78 , 79. Ve sonraki nesiller içinde (tevhid akidesini hâkim kılma ve mesajlarımızı tebliğ etme hususunda çektiği eziyet ve sıkıntılara göğüs germesinden, erdemli duruşundan ve tavizsiz mücadelesinden dolayı kıyamete kadar) ona (Nuh’a) iyi bir nam bıraktık. Bütün âlemler içinde selam Nuh’un üzerinedir. *
(*) Eski Yunan, Mısır, Hint ve Çin edebiyatlarında da, Hz. Nûh’un kıssasına benzer rivâyetler vardır. Bunların dışında, çok eski zamanlardan beri Burma, Malaya, Doğu Hint Adaları, Avustralya, Yeni Gine, Avrupa ve Amerika’nın çeşitli bölgelerinde anlatılagelmiş olan rivâyetler de o kıssaya çok benzemektedir. Nûh kıssasına Tevrat’ın özellikle Tekvin kitabında geniş yer verildiği gibi, Matta ve Barnaba İncil’lerinde de yer yer Nûh Tûfânı misal gösterilmektedir. Bundan dolayı dünyanın dört bir yanına gönderilen resûllerin anlattığı bu kıssa ile Hz. Nûh’un mücadelesini bilmeyen kalmamıştır. Sâlih amellerin bâkî kalacağı da bu âyetlerde işlenmektedir. Zîra Hz. Nûh’un ailesinden olan; ancak insanlığın faydasına işler, sâlih/ıslâh edici ameller yapmayanların bâki kalamayacağı zımnen anlatılmıştır. Burada geçen fi-l âlemîn’den maksat “insan toplulukları, medeniyetler, uygarlıklar içinde” demektir… (Kurandan Hayata) Özetle, Asya, Afrika, Amerika, Okyanusya gibi kıtalarda yaşayan ve konum olarak tufan bölgesine uzak olan coğrafyalarda da çeşitli tufan efsaneleri anlatılmış ve burada yerleşmiş kültürlerde yer edinmiştir. Örneğin; Akadlarda, Babillerde, Asurlularda, Eski Mısırda, Sȃbiîlerde, İrlanda’ daki Kelt geleneklerinde, Kuzey Avrupa efsanelerinde, çeşitli Afrika uygarlıklarında, Endonezya ve Malezya kültürlerinde, Çin kültüründe, Kuzey Amerika’ nın güneyinde yaşamış olan Zuni Kabilesi efsanelerinde, Orta Amerika’nın köklü uygarlığı olan Maya ve İnkalarda ve daha birçok köklü uygarlığın temel anlatılarında ve ilk dönem tarihçilerinin eserlerinde bu tip tufan ya da su baskını ve yahut değişik şekillerde insanların Tanrı tarafından yok edilişini görmekteyiz… Kaynak: Halil İbrahim Açmaz, Muhtelif Dinlerde Tufan, Basılmamış Doktora Tezi, Erciyes Üniv. Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kayseri-1991, s. 95-165)