'âla olan
قَذَفَ
Fiil-I
ق ذ ف
Koydu, bıraktı, attı, atıp tuttu, taşladı, saldı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
جَانِب
Etken fiil
ج ن ب
Yan tarafında, yanında